T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/136 Esas
KARAR NO:2025/596
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/02/2024
KARAR TARİHİ:22/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ... Mühendislik Ve Ticaret Ltd. Şti, ... plakalı, ... motor numaralı, ... ... şase numaralı, 2022 model ... ... marka ve tipli aracın maliki olduğu, 08.02.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın ..., ..., ... Mahallesi, ... Sokakta park halinde olduğunu, müvekkilinin park yerine çok yakın bir konumda bulunan ... Şirketine ait firmanın mal taşımakta kullandığı calaskar'ın müvekkilin park halindeki aracının üzerine düşürdüğünü, bu yüzden müvekkilinin aracının hasar aldığını, ... kaza tarihinde davalı şirketin yetkilisi olduğunu, ... ilgili kazaya ilişkin beyanında da kazanın nasıl meydana geldiğini anlattığını, Müvekkilin aracı 2022 model olup detaylı özellikleri dilekçenin başında belirtildiğini, bu özelliklerle birlikte araç kaza anında 4.584 km ve kaza anındaki piyasa değeri yüksek olduğunu, kaza sonucu aracın hasar alması sebebiyle müvekkilin aracının değer kaybettiğini, bu sebeple müvekkilinin aracında kaza sonucunda oluşan değer kaybı tazminatı alacağını talep etme gereği duyulduğunu, müvekkilinin aracının kaza tarihinden başlamak üzere servisten çıkartıldığı tarihe kadar ki süreçte çok uzun bir süre müvekkilin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla araç kiralama, taksi vs. masraflar yapmak zorunda kaldığını, bu sebeple müvekkilin aleyhine oluşan araç mahrumiyet bedelini talep etme gereği doğduğunu, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 17/06/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporu ile tespit edilen araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedeli için; dava dilekçesinde talep ettikleri 200,00 TLnin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; değer kaybı bedeli için talep artırım dilekçeleri doğrultusunda 79.900,00 TL arttırılan kısmın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar ve görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davaya konu talepler trafik kazası sonucu istenebileceği talepler olduğunu, esasen değer kaybı talebi kusurlu olan araç sahibi veya sürücüsünden dahi olmadığını, sigorta şirketinden tahsil edilmesi gereken bir kalem olduğunu,davacının alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesine rağmen belirsiz alacak davası olarak eldeki davayı açmasında hukuki yararı olmadığı için davanın hmk 107, 114/h ve 137. maddeleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı kendi ihmali davranışı nedeniyle aracına zarar verdiğini, müvekkile kusur atfı mümkün olmadığını, davalı müvekkilin faaliyet alanı sinema ve tiyatro salonlarının tüm dekorasyon ve ses sisteminin yapılması olduğunu, işbu olay nedeniyle müvekkil şirketin sorumlu tutulabilmesi için olayın oluşumunda kusuru bulunması gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkilin söz konusu olayın meydana gelmesinde her hangi bir kusuru bulunmadığını, zira davacı müvekkilin mal taşıması esnasında yükleme yaptığı alana park yapılmaz uyarısına rağmen aracını park ettiğini, müvekkil yüklemesini calaskar vinç yardımıyla yapmakta olduğu esnada calaskarın kafesi-sepeti yukarı doğru çekildiği esnada davacı calaskarın sepetinin tam altına aracını park ettiğini, akabinde sepet aracın üzerine düştüğünü, davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde sunulduğu bildirilen müvekkil şirketin yetkilisine ait beyanda da davacının calaskar altına park edilemez uyarısına rağmen park ettiği tespit ve tutanak altına alındığını, davacı tarafından olay anında bu tutanağa itiraz edilmediği, ek olarak sunulmak kaydıyla bu husus ikrar edildiğini, davacı tarafından talep edilen diğer kalem olan araç mahrimiyet bedeli de sadece kusurlu olan taraftan talep edilebileceği için müvekkilin olayda kusurlu bulunmadığını tekrar ettilerini, davacının işbu talebi de muğlak olup, kaza sebebiyle ne kadar süre araç kullanılmadığı dahi dilekçede yer almadığını, araç servis faturası vb gibi yapılan işlemlere ilişkin hiçbir belge de sunulmadığını, işbu haksız, hukuka aykırı davanın ve davacının tüm taleplerinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları ve bilirkişi raporudur.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ve 10/09/2024 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle yukarıdaki esas sırasına kaydedildiği tespit edildi.
Mahkememizin 25/02/2025 tensip tutanağı ile tarafların delil dilekçelerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ara karar gereği verilen süre dolduğunda, celp edilecek delil var ise celbini müteakip dosyanın Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ile kusur, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talepleri ile davalının sorumluluğuna ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 25.05.2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Dava konusu olaya ilişkin olarak davalı şirketçe düzenlenen 08.02.2023 tarihli yazıda, Yıldız Blok No:30 Kağıthane / İstanbul adresindeki iş yerinin kullanmakta olduğu ceraskalının altına park etmiş olan ... plakalı aracının üzerine rüzgar vasıtasıyla düştüğünü, düşme sonucu mal taşıma amaçlı kullandıkları ceraskalın aracın üzerine düşmesi sonucu otonun ön cam, torpido, kaput ve ön tamponunda hasar oluştuğunu, ceraskalın altına park yapılmamasının gerektiğini, düşme saatinin 14:30 olduğunu belirtmiştir.
Kusur Yönünden Yapılan İnceleme ve Kanaat:
Türk Borçlar Kanununun 69. Maddesine göre:
Madde 69 - Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
Dosyadaki fotoğraflara göre her ne kadar davalı şirket işyerinin duvarına PARK YAPILMAZ levhası asmışsa da vincin çalışma alanının davalı şirketin işyerinin dışındaki kamuya ait alanda olduğu, davalı şirketin kamuya ait bu alana araçların park yapılmasını engelleyecek geçici güvenlik önlemlerini almadığı tespit edilmiştir.
Dava konusu olayda davalı şirket, kendisine ait yük taşıma vincinin teknik bakımlarını zamanında ve usulüne uygun şekilde yaptırmamış, vincin halatının ucundaki yük taşıma sepetinin bağlantılarını sağlam şekilde bulundurmamış, bu nedenle vincin yük taşıma sepetinin yukarıdan kamuya ait sokağa düşmesine ve sokak içinde kamuya ait alanda park halinde bulunan davacı şirkete ait ... plakalı aracın ön kısmının üzerine düşmesine neden olmuştur. Bu nedenle davalı şirket olayın meydana gelişinde % 100 oranında tamamen kusurlu bulunmuştur.
Davacı şirkete ait ... plakalı araç ise, kamuya ait sokak içinde park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halinde olduğundan davacıya yüklenebilecek bir kusur oranı mevcut değildir.
Değer Kaybı Yönünden Yapılan İnceleme:
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130-E 2002/4512-K sayılı ilamında "…tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir…" denilmektedir.
Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durum araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta ve aracın ikinci el değerini düşürmektedir. Araçta kalıcı hasara neden olmayan tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir.
Dava konusu ... plakalı ... marka ... ... tipi 2022 model ve 4.584 Km'deki araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin:
Değiştirilen parçalar: motor kaputu,
Düzeltilen parçalar: yok
olduğu hasar miktarının KDV dahil 87.208,22 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan TRAMER sorgulamasında, dava konusu aracın TRAMER kayıtlarına yansımış eski hasarının olmadığı tespit edilmiştir.
Araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve yetkili serviste yapıldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde dosyadaki ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ortalama 580.000,00 TL'dir.
Aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, Pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin orijinal parçalarla yapıldığı, hasarın ağır nitelikli ve kaporta ve şasi kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı kazasının olmadığı, aracın davacı tarafından ticari şirket aracı olarak kullandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 500.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 80.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit ve takdir edilmiştir.
Araç Mahrumiyet Zararı Yönünden İnceleme ve Kanaat:
Yargıtay kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın tamirde kaldığı sürenin değil, makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir.
Yargıtay 17. H.D. 2019/2260 E. 2020/5521 K.13.10.2020 T. Kararı
“Aracın makul tamir süresinin belirlenmesi konusunda ek rapor alınıp, bu zarar kalemi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, Dairemizin önceki bozma ilamında belirtilmiş olmasına rağmen, aracın onarım için servise giriş- çıkış tarihleri arasındaki süreyi makul tamir süresi kabul ettikten sonra, bu sürenin 4 günlük bölümü için kazaya neden olan davalı gerçek kişilerin ve 12 günlük bölümü için kasko şirketi olan davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiği görülmektedir. Davacı aracının kazada oluşan hasarının nitelik ve niceliği de dikkate alınarak (kasko şirketinden ya da kasko şirketinin anlaşmalı servisi olan işletmenin eksiğinden kaynaklanan hususlar dikkate alınmadan) makul tamir süresi belirlemesinin yapılması için, farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınıp kazanç kaybı talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değildir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve 2021/26777 E. 2022/11236 K. sayılı kararı
“Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Yargıtay’ın kararlarında da açıkça vurguladığı üzere; araç mahrumiyeti tazminatı ile ilgili önemli bir husus da kazaya uğrayan aracın nasıl kullanıldığı ile aracı kullanan kişinin gittiği güzergahı zaten araç kullanılsaydı da gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderlerdir. Belirlenecek olan bu giderler, araçtan yoksun kalma tazminatından indirilir. Nitekim yakıt gideri gibi giderler söz konusu trafik kazası ile ilgili olmayan her durumda araç sahibi tarafından karşılanması gereken giderlerdir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/15596 E. , 2017/156 K. Sayılı ve 17.1.2017 tarihli kararında; ''Davaya konu kaza sonucunda araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın, araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tabi bu yapılırken, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderlerin de indirilmesi gerekmektedir. ''
Davacı şirkete ait ... plakalı ... marka ... ... tipi 2022 model ve 4.584 Km'deki araçtaki hasara ilişkin olarak düzenlenen Ekspertiz Raporunda araçta hasar miktarına göre aracın tamir süresinin 15 gün olduğu belirtilmiştir.
Aynı marka ve model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 625,00 TLdir. Dolayısıyla 15 günlük araç kiralama bedeli 9.375,00 TLdir.
15 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi ve 2 depo yakıt vb. kazançları toplamı olarak takdiren 2.500,00 TLnin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerekir. Buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 6.875,00 TLdir. Dava konusu olayda davalı şirketin % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği değer kaybının 80.000,00 TL olduğu, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 6.875,00 TL olduğu " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; 08/02/2023 tarihinde park halinde bulunan davacının ... plakalı aracına, davacıya ait Jalaskarın düşmesi sonucu, davacının değer kaybı ve mahrumiyet zararlarının oluştuğu iddiası ile anılan zararlara ilişkin davacı talebi olduğu, davalının esas ve usulü yönelik itirazlarını içeren cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği görüldü.
Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen rapor birlikte değerlendirildiğinde;
Gerekçeli denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; dava konusu olayda davalı şirketin, kendisine ait yük taşıma vincinin teknik bakımlarını zamanında ve usulüne uygun şekilde yaptırmamması, vincin halatının ucundaki yük taşıma sepetinin bağlantılarını sağlam şekilde bulundurmaması, bu nedenle vincin yük taşıma sepetinin yukarıdan kamuya ait sokağa düşmesine ve sokak içinde kamuya ait alanda park halinde bulunan davacı şirkete ait ... plakalı aracın ön kısmının üzerine düşmesi nedeniyle davalı şirket olayın meydana gelişinde % 100 oranında tamamen kusurlu bulunmuş, davacı şirkete ait ... plakalı araç ise, kamuya ait sokak içinde park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halinde olduğundan davacı kusursuz bulunmuştur.
Dava konusu ... plakalı ... marka ... ... tipi 2022 model ve 4.584 Km'deki araçtaki hasar miktarının KDV dahil 87.208,22 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan TRAMER sorgulamasında, dava konusu aracın TRAMER kayıtlarına yansımış eski hasarının olmadığı tespit edilmiştir.
Araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve yetkili serviste yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde dosyadaki ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ortalama 580.000,00 TL'dir.
Aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, Pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin orijinal parçalarla yapıldığı, hasarın ağır nitelikli ve kaporta ve şasi kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı kazasının olmadığı, aracın davacı tarafından ticari şirket aracı olarak kullandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 500.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 80.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit ve takdir edilmiştir.
Davacı şirkete ait ... plakalı ... marka ... ... tipi 2022 model ve 4.584 Km'deki araçtaki hasara ilişkin olarak düzenlenen Ekspertiz Raporunda araçta hasar miktarına göre aracın tamir süresinin 15 gün olduğu belirtilmiştir.
Aynı marka ve model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 625,00 TLdir. Dolayısıyla 15 günlük araç kiralama bedeli 9.375,00 TLdir.
15 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi ve 2 depo yakıt vb. kazançları toplamı olarak takdiren 2.500,00 TLnin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerekir. Buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 6.875,00 TL olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kabulü ile, 80.000 TL değer kaybı ve 100,00 TL mahrumiyet bedeli olmak üzere 80.100,00 TL nin kaza tarihi olan 08/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın Kabulü ile, 80.000 TL değer kaybı ve 100,00 TL mahrumiyet bedeli olmak üzere 80.100,00 TL nin kaza tarihi olan 08/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 5.471,63 TL karar ve ilam harcından (427,60 TL peşin alınan + 1.365,00 TL ıslah harcı) olmak üzere toplam 1.792,60 düşümü ile eksik kalan 3.679,03 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan (427,60 TL peşin harç + 1.365,00 TL ıslah harcı + ilk masraf 488,40 TL + 282,00 TL posta masrafı + 5.000,00 TL bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 7.563,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır