T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/15 Esas
KARAR NO: 2025/302
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2025
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ve sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile ...'ya ait ve sürücüsü ... olan, ... plakalı araç 28.09.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, işbu kaza sonrasında ... numarası ile davalı sigorta şirketinde kasko sigortası bulunan ... plakalı müvekkiline ait aracın 28.09.2024 tarihinde karıştığı kaza sonucu müvekkilinin aracı perte çıkması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından matbu olarak hazırlanan 24.10.2024 tarihli ... Şirketi Genel Müdürlüğü Hasar Servisi Müdürlüğüne Kasko Pert Mutabakat ve İbranamesinin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalandığını ve tam mutabık olunduğunu, müvekkili şirket mutabakat üzerine, perte karışan aracını 24.10.2024 Tarihli mutabakatta belirtilen ... Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi'ne 28.10.2024 tarihinde mutabakatta belirtilen tutar olan 546.000,00-TL karşılığında sattığını, buna karşılık da ... Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi tarafından 546.000,00-TL 18.11.2024 Tarihinde müvekkile ödendiğini, ancak, mutabakatta belirtilen 294.000,00-TL bedel müvekkiline davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, davalı taraf ile her türlü görüşmeye rağmen belirlenen ödemenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra yoluyla takip başlattığını, davalının icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın TKHK kapsamında "KASKO POLİÇESİ" kapsamında Tüketici Mahkemesi görev alanında yer almakta olduğunu, davacının HMK'nın 109'uncu maddelerine dayanarak kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi bu hasar kapsamında ibra edildiğini, sigortalının kendi iradesiyle aracını teslim ettiği serviste eksper tarafından arasında ilgili poliçenin de maddelerine uygun şekilde rapor oluşturulduğunu, talep konusu işçilik ücreti çok fahiş yükseklikte olduğunu, sigortalı aracın onarımının kaza tarihi itibariyle tedarik iskontosu uygunalacağı poliçede açıkça iki farklı başlık altında yer aldığını, parça iskontosunun sözleşmede "hasar onarım yeri" başlığı altında yer aldığı ve kabul edildiği ortadadır. sigortalı aracın onarımının kaza tarihi itibariyle tedarik iskontosu uygunalacağı poliçede açıkça yer aldığını, müvekkil şirket KDV’den sorumlu olmadığını, davaya konu alacak iddiası yargılamayı gerektirdiği için likit olmadığını ve inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, davacı açısından ticari işletmesiyle ilgili olmadığından ticari iş olarak da nitelendirilemeyeceğini bu sebeple avans faizi talep edilemeyeceğini, yasal faiz talep edilebileceğini, zenginleşme yasağı ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddini, davacının aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan kasko poliçesi kapsamında imzalanan mutabakatname uyarınca ödenmeyen bakiye pert bedelinin davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirkete ait ve sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile ...'ya ait ve sürücüsü ... olan, ... plakalı araç arasında 28.09.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracının pert olduğundan bahisle taraflara arasında akdedilmiş olan kasko poliçesi kapsamında düzenlenen mutabakat formu uyarınca davalı tarafından ödenmeyen bakiye pert bedeli olan 294.000,00-TL'nin davalıdan tahsili istemiyle 294.000,00-TL asıl alacak, 6.186,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 300.186,08 TL üzerinden davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte mahkememizin görevsiz olduğu, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu iddia edilmiş ise de işbu davanın taraflar arasında akdedilmiş olan poliçe kapsamında sigortalı tarafından sigortacı davacıya karşı açılmış olduğu, davacı sigortalının ticari şirket olması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmakla davalının göreve yönelik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Dosyaya celp edilmiş olan hasar dosyası içerisinde bulunan ve bir sureti aynı zamanda dava dilekçesi ekinde mahkememize ibraz edilmiş olan 24.10.2024 tarihli mutabakat ve ibraname başlıklı belgede davacıya ait aracın pert rayiç bedelinin 840.000,00 TL olduğu, bu bedelin 546.000,00 TL'sinin sovtaj bedeli, kalan 294.000,00 TL'nin ise davalı tarafından ödenmesi planlanan pert bedeli olduğu, dava dışı aracın sovtajını alan firma tarafından davacıya 18.11.2024 tarihinde 546.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafça ödenmeyen 294.000,00 TL'nin dava konusu yapıldığı, davalı şirkete yazılan müzekkereye cevaben hasar dosyası kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığının mahkememize bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Eldeki davada davacının talebinin taraflar arasında anlaşmaya varılan bedel haricinde bakiye bedel istemine ilişkin olmaması, anlaşmaya varılan bedelin tahsiline ilişkin olması sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirir bir durumun olmadığı, sözleşme ilişkisi kapsamında davacının ödenmeyen 294.000,00 TL asıl alacağı davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış olup dosyada bulunan tüm deliller kapsamında inceleme yapıldığında Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3/3.3.2.2 maddesine göre; "Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacı tarafça sigortalanan aracın trafikten çekildiğine dair evrakın davalı sigorta şirketinin hasar dosyası içerisinde yer alması sebebiyle ilgili evrak incelendiğinde 28.10.2024 tarihinde aracın trafikten çekilmiş olduğu ve bu evrakın davalıya ibraz edilmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davalının trafikten çekilme tarihi olan 28.10.2024 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olduğu, bedel ödeme borcunun doğduğu, icra takibinde taleple bağlı kalındığında davacının 294.000,00 TL asıl alacağına temerrüt tarihi olan 28.10.2024 tarihi ile takip tarihi olan 25.11.2024 tarihi arasındaki 28 gün için yıllık yasal %24 faiz oranı üzerinden 5.412,82 TL işlemiş faiz talep edebileceği, bu hali ile toplam alacak miktarının 299.412,82 TL olduğu görülmekle bu tutar üzerinden davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın taraflar arasındaki anlaşma uyarınca likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davalı aleyhine başlatılan takipte davacının reddedilen işlemiş faize ilişkin istemi bakımından davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 294.000,00 TL asıl alacak, takip öncesi 5.412,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 299.412,82 TL üzerinden kaldığı yerden devamına,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 294.000,00 TL'nin %20'si oranında olan 58.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,
4-Alınması gerekli olan 20.452,89-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 3.625,50-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.827,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 3.625,50-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 702,90-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 612,50-TL olmak üzere toplam: 1.315,40-TL yargılama giderinin %99,7 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 1.311,45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 47.906,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının reddedilen talepleri bakımından davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 773,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin %99,7 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 3.589,20-TL'sinin davalıdan, kalan 10,80-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.