T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/185 Esas
KARAR NO:2025/666
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:12/03/2025
KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde sigortalı olan ve dava dışı ....' e ait ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinden sigortalı olan ve diğer davalı ... maliki olduğu ... plaka sayılı aracın kusurlu eylemleri neticesinde hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz sonucunda ... .... sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun, sigortalı araç maliki tarafından araçta meydana gelen hasar bedelinin ödenmesi talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, tahkim yargılamasında alınan bilirkişi raporunda Sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli 20.876,40-TL olduğunun belirlendiğini, hasar gören sigortalı araç başvuran vekilinin hesabına 18.10.2023 tarihinde toplam 38.518,14 TL hasar ödemesi yapıldığını, davaya konu hasar bedelinin ödenmesi üzerine davalı sigortalıya rücu edildiğini, ancak müvekkilinin talebinin davalı sigorta tarafından hukuki olmayan gerekçeler ile reddedildiğini, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın reddini, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddinin gerektiğini, söz konusu maddi teminat limitinin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limitinde olduğunu, aldırılan ekspertiz raporu doğrultusunda dava dışı davacı yanın sigortalısı ... ... LTD. ŞTİ vekiline 23.05.2022 tarihinde 750,00 TL ödeme yapıldığını, bu doğrultuda zararın giderildiğini, aracın ön kısmının dava konusu kazada hasarlanmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddinin gerektiğini, ilgili kaza ile talep edilen tutarın bağdaşmadığını, kendilerin husumet yöneltilmesinde hukuki bir menfaatin bulunmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 14/03/2025 tarihli tensip zaptının 8/E maddesi uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 17/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1) ... plaka sayılı aracın dava dışı si %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
3) Davacı ... SİGORTA A.Ş'nin rücuen talep edebileceği alacağının 20.876,40 TL asıl alacak, 674,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.550,74 TL olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, davacı şirket nezdinde sigortalanmış olan dava dışı 3. Kişiye ait araçtaki hasarın onarımı için davacı tarafından yapılan hasar ödemesinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacının halefiyet ilkesi uyarınca dava açmış olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde olduğu anlaşılmakla yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında taraf delilleri toplanmış, davacı vekiline ödemeye ilişkin dekontu ve bu ödemeye ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile kesinleşme şerhini dosyaya sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekiline takip talebinde talep edilen takip öncesi işlemiş faizin hangi tarih aralığına ilişkin olarak, hangi oran üzerinden ne şekilde hesaplandığı hususunda beyan ve belgelerini sunmak üzere 2 hafta süre verilmiş, akabinde dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisine tevdi ile, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumu belirlenerek, davacı vekilince sunulacak beyan ve ödemelere ilişkin dekontlar da dikkate alınarak meydana gelen kazada dava dışı araç malikinin aracında oluşan hasar bedelinin ne kadar, davacı tarafça dava dışı kişiye ne tutarda ödeme yapıldığı, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının ne olduğu ve davacının davalılara rücu edebileceği alacaklarının hesaplanması (davalı sigorta yönünden poliçe teminat limitleri de dikkate alınarak) hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesi istenmiş ve 19/06/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda " S O N U Ç : Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
1) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü’nün %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü’nün atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
3) Davacı ... SİGORTA A.Ş.’nin rücuen talep edebileceği alacağının 20.876,40 TL asıl alacak, 674,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.550,74 TL olduğu,
Sonuç ve kanaatiyle tarafımdan tanzim olunan işbu raporu, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim" şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.
Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Bu halde yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir.(Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı).
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacıya sigortalı ve ...'nın maliki olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının sigorta tahkim kararı neticesinde kendi sigortalısına ödeme yaptığı, yukarıda yer verilen yasal hükümler çerçevesinde davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi davalılardan halefiyet ilkesi kapsamında ve davalıların kusur oranı miktarınca rücuen tahsilini talep edebileceği, dosya kapsamında yapılan önceleme ile davacının davalıya yaptığı ödeme tutarı olan 20.876,40-TL yi ve bu tutara ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz olan 674,34-TL takip öncesi işlemiş faizi davacının davalılardan talep hakkı olduğu bu hali ile davacının toplam 21.550,74 -TL talepte bulunabileceği görülmekle davalıların bu miktar üzerinden yapılmış olan itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 20.876,40-TL asıl alacak ve 674,34-TL takip öncesi işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 21.550,74-TL üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.472,13 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 856,73 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 21.550,74 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
6- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 2.380,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 360,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 5.562,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 5.009,46 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 4.232,41 TL'sinin davalılardan, 467,59 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...