T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/202 Esas
KARAR NO : 2026/298
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2025
KARAR TARİHİ : 27/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 25.10.2018 tarihli kaza neticesinde yaralandığını, ... Hastanesi ve sair birçok sağlık kuruluşunda tedavi gördüğünü, müvekkilinin, iş bu kaza sebebi ile %7.1 oranında sürekli olarak malul kaldığını, tedavi teminatı kapsamında davalı tarafın tedavi masraflarından da sorumlu olduğunu, iş bu tazminat talebinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete karşı 17/01/2025 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, 03/01/2025 tarihinde yazılı başvuru yapılmış, ancak davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilin zararı tam olarak giderilmediğini, arz ve izah edilen sebeplerle; Dava konusu trafik kazasında müvekkilinde meydana gelen bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek, belirgin hale gelmesinin akabinde artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL sürekli iş göremezlik ile 100 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın davalıdan, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 23/03/2026 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda arttırmak suretiyle ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak; Dava dilekçemizin sonuç ve istem kısmında; 100,00.-TL olarak belirtilen geçici iş göremezlik tazminat alacaklarını 1.262,65-TL artırarak toplamda 1.362,65-TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağımız ile, 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacaklarının, kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa toplam 200,00-TL bedelli “belirsiz alacak davası” ikame ettiğini, davacının anılan alacak kalemleri açısından hayatın olağan akşına göre miktarı/değeri belirlenebilir olduğundan alacak kalemleri yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuran tarafın herhangi bir sürekli sakatlığı bulunmadığını, alınan sağlık kurulu raporu yönetmeliğe uygun olmadığını, davacıya ait tüm belgelerin toplanmasından sonra dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmesi ve davacının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre sürekli sakatlık oranın tespit edilmesi ve ayrıca söz konusu sakatlığın davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerektiğinden, dolayısıyla Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'ndan maluliyete ilişkin rapor alınmasını, dosya kapsamında maluliyet oranının usulüne uygun bir şekilde tespit edilmeden bilirkişi tarafından hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, başvurunun Tahkim Müracaat şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, mağdurun maluliyetine ilişkin Sağlık Kurulu Raporunun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranın nispetinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığından, davacının bu yöndeki taleplerinin reddini, arz ve izah etmeye çalışılan ve resen gözönünde bulunduralacak nedenlerle; Öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, mahkemece usulden ret kararı verilmediği takdirde, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, ATK raporu ve bilirkişi raporudur.
Mahkememizin 20/03/2025 tarihli tensip ara kararı ile .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosya aslının celbi ile davaya konu kaza görüntülerini içeren CD / DVD'nin bir kopyası mahkememize gönderildiğinde ve davalının cevap süresi dolduğunda, dosyamız ile birlikte dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek oranlı kusur raporunun düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 02/05/2025 tarihli ATK kusur raporu ibraz edilmiştir.
ATK raporunda özetle;" Tüm dosya kapsamı, dilekçeler, beyanlar, .... Asliye Ceza Mahkemesi 2020/... Esas sayılı dosyaya ait 25.05.2023 tarihli gerekçeli kararı ile 22.06.2023 tarihli kesinleşme şerhleri, 30.05.2019 tarihli CD izleme tutanağı, kaza anı video görüntüsünün bulunduğu CD içerikleri, 10.03.2020 tarihli bilirkişi raporu, olay yeri ile ilgili incelemelerin bulunduğu 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ve Dairemiz raporu incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; tüm beyanlar, bahse konu Dizi Sokağın tek yön olduğu şeklindeki tespit ve kaza anı video görüntüsü dikkate alındığında Dairemiz raporundaki kusur durumlarına iştirak edilerek aşağıdaki şekilde kanaate varılmıştır.
Mevcut verilere göre;
A)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile gündüz vakti olay mahalli sokak üzerinde duraklar halde iken gerisine dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan tek yönlü yolda nizamlara aykırı bir şekilde geri geri manevra yaptığı sırada gerisinde kaplama içerisinde yürümekte olan davacı yayaya önlemsizce çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusurludur.
B)-Davacı yaya ..., elinden tuttuğu çocukla birlikte taşıt yoluna dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kaplama içerisinde yol ortasında yürüdükleri sırada, geriden gelen araca karşı gerekli korunma tedbirine başvurmayıp çarpmasına maruz kaldığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusurludur.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Sürücü ...’in %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,
B)-Davacı yaya ...’nün %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu " görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 30/06/2025 tarihli ön inceleme duruşma tutanağı ile davacının maluliyet yönünden ATK ya sevki ile, 25/10/2018 tarihli trafik kazası yaralanması nedeniyle aralarında plastik cerrahi uzmanı hekimin de bulunduğu heyetçe muayene ve tetkiklerinin yapılarak, (muayene gün ve saati 15 gün öncesinden mahkememize bildirilerek ve davacı vekili Av. ...'ın 0532 720 87 82 nolu telefon numarasından aranmak sureti ile haberdar edilerek ), kaza sonucu davacının geçici veya sürekli iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, uğramış ise süresi hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 01/12/2025 tarihli ATK raporu ibraz edilmiştir.
ATK raporunda özetle; " Kurumumuzda Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Üyesi bulunmadığından Kurulumuzda görevli raportör Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Uz.Dr... katılımıyla dosya birlikte değerlendirilmiştir.
Mevcut belgelere göre;
İsmet kızı 07.06.1978 doğumlu, ...’in 25.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 26/01/2026 tarihli duruşma ara kararı ile geçici iş göremezlik talebi yönünden rapor düzenlenilmesi için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;"Davacının Sürekli İşgücü Kaybı Ve Maluliyet Durumu
a)Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin bu konudaki emsal kararlarında özetle; Maluliyete ilişkin alınacak raporlarda "... kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." demektedir.
b)İşbu kaza 25.10.2018 tarihinde meydana gelmiş olup, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirlenmistir.
ATK tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 (sıfır) olarak belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için bir zarar hesabı yapılması söz konusu olmayacaktır.
Kazanç Durumu
Dava dosyasında davacının yaptığı iş ile elde ettiği ücret ve kazançlara ilişkin bir belge bulunmadığından hesaplamalara kaza tarihinde geçerli olan aylık net 1.603,12 TL.lık asgari ücret esas alınacaktır.
Tenzili Gereken Ödemeler
SGK tarafından bu olay nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirildiğinden davacının maddi zararından bu yönde indirimi gereken bir husus bulunmamaktadır.
Maddi Tazminatın Hesabı:
Davacının 1 aylık geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı aşağıdaki gibidir:
1.603,12 x 1 ay x %100 mal x % 85 kusur = 1.362,65 TL
Davalının Sorumluluk Kapsamı Ve Temerrüt Tarihi:
A) 25.10.2018 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketlerinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm / sakatlık ve sağlık giderleri bakımından her bir araç yönünden ayrı ayrı kişi başı 360.000,00 TL.dır.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/16455 ile 2013/2073 E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir.
Davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici iş gücü kaybı zararı poliçe limitleri içinde kalmaktadır
b)Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” demektedir.
Davalı sigorta şirketine 03.01.2025 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına göre temerrüt 16.01.2025 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Ancak; Başvuru dilekçesinde 15 gün içerisinde ödeme talep edilmiş olup, başvuru tarihinden 15 gün sonrasına göre temerrüt 18.01.2025 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Bu durumda da talebin aşılması mümkün olmadığından nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere temerrüt tarihi 18.01.2025 olarak kabul edilecektir.
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 25.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %85 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'nün
a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının 1.362,65 TL. olduğu,
b)ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
c)Belirlenen zarar tutarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığı,
d)Başvuru tarihine göre taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihinin 18.01.2025 olarak belirlendiği " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; 25/10/2018 tarihinde ... plakalı, davalı tarafından ZMMS poliçeli aracın, yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu, davacının yaralandığı iddiası ile davalının poliçe sorumluluğu kapsamında davacının belirsiz alacak olarak geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin dava olduğu, davalının kusur ve esasa ilişkin içeren cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, dilekçeler, beyanlar, müzekkere cevapları, .... Asliye Ceza Mahkemesi 2020/... Esas sayılı dosyaya ait 25.05.2023 tarihli gerekçeli kararı ile 22.06.2023 tarihli kesinleşme şerhleri, 30.05.2019 tarihli CD izleme tutanağı, kaza anı video görüntüsünün bulunduğu, CD içerikleri, 10.03.2020 tarihli bilirkişi raporu, olay yeri ile ilgili incelemelerin bulunduğu 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ATK raporları birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu Dizi Sokağın tek yön olduğu şeklindeki tespit ve kaza anı video görüntüsü dikkate alındığında; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile olay mahalli sokak üzerinde duraklar halde iken gerisine dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan tek yönlü yolda nizamlara aykırı bir şekilde geri geri manevra yaptığı sırada, gerisinde kaplama içerisinde yürümekte olan davacı yayaya önlemsizce çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda % 85 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nün, elinden tuttuğu çocukla birlikte taşıt yoluna dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kaplama içerisinde yol ortasında yürüdükleri sırada, geriden gelen araca karşı gerekli korunma tedbirine başvurmayıp çarpmasına maruz kaldığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda % 15 oranında kusurlu olduğu, ATK raporunda; davacı ...’in 25.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği tespitine varıldığı, davacının yaptığı iş ile elde ettiği ücret ve kazançlara ilişkin bir belge bulunmadığından, kaza tarihinde geçerli olan aylık net 1.603,12 TL lik asgari ücret esas alındığında;
SGK tarafından bu olay nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirildiğinden, davacının maddi zararından bu yönde indirimi gereken bir husus bulunmadığı,
Dava konusu 25.10.2018 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketlerinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm / sakatlık ve sağlık giderleri bakımından her bir araç yönünden ayrı ayrı kişi başı 360.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici iş gücü kaybı zararı poliçe limitleri içinde kaldığı, davalı sigorta şirketine 03.01.2025 tarihinde davacının tazmin başvurusunda bulunulduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına göre temerrütün 16.01.2025 tarihinde gerçekleştiği, ancak başvuru dilekçesinde 15 gün içerisinde ödeme talep edilmiş olup, başvuru tarihinden 15 gün sonrasına göre temerrüt 18.01.2025 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 (sıfır) olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının olmayacağı, davacı ...'nün geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının 1.362,65 TL olduğu, başvuru tarihine göre taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihinin 18.01.2025 olarak belirlendiği tespit edilmekle, bilirkişi raporunun ve ATK raporlarının denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kısmen kabulüne, 1.362,65 TL geçici iş göremezlik tazminatının, temerrüt tarihi olan 18/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalıcı maluliyet ve sürekli iş göremezlik oluşmadığından davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, 1.362,65 TL geçici iş göremezlik tazminatının, temerrüt tarihi olan 18/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından ( 615,40 TL başlangıçta alınan peşin harç + 21,57 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam 636,97 TL'nin düşümü ile eksik kalan 95,03 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.362,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan (702,90 TL ilk masrafı+ 1.357,50 TL posta masrafı+ 3.000 TL bilirkişi ücreti, 8.700 TL ATK fatura ücreti + 3.900,00 TL ATK fatura ücreti olmak üzere) toplam 17.660,40 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 93,16 kabul ) nazaran 16.452,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başlangıçta alınan peşin harç ve 21,57 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 636,97 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL nin red ve kabul oranına ( % 93,16 kabul ) nazaran 4.285,36 TL'sinin davalıdan, 314,64 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır