T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/350 Esas
KARAR NO:2025/680
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:13/05/2025
KARAR TARİHİ:10/10/2025
DAVA:Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde , müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine ....İcra Müd.2024/... E. .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. ve .... İcra Müdürlüğü 2024/... E sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takiplerine itiraz edildiğini, müvekkili ile davalı arasında borçların yapılandırılmasına ve protokolde yazılı icra dosyalarının kapatılmasına ilişkin 16.11.2023 tarihli "Sulh ve İbra Protokolü" yapıldığını, davalı tarafından protokole aykırı hareket edilerek protokolde yazılı ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin 02 Ocak 2024 günü davalı vekiline mail atarak sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini temerrüde düşüldüğünü ihtar ettiğini, davalı vekili de bir kısım ödemeler yapıldığını cevaben yazdığını, protokole göre; 15.12.2023 tarihinde ödemesi gereken 1.675.000 TL'nin 1.400.000 TL ödenmediğini işbu tutar için ....İcra Müd.2024/... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, 15.01.2024 tarihinde ödemesi gereken 1.675.000 TL'yi ödemediğini işbu tutar için .... İcra Müdürlüğü 2024/... E sayılı icra takibi başlatıldığını, 15.02.2024 tarihinde ödemesi gereken 1.675.000 TL'yi de ödemediğini işbu tutar için de .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı işbu icra takiplerine müvekkiline borcu olmadığından bahisle itiraz ettiğini, icra dosyalarına dayanak olarak 16.11.2023 tarihli protokol gösterildiğini, davalı protokoldeki imzasına itiraz etmeyerek protokoldeki imzayı kabul ettiğini beyan ederek dilekçesinin sonuç kısmında davalının ....İcra Müd. 2024/... E., .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. ve .... İcra Müdürlüğü 2024/... E sayılı sayılı dosyalarına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takiplerin devamına, kötüniyetli olarak borcu inkar eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu edilen alacaklara ilişkin olarak bahse konu “Sulh ve İbra Protokolü” kapsamında müvekkili tarafından ödemeler yapıldığını, davacı haksız kazanç elde maksadı ile usul ve yasaya aykırı icra takibi başlattığını, davacı taraf, protokol hükümlerini yok sayarak kötü niyetli şekilde müvekkili aleyhine 3 ayrı icra takibi başlattığını, bu takiplerin protokol kapsamında mutabakat süreci tamamlanmadan müvekkiline ihtar edilmeden kötü niyetli olarak başlatıldığını, davacı tarafça 02.01.2024 ve 05.01.2024 tarihlerinde gönderildiği iddia edilen e-posta bildirimlerinin müvekkiline ulaşmadığını, kendisine herhangi bir ihtar gönderilmediğini, davacının iddialarının aksine, müvekkilinden hukuki dayanağı olmayan borcu tahsil etmeye gayret ettiğini, müvekkili borcuna istinaden gerekli ödemeleri yaptığını, kötü niyetli inkar iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali davasıdır.
Deliller ; ....İcra Müd.2024/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü 2024/... E sayılı sayılı dosyası, taraflar arasında yapılan 16/11/2023 tarihli Sulh ve İbra Protokolü, İstanbul BAM 2025/1593 esas 2025/1633 karar 19/09/2025 tarihli ilam .
Yargılamanın devamı sırasında, davacı vekili tarafından mahkememize 08/10/2025 tarihli dilekçe sunulmuş incelendiğinde, davamıza konu olan sulh ve ibraz protokolünün 8 ve 9 taksit miktarlarından bakiye kalan kısmın tahsili için ... icra müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, itiraz edilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını , mahkemece Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini, söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 19.H.D.'nin 2025/1593 esas 2025/1633 karar nolu ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olarak tespit edildiğini belirterek Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
İstanbul BAM 19.H.D.'nin 2025/1593 esas 2025/1633 karar nolu ilamı incelendiğinde ;
"Somut uyuşmazlıkta ; taraflar arasındaki takipler nedeniyle düzenlenmiş 16.11.2023 tarihli protokol kapsamındaki alacakların tahsili amacıyla davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davaya konu takibin dayağı kambiyo senetleri olmayıp, kambiyo senetlerine mahsus takip de başlatılmamıştır. Taraflar arasındaki borç ilişkisinin dayanağı sulh ve ibra protokolü olup , senetten kaynaklanan bir alacak bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Davanın kıymetli evraktan kaynaklanan mutlak ticari dava olarak nitelendirilmesi ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde , davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın esasına ilişkin yargılama yapılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup görev hususu kamu düzenine ilişkin olmakla istinaf edilmese dahi dairemizce resen gözetilmesi gerektiğinden davalının istinaf isteminin reddi ile kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür." denilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu yönünde karar verilmiştir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.
6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:
(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4/1 hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.
(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4/1-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.
(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4/1 hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.
Taraflar arasındaki dava mutlak ticari dava ve nisbi ticari dava değildir.
Taraflar arasında aynı sulh ve ibra protokolüne ait diğer taksitlerin tahsili amacıyla açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/... esas sayılı dosyasından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 19.H.D.'nin 2025/1593 esas 2025/1633 karar nolu ilamında belirtildiği üzere davaya konu takibin dayanağının kambiyo senetleri olmadığı, kambiyo senetlerine mahsus takip de başlatılmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin dayanağının sulh ve ibra protokolü olduğu , senetten kaynaklanan bir alacak bulunmadığından ve Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu, yukarıda özetlenen dosya ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu ayrıca her iki dosyada dayanak yapılan sulh ve ibra protokolününde aynı olması nedeniyle , HMK 115.maddesi gereğince, dava şartlarının mevcut olup olmadığının , davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekeceğine ilişkin maddesi de dikkate alınarak , dosya resen ele alınarak usul ekonomiside gözetilerek aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM ;Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-HMK 114-c , HMK 115/1 Maddesi gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-HMK 20.maddesine göre süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten , kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına,
Dair , dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verilmiştir. 10/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır