T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/367 Esas
KARAR NO:2025/705
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:19/05/2025
KARAR TARİHİ:20/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in, ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu, ...'in 13.09.2022 tarihinde müvekkili şirketten 272.577 TL tutarında borç aldığını, bu borcun 100.000 TL'lik kısmını 16.09.2022 tarihinde, 100.000 TL'lik bir kısmını da 05.10.2022 tarihinde ödediğni, ancak kalan 72.577 TL'lik kısmını ödemediğni, bu doğrultuda taraflarınca davalıya karşı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ...'in, icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk vatandaşı olmayıp, Azerbaycan vatandaşı olduğunu, yabancı kişiye yöneltilen husumetin, davalının tabiyeti gereği "yabancılık unsuru" taşıyan bir ihtilafa dair olduğunu, davacının iddiasının, davalıya "yurt dışına gitmek üzere" borç verildiği olup bu durumda Türk Mahkemeleri'nin milletlerarası yargı yetkisi bulunmadığından, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, zira; 5718 sayılı MÖHUK’un 44. maddesi uyarınca iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda yetkili ülke mahkemesi "işin görüldüğü" ülke mahkemesi gereği işin Türkiye'de yapılmadığı uyuşmazlıklarda, Türkiye’de dava açılamayacağını, Türkiye’de ödünç para verme işlerinin 30/09/1983 tarih ve 90 nolu Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiş olduğunu, ikrazatçılar dışında borç para verme işinin yapılmasının yasal olmadığını, bu bağlamda şirketlerin çalışanlarına ya da 3. kişilere borç para vermesinin, anılan kararname gereğince "yasak işlem" olduğunu, davacı şirketin "davalı gerçek kişiye borç verdiği" iddiasına dayalı huzurdaki dava bakımından idari ve cezai yaptırımlarının tatbiki için ilgili mercilere ihbarda bulunulmasını, açıklanan nedenlerle; öncelikle milletlerarası yetki yönünden davanın reddine, kanuna açıkça aykırı alacak iddiasına dayalı davanın esastan reddine, basiretli tacir sıfatı gereği para ödüncü (ikrazatçılık) ile iştigal etmemesi gerektiğini bildiği halde açıkça bu sebebe dayalı takip başlatan davacının kötüniyeti açık olmakla, İİK md. 67/2 uyarınca davalı (borçlu) yararına %20 tazminata hükmolunmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Deliller : Dosya mevcudu, cevap dilekçesi ve müzekkere cevabıdır.
Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı incelenmesinde; ...'in ... vergi kimlik numarası ile Dairelerinde 02/03/2023 tarihinde potansiyel mükellefiyet kaydının açıldığı, Gelir Vergisi mükellefi kaydının olmadığı, ... vergi dairesinin ... ... ve Dış Tic. A.Ş.'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, yine ... Vergi Dairesinin ... vergi kimlik numaralı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, 20.05.2022 tarihi itibari ile ... Vergi Dairesinin ve 09.08.2022 tarihi itibariyle ... Vergi Dairesine nakil giden ... vergi kimlik numaralı Tasf. Hal. ... ... Mak. Tic. Ve San. A.Ş.'nin 20.05.2022-09.08.2025 tarihleri arasında ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, dairelerine evrak giriş ve çıkışının olmadığı, ödevlinin mükellefiyet ve mevcut şirket ortaklıkları ve yöneticilikleri olduğu, somut olayda davalının kendi adına işlettiği ve bilanço esasına göre vergilendirilen bir işletmesinin bulunmadığı görülmekle, mahkememizin 20/10/2025 tarihli duruşmasında, alınan davalı vekilinin beyanında da müvekkili adına işletilen bir ticari işletmenin olmadığını ve müvekkilinin tacir olmadığını beyan etmiş olması, TTK'da ön görülen, tarafların her ikisinin de tacir olması koşulunun davada oluşmadığı, verildiği iddia edilen borcun ödenmesi talebine ilişkin TBK 386 maddesi kapsamındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı da gözetilerek, mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-HMK 114-c , HMK 115/1 Maddesi gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-HMK 20.maddesine göre süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten , kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır