T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/400 Esas
KARAR NO:2025/468
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:29/05/2025
KARAR TARİHİ:08/07/2025
DAVA :Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, ""Ekte sunulu olan sözleşmeyle de sabit olduğu üzere davacı tarafın işveren, davalı tarafın ise yüklenici sıfatında olduğu ticari sözleşme iki tarafa da karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Davacı müvekkil şirketin söz konusu sözleşme kapsamındaki edimi çek ibraz etmek, davalı tarafın sözleşme kapsamındaki edimi ise sözleşmede belirtilen ürünleri eksiksiz bir şekilde teslim etmektir. Davacı müvekkil şirket ekte sunulu olan çek teslim tutanağından da görüleceği üzere edimini ifa etmişse de davalı şirket sözleşme kapsamındaki ürünleri davacı müvekkil şirkete teslim etmemiştir. Bu sebeple davaya konu çekler bedelsiz hale gelmiştir. Bedelsiz çeklerin öncelikle bedelsizliklerinin tespitini, akabinde bu çeklerin ayrı ayrı iptallerini ve müvekkil şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep etmekteyiz. Davacı müvekkil şirket, davalı şirket yetkili ...'a: ... Şubesi'ne ait İstanbul keşide yerli 31/05/2025 keşide tarihli müvekkil şirketin ... hesabına ait ... numaralı 1.250.000,00 TL bedelli çeki 30/12/2024 tarihinde, ... Şubesi'ne ait İstanbul keşide yerli 30/06/2025 keşide tarihli müvekkil şirketin ... hesabına ait ... numaralı 1.500.000,00 TL bedelli çeki 30/12/2024 tarihinde teslim etmiştir. Fakat davalı şirket bunun karşılığında müvekkil şirkete gerekli ürünleri teslim etmemiştir. ...'un davalı şirketin yetkilisi olduğuna ilişkin MERSİS ekran görüntüsü de ekte sunulmuştur. Yargılama neticesinde davanın kabulü ile davaya konu çeklerin davalı şirket tarafından davacı müvekkil şirkete iadesini talep etmekteyiz. Sözleşmeye konu ürünler müvekkilime teslim edilmemiştir. Malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilim mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çekin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kalabilecektir. Anlaşmayla ilgili olarak tüm vecibeler müvekkil şirketçe yerine getirildiği halde davalı taraf edimlerini yerine getirmemiştir. Ayrıca müvekkilim malların teslim edilmemesinden dolayı üçüncü kişilere vermiş olduğu taahhütleri de yerine getiremediğinden dolayı mağdur olmuş ve zarara uğramıştır. Uğranılan işbu zarar her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile ayrıca talep edilecektir. Önemle belirtmemiz gerekmektedir ki davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle halihazırda davacı müvekkil şirket, davalı taraftan alacaklı olup davalı şirket hakkında alacağa ilişkin tarafımızca Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi açılmış olup işbu icra takibinden de görüleceği üzere davacı müvekkil şirket, davalı şirketten alacaklıdır. Bu sebeple de müvekkil şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep etmekteyiz. Davalı şirket sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmeyerek ve müvekkil şirkete olan borçlarını ödemeyerek müvekkil şirketi mağdur etmiş ve zarara uğratmıştır. Bu sebeple sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmekteyiz. Çekte bedelsizlik, temel borç ilişkisinde edim olarak ödeme aracı olan çek verilmesine rağmen karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çekin "bedelsiz" kalması halidir. Bedelsiz çek kavramı ya da çekte bedelsizlik kavramı, kanuni bir kavram olmayıp, uygulamada ve özellikle Yargıtay kararlarıyla oluşmuş bir kavramdır. Bu kavram ile temel borç ilişkisindeki karşı edimin yerine getirilmediği ifade edilmektedir. Karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çek de bedelsiz hale gelmektedir. Bedel, sözlük anlamı ile semen; ivaz; karşılık; bir malın, hizmetin veya hakkın karşılığı olarak verilen para, verilen mal, yapılan hizmet veya bırakılan hak anlamlarına gelmektedir. Kambiyo hukuku açısından değerlendirme yapılacak olursa, doktrinde de belirtildiği üzere bedel, senedi alanın senet karşılığında yerine getirdiği veya getireceği edim olarak tanımlanabilir. Çekte bedelsizlik kavramı kanunlarımızda geçen bir kavram olmayıp içtihadidir. Bu sebeple burada bedel kavramını "karşılık kavramı" ile karıştırmamak gerekir. Çekin karşılığından kasıt, çek ile havale edilecek tutarının hiç veya bir kısmının düzenleyenin muhatap banka nezdindeki hesabında bulunmamasıdır. Oysa "bedel" kavramı ile karşılık değil temel borç ilişkisindeki edim kastedilmektedir. Burada bedel, senedi alan kişinin senet karşılığında yerine getirdiği veya getireceği edim anlamında kullanılmaktadır. Huzurdaki dava kapsamında da davaya konu çekler, davalı tarafın temel borç ilişkisindeki karşı edimini yerine getirmemesi sebebiyle bedelsiz hale geldiğinden huzurdaki davayı açma zaruretimiz doğmuştur" diyerek dilekçesinin sonuç kısmında ,davanın kabulü ile: ... Şubesi'ne ait İstanbul keşide yerli 31/05/2025 keşide tarihli müvekkil şirketin ... hesabına ait ... numaralı 1.250.000,00 TL bedelli çekin ve ... Şubesi'ne ait İstanbul keşide yerli 30/06/2025 keşide tarihli müvekkil şirketin ... hesabına ait ... numaralı 1.500.000,00 TL bedelli çekin ayrı ayrı bedelsizliklerinin tespitine, taraflar arasındaki sözleşme konusu iş kapsamında davacı müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çeklerin ayrı ayrı iptallerine, davaya konu çeklerin davalı tarafça davacı müvekkil şirkete iadesine, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacının iddialarını kabul etmediğini, zaman aşımı ve yetki itirazlarının olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu , davacının , müvekkilinin sözleşme gereği malları teslim etmediği iddiasının ve müvekkilinin edimlerini yerine getirmediği iddiasının somut dayanaktan yoksun olduğunu, davacının bu iddialarını somut bir delil ile ispatlayamadığını, davacının Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını bunun üzerine müvekkilince takibe itiraz edildiğini , müvekkili şirketin davacı tarafa borcunun bulunmadığını belirterek davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Deliller ; Taraflar arasında imzalanan sözleşme, yasal mevzuat.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunarak, taraflar arasındaki sözleşmede ... Mahkemelerinin yetkili kılındığını dolayısıyla yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu iddia ederek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin 13.maddesinde "bu sözleşmenin uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümünde ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." şeklinde hüküm bulunduğu tespit edilmiştir.
Yetki sözleşmesi başlıklı HMK 17.maddesinde " Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
" denilmiştir. Hem davacı hemde davalı taraf limited şirket olduğundan , taraflarca sözleşmede kararlaştırılan yetki hükmü HMK 17.maddesine göre geçerlidir. Dava dilekçesi ekinde davacı tarafından sunulan sözleşmedeki yetki hükmüne istinaden davalı taraf yetki ilk itirazında bulunduğundan, usul ekonomisi de dikkate alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki şekilde yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Mahkememiz yetkisiz olup, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememizden talepte bulunulması halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK 20. Maddesine göre İş bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihiden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği aksi takdirde mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun iş bu kararın tebliği ile taraflara ihtarına,
4-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır