T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/658 Esas
KARAR NO:2025/881
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:04/11/2024
KARAR TARİHİ:15/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigortalısı ... .... Ve Tic. A.Ş. Nin ilgili olduğu ... plakalı araç, "... ... .... ... Sk. No:21 .../..." adresinde meydana gelen patlama sebebiyle hasara uğradığını, işbu hasar sebebiyle, davalı tarafça sigortalısına araç hasarına ilişkin ödeme yapılması akabinde, ödediği bedeli müvekkili şirkete rücu ettiğini, rücu talebine istinaden, müvekkili şirketçe poliçe teminatı kapsamında, davalı tarafa ödeme yapıldığını, ödeme akabinde, müvekkili şirketçe yapılan denetim esnasında, davalı sigortalısı ve müvekkili şirket sigortalısının aynı şirket ... .... Ve Tic. A.Ş.- olduğunun tespit edildiğini, alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden, davalı tarafa yapılan ödemenin iadesi talep edilmiştir. davalı taraf, yapılan ödeme ile sebepsiz zenginleşmiştir. Keza, davalı taraf, yapmış olduğu hasar ödemesini esas itibariyle, patlama meydana gelen işyeri ilgilisi "... .... Ve Tic. A.Ş."ye rücu etmekte olduğunu, ancak, alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden borç sona ereceğinden, söz konusu rücu mümkün olmadığıdan, evleviyetle, sigortacı sıfatıyla müvekkili şirketin de ödeme yükümlülüğü aynı gerekçe ile ortadan kalkacağını, bu itibarla, davalı tarafa yapılan ödemeyi iade etmekle yükümlü olduğunu, ancak, iade talebi davalı tarafça reddedildiğinden, müvekkili şirketçe davalı aleyhine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024-... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça borca itiraz edildiğini, dazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, 62.600,00 TL hasar bedelinin, ödeme tarihi olan 30.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı uhdesinde tahmiline dair karar ittihazını talep ve dava etmiştir .
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili sigorta şirketine 30.11.2021 tarihinde 62.600-TL hasar tazminatı ödendiğini, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği iddiası ile ödenen tazminat tutarının iadesi talebiyle ....İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyasından ise 06.03.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından ödenen tazminat tutarının istirdadı talep edilmekte olup davanın İİK md.72/7 uyarınca ödeme tarihinden itibaren bir sene içerisinde açılması gerektiğini, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın öncelikle bu gerekçe ile reddi gerektiğini, öncelikle hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine sayın mahkeme aksi kanaatte ise zamanaşımı itirazımız dikkate alınarak reddine, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarımız doğrultusunda reddine karar verilmeyerek esasa girilmesi halinde ise esasa ilişkin itirazlarımız kapsamında davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Deliller; Dosya mevcudu ve ....İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyası.
Mahkememizden verilen 23/12/2024 tarih ve ... kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2025/692 Esas 2025/820 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İlamda özetle;" Sebepsiz zenginleşme olgusunun ve zamanaşımı def’i yönünden iade borcunun muaccel olduğu anın dolayısıyla sebepsiz zenginleşme anının tespiti önemlidir. Ancak mahkemece davacının geri isteme hakkı olduğunu, öğrenme tarihi tespit edilmeden, ödeme yapıldığı tarih esas alınarak hesaplanması doğru olmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince zamanaşımı süresinin değerlendirilmesine yönelik deliller toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davacının talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." hükmüne yer verilmiştir.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; "Alacaklı ve borçlu sıfatın birleşmesi sebebi ile ; hatayen yapılan 30.11.2021 tarihli 62.600 tl lik ödemenin iadesi talebidir. 90.756,96 TL " açıklamalı olarak .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasından 90.756,96 TL toplam bedel üzerinden davacının başlattığı takibe, davalının itirazı üzerine ikame olunan itirazın iptali davası olduğu, davalının cevap dilekçesinde esasa ilişkin itirazlar ile birlikte hak düşürücü süre / zaman aşımı itirazlarında bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizden verilen 23/12/2024 tarih ve ... kararı ile, 30/11/2021 tarihinde 62.600,00TL dava konusu ödeme yapıldığı rücu talebine konu icra takip dosyasının 06.03.2024 tarihinde başlatıldığı, 6102 sayılı TTK 1420/1ve 6098 sayılı TBK 82/1maddelerinde düzenlenen 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra icra takip işlemi başlatıldığından, davalının zaman aşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2025/692 Esas 2025/820 Karar sayılı ilamıyla istinaf talebinin kabulü ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Gerekçe olarak, " Sebepsiz zenginleşme olgusunun ve zamanaşımı def’i yönünden iade borcunun muaccel olduğu anın dolayısıyla sebepsiz zenginleşme anının tespiti önemlidir. Ancak mahkemece davacının geri isteme hakkı olduğunu, öğrenme tarihi tespit edilmeden, ödeme yapıldığı tarih esas alınarak hesaplanması doğru olmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince zamanaşımı süresinin değerlendirilmesine yönelik deliller toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davacının talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" hususları gösterilmiştir.
BAM kaldırma kararı sonrası mahkememiz tensip kararı ile, davacı vekiline dava dilekçesi olay başlığı altında 4. Paragrafta belirtilen denetimin hangi tarihte ne şekilde yapıldığı davalı sigortalısı ile davacı sigortalısının aynı şirket olduğunun, hangi tarihte ve ne şekilde öğrenildiği hususunda ve BAM kaldırma kararı hakkında beyanda bulunmak, ilgili evrak örneklerini sunmak üzere tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde dosya kapsamı ile yetinilerek karar verilebileceğinin İHTARINA, No'lu ara karar gereği davacı vekili beyan dilekçesi sunduğunda derhal davalıya tebliği ile varsa cevaplarını, karşı delillerini ve BAM kaldırma kararı hakkındaki delillerini sunmak için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Tensip ara kararı gereği taraf vekilleri beyanlarını sunmuşlardır. Davacı vekili 29.09.2025 tarihinde sunduğu dilekçesinde, davalı sigortalısı ile davalı sigortalısının aynı şirket olduğu hususunun yapılan şirket içi denetimi sırasında 13.06.2022 tarihinde tespit edildiğini ve aynı gün davalıya mail gönderilerek ödemenin iadesinin talep edildiğini beyan etmiştir. Dosya incelendiğinde davacı tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan kail çıktılarından 13.06.2022 tarihinde davacı sigorta şirketinden davalı sigorta şirketine "..İlgili talebiniz ihtiyari birimimiz in onayı ile ödemiştik, ancak sigortalınız ... ... bizim sigortalımızda aynı taraf bu durumda uzun süreli farklı bir kiralama sözleşmesi mevcut mudur. ? Öyle değilse iade talebimiz olacak, alacaklı ve borçlu birleştiği için. Kontrol edilerek ivedi dönüş yapılmasına talep ederiz" şeklinde mail gönderildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında, davacının geri isteme hakkının olduğunu 13.06.2022 tarihinde önce bildiğine dair beyan veya delil tespit edilememiştir.
Davalı, ... plakalı araca ilişkin kasko poliçesi kapsamında araç maliki dava dışı ... firmasına yapmış olduğu ödemeyi, hasara sebep olayın sigortalı ... firmasında meydana gelen patlama olması ve iş yeri ile ilgili davacı sigortacının Ticari Risk Sigorta Poliçesi olması hasebiyle davacıya rücu etmiş ve tahsil etmiştir. Davacı hem davalı hem de davacı sigortalısının aynı olması borçlu ve alacaklı sıfatının birleşmesi nedeniyle yapılan rücu ödemesinin iadesi talepli dava konusu takip işlemini başlatmıştır.
TTK 1472 maddesi gereği, Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Kural olarak, araç kasko sigortacısı olan davalı sigortacı, ödediği hasar bedelini hasara konu patlamanını gerçekleştiği iş yerinden ve bu iş yerinin mali mesuliyet sigortacısının anılan madde hükmü gereği rücuen talep edebilir. Ancak davalının zararını tazmin ettiği sigortalısı ile bu patlamanın gerçekleştiği rücu edeceği iş yeri işleteni aynı firma (...) olduğundan, rücu hakkı halefiyetle sigortacıya geçen bir hak olup halefin hakkı selefi hakkı ile sınırlı dlduğundan TBK 135 madde gereği aynı zararın alacaklısı ve borçlusu birleşmiş olduğundan somut olayda davalının davacıya yasal rücu bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının hatalı olarak ödediğini beyan ettiği borcu olmayan rücu ödemesini iade talep hakkı vardır. Davacı takip öncesi TTK 18 maddesine göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden takip öncesi dönem faiz talebi yerinde değildir. Davacının beyan ettiği 13.06.2022 tarihinden önce iade talep hakkı olduğunu buldiğine dair dosyada delil bulunmadığından, takip tarihinin 06.03.2024 oluşu nedeniyle TBK 82 maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre dolmadan takip başlatıldığından davalının zaman aşımı ? hak düşürücü süre itirazına itibar edilmeyerek, Davanın kısmen kabulüne, .... İcra dairesi 2024/... Esas sayılı takip dosyasına, davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, 62.600 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren bu asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, .... İcra dairesi 2024/... Esas sayılı takip dosyasına, davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, 62.600 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren bu asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- Alınması gereken 4.276,21 TL harçtan peşin alınan 615,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.660,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 615,28 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan ( 488,40 TL ilk masraf ve 412,50 TL posta gideri olmak üzere) toplam 900,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde ilgililerine iadesine,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır