T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/674 Esas
KARAR NO: 2025/583
DAVA:Çek İptali
DAVA TARİHİ:17/09/2025
KARAR TARİHİ:18/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; "Müvekkil, ... bankası ... Emrine yazılı, Keşide Yeri İSTANBUL , Keşide Tarihi 30/10/2025 , Çek No: ... olan 2.000.000,00 TL bedelli çekin emrine yazılan ilk cirantasıdır. (ek-1-çek ön yüz fotokopisi) Yine müvekkil ... bankası ... Emrine yazılı, Keşide Yeri İSTANBUL , Keşide Tarihi 30/09/2025 , Çek No: ... olan 2.000.000,00 TL bedelli çekin de emrine yazılan ilk cirantasıdır. Ancak davacı müvekkil, çekleri herhangi birisine teslim etmeden düşürmüş olup, uzun zamandır çekin nerede olduğunu bulamamıştır. İlgili çekler aynı keşideciye ait olduğundan müvekkilce aynı yerde saklanmıştır. Bu çeklerin kaybına ilişkin olarak ayrıca müvekkil tarafından İstanbul yeşilkten polis karakoluna ihbarda bulunulmuş olup dosya arasına bu ihbarında delil olarak alınmasını talep ederiz. İlgili çeklerde bildiğimiz üzere herhangi bir ciranta olmayıp , çek müvekkilin elindeyken zayi olmuştur. Bunun üzerine yapılan tüm araştırmalara rağmen dava konusu çek bulunamamıştır. Dolayısıyla dava konusu çek kaybedilmiştir. Zayi edilen çekin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkil mağdur olacaktır. Ayrıca çekin keşidecisi ve varsa kayıp olduktan sonra ciranta etmiş olacak kişiler bu durum karşısında mağdur olacaktır. Bu nedenle iş bu çekler hakkında öncelikle ödeme yasağı kararı verilmesini akabinde yine iş bu çekin iptali için iş bu davanın ikamesi zarureti hâsıl olmuştur" diyerek İstanbul Keşide Yeri ,
keşide tarihi 30/09/2025 çek no: ... olan 2.000.000,00 TL bedelli çek ve İstanbul keşide yeri , keşide tarihi 30/10/2025 çek no: ... olan 2.000.000,00 TL bedelli çekin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, tahsile verilmemesi için ödeme yasağı konulmasına, ilgili banka şubesine iş bu çeklerin bedelinin ödenmemesi amacıyla ödeme yasağı konulduğu hususunu bildirir müzekkere yazılmasına, akabinde zayi olan dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava kıymetli evraklardan olan çekin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; İstanbul Keşide Yeri , keşide tarihi 30/09/2025 çek no: ... olan 2.000.000,00 TL bedelli çek ve İstanbul keşide yeri , keşide tarihi 30/10/2025 çek no: ... olan 2.000.000,00 TL bedelli 2 adet çekip iptali istemi ile mahkememize başvurmuştur.
Yasal Mevcuat incelendiğinde; 6102 Sayılı Türk Ticarek Kanunu madde 651'e göre "Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. " şeklinde düzenleme ile yine aynı kanunun 652. Maddesinde " İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme mevcut olup bu düzenlemenin ve 818/s. maddesinin yollaması gereği poliçenin iptaline ilişkin hükümler çekin iptalinde de uygulanacaktır.
6102 Sayılı TTK' nın 757 vd. maddelerinde yer alan kambiyo senedinin zayi nedeni ile iptal davası, iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişiye, hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesi veya borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilme imkanı verir (TTK m. 651-652).
TTK'nın 757/1. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği, 759/1. maddesinde ise poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebileceği hususu düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden ve TTK'nın 757. Maddesinde belirlenen yetkili mahkemeler kesin yetki olduğundan mahkememizce öncelikle yetki hususu irdelenecektir.
Davacının talebinin dayanağı TTK'un 757 vd. maddeleridir. Buna göre iradesi dışında çek/bono elinden çıkan kimse, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesine müracaatla iş bu davayı açabilir. Somut uyuşmazlıkta, iptali istenen çeklerin muhatap bankasının Sancaktepe Şubesi /İstanbul olduğu, ödeme yeri bakımından yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davacı şahsın (çeki kaybeden hamilin) yerleşim yeri adresinin ise Esenyurt / İstanbul olduğu, Esenyurt ilçesinin de ticaret mahkemeleri nezdinde Bakırköy Adliyesinin yargı çevresi içerisinde kaldığı, davanın işbu kesin yetkili mahkemelerden birinde açılması gerektiği, mahkememizin bu çekler bakımından davaya bakmaya yetkili olmadığı anlaşılmakla mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/10196 Esas, 2021/13170 Karar Sayılı, 15/11/2021 Tarihli ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/6664 Esas, 2016/7361 Karar Sayılı ilamı da göz önünde bulundurulduğunda mahkememiz yetkisiz olup yetkili mahkemenin davacı hamilin yerleşim yeri adresinde bulunan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle aşağıdaki şekilde yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın, davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi.)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
6-Davacının ihtiyati tedbir talebinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 18/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır