T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/735 Esas
KARAR NO:2025/838
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/10/2025
KARAR TARİHİ:01/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sektöründe önemli ve itibarlı bir araç kiralama şirketi olup davaya konu ... plakalı ... marka, ... model, ... Şase No’lu aracı, ... A.Ş.'den 18.08.2023 tarihli fatura ile satın aldığını, aracın noter huzurunda devrinin 23.08.2025 tarihinde gerçekleştiğini, Sıfır km olarak satın alınan aracın, müvekkili şirkete tesliminden bir süre sonra "motorun su eksiltmesi" nedeniyle arıza gösterdiğini ve bu arıza nedeniyle yetkile servise götürüldüğünü, ne var ki; bu arızların sürekli tekrarlandığını, her defasında müvekkili şirketin arızalar nedeniyle aracı yetkili servise götürdüğünü, kalıcı olarak çözüm bulunamadığın, izah edilen ve Mahkemenizce resen dikkate alınacak sebeplerle, müvekkiline ait ... Plakalı, ... marka, ... model, ... Şase No’lu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu talebimiz kabul edilmediği takdirde; denkleştirici adalet ilkesi gereğince aracın karar tarihine en yakın tarihli alınacak rapor ile rayiç değerinin 18.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile; aracın 31.07.2025 tarihinden itibaren kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli ve diğer tüm zararın şimdilik 129.266,16 TL' sinin 31.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkil şirketin unvanının ... A.Ş.(Devir olunan) iken birleşme ile birlikte ... A.Ş. (Devralan) olduğunu, dava konusu aracın 18/08/2023 tarihinde trafiğe çıkmış olduğunu ve aracın trafiğe çıkış tarihinden itibaren 2 yıldan uzun süre geçmiş olması hasebiyle, iş bu davanın ve tüm taleplerin zamanaşımı yönünden usulden reddine karar verilmesi, davacı tarafın, söz konusu taleplerini yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebileceğini, davacı tarafın iddiaları hakkında, ithalatçı/distribütör firma konumundaki müvekkil şirkete başvurulmasının mümkün olmayacağını, dolayısıyla, davacı yanın bir hak iddiası mevcut ise, dava konusu aracın satın alındığı firmaya Borçlar Kanunu hükümlerince başvurulması gerektiğini, müvekkil şirketin, son kullanıcılara doğrudan araç satış ve servis hizmeti sunulması faaliyetinde bulunmadığını, müvekkili ... ... A.Ş'nin ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının ithalatçısı olduğunu, ... marka araçların pazarlanması, dağıtımı ve bu araçlar için satış sonrası hizmetlerinin yetkili satıcı, yetkili servis ve yetkili yedek parça satıcıları kanalıyla sağlanması hususunda faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla Müvekkil Şirket, üretici/imalatçı ya da satıcı sıfatını haiz olmadığını, müvekkili şirketin yalnızca ithalatçı/distribütör firma sıfatına haiz olduğu, huzurdaki davanın Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince müvekkil şirkete yöneltilmesi mümkün olmadığını, bu sebeplerle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini,
arz ve izah etmeye çalıştığımız ve re'sen nazara alınacak nedenlerden ötürü; hukuka, usule ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak ikame edilmiş olan huzurdaki davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Deliller; Dosya mevcudu ve cevap dilekçesidir.
Mahkememizin 20/11/2025 tarihli muhtarısı ile Davacı vekilinin müvekkiline ait ... plakalı ... marka, ... 165 model, ... Şase No’lu aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile, misli ile değiştirilmesi ile 31.07.2025 tarihinden itibaren kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli ve diğer tüm zarar için şimdilik 129.266,16 TL' nı talep ve dava etmiş olması nedeniyle aracın 18.08.2023 tarihli fatura bedeli olan 898.000,00 TL ile araç mahrumiyet bedeli olan 129.266,16 TL'nin toplamı olan 1.025.266,16 TL dava değeri üzerinden dava açılırken 17.508,98 TL nispi olarak peşin harç yatırılması gerekirken, 2.207,55 TL peşin harç yatırıldığı görülmekle, DAVACI TARAFA eksik kalan 15.301,43 TL harcı yatırmak üzere 1 HAFTALIK kesin süre verilmesine, 1 haftalık kesin süresi içerisinde harcın tamamlanmaması halinde davacının işbu talebinin Harçlar Kanunu m.30 hükmü uyarınca işlemden kaldırılacağı ihtar edildiği, muhtıranın tebliğ edildiği, davacı vekilinin 24.11.2025 tarihli dilekçesi ile eksik harcı tamamladığı görüldü.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davacının ... Plakalı ... marka, ... model, ... Şase No’lu aracı 18.08/2023 tarihinde sıfır km olarak yetkili bayiden satın aldığı, teslimden bir süre sonra motorun su eksiltmesi nedeniyle arıza göstergesinin yandığı, yetkili servise defalarca onarım için gidilip işlem yapılmasına rağmen arızanın tekrarlandığı, kalıcı çözüm bulunamadığı, araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğu, davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen mağduriyetin giderilemediği iddiası ile davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, aksi takdirde araç güncel değerinin tespit edilerek, 18/08/2023 tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi, aracın kullanılamadığı belirtilerek, araç mahrumiyet bedeli olarak 129.266,16 TL nin 31/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi talepli dava olduğu, davalının usule ilişkin itirazları ile birlikte, zaman aşımı, husumet ve esasa ilişkin itirazlarını içeren cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı ... A.Ş'nin, ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının , yalnızca ithalatçı distribütörü firma sıfatının haiz olduğu, davalı firmanını tacir ve dava konusu aracı ana faaliyet konusu olan lojistik alanında kallandığı, bu nedenle davalı tacir uyuşmazlıkta ticari nitelikte olduğundan ayıptan kaynaklanan sorumluluğa ilişkin TKHK hükümlerinin değil genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. TBK'nın diğer hükümleri ile ayıba karşı tekeffül hükümlerini düzenleyen "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." içerikli 219. maddesinde ayıptan ithalatçı disttribütörün de sorumlu olduğuna ilişkin bir ifade bulunmadığından davanın davalının davalı sıfatının olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan peşin alınan 15.301,43 TL harçtan mahsubu ile artan 14.686,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır