T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/763 Esas
KARAR NO:2025/700
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:24/04/2025
KARAR TARİHİ:16/10/2025
DAVA : Davacı vekilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... esas sayılı dosyasına ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... Elektrik ... Ltd Şti'nin dava dilekçesinde adresi yazılı iş yerinin , iş yeri poliçesi kapsamında müvekkilince sigortalandığını, 17/05/2022 tarihinde davalıların maliki olduğu binada çıkan yangın sonucunda iş yerinde hasar meydana geldiğini, İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda, yangının davalıların kiraladıkları iş yerinden çıktığının tespit edildiğini, davalıların yapı maliki olarak kusurlu ve sorumlu olduklarının tespit edildiğini, hasar neticesinde müvekkilince ... Elektriğe ayrıca ... ... Ltd Şti 'ye müvekkilince ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini , davalıların itiraz ederek takibi durduklarını belirterek öncelikle dosyanın İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve davalıların itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... ATM'since , dilekçeler aşaması tamamlanmadan , her iki dosya arasında bağlantı bulunduğu belirtilerek 2025/... esas nolu dosyanın ... karar no ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine 06/05/2025 tarihinde karar verilmiştir.
CEVAP : Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesi incelendiğinde, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın mutlak yada nisbi ticari dava olmadığını, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, icra dosyasının yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, yetkili icra müdürlüğünün Gökçeada/... olduğunu, yangının sigortalı şirketten kaynaklı olarak çıktığını, müvekillerince kiralanan yerden yangının çıkmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık noktaları; davacı ... şirketinin sigortalısının yangın nedeniyle zarar gördüğü, yangının davalıların maliki oldukları ve ... Gıda'ya kiraladıkları yerden çıktığı, davalıların bina maliki olarak borçlar kanunun 69. Maddesi kapsamında zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle açılan rücuen tazminat davasıdır.
Mahkememizin görevli olup olmadığı amacıyla İTSM'ye yazı yazılarak, davalılar adına ticari işletme kaydının olup olmadığı, İTO - İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odasına - ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na yazı yazılarak davalıların esnaf olarak kayıtlarının bulunup bulunmadığı - davalıların bağlı olduğu vergi dairesine yazı yazılarak davalıların 2023 yılına ait beyan etmiş olduğu yıllık gelir vergisindeki yıllık gelirinin ne kadar olduğunun, 21/07/2007 tarihli resmi gazetede yayınlanan 18/06/2007 tarihli 2007/... sayılı bakanlar kurulu kararı ile 213 sayılı vergi usul kanunun 177. Maddesi uyarınca davalıların esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun, hangi usulde defter tuttuğunun, 2023 yılı itirabiryel nerede ne iş yaptıklarının mahkememize bildirilmesi istenilmiştir.
Gelen yazı cevapları incelendiğinde, davalılar adına ticari işletme kaydı olmadığı, esnaf odalarına kayıtlarının bulunmadığı, davalılardan ... tarafından 2023 yılında kira gelirinden dolayı gayrimenkul sermaye iradı kapsamında vergi dairesine beyanname verdiği yine ...'ün gayrimenkul sermaye iradı mükellefi olduğu yönünde cevap verildiği görülmüştür.
Dava rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih 37 esas 9 karar R.G.03/07/1944 sayılı kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp , aynı sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı var ise, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur. " denilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun halefiyet başlıklı 1472.maddesinde ise "sigortacı , sigorta tazminatını ödediğinde , hukuken sigortalının yerine geçer , sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak , tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre , davacı ... şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise , sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nun 4.maddesinde düzenlenmiş olup buna göre ;
" (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." denilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nun 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Koopatifler Kanunun (Madde 99 ) , İİK (madde 154), Finansal Kiralama Kanunu (Madde 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (Madde 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalarda bulunmaktadır.
Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Buna göre her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi , hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf içinde ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Dava yukarıda da belirtildiği üzere rücuen tazminat davası olup, mutlak ticari dava değildir.
Davanın nisbi ticari dava olup olmadığı hususu irdelendiğinde ise, yapılan araştırmalar neticesinde, davalılar adına kayıtlı ticari işletme bulunmadığı, vergi dairesinden gönderilen yazı cevaplarında kira gelirinden dolayı gayrimenkul sermaye iradı kapsamında beyanname verdikleri tespit edilmiştir. Gelen yazı cevaplarına göre, davalılar tacir olmadığı gibi ticari işletmeleri de bulunmamaktadır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen yazı cevaplarında davalıların ortağı bulunduğu şirketler var ise de, ticari şirkette ortaklık kaydının bulunması ortağın tacir sayılması için yeterli değildir, bu hususta yerleşik birçok Yargıtay ve BAM içtihadı mevcuttur.
Yangının çıktığı iddia edilen ve davalıların kiraladıkları taşınmaza ait tapu kaydı dosyada mevcut olup , ... İlçesi 3986 ada 10 nolu paresele ait tapu incelendiğinde, tapu da "4 katlı betonarme apartman ve arsası " olarak kayıtlı olduğu, bağımsız bölümlerin dükkan niteliğinde olduğu ve taşınmazların hisseli şekilde davalılar adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Vergi dairelerinden gelen yazı cevaplarında davalıların kira gelirinden dolayı gayrimenkul sermaye iradı kapsamında beyanname verdikleri görülmüştür. İstanbul BAM 45 H.D.'nin 2025/634 esas 2025/790 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ".... hasara uğrayan sigortalı taşınmazı 3 ayrı firmaya kiraya verilmesi nedeniyle kira geliri elde ettiği ayrıca sigortalı bina dışında başka bir taşınmazda %25 oranında pay sahibi olması ve bu taşınmazı 2 ayrı firmaya kiralanması nedeniyle kira geliri elde ettiği, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, defter tutmadığı sadece gayrimenkul sermaye iradından dolayı mükellefiyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davanın mutlak ticari dava olmadığı, sigortalının tacir olmadığı, davanın haksız fiilden kaynaklandığı sabit olup, bu durumda dava konusu yangın nedeniyle sigortalı tarafından dava açılması halinde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacağından ..." denilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtildiğinden iş bu dosyada da davanın mutlak ticari dava olmadığı, nisbi ticari dava da olmadığı, mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2025/... esas sayılı dosyanını mahkememiz dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2025/763 esasına kaydı yapılarak , yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-HMK 114-c , HMK 115/1 Maddesi gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-HMK 20.maddesine göre süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten , kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır