T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/774 - Karar No:2025/837
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO: 2025/774
KARAR NO: 2025/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/06/2025
NUMARASI: 2021/637 E-2025/427 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/10/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... ile ... adlı iki ortağının bulunduğunu, her iki ortağın da şirketi münferiden temsile yetkili olduklarını, anılan kişilerin dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin de ortakları bulunduklarını, ...'ın şirket yetkilisi aynı zamanda da yönetim kurulu başkanı olduğunu, diğer ortak ...'in bu şirketin yetkilisi bulunmadığını, anılan şirketin genel müdürünün, müvekkili şirketin eski mali müşaviri dava dışı ... olduğunu, bu kişinin ortak ve yetkili ... tarafından atandığını, usulsüzlüklerinin tespiti üzerine sözleşmesinin diğer ortak ve yetkilisi tarafından 20/05/2020 tarihinde fesholunduğunu, ortaklar arasında problemlerin baş gösterdiğini, ...'ın usulsüzlükleriyle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/146936 Soruşturma sayılı dosyasında yapılan şikayetlerle ilgili soruşturmanın devam ettiğini, bu kişi ile kendisini atayan diğer ortağın ortaklıklarının bulunduğu başka şirketlerin ortaya çıktığını, 16/10/2020 tarihinde bu kişilerin bir araya gelerek müvekkili merkezinin anahtarını değiştirdiklerini, davalının başlattığı icra takibine bu nedenle süresinde itiraz edilmediğini, müvekkili şirket, müvekkili şirketin ortaklarının ortaklıkları bulunan dava dışı ... şirketi ile davalı şirket arasında Gine Cumhuriyeti Başkenti Konakri İlinde müvekkilinin yüklenici olduğu ...-ince işleri kapsamında makine, tesisat ve sistemlerinin montaj işçiliği ve proje tadilat işi için sözleşme akdedildiğini, her ne kadar sözleşme şeklen taraflar arasında imzalanmış görünmekte ise de dava dışı ... şirketinin de bu sözleşmeye taraf olduğunu, zira davalının bu iş nedeniyle düzenlediği ilk 5 adet hak edişin anılan şirket adına faturalandırıldığını, bu şirketin banka hesaplarından davalıya ödemelerin yapıldığını, takibe konulan sonraki 12 ayrı hak edişin de müvekkilinin diğer ortağı tarafından imzalandığını, bedelin davalının banka hesaplarına ödendiğini, 2019 tarihi itibariyle davalının müvekkiline borcunun bulunduğunu, eksik ve ayıplı işin de olmasına rağmen müvekkilinin davalıya fazladan ödemesinin olduğunu, borcunun bulunmadığını, ortaklar arası çekişme nedeniyle müvekkili şirketin borçlandırma amaçlı işlemler yapıldığını, sözleşme hükümlerinin açık olduğunu, ilk 5 hak ediş bedeli talep edilmeden sonraki 12 hak ediş bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin bu durumu gösterdiğini ileri sürerek, müvekkilinin Ankara 2. İcra Dairesi'nin 2020/10403 takip sayılı dosyasında davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 08/01/2019 tarihli mekanik işler işçilik sözleşmesi imzalandığını, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, daha sonra yine aynı taraflarla 21/03/2019 tarihli ek protokolün tanzim edildiğini, çalıştırılan işçiler ile malzeme alımındaki katkıların da faturalara dahil edildiğini, dava dilekçesinde açıklanan ... şirketinin sözleşmeye taraf olmadığını, 6-17 arasındaki hak edişlerin takibe konu edildiğini, hak ediş belgelerinin davacı yetkilisince imzalandığını, hesap mutabakatının yapıldığını, ödenen ilk 5 adet hak ediş bedeline ilişkin faturaların davacının isteği üzerine dava dışı ... firması adına fatura edildiğini, ödemeler yapıldığını, davacının yetkilileri ile olan sorunlara müvekkilinin taraf olmadığını, hak edişlerin ihtirazi kayıt olmadan kabul edildiğini, eksik iş iddiasının kabul edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "Dava, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ve iş bedeline ilişkin fatura alacağının tahsiline dair icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 08/01/2019 tarihli olarak Gine Cumhuriyeti Başkenti Konakri İlinde davacının yüklenicisi olduğu ...-ince işleri kapsamında makine, tesisat ve sistemlerinin montaj işçiliği ve proje tadilat işinin davalı tarafından yapılması yönünde sözleşme, 21/03/2019 tarihli ek protokol imzalandığı, bu işler kapsamında davalının 17 adet hak ediş düzenlediği, ilk 5 hak ediş faturasının dava dışı ... firması adına tanziminin yapıldığı, anılan hak edişlere ilişkin fatura bedellerinin dava dışı bu şirket tarafından ödendiği, esasen bu yönde çekişmenin olmadığı, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine mesnet faturaların anılan sözleşmelere dayalı olan 6-17 arası toplam 12 hak edişe ilişkin bulunduğu, davacı tarafça, bu sözleşmelere fiilen dava dışı ... şirketinin de dahil olduğunun, bu şirketin ortaklık yapısı ile müvekkilinin aynı nitelikte bulunduğunun, ortaklar arası ve muhasebeci arasında uyuşmazlıklar olduğunun, faturaların usulsüz şekilde kayıtlara alındığının, mükerrer ödemelerin olduğunun, davalının ayıplı ve eksik ifasının bulunduğunun, icra takibine de itiraz edilmemesinin nedeninin ortaklar arası çekişme olduğunun, gerçekte borcunun bulunmadığının ileri sürüldüğü, davalı tarafça da hak edişlerin yapılan imalat ve hizmet karşılığı düzenlendiği, hak edişlerin karşı taraf imzasını taşıdığı, faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı ve alacağın sabit olduğu savunmasında bulunulduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, taraflar arası sözleşme ve ek protokol uyarınca düzenlendiği ileri sürülen faturalar dayalı olarak davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı davacının, davalıya borcunun olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, esas itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen tam iki taraflı iş görme akdidir. Ana edim olarak yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, eklerine, teknik ve sanatsal ilkeler ile amacına uygun imal edip iş sahibine teslim, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Yüklenici teslimi, iş sahibi de bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Dava konusu olayda iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol hükümleri, icra takip dosyası, bu takibe mesnet faturalar, anılan faturaların temelini teşkil eden ve karşılıklı imzaları içerir 6-17 arası numaralı toplam 12 hak ediş belgeleri ve ekleri, BA-BS kayıtları, davalının edimlerini ifa bakımından çalıştırdığı yurt dışı işçi kayıtları, dava dışı ... firması adına düzenlenen faturalar, ödeme belgeleri, davacının ortakları ve çalışanları arasındaki olaylara ilişkin Ankara C. Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamından, davalının, alt taşeron olarak davacının Gine Cumhuriyetinde yapımını üstlendiği binanın makine, tesisat v.s işlerinin yapımı ile bir kısım malzeme temin etme işini üstlendiği, edimlerini yerine getirdiği, icra takibine mesnet faturaların dayanağı 6-17 arası numaralı toplam 12 adet hak ediş düzenlediği, bu hak edişlerin davacının temsilcisi tarafından da imzalandığı, anılan faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, tutar itibariyle kayıtlarda bire bir aynılık yok ise de bu durumun BA-BS kayıtlarıyla da desteklendiği, başka bir ifadeyle davalının eseri teslim ettiğinin sabit olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, eksik işe dair kanıt sunmadığı, davalı ile davacının ortaklık yapısı arasında bir benzerlik olmadığı, davacının kendi ortakları ve çalışanları arasındaki sorunun, davalıyı bağlamayacağı, esasen C. Savcılığı soruşturma dosyasında davalının ve/veya yöneticilerinin, davacının ortakları arasındaki uyuşmazlıkla bağlantısının ileri sürülmediği, başka bir anlatımla, davacının ileri sürdüğü hususlarda davalının ve/veya ortaklarının dahlinin olmadığı, mükerrer ödeme tespit edilmediği, taraf kayıtlarıyla davalının takibe konulan miktarda TL alacağının varlığının ortaya çıktığı, davacının ödeme olgusunu kanıtlayamadığı, ilk 5 hak edişin dava konusu olmadığı, davalının düzenlediği bu hak edişin dava dışı firma tarafından ödendiği, bu durumun anılan şirketi sözleşmenin tarafı yapmayacağı, davacının davasının subuta ermediği sonucuna varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada üç ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, 08/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişki ve hesap hareketlerinin ayrıntılı olarak incelendiğini ve davalının müvekkilinden alacaklı olduğunun tespit edildiğini ancak 28/03/2025 tarihli raporda, müvekkilinin 516.375,00 TL alacağının olduğunun belirtildiğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, dava konusu 12 adet hakedişin tarihlerine bakıldığında muazalı olduğunun görüleceğini, davalının işi bırakıp 20 Ocak ayında Türkiye'ye döndüğünü ve 2020 Mayıs ayından itibaren iletişim kurulmadığını, davalının yurtdışında müvekkilinden başka projeler yapmaya başladığını, davalı ile davacı şirket yetkilisi ...'ın gerçek dışı hakedişler düzenlediklerini, faturalar ile hakedişlerin uyumsuzluğunun gözardı edildiğini, davalının 04/03/2020,21/04/2020 ve 10/05/2020 tarihlerinde üç adet fatura düzenlediğini, bunların bedelleri ile hakediş bedellerinin örtüşmediğini, faturalarının da aylık düzenlenmesi gerektiğini, faturaların düzenleme tarihlerinin hakedişlerin topluca ve gerçeğe aykırı olarak sonradan hazırlandığını gösterdiğini, 08/11/2023 tarihli rapor ile 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, bununla birlikte davalının sağladığı hizmet yurtdışında olduğundan KDV ye tabi olmadığını, 08/11/2023 tarihli raporda bu hususun dikkate alındığını, malzeme bedelinin alacak hesabından düşülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte 08/03/2021 tarihli raporda davalının 40.484,77 TL borcu olduğu hesaplanırken 26/02/2025 tarihli raporda 516.175,09 TL müvekkilinin borcu olduğuna kanaat getirildiğini, bunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, eski mali müşavirin müvekkil şirket bünyesinde yaptığı işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, savcılıktan alınan bilirkişi raporunu ekte sunduklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca menfi tespit davasının reddi halinde borçlunun %20 tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, bunun için alacaklının talepte bulunmasına gerek olmadığını, %20 tutarında tazminata karar verilmesi gerektiğini, belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında, davanın reddine karar verilmesi yani takip alacaklısı lehine sonuçlanması durumunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/4. maddesine göre, talebe bağlı olmaksızın ve takibin ihtiyati tedbir kararıyla durdurulması halinde mahkeme tarafından resen %20 oranından az olmamak üzere davalı lehine tazminata hükmedilmesi gereklidir.(Yargıtay 11.H.D 2024/4474 E-2025/3496 K,2020/8102 E-2022/3096 K; 19. H.D 2018/364 E- 2018/4653 Kvb.)
Mahkemece, davalı tarafın talebi olmasa dahi, takip dosyasında, verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanıp uygulanmadığının yani takibin durdurulup durdurulmadığının belirlenerek, takip durdurulmuş ise davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun diğer nedenler incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 gün ve 2021/637 Esas 2025/427 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip