T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/855 Esas
KARAR NO : 2026/336
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 18/11/2025
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA BAKIMINDAN;
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalı firma ile dava dışı ... Mühendislik firması arasında "... ..." isimli bir adi ortaklık kurulduğunu, bu adi ortaklık .... Noterliği'nin 06.05.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı işlemiyle tescil edildiğini, davalı firma söz konusu adi ortaklıkta %50 hisseye sahip olduğunu, adi ortaklığın konusu olarak gösterilen 279/102 ada parseldeki taşınmaz, sonradan ifraz işlemi görerek 279/121 ve ... olarak ikiye ayrıldığını, 279/121 ada parsel yalnızca 3,74 m2 olup herhangi bir kıymeti olmadığını, ... ada parsel üzerinde ise adi ortaklık tarafından kat irtifakı kurularak A ve B olarak iki blok inşa edilmiş olup her bir blokta 11 adet olmak üzere toplamda 22 adet bağımsız bölüm bulunduğunu, davalı firma 13 dairenin her birisinde 1/2 oranında hak sahibi olması, "... ..." isimli adi ortaklığın %50 hissedarı olması sayesinde olduğunu, bu dairelerin tapuda 1/2 oranında davalı adına tescilli olmasının asıl hukuki sebebi, davalının "... ..." isimli adi ortaklığın %50 hissedarı olması olduğunu, tapuların diğer 1/2'lik kısmı da adi ortaklığın diğer tarafı ... Mühendisliğe ait olduğunu, davalı firma, .... Noterliği'nin 13.05.2025 tarihli ve ... yevmiye sayılı işlemiyle "... ..." isimli adi ortaklıktaki tüm haklarını, aktif ve pasifleriyle birlikte müvekkile devrettiğini, davalı firma, devir bedelini müvekkilinden nakden ve tamamen aldığını, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını noter sözleşmesinde açık olarak beyan ve ikrar ettiğini, hisse devrinin vergi dairesi kayıtlarına işlenilmesinin talep edildiğini, Davalı firmanın, vergi dairesine yaptığı bu bildirimden sonra müvekkilinin, adi ortaklığın kamu borçlarından resmen sorumlu hale geldiğini, adi ortaklık devir sözleşmesinin yapılmasıyla birlikte müvekkilin A ve B bloktaki ... faaliyetinin bitirilmesi hususunda da sorumluluğunun başladığını, müvekkili davalıdan, adi ortaklıktan elde ettiği aktifleri yani bağımsız bölümleri kendisine devretmesini istediğini, .... Noterliği'nde yapılan adi ortaklık hisse devir sözleşmesi, davalı adına 1/2 hisseyle tescil edilmiş tapuların kendiliğinden müvekkiline devrini sağlamadığını, adi ortaklığın aktifinde bulunan ve 1/2 hisseyle kendisi adına tescil edilmiş 10 adet daire için müvekkilinin istemi üzerine müvekkilinin kardeşi ...'a genel taşınmaz vekaleti verdiğini, adi ortaklığın aktifinde 10 değil 13 adet daire bulunduğunu, davalının ise yalnızca 10 adet daire için vekalet verdiğini, huzurdaki davanın konusu olan A Blok 9 ve 10 numaralı bağımsız bölüm ile B Blok 10 numaralı bağımsız bölümün de gerçekte adi ortaklığın aktifinde yer aldığını, davalının buna rağmen bu 3 daireyi vekaletnamenin dışında tuttuğunu, kendisinin bu suretle aktifleri gereği gibi müvekkiline devretmediğini, İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... ada parselde kain A Blok 9 ve 10 numaralı bağımsız bölüm ile B Blok 10 numaralı bağımsız bölümün halen davalı adına kayıtlı olan tapularının iptal edilerek bunların, müvekkili üzerine tescil edilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesin talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 279 ada 102 parsel nolu taşınmaz mal üzerinde arsa payı karşılığı ... yapılması için arsa sahipleri ile ... Ltd.Şti. Ve ... Mühendislik Müşavirlik ... ... Ltd.Şti. Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ünvanlı adi ortaklık arasında .... Noterliğince 23.05.2019 tarih ... yevmiye ile tasdikli "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı ... Sözleşmesi" akdedildiğini, A ve B Bloktan oluşan binalardan B Blok'ta bulunan 11 adet bağımsız bölümün %100 inşaatı bitirildiğini, arsa sahiplerine daireleri teslim edilmiş, arsa sahipleri tarafından gerek kullanmak gerek kiraya vermek, gerekse satmak suretiyle bu bağımsız bölümlerde tasarruflarda bulunulmuş halen de bulunulmakta olduğunu, yükleniciye ait olan B Blok 1, 10 ve 11 nolu bağımsız bölümler ise adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından gerek oturmak gerekse kiraya vermek suretiyle tasarruf edilmiş/edilmekte olduğunu, A Blok'ta bulunan 11 adet bağımsız bölümün ise %80'e yakın inşaatı tamamlanmış, sadece bağımsız bölümlerin içlerindeki ince işler kaldığını, bunun sebebi ise adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında çıkan ihtilaflar, ... Ltd.Şti.'nin payına düşen gerekli ödemeleri yapmaması ve adi ortaklığı zora düşürmesi olduğunu, Arsa Sahiplerinden ... ve kardeşi ... ile adi ortaklığı oluşturan şirketlerden ... Ltd.Şti. temsilcisi ... ve aileleri birbirlerini çok uzun yıllardır (yaklaşık 30 yıldır) tanıdığından ve karşılıklı olarak güven en üst seviyede olduğundan, ... ve ..., A blokta geriye kalan (ince iş olan) inşaatları tamamlayabileceklerini, adi ortaklığın tüm borçlarının ödeneceğini, adi ortaklığın diğer ortağı olan ... Ltd.Şti. ile olan tüm ihtilafların çözümleneceğini ve ... Ltd.Şti.'nin adi ortaklıktaki paylarının devralınacağını, bu sebeple adi ortaklığı oluşturan ... Ltd.Şti.'nin adi ortaklıktaki payının ...'a devredilmesini, bunun karşılığında ise B Blok 10 nolu bağımsız bölümün ...'e devir ve temlik edileceği vaadi üzerine, ... ile ... Ltd.Şti. arasında sözlü olarak anlaşmaya varıldığını, .... Noterliğince 13.05.2025 tarih 8843 yevmiye ile tasdikli Adi Ortaklık Sözleşme Devri sözleşmesiyle, ... Ltd.Şti.'nin adi ortaklıktaki payı 25.000,00-TL bedelle ...'a devredildiğini, devir karşılığında ..., ... Ltd.Şti.'ye 1 (bir) kuruş bile ödeme yapmadığını, işbu ortaklık devir sözleşmesinin akdedildiği 13.05.2025 tarihinde adi ortaklığın aktifinde bulunan mal varlığından ... Ltd.Şti.'nin 1/2 payına isabet eden aktif değer yaklaşık 125-150 milyon TL olduğunu, ... Ltd.Şti. adına temsilen ... tarafından, ilk etapta A blok 2,3,4,5,6,7,8,11 nolu, B Blok 1 ve 11 nolu 10 adet bağımsız bölümdeki 1/2 payın dilediği kişilere dilediği bedel ve şartlarla satışı, bedellerin alınması için ...'ın kardeşi ve aynı zamanda arsa maliki ...'u yetkili kılan .... Noterliğince 14.11.2025 tarih ... yevmiye ile tasdikli vekaletname düzenlendiğini, işbu vekaletname de kesinlikle adi ortaklık payının devri sebebiyle ...'a tapuda bedelsiz olarak devir ve temlik yapılması konusunda hiçbir yetki verilmediğini, işbu vekaletname de A blok 9 ve 10 nolu, B Blok 10 nolu bağımsız bölümler için yetki verilmemesinin sebebi, B Blok 10 nolu bağımsız bölümün tamamının zaten ... Ltd.Şti.'ye ait olması diğer 2 adet bağımsız bölümün (A Blok 9 ve 10 nolu) ise A Blok inşaatının tamamen bitiminde verilecek olması olduğunu, ayrıca, işbu vekaletnamede kesinlikle adi ortaklık payının devri sebebiyle ...'a tapuda bedelsiz olarak devir ve temlik yapılması konusunda hiçbir yetki verilmediğini, davalı müvekkili aleyhine haksız şekilde açılan işbu davalar sebebiyle tazminat ve alacak talep etme haklarımız saklı kalmak üzere, davaların esasına dair açıklamalar gereğince davanın esastan reddini, Karşı Davacı ile karşı davalı arasında akdedilmiş olan 13.05.2025 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi Devri ile 02.07.2025 tarihli Protokol'ün hata, hile, ikrah, gabin, muvazaa, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi sebeplerle ve dava konusu sözleşmelere konu binayı yapmak için gerekli olan müteahhit karnesine davalı ...'ın sahip olmaması, arsa maliklerinin adi ortaklık pay devri işlemine muvafakat etmemesi, sebepleriyle işbu sözleşmelerin geçersizliğinin tespitine ve işbu sözleşmelerin iptalini, olmadığı taktirde, karşı davalının öncelikli edimini yerine getirmediği, dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, kötü niyetle hareket ettiği bu sebeple hakkın kötüye kullanılmasını hukukun korumasının mümkün olmadığını, 125-150 milyon TL'lik bir değerin 25.000,00-TL'ye devredilmesinin ve bu bedelin dahi ödenmemiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması sebepleriyle, karşı davalının akde aykırı davrandığı sabit olmakla, 13.05.2025 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi Devri ile 02.07.2025 tarihli Protokol'ün karşı davacı müvekkil tarafından haklı nedenle tek taraflı feshedilmiş olduğunun tespitini, bahsi geçen sözleşmelerin feshi ile iptalini talep etmiştir.
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, davalı firmanın "... ..." adlı adi ortaklıktaki %50 hissesini, tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte .... Noterliği'nin 13.05.2025 tarihli ve ... yevmiye sayılı noter sözleşmesiyle devraldığını, adi ortaklık kapsamında inşa edilen 22 daireden 9 tanesi daha önce satılmış, geriye 13 adet dairenin kaldığını, 13 daire, davalı ile ortaklığın diğer ortağı olan ... Mühendislik firması adına 1/2 oranında tapuda kayıtlı olduğunu, davacı, hisse devri sonucunda 13 dairedeki %50'lik hakka da sahip olduğunu, davalı firma, başlangıçta bu dairelerden 10 tanesi için müvekkilinin kardeşine vekaletname verdiğini ancak davalı, A Blok 9, 10 ve B Blok 10 dairelerini gizlediğini ve bunlar için vekaletname vermediğini, davalının vekalet vermediği A Blok 9 ve 10 numaralı bağımsız bölüm ile B Blok 10 numaralı bağımsız bölüm hakkında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/855 esas sayılı tapu iptal ve tescil davası açıldığını, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce söz konusu 3 daire için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalının vekaletnameyi iptal etmesiyle, müvekkilinin 10 dairedeki hukuksal hakkı fiilen engellenmiş, davalı adına kayıtlı olan bu 10 dairedeki tapuların, artık yolsuz tescil haline geldiğini ve hisse devrine dayanarak davacı adına tescil edilmesi gerektiğini beyan ederek, İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... ada parselde kain A Blok 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11 ve B Blok 1, 11 nolu bağımsız bölümlerin halen davalı adına kayıtlı olan tapularının iptal edilerek davacı adına tescil edilmesini, mümkün olmaz ise terditli olarak HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan alınarak reeskont avas faiziyle birlikte davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki dosyaya bir çok müzekkere cevabı halihazırda geldiğini bu nedenle usul ekonomisi ilkesi uyarınca huzurdaki dosya hakkında birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davacısı olan tarafa yükletilmesine; Karşı Davacı ile karşı davalı arasında akdedilmiş olan 13.05.2025 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi Devri ile 02.07.2025 tarihli Protokol'ün hata, hile, ikrah, gabin, muvazaa, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi sebeplerle ve dava konusu sözleşmelere konu binayı yapmak için gerekli olan müteahhit karnesine davalı ...'ın sahip olmaması, arsa maliklerinin adi ortaklık pay devri işlemine muvafakat etmemesi sebepleriyle işbu sözleşmelerin geçersizliğinin tespitine ve işbu sözleşmelerin iptaline,
Olmadığı taktirde, karşı davalının öncelikli edimini yerine getirmediği, dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, kötü niyetle hareket ettiği bu sebeple hakkın kötüye kullanılmasını hukukun korumasının mümkün olmadığı, 125-150 milyon TL'lik bir değerin 25.000TL'ye devredilmesinin ve bu bedelin dahi ödenmemiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması sebepleriyle, karşı davalının akde aykırı davrandığı sabit olmakla, 13.05.2025 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi Devri ile 02.07.2025 tarihli Protokol'ün karşı davacı müvekkil tarafından haklı nedenle tek taraflı feshedilmiş olduğunun tespitine, bahsi geçen sözleşmelerin feshi ile iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında akdedilmiş olan adi ortaklığın devri sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin tahsili; karşı davalar ise sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; gerek işbu mahkememizin asıl dosyası gerekse birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyalarında davacı ... ile davalı ... ... Limited Şirketi arasında akdedilmiş olan .... Noterliği'nin 13.05.2025 tarihli ve ... yevmiye sayılı Adi Ortaklığın Devri Sözleşmesi kapsamında davalı firmanın dava dışı "... ..." adlı adi ortaklıktaki %50 hissesinin, tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte davacı tarafından devralındığı, bu kapsamda adi ortaklığa ait olan ve davalının adına kayıtlı bulunan taşınmazların 1/2 hisselerinin sözleşme kapsamında davacıya devri gerekirken devrinin yapılmadığından bahisle öncelikle tapu iptal tescil; olmadığı takdirde söz konusu taşınmazların bedellerinin tahsili sitemiyle 3 taşınmazın mahkememizin asıl dosyasına, bakiye 10 taşınmazın ise birleşen dava konu edilmiş olduğu, asıl ve birleşen davaya sunulan cevap dilekçesi ile birlikte davalı vekilinin karşı dava açarak .... Noterliği'nin 13.05.2025 tarihli ve ... yevmiye sayılı Adi Ortaklığın Devri Sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptali isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olay nezdinde bakıldığında davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme (dava dışı adi ortaklığın devri sözleşmesi) hükümleri kapsamında edimlerin ifa edilmediğinden bahisle açıldığı, gelen müzekkere cevapları kapsamında davacının herhangi bir esnaf yahut tacir kaydının bulunmadığı gibi vergi mükellefiyetinin de olmadığı, bu haliyle taraflar arasında mutlak yahut nispi ticari davanın varlığından bahsedilemeyeceği, davaya bakmaya mahkememizin görevsiz olduğu, davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
A-ASIL DAVA BAKIMINDAN;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan dava ve karşı dava bakımından mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
B-BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan dava ve karşı dava bakımından mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy