T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/91 Esas
KARAR NO:2025/275
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/04/2021
KARAR TARİHİ:22/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından sigortalı bulunan davalıya ait ... plaka sayılı aracın kusurlu eylemleri neticesinde 09/05/2019 tarihinde ... plakalı araca çarpması sonucunda aracın hasar gördüğünü, hasar sonrası polis memurları tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiği, hasar ihbarından sonra müvekkilince eksper tayin edildiğini, düzenlenen eksper raporu sonrasında dava dışı sürücüye 16.443,06TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, kaza esnasında sürücü ...'ın ehliyetsiz araç kullandığı ve şerit ihlalinde bulunduğu, bu nedenle müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu, ödenen miktarın rücusu için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkile ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olmadığını, müvekkili şirket aracını kullanan şahsın ehliyet almaya hak kazanmış olması nedeniyle ehliyetsiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacının rücu hakkının olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava 13/04/2021 tarihinde açılmakla mahkememizin... Esasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama neticesinde 21/12/2021 tarihinde "1-Davacının Davasının KISMEN KABULÜ İLE
Davalının .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 16.364,73TL asıl alacak, 1.317,36TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.682,09TL üzerinden devamına
Asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
İcra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine," dair tesis edilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/729 Esas, 2024/1972 Karar Sayılı, 25/11/2024 Tarihli ilamı ile kaldırılmakla dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı trafik sigortacısı tarafından zarar gören dava dışı 3. Kişiye ödenen tazminatın sigortalısından ehliyetsizlik nedeniyle rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalıya ait ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 25.09.2018 - 2019 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğu, sigorta süresi içerisinde sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı araç arasında 09/05/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta oluşan maddi hasarın davacı tarafça karşılanması akabinde bu hasar bedelini ödeyen davacı sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu iddiasıyla ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 16.433,06 TL asıl alacak, takip öncesi işlemiş (avans) 2.397,20 TL faiz olmak üzere toplam 18.830,26 TL üzerinden başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 95/2. maddesinde; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmü ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan rücu ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder. Bu kapsamda sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.
09/05/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının "Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile ... caddesi üzerinden ...caddesine dönüş yapmak istediğinde aracının sol ön köşe kısımları ile ...caddesi üzerinden seyir halindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 84/g (şeride tecavüz etme), ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken ... yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak) kusurunu ihlal ettiği kanaatine varıldığı" şeklinde düzenlendiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sürücü belgesinin "yok" olarak belirtildiği görülmüştür.
Somut olayda kaza tarihinde sigortalı araç sürücüsü olan ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığı, ... adına kaza tarihinden sonra 13/05/2019 tarihinde sürücü belgesi tahsis edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus çekişmesizdir. Kaza tarihine göre sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle rücu koşulu oluştuğundan sonradan ehliyet alınması rücu hakkını ortadan kaldırmayacaktır.
Bu kapsamda yargılama esnasında alınan 20/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kaza tarihi 09/05/2019 tarihinde sürücü belgesiz olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın trafik kazasının meydana gelmesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/h ile 157/a-8 maddelerinde belirtilen asli kusurlardan "kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kusuru nedeniyle %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in kazanın meydana gelmesinde %25 oranında tali kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın pert total olarak kabul edilmesine gerek olmadığı, onarımının ekonomik olacağı, aracın hasarının dosyadaki fotoğraflar doğrultusunda kaza ile uyumlu olduğu, hasar onarımının yapılması için KDV dahil 21.819.65 TL onarım tutarının serbest piyasa şartlarına göre makul ve kadri maruf olduğu ve aracın onarımının ekonomik olduğu, davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın işleteni davalı ... A.Ş.'den sorumlu olduğu hesaplanan 16.364,73 TL'yi talep edebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda mahkememizce hüküm kurulmuş ve bu hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de anılan kaldırma ilamında açıkça "İlk Derece Mahkemesince rücu edilecek maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafından talep edilen alacak likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zararın ve varsa miktarının tespitinin saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır." denilmekle asıl alacak miktarına ilişkin olarak verilen hüküm kısmı kaldırma konusu yapılmamakla kesinleşmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı).
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/729 Esas, 2024/1972 Karar Sayılı, 25/11/2024 Tarihli "... Ödeme emrinde ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın maliki olan davalı sigortalı tacirdir. Dava, ticari şirketler arasındaki iş ve işleme dayalı olarak açıldığından TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına göre ticari işlerde uygulanması gereken avans faiz uygulanması gerektiğinden hükmedilen tazminat miktarı üzerinden davalının temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faizin, avans faiz olarak hesaplanması için bilirkişi raporu alınması gerekirken HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur." şeklindeki kaldırma ilamı akabinde mahkememizce dosyanın hesap uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve bilirkişiden davacının dava dışı 3. Kişiye ödeme yapmış olduğu 29.07.2019 tarihi ile takip tarihi olan 15.06.2020 tarihi arasında geçen sürede istinaf ilamı kapsamında kesinleşen asıl alacak tutarı olan 16.364,73-TL'ye işletilecek takip öncesi avans faizinin hesaplanması istenilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; "Yapılan hesaplama sonucunda 29.07.2019 tarihi ile takip tarihi olan 15.06.2020 tarihi arasında TCMB Avans Faiz oranlarındaki değişiklikler gözetilerek 322 gün için geçen sürede istinaf ilamı kapsamında kesinleşen asıl alacak tutarı olan 16.364,73TL'ye işletilecek takip öncesi avans faizinin toplam 2.315,72 TL olacağı," kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiş olup alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporlar ve kaldırma ilamı uyarınca davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 16.364,73-TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş (avans) 2.315,72 TL faiz olmak üzere toplamda 18.680,45 TL talepte bulunabileceği kabul edilmekle bu miktar üzerinden davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, davalının süresinden sonra cevap dilekçesi sunarak kötüniyet tazminatı talep etmiş olması sebebiyle bu talebi değerlendirilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.364,73-TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş (avans) 2.315,72 TL faiz olmak üzere toplam 18.680,45 TL üzerinden devamına,
-Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine,
3-Alınması gerekli olan 1.276,06-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 227,43-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.048,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 227,43-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 62,20-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 172,00-TL, bilirkişi ücreti: 4.450,00-TL olmak üzere toplam: 4.684,20-TL yargılama giderinin %99,2 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 4.646,73-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
6-Davalı tarafından sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin %99,2 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 0,40-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 18.680,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 149,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL'nin %99,2 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.309,44-TL'nin davalıdan alınarak, 10,56-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,(21/12/2021 tarihli gerekçeli kararda arabuluculuk ücretinin tahsili için müzekkere yazılmış olup tahsilat yapılmamış ise yeni kabul red oranı üzerinden tahsilatın yapılması, 21/12/2021 tarihli gerekçeli karardaki kabul red oranı üzerinden 1.240,80-TL'nin davalıdan, 79,20TL'nin davacıdan alınmış ise davalıdan tahsil edilen 1.240,80-TL'ye ek olarak 68,64-TL daha tahsil edilmesi, davacıdan tahsil edilen 79,20-TL'nin 68,64-TL'sinin davacı tarafa iade edilmesine)
10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır