T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/343 Esas
KARAR NO : 2026/318
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.12.2022 tarihinde davalı ... yönetimindeki ve diğer davalı ... ... ... adın k kayıtlı ... plakalı tramvayın davalılardan ... yönetimindeki ... hattında çalışan ... plakalı belediye otobüsüne... no.lu sinyalize kavşakta çarpması sonucu belediye otobüsünde bulunan davacının yaralandığını, ...C.Başsavcılığınca 2022/... S sayılı dosyayla soruşturmanın sürdüğünü, davacının yaralandığını, davacının ve yakınlarının maddi zarara uğradıklarını, hastane ve tedavi masraflarını karşılayamadıklarını, ayrıca refakatçi giderleri olduğunu, TBK 49. Maddesine göre bedensel zararları karşı taraftan talep etmek zorunda kaldıklarını, şimdilik 500.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istediklerini, ayrıca toplam 250.000 TL manevi tazminat istediklerin, tedavi masraflarına ilişkin belgeleri dosyaya sunacaklarını belirttiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, arz ve izah edilen nedenlerle, trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile müvekkilde meydana gelen ;Tedavi giderleri, kurmuş olduğu işi nedeni ile uğramış olduğu kazanç kaybı, bedensel bütünlüğünde oluşabilecek arazlar nedeni ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve vücut bütünlüğüne verilen maddi zarar dolayısıyla şimdilik 500.000.00 T.L maddi tazminatın Davalılardan Müştereken ve müteselsilen tahsiline ( davalı sigorta şirketleri açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) iş bu haksız fiil nedeni ile müvekkilin Uğramış olduğu Ruhsal çöküntü nedeni ile kendisi için 200.000.00 T.L Eşi ve çocukları içinde ayrı ayrı 50.000.00.T.L Olmak üzere Toplam 350.000.00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketleri hariç olmak üzere diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Olaya ilişkin belgelerden davalı kurumun bir kusur ve sorumluluğunun olmadığının belirlendiğini, dava konusu olayda davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından tamamen kusurlu olduğunu, ekli belgelere göre davacının maluliyetinin anlaşılamadığını, ayrıca dosyaya bir bordro sunulmadığını, davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının ve gelirinin belirlenmesi gerektiğini, ayrıca talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını belirtmiş ve davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, kazada davalını bir kusurunun olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, somut olayda davacı tarafından geçiş hakkı verildiği sırada kavşaktan geçtiğini, tam geçerken tramvay sürücüsünün hızla gelip davacının yönetimindeki otobüse çarptığını, tramvay tarafına trafik ışıkları geçiş hakkı vermezken geçtiğini, davacının seyir yönünde yeşil ışık yandığını, kurallara uyduğu için karakoldan serbest bırakıldığını, internetteki görüntüler incelendiğinde kusursuz olduğunun anlaşılacağını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, ... şoförü olarak geçimini sağladığını, çocuklarının okul masraflarını karşıladığını, istenen tazminatın davacının ekonomik ve sosyal durumunu sarsacağını belirtmiş ve davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, delillerin kendilerine tebliğinin gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvurulmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin tedavi giderlerinden sorumlu olabilmesi için öncelikle diğer sigorta poliçelerine başvurulması gerektiğini, maluliyet tazminatının öncelikle zorunlu taşımacılık sigortasından karşılanması gerektiğini, davacının maluliyetinin tespiti için ATK tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesinde rapor düzenlenmesi gerektiğini, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında en az 1 yıl olması gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, dosyanın ATK ...ihtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, ... ifadesinde yeşil yandığı için trafikte seyrettiğini, tramvayın kırmızı ışıkta geçtiğini söylediğini, buna göre davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğini belirtmiş ve kamera kayıtlarının celbini ve davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, kazayla ilgili savcılık soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kaza sonucu oluşan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğunu, bu taleplere karşı sorumluluklarının bulunmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle kalıcı maluliyet tespitinin yapılması için 1 yıl geçmesi gerektiğini, kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesi için dosyanın ATKya gönderilmesi gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde kazada emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının belirlenmemesi nedeniyle müterafik kusurlu sayılması gerektiğini, tazminat hesabının ZMSS poliçesi genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı limitiyle ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirttiği, arz ve izah olunan ve sayın mahkemenizce re'sen göz önüne alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin talep, dava, şikayet ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... SİGORTA AŞ
vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı ... adına müvekkili sigorta şirketine yapılmış bir hasar başvurusu mevcut bulunmakta ve bu başvuru akabinde müvekkili şirket nezdinde 15007 nolu hasar dosyası açılmış ise de, davacı ...'in zararının ve hak edeceği tazminat tutarını belirlemeye elverişli bilgi ve belgeler davacı tarafından sağlanmamış, eksik evrak nedeniyle hasar başvuru dosyası sonuçlandırılamadığını, davaya dayanak teşkil eden kaza sonucunda davacı ...'in iddia olunan maluliyetini ve maddi zararlarını ortaya koyan evrakları sunulmadığı ve işbu davada davalı gösterilmiş taraflar arasında kusur dağılımını belirlemeye elverişli ayrıntılı bilgi ve belge verilmemiş olduğu için, TTK m. 1427 hükmü uyarınca müvekkili şirket açısından hasar ödeme borcunun doğması söz konusu olmamış, herhangi bir zarar kalemi hesaplanamadığı için de 1427/3 hükmü uyarınca kısmi ödeme yapması dahi söz konusu olamadığını, bu itibarla davacıların sigortacıya başvuruya ilişkin TTK m. 1446 uyarınca belirlenen yükümlülüğü gereğince yerine getirmemiş oldukları gözetilmesini, dava konusu kazada müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan Metro İstanbul'a ait tramway sürücüsünün kusuruna ilişkin bir bulgu mevcut olmadığını, müvekkilinin, sigortalısının kusuru bulunduğunu ve tazminat yükümlülüğü bulunduğuna ilişkin davacılar iddialarını kabul etmediklerini, esasa ilişkin itirazların yanı sıra, davacıların kazaya karışan ... adına 200.000 TL ve eşi ve çocukları için de 50.000'er TL olmak üzere 350.000 TL manevi tazminat talebinde bulunması ve işbu talebinin tarafımıza yöneltmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, arz ve izah edilen ve mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 72'de hükmü uyarınca davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, haksız fiile dayanan tazminat davasında görevli mahkemeler her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemeleri olsa da, davacı alacağını talep etmek için Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava açmış olup huzurda açılan davaya mahkeme görevi yönünden itirazlarının bulunduğunu, iş bu dava arabuluculuk şartına tabi olduğundan, davacı tarafça öncelikle arabuluculuk başvurusunda bulunulması gerektiğini, davacı tarafın arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını bildirmişse de buna dair son tutanak aslını dosyaya sunmadığını, davacılarca, meydana gelen kaza sebebiyle çalışma hayatına devam edilemediği, davacı kazazedenin atölyesinin bulunduğu ancak atölyesini bu süreçte işletemediğinden zarara uğradıkları iddia etmiş iseler de dava dilekçesinde kazanç kaybının ne kadar olduğu belirtilmediği gibi, deliller arasında davacının atölye işlettiğine dair tanık deliline dayandığı, davacı tarafın, kazanç kaybı bulunması halinde bu zararını yazılı belge ile ispatlamak durumunda olduğunu, dava konusu olayda müvekkili şirketin işlettiği tramvay aracı ile ... otobüsü çarpışmış olduğunu, tramvay aracını işleten müvekkili şirketin meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davacıların davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davada görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk mahkemeleri olduğunu, davalı idarelerinin, kamu idaresi olup, tacir olmadığını, davacının söz konuşu davayı davalı idarelerine yöneltmesinde hukuki yararı bulunmadığından, söz konusu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, açıklanan bu nedenle Davanın ... yönünden husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu olayda davalı idaremizin kusurlu / kusursuz sorumluluğu - müteselsil sorumluluğu - işleten sorumluluğu hiçbir şekilde olmadığını, açıklanan nedenlerle ve başkaca cevap verme ve delil - ilk itirazları sunma hakları saklı kalmak kaydı ile, Mahkemenizce re'sen görülecek sebeplere binaen, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açıları işbu davaya ilişkin; Mahkemenin iş bu davada görevsiz olmasından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olmasından kaynaklı davanın görev yönünden usulden reddine, Mahkemeniz aksi düşünmesi ihtimaline binaen davacının davalı idareye dava açmasında hukuki yararının bulunmamasından kaynaklı hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, zaman aşımı itirazlarının değerlendirilerek zaman aşımı yönünden davanın reddine, Mahkeme aksi düşünmesi ihtimaline binacn davanın husumetten reddine, Mahkeme aksi düşünmesi ihtimaline binacn davanın tümden reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, İstanbul BAM 9.HD 2026/480 E. 2026/425 K. Sayılı 26.02.2026 tarihli ilamıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; 05/12/2022 tarihinde ... ye bağlı ... hattında çalışan ... plaka sayılı tranvay ile ... ... hattında çalışan ... plaka sayılı belediye otobüsünün karıştığı trafik kazası sırasında belediye otobüsünde yolcu olarak bulunan davacılarda ...'in bu kaza nedeniyle ağır yaralandığı iddiası ile bu davacı yönünden 500.000,00TL maddi, 200.000,00TL manevi eş ve çocukları olan diğer davacılar yönünden ise her biri için 50.000,00TL manevi tazminat talebine ilişkin dava olduğu görülmüştür.
Mahkememizin .... Sayılı 17.11.2025 tarihli kararına vaki davalılardan ... A,Ş vekili ile davalı ... tarafından yapılan istinaf talebi üzerine İstanbul BAM 9.HD 2026/480 E. 2026/425 K. Sayılı 26.02.2026 tarihli, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçeli kaldırma kararı sonrası dosyanın yeni esas kaydı yapıldı.
Davacıların davalılara yönelik trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkin dava mahkememizce yapılan yargılama soncu .... Sayılı 17.11.2025 tarihli karar ile bir kısım davalılar hakkında davanını reddine bir kısım davalılar hakkında ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalılardan ... A,Ş ile ... tarafından yapılan istinaf talebi İstanbul BAM 9.HD 2026/480 E. 2026/425 K. Sayılı 26.02.2026 tarihli kaldırma kararı verilmiştir. Gerekçe olarak,
"Somut olayda; kaza tarihi 05/12/2022 ve davanın açıldığı 17/11/2025 tarihi olması itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği, davacı-yolcunun ticari veya mesleki olmayan amaçlarla seyahat etmesi nedeniyle tüketici oldukları, davalıların ise işleten, taşıyıcı ve sürücü olup zararın, davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olmasına göre dava konusu taşıma işleminin 6502 sayılı Kanun'un 3/l. maddesi gereği tüketici işlemi olarak kabulü ile davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." hususları gösterilmiştir. Her ne kadar sadece davalılardan ... A,Ş ile ... ' un talebi üzerine görevsizlik kararı verildiği belirtilmiş ise de, dosyada davalı olarak diğer davalılar ile sorumlulukları TTK'nda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklı olan davalı sigorta şirketleri de mevcut olup sigorta şirketleri yönünden ticaret mahkemelerinin görevli olduğu mevzuat gereği ise de, BAM kararında tefrikten bahsedilmeden ve taraf ayrımı yapılmadan "...davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği" ifade edildiğinden ve BAM kararları ilk derece mahkemeleri yönünden bağlayıcıdır. Ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/6185 E. 2017/89 K. sayılı 10/01/2017 tarihli kararı; "...Aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte açılan davalarda bir kısım dava arkadaşları veya talepler yönünden özel mahkeme, bir kısmı yönünden de genel mahkeme görevli ise davaya bakmaya tümüyle özel mahkeme görevlidir. Davanın diğerine tabaen tümüyle özel mahkmede görüleceği ilkesi, yargısal uygulamalarda kararlılıkla kabul edilip sürdürülmektedir. (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2015 T. 2013/13-2232 E. 2015/1232 K. Sayılı ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 20.12.2010 T. 2010/11737 E. 2010/17269 K. Sayılı kararları) Davada bir kısım dava arkadaşları veya talepler yönünden farklı özel mahkemeler görevli ise davanın açıldığı mahkeme bu özel mahkemelerden biri ise davaya o mahkemede bakılmalıdır. Dava genel mahkemede açılmış ancak birden fazla özel mahkeme görevli ise ağırlıklı hukuki ilişkiye göre görevli mahkeme olan özel mahkemede dava görülmek üzere görevsizlik kararı verilmelidir. Davadaki talepler hem asliye hukuk mahkemesinin hem de sulh hukuk mahkemesinin görevine girmekte ise dava tümüyle asliye hukuk mahkemesinde görülmelidir..." şeklindeki emsal kararı ile, davacı-yolcunun ticari veya mesleki olmayan amaçlarla seyahat etmesi nedeniyle tüketici olduğu istinaf talep eden davalıların ise işleten taşıyıcı ve sürücü olup zararın, davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olmasına göre, dava konusu taşıma işleminin 6502 sayılı Kanun'un 3/l. maddesi gereği tüketici işlemi olarak kabulü ile görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması yargılamanın bütünlüğü açısından tüm dosyadan tefrik kararı verilmeden görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/04/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy