T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/569 Esas
KARAR NO: 2026/517
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2026
KARAR TARİHİ: 03/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 06.12.2019 tarihinde imzalanan Uzun Dönem Otomobil Operasyonel Kiralama ve Hizmet Sözleşmesi kapsamında kiralanan ... plakalı aracın 26.12.2024 tarihinde davalı şirkete hasarsız, eksiksiz ve temiz bir şekilde iade edildiğini, sözleşmenin 13.5. maddesi uyarınca iade anında taraflarca bir inceleme yapılması ve araç iade tutanağı düzenlenmesi gerektiğini, ancak davalı tarafın teslim sırasında herhangi bir hasar tespiti yapmadığını ve ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, teslimden yaklaşık bir ay sonra davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen ekspertiz raporuna dayanılarak müvekkil şirkete fatura gönderildiğini, söz konusu faturalara ve faiz faturalarına Noter kanalıyla itiraz edildiğini, davalı tarafın bu haksız talebini .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğini, müvekkil şirketin cebri icra tehdidi ve haciz baskısı altında ticari itibarının zarar görmemesi amacıyla 69.448,25 TL tutarındaki bedeli 17.10.2025 tarihinde itirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, uyuşmazlığın arabuluculuk sürecinde çözüme kavuşturulamadığını, davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı şekilde ve hukuki dayanaktan yoksun olarak tahsil ettiği bu bedelin İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca istirdadının gerektiğini belirterek, ödenen 69.448,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan uzun dönem araç kiralama sözleşmesi kapsamında davacı tarafından kira sözleşmesinin sonunda davalıya iade edilmiş olan araçta hasar bulunduğu iddiasıyla davalı tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan icra takibi üzerine davacının ödemiş olduğu bedelin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan 06.12.2019 tarihli Uzun Dönem Otomobil Operasyonel Kiralama ve Hizmet Sözleşmesi kapsamında davalı tarafından dacıya kiralanmış ve davacı tarafından kira sözleşmesinin bitimi ile birlikte davalıya geri teslim edilmiş olan k ... plakalı araçta kullanımdan kaynaklı olarak hasar meydana geldiği iddiasıyla davalı tarafından davacı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedelinin tahsili amacıyla davacı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasında haciz baskısı ile davacının ödemiş olduğu 69.448,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadı istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2021/6 Esas, 2021/230 Karar Sayılı, 10.02.2021 Tarihli ilamı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/1032 Esas, 2022/1073 Karar Sayılı, 11/05/2022 Tarihli ilamları da göz önünde bulundurulduğunda yerleşik içtihatlar uyarınca makine/araç kiralama sözleşmelerinde görevli mahkemenin belirlenmesi için sözleşme içeriğinin incelenmesi gerekmekte olup bu kapsamda sadece makinelerin/araçların kiralanması halinde tek başına taşınır kira sözleşmesinin söz konusu olması sebebi ile görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olmakta; sözleşme kapsamında iş makinasının/araçların kiralanması yanında operatörün/şoförün de kiralanması halinde bu sözleşme karma nitelikte bir sözleşme olarak kabul edildiğinden davaya bakma görevi tarafların tacir olması koşuluyla Asliye Ticaret Mahkemesi olmaktadır. Bu kapsamda taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeler incelendiğinde sözleşme içeriğinde araçların kiralanması haricinde şoförlerin de davalı tarafça temin edileceğine dair bir ibare olmadığı bu sebeple karma nitelikte bir sözleşmenin söz konusu olmadığı, sözleşme kapsamında belirlenen sair hususların kira sözleşmesinin ferisi niteliğinde olduğu kanaatine varılmış olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2022/829 Esas, 2022/964 Karar Sayılı, 13/05/2022 Tarihli " ... Taraflar arasındaki ihtilafın kira ilişkisinden kaynaklandığı, bir kira ilişkisinde her iki tarafın tacir olması halinde dahi ihtilafın çözümünde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, incelemesi yapılan davadaki ihtilafın temelinde de kira ilişkisi olduğu iddia edildiğinden, davaya bakmakta Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup bu mahkemenin verdiği görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu, anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2022/3576 Esas, 2023/179 Karar Sayılı, 24/01/2023 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115. Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda somut olayda Sulh Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olması nedeni ile aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.03/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır