T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/32 Esas
KARAR NO : 2025/132
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/12/2018
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememiz asıl dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; Davacıların, borçlu ... Şirketi bünyesinde çalıştıklarını, işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla şirkete karşı; ... 11. İş Mahkemesi'nin; ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, 2016/1266E sayılı, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından görülen davalar açıldığını, bu davalar sonucunda verilen kararlarının kesinleştiğini, davalının yöneticisi ve ortakları oldukları ... Şirketi aleyhine; ... 11. İcra Müdürlüğü'nün; ... Esas sayılı dosyasından 91.120,02 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 30.397,30 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 82.394,81 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 82.700,21 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 14.814,44 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 97.081,77 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 25.128,36 TL tutarlı, ... E sayılı dosyasından 60.292,75 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 60.137,97 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 82.181,84 TL tutarlı, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün; ... Esas sayılı dosyasından 59.156,16 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 63.991,63 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 64.401,81 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 39.278,21 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 30.089,51 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 83.837,16 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 64.598,60 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 89.284,82 TL tutarlı icra takipleri başlatıldığını, bu takiplere dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile borçlunun adresine hacze gidildiğini, belirtilen adresin boş ve metruk olduğunu, içerisinde hiçbir şey olmayan bir iş yeri olduğunu, adreste hacze kabil mal bulunamadığını, formaliteden bir adres oluşturulduğunu ve sırf adres görünsün diyerek birden fazla şirketin isimlerinin camlara asıldığını, davalıların mal kaçırmak amacı ile hareket ettiğini, icra takiplerinden kaynaklanan alacakların halen tahsil edilmediğini, müvekkillerinin mağduriyetlerinin devam ettiğini, davalının, uzun yıllardır faaliyet yürüten ve piyasada tanınan ... A.Ş.'nin yöneticisi olduğunu, ... meydanındaki büyük bir mağazada davacıları çalıştırdığını ve ticari faaliyette bulunduğunu, davalının müdürü olduğu şirket böylesine büyük bir ticaret hacmine sahip iken şimdi çalışanların yasal haklarını ödemekten kaçınmasının, davalının ne kadar kötü niyetli olduklarını açıkça gösterdiğini, davalının basiretsiz davranmalarından dolayı şirketin malvarlığında azalma olduğunu, aktifin azalıp pasifin artığı bir döneme girildiğini, davalının şirketin mallarını ve paralarını şahsi işlerinde kullandığını, şirketin araç ve gereçlerini şahsi menfaatleri için kullandığını, şirketin öz sermayesinden harcama yaptığını, şirket gelirlerinden kendi şahsi giderlerini karşıladığını, davaya konu şirketin şirket ortakları ve yöneticilerinin değiştiğini ve bazı şirket ortaklarının mal varlıklarını devrettiğini, bu durumda davacıların hak kazanmış oldukları işçilik alacaklarına kavuşmasını ortadan kaldırdığını, davaya konu şirket ortaklarının, şirketin içini boşaltmaya başladıklarını, borçlu şirketin eski ortaklarından olan ..., ticaret sicil gazetesinde de ilan edildiği üzere şirket sahibi olduğu paylarını, 05.10.2015 tarihinden itibaren şirketin ortağı ve aynı zamarıda kocası olan ...'na devrettiğini, şirketin tek pay sahipli Anonim Şirket olarak faaliyetine devam ettiğini, sonrasında 30.11.2016 tarihinde davacı işçilerin işlerine haksız ve hukuka aykırı şekilde son verildiğini ve davacı işçilere alacaklarına istinaden bir takım ödemeler yaptığını ancak müvekkillerinin hak ve alacaklarının tamamının ödenmediğini, 28.11.2016 tarihinde yapılan ödemelerin şirketin eski ortaklarından ... tarafından yapıldığını ve yapılan ödemelerin hepsinin ...'nun kendi banka hesabından yapıldığını, yapılan ödemelerin, 05.10.2015 tarihinde tüm paylarını devreden, şirketin eski ortağı olan ve şirketle herhangi bir bağı kalmayan bir kişinin kendi banka hesabından yapıldığını, aynı zamanda bu kişinin şuan şirketin tek pay sahibi olan ...'nun eşi olduğunu, ödemelere ilişkin makbuzlar incelendiğinde de açıkça görüldüğü üzere şirketin borçlarını 05.10.2015 tarihinden itibaren şirketle bağı kalmamış eski şirket ortağının kendine ait hesabından ödemnesi, borçlu şirketin malvarlığı ile davalı gerçek kişilerin mal varlığının birbirine karıştığını ortaya koyduğunu, davalının bu davranışının, aynı zamanda şirketin mallarının ve malvarlığının bilerek ve yasaya aykırı biçimde azaltıldığını, alacaklılardan mal kaçırıldığını açıkça gösterdiğini, davalının, müvekkillerinin hak ve alacaklarının ödememek için halen yasaya aykırı biçimde davranmaya devam ettiğini, davalıların banka hesap dökümleri celp edildiğinde şirketin borçlarını kendi hesaplarından ödediği, kendi şahsi giderlerini şirketin hesabından yaptıkları, borçlu şirketin malvarlığı ile davalı gerçek kişilerin mal varlığının birbirine karıştığının görüleceğini, davalı şirket yöneticilerinin basiretsiz davrandığını, şirketi zarara soktuğunu ve şirketin artık işlemez hale geldiğini, şirketin yıllardır faaliyette olan bir şirket olduğunu, zarara sürüklenmesinde ancak basiretsiz bir tacirin eli olabileceğini, şirket yöneticilerinin, şirketi zarara sokmakla kalmadığını ayrıca şirketin içini boşalttığını ve takipleri semeresiz bırakmak için şirketin malvarlığını kendi kişisel hesaplarına geçirdiğini, şirketin, şu anda borçlarını ödemediğini ve şirketin mal varlıklarını kaçırmaya devam ettiklerini, HMK 57/c maddesi gereğince davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan tüm davacılar adına işbu davaya açma zarureti ortaya çıktığını, davanın neticesinde verilecek kararın tahsilinin sağlanması ve takibin semeresiz kalmaması için davalı ...'nun T.C. kimlik numarası ile yapılacak sorgulama sonucu tespit edilecek taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, davalı şirket yöneticilerinin basiretli tacir gibi davranmamasının ve şirket malvarlığını azaltmaları sonucunda doğmuş olan 90.000,00 TL maddi zararın şirket tüzel kişilik perdesinin aralanması yolu ile şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek tazminine (belirsiz zararın tazminine) ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz asıl dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın iki tarafının da gerçek kişi olduklarını, tacir olmadıklarını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın her şeyden evvel görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde yer alan aleyhe ve mesnetsiz iddiaları kabul etmediklerini, davacının iddialarının herhangi bir delile dayanmadığını ve soyut kaldığını, her ticari faaliyeti kötü giden şirketin basiretsizce yönetildiği anlamına gelmediğini, ticaret hayatında inişler veya çıkışlar olabileceğini, davacı tarafın salt, “ticari faaliyetin kötü gitmesi" olgusunun “basiretli davranma yükümlülüğüne” aykırılık sonucu doğurduğu iddiasının kabulü halinde şu anda günümüzde konkordato ilan eden veya ticari faaliyetini sona erdirmiş ve ... San. A.Ş.’den çok daha köklü ve kuvvetli firmaların yönetici ve ortaklarının basiretli davranmadığı sonucunu çıkartacağını, bunun da hakkaniyetten son derece uzak olduğunu, davacının, bahsi geçen bu soyut iddialarını kabul etmediklerini, ... San. A.Ş.'nin ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğini, ürün satışlarının azaldığını, kira giderleri vb. giderlerinin ağır gelmeye başladığını, bu durumun şirket tarafından verilen “Kurumlar Vergisi Beyannamelerinden” de görülebileceğini, davacı tarafın, davalının, şirket malvarlığını kendi şahsi işleri için kullandığını, şirket öz sermayesini bu yolla azalttıklarını ve netice itibariyle kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, bu iddialarını kanıtlamakla mükellef olduğunu, işbu mesnetsiz iddialar karşısında her türlü dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında yaşanan olayların, davalının değil tam tersi, davacıların kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, ticari anlamda zorluklar yaşayan şirketin yaşadığı ekonomik problemlerden kurtarılması adına aksiyon alınarak ... Tic. A.Ş. (Hepsiburada) ile görüşüldüğünü ve ürünlerin satışının artırılmasının hedeflendiğini, ürünlerin şirketten çıkartılmasına dair aksiyon alınırken, davacıların işi yavaşlattığını, malların çıkışını zorbalıkla engellediklerini ve şayet işçilik alacaklarının ödenmemesi durumunda malların çıkışına müsaade etmeyeceklerini ifade ettiklerini, bu nedenle şirketin o anki ortağı ...'ın, şahsi hesabından ödeme yapmak zorunda kaldığını, buna rağmen işi yavaşlattıkları için şirketin, bu malları ancak polis eşliğinde çıkartmak zorunda kaldığını, ...’ya ürün gönderimi yapılması gerekirken şirket tarafından ...’ya ürünlere ilişkin bir envanter gönderildiğini, ...’dan gelen bilgi doğrultusunda gönderilen ürünler ile envanterde yer alan adet bilgisinin tutmadığının anlaşıldığını, ürünlerin bir kısmının ortadan kaybolduğunu, malların alıkonulduğu süreçte şirketten haricen mal satışı yapıldığını da düşündüklerini, bugüne kadar, ürünleri kimin aldığının tespiti yapılamadığı için yargı mercilerine gerekli başvurunun yapılamadığını, davacı tarafın, davalının mal varlığı ile şirketin mal varlığının birbirine karıştığını iddia ettiğini ancak, müvekkilinin, kanuni yükümlülüklerine uyarak, şirketi en iyi şekilde yönetmeye çalıştığını, şirket mal varlığını kendi mal varlığı ile karıştırmadığını, davacılar ile yaşadığı ürünlerin çıkartılmasının engellenmesi gibi problemler akabinde, mali durumu zaten kötü olan şirketin ... ile yapılan anlaşmanın bozulmasına sebebiyet verebilecek herhangi bir davranışın yaptırımını kaldıramayacak olması sebebiyle ve yine şirket hesaplarında haciz tehdidi olması sebebiyle müvekkilin eşi ...'nun, şirketin içine para koyarak davacıların alacaklarının elinden geldiğince bir kısmını ödediğini, davacının mal varlıklarının karışması yönündeki iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi ...’nun zorunda olmadığı halde ve şirketin zarar görmemesi amacıyla yapmış olduğu bir kısım ödeme bile davacının kötü niyet iddiasını çürüttüğünü, mal kaçırma kastı söz konusu olmadığını, müvekkilinin ve hatta zorunda olmamasına rağmen eşinin, içinden geçmekte oldukları ekonomik darboğaza rağmen, ellerinden geldiğinde ödeme yapmaya çalıştıklarını, iyi niyetle yapılan bu ödemelerin mal varlıklarının birbiri ile karışması olarak değerlendirilerek şirket tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına dayanak olduğu iddiasının son derece hakkaniyetsiz olacağını beyan ederek; davacının tedbir talebinin reddine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; Davacıların, borçlu ... Şirketi bünyesinde çalıştıklarını, işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla şirkete karşı; ... 11. İş Mahkemesi'nin; ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas,...E sayılı, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından görülen davalar açıldığını, bu davalar sonucunda verilen kararlarının kesinleştiğini, davalının yöneticisi ve ortakları oldukları ... Şirketi aleyhine; ... 11. İcra Müdürlüğü'nün; ... Esas sayılı dosyasından 91.120,02 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 30.397,30 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 82.394,81 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 82.700,21 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 14.814,44 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 97.081,77 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 25.128,36 TL tutarlı, ... E sayılı dosyasından 60.292,75 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 60.137,97 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 82.181,84 TL tutarlı, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün; ... Esas sayılı dosyasından 59.156,16 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 63.991,63 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 64.401,81 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 39.278,21 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 30.089,51 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 83.837,16 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 64.598,60 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasından 89.284,82 TL tutarlı icra takipleri başlatıldığını, bu takiplere dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile borçlunun adresine hacze gidildiğini, belirtilen adresin boş ve metruk olduğunu, içerisinde hiçbir şey olmayan bir iş yeri olduğunu, adreste hacze kabil mal bulunamadığını, formaliteden bir adres oluşturulduğunu ve sırf adres görünsün diyerek birden fazla şirketin isimlerinin camlara asıldığını, davalıların mal kaçırmak amacı ile hareket ettiğini, icra takiplerinden kaynaklanan alacakların halen tahsil edilmediğini, müvekkillerinin mağduriyetlerinin devam ettiğini, davalının, uzun yıllardır faaliyet yürüten ve piyasada tanınan ... A.Ş.'nin yöneticisi olduğunu, ... meydanındaki büyük bir mağazada davacıları çalıştırdığını ve ticari faaliyette bulunduğunu, davalının müdürü olduğu şirket böylesine büyük bir ticaret hacmine sahip iken şimdi çalışanların yasal haklarını ödemekten kaçınmasının, davalının ne kadar kötü niyetli olduklarını açıkça gösterdiğini, davalının basiretsiz davranmalarından dolayı şirketin malvarlığında azalma olduğunu, aktifin azalıp pasifin artığı bir döneme girildiğini, davalının şirketin mallarını ve paralarını şahsi işlerinde kullandığını, şirketin araç ve gereçlerini şahsi menfaatleri için kullandığını, şirketin öz sermayesinden harcama yaptığını, şirket gelirlerinden kendi şahsi giderlerini karşıladığını, davaya konu şirketin şirket ortakları ve yöneticilerinin değiştiğini ve bazı şirket ortaklarının mal varlıklarını devrettiğini, bu durumda davacıların hak kazanmış oldukları işçilik alacaklarına kavuşmasını ortadan kaldırdığını, davaya konu şirket ortaklarının, şirketin içini boşaltmaya başladıklarını, borçlu şirketin eski ortaklarından olan ..., ticaret sicil gazetesinde de ilan edildiği üzere şirket sahibi olduğu paylarını, 05.10.2015 tarihinden itibaren şirketin ortağı ve aynı zamarıda kocası olan ...'na devrettiğini, şirketin tek pay sahipli Anonim Şirket olarak faaliyetine devam ettiğini, sonrasında 30.11.2016 tarihinde davacı işçilerin işlerine haksız ve hukuka aykırı şekilde son verildiğini ve davacı işçilere alacaklarına istinaden bir takım ödemeler yaptığını ancak müvekkillerinin hak ve alacaklarının tamamının ödenmediğini, 28.11.2016 tarihinde yapılan ödemelerin şirketin eski ortaklarından ... tarafından yapıldığını ve yapılan ödemelerin hepsinin ...'nun kendi banka hesabından yapıldığını, yapılan ödemelerin, 05.10.2015 tarihinde tüm paylarını devreden, şirketin eski ortağı olan ve şirketle herhangi bir bağı kalmayan bir kişinin kendi banka hesabından yapıldığını, aynı zamanda bu kişinin şuan şirketin tek pay sahibi olan ...'nun eşi olduğunu, ödemelere ilişkin makbuzlar incelendiğinde de açıkça görüldüğü üzere şirketin borçlarını 05.10.2015 tarihinden itibaren şirketle bağı kalmamış eski şirket ortağının kendine ait hesabından ödemnesi, borçlu şirketin malvarlığı ile davalı gerçek kişilerin mal varlığının birbirine karıştığını ortaya koyduğunu, davalının bu davranışının, aynı zamanda şirketin mallarının ve malvarlığının bilerek ve yasaya aykırı biçimde azaltıldığını, alacaklılardan mal kaçırıldığını açıkça gösterdiğini, davalının, müvekkillerinin hak ve alacaklarının ödememek için halen yasaya aykırı biçimde davranmaya devam ettiğini, davalıların banka hesap dökümleri celp edildiğinde şirketin borçlarını kendi hesaplarından ödediği, kendi şahsi giderlerini şirketin hesabından yaptıkları, borçlu şirketin malvarlığı ile davalı gerçek kişilerin mal varlığının birbirine karıştığının görüleceğini, davalı şirket yöneticilerinin basiretsiz davrandığını, şirketi zarara soktuğunu ve şirketin artık işlemez hale geldiğini, şirketin yıllardır faaliyette olan bir şirket olduğunu, zarara sürüklenmesinde ancak basiretsiz bir tacirin eli olabileceğini, şirket yöneticilerinin, şirketi zarara sokmakla kalmadığını ayrıca şirketin içini boşalttığını ve takipleri semeresiz bırakmak için şirketin malvarlığını kendi kişisel hesaplarına geçirdiğini, şirketin, şu anda borçlarını ödemediğini ve şirketin mal varlıklarını kaçırmaya devam ettiklerini, müvekkillerinin uğradığı hak kaybının tazmini amacıyla ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava dosyasının 10/09/2019 tarihli celsesinde ... ve ... Şirketi hakkında birleştirme talepli dava açılması için taraflarına kesin süre verildiğini, süresinde iş bu davayı açtıklarını, HMK 57/c maddesi gereğince davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan tüm davacılar adına işbu davaya açma zarureti ortaya çıktığını beyan ederek; birleştirme taleplerinin kabulü ile iş bu dava dosyasının ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın neticesinde verilecek kararın tahsilinin sağlanması ve takibin semeresiz kalmaması için davalı ...'nun T.C. kimlik numarası ile yapılacak sorgulama sonucu tespit edilecek taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, davalı şirket yöneticilerinin - ortaklarının basiretli tacir gibi davranmamasının ve şirket malvarlığını azaltmaları sonucunda doğmuş olan 1.000,00 TL maddi zararın şirket tüzel kişilik perdesinin aralanması yolu ile şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek tazminine (belirsiz zararın tazminine) ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davalı ... vekili 25/01/2021 tarihli dilekçesinde; davacıların, dava konusu ettikleri tazminat tutarlarını her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirleyebilir durumda olduğundan, davayı “belirsiz alacak davası” olarak ikame etmekte hukuki yararları bulunmadığını, esasen belirli olan (sözde) alacak iddiaları için yüksek tutarda harç ödemekten kaçındıklarını, Yargıtay'ın yerleşik kararları gereği, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacıların davasının davacılara bu hususta harç tamamlaması için ayrı bir ek süre dahi verilmeksizin doğrudan usulden reddi gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde tek tek saydıkları alacak iddiaları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyecek olmasına esas teşkil eden temel olgunun, davacıların icra dosyasına konu alacağının belirli olması olduğunu, buna göre davacıların talep ettiği alacakları açısından davanın belirsiz alacak davası olabileceğinin kabulü evleviyetle hukuken mümkün olmadığını, esasa ilişkin olarak; davacıların ikame edilen davada hiç bir somut delile dayanmayan, salt davacıların bir takım gerçek dışı iddialarına dayanan mesnetsiz bir dava olduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranmaması, şirket öz kaynaklarının veya sermayesinin şahsi menfaat doğrultusunda kullanması, şahsi ve ticari paranın birbirine karıştırılması gibi bir durum olmadığını, davacıların hiçbir delile dayanmayan iddialarının tanık beyanları ile de ispatının hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin hiçbir şekil ve suretle davalı şirket malvarlığını şahsi işleri için kullanmadığını, şirket öz sermayesini azaltmadığını ve kötüniyetli hiçbir işlem ve eylem içerisinde bulunmadığını, dava dilekçesindeki afaki iddiaların dayanağı bir delilin de dosyada bulunmadığını, aksine, müvekkilinin, şirket çalışanlarının mağdur olmaması için, zor durumda olan şirkete mümkün olduğunca destek olduğunu ve davacılar dahil birçok çalışanın mağdur olmasını engellediğini, dava dilekçesinde müvekkilinin şirkete katkısının açıkça ikrar edildiğini ancak buna rağmen bu durum sanki kötüniyetli bir durum gibi gösterilmeye çalışıldığını, dava dilekçesinde müvekkili tarafından şirket çalışanlarına ödemeler yapıldığının ikrar edildiğini, böylece esasen şirketin içinin boşaltılmadığı aksine şirkete para konulduğunun da ortaya konulduğunu, davacıların hangi somut delile dayanarak müvekkilinin basiretli tacir olarak hareket etmediğinin ve şirketin içinin boşaltıldığının iddia edilebildiğinin anlaşılamadığını, somut olayda, davacıların iddia etliği gibi tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile şirket ortaklarının sorumluluğuna gidilmesi gibi hukuki sonuca gidilmesinin mümkün olmadığını, şirketin gereksiz borçlandırılması, taahhüt altına sokulması, gereksiz şekilde üçüncü kişilere borç verilmesi, ortaklara borç verilmesi gibi vakıalar bulunmadığını, aksine, ortakların davalı şirketi ayakta tutmak için verdiği çaba ve müvekkilince davalı şirkete verilen maddi destek bulunduğunu, bunların kötü niyetli ve mal kaçırma gayesi ile yapılan eylemler değil, tümü ile şirketi destekleyici faaliyetler olduğunu, davanın dayanağı olan vakıaların soyut olarak gösterilmesinin yeterli olmadığını, bu vakıaların ispata elverişli şekilde zaman, mekan ve içerik olarak somutlaştırılmasının zorunlu olduğunu, soyut ve genel ifadelerle dava açmanın, tarafın kendi bilmediği bir şeyi karşı tarafın bilmesini ve mahkemenin de talepte dahi bulunanın bilmediği, somut olarak ileri sürmediği, belirsiz bir şeyden sonuç çıkarmasını beklemek anlamına geldiğini, bu durumun hukuk ve mantık kurallarıyla bağdaşmadığını, davacıların, dava dilekçelerinde ve dosyaya ibraz ettikleri diğer dilekçelerinde hiçbir şekilde somutlaştırma yükümünü yerine getirmediklerini, somut bir delile dayanmayan, salt davacıların afaki iddialarına dayanan iş bu davada müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek; belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacılarca ikame edilen işbu davanın, başkaca herhangi bir husus incelenmeksizin Yargıtay'ın yerleşik emsal kararları da göz önünde bulundurularak, davacılara ek süre verilmeksizin usulden reddine, davacıların haksız ve hukuka açıkça aykırı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine, esası itibarı ile hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davalı ... vekilinin 30/05/2019 tarihli dilekçesi ekinde ... A.Ş.'nin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin fotokopilerini, envanter listelerinin çıktılarını ve giden ürün total sayıyı gösterir ekran görüntülerini sunmuş olduğu görüldü.
... 11. İş Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak dava dilekçesinde bildirilen dosyaların kesinleşmiş gerekçeli kararların suretlerinin gönderilmesinin istenildiği, gelen cevabi yazıda; dosyalarda tarafların kesinleşme talepleri bulunmadığı belirtilerek gerekçeli kararların birer suretlerinin UYAP üzerinden gönderilmiş olduğu, kararların incelenmesinde;
Davacı ... tarafından davalı ...Tic. A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 15/02/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne, 406,04 TL net fark kıdem tazminatının akdin fesih tarihinden tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 5.498,95 TL net ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 17.917,44 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 12.542,20 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 20.102,00 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6.414,07 TL net ihbar tazminatının 6.128,00 TL si için dava tarihinden itibaren yasal faizi ile, bakiyesinin ise talep arttırım tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 41.473,00 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 29.031,1 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... Ticaret Anon aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 20/09/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı olarak, net 16.562,83 TL'nin akdin fesih tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 5.278,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 48.116,84 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 33.681,78 TL'nin dava tarihinden itibaren, işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 2.477,87 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 46.411,56 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 32.488,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 1.629,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 27.312,92 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 19.119,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... 'a velayeten ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 10/07/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 2.770,68 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 1.520,08 TL net ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 11.499,78 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 8.049,84 TL net fazla çalışma ücreti alacağından ödenen 3.452,43 TL mahsup edilmek suretiyle toplam 4.597,41 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 2.466,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 66.082,47 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 46,257,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 14.658,65 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4.677,22 TL net ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 30.043,11 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 21.030,17 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; Kıdem tazminatı talebinin reddine, 1.700,90 TL net ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 21.244,10 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 14.870,87 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 38,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 32.988,06 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 23.091,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 20.268,51 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 8.979,67 TL net ihbar tazminatının 6.757,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ise talep artırım tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 52.359,93 üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 36.651,95 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 14.658,65 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4.677,22 TL net ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 30.170,90 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 21.119,63 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 3.741,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 50.003,13 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 35.002,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 20.102,00 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6.414,07 TL net ihbar tazminatının 6.128,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ise talep artırım tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 41.278,16 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 28.894,71 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 20.102,00 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6.414,07 TL net ihbar tazminatının 6.128,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ise talep artırım tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 41.812,38 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 29.268,66 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 3.647,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 50.003,18 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 35.002,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasında; ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 20.102,00 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 30.11.2016 tarihinden itibaren bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6.414,07 TL net ihbar tazminatının 6.128,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ise talep artırım tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 41.070,76 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde hesaplanan 28.749,53 TL net fazla çalışma ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Alacak davasında; ... Esas ... Karar sayılı 11/10/2017 tarihli kararında "Davanın kısmen kabulü ile; Kıdem Tazminatı Alacağı talebinin reddine, İhbar Tazminatı Alacağı olarak, net 3.481,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazla Çalışma Alacağı olarak, net 50.003,13 TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 35,002.19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine," dair karar verildiği anlaşıldı.
Celp edilen icra dosyalarının tetkikinde;
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 4.677,22 TL İhbar Tazminatı + 14.658,65 TL Kıdem Tazminatı + 1.444,51 TL Yargılama Giderleri + 4.800,11 TL Vekalet Ücreti + 21.119,63 TL Fazla Mesai Ücreti + 13.592,63 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 60.292,75 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 1.700,90 TL İhbar Tazminatı + 782,66 TL Yargılama Giderleri + 2.180,00 TL Vekalet Ücreti + 14.870,87 TL Fazla Mesai Ücreti + 5.593,93 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 25.128,36 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 6.414,07 TL İhbar Tazminatı + 20.102,00 TL Kıdem Tazminatı + 1.761,82 TL Yargılama Giderleri + 6.445,19 TL Vekalet Ücreti + 28.894,71 TL Fazla Mesai Ücreti + 18.564,05 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 82.181,84 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 4.677,22 TL İhbar Tazminatı + 14.658,65 TL Kıdem Tazminatı + 1.421,68 TL Yargılama Giderleri + 4.790,26 TL Vekalet Ücreti + 21.030,17 TL Fazla Mesai Ücreti + 13.559,99 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 60.137,97 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 8.979,67 TL İhbar Tazminatı + 20.268,51 TL Kıdem Tazminatı + 1.988,91 TL Yargılama Giderleri + 7.599,01 TL Vekalet Ücreti + 36.651,95 TL Fazla Mesai Ücreti + 21.593,72 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 97.081,77 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 6.128,00 TL İhbar Tazminatı + 922,26 TL işlemiş faiz + 286,07 TL İhbar Tazminatı + 8,58 TL İşlemiş faiz + 6.429,22 TL Vekalet Ücreti + 1.734,16 TL Yargılama Gideri + 212,25 TL İşlemiş faiz + 20.102,00 TL Kıdem Tazminatı + 5.048,95 TL İşlemiş faiz 28.749,53 TL Fazla Mesai Ücreti + 6.728,99 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 76.350,01 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 03/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 15/02/2018 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamına dayalı 5.498,95 TL İhbar Tazminatı + 666,75 TL işlemiş faiz + 2.213,66 TL Vekalet Ücreti + 755,66 TL Yargılama Gideri + 48,25 TL İşlemiş faiz + 406,04 TL Kıdem Tazminatı + 78,83 TL İşlemiş faiz 12.542,20 TL Fazla Mesai Ücreti + 2.357,15 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 24.567,49 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 10/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 6.414,07 TL İhbar Tazminatı + 20.102,00 TL Kıdem Tazminatı + 1.735,03 TL Yargılama Giderleri + 6.486,32 TL Vekalet Ücreti + 29.268,66 TL Fazla Mesai Ücreti + 18.694,13 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 82.700,21 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 6.414,07 TL İhbar Tazminatı + 20.102,00 TL Kıdem Tazminatı + 1.774,79 TL Yargılama Giderleri + 6.460,19 TL Vekalet Ücreti + 29.031,10 TL Fazla Mesai Ücreti + 18.612,66 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 82.394,81 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 10/07/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 1.520,08 TL İhbar Tazminatı + 2.770,68 TL Kıdem Tazminatı + 813,21 TL Yargılama Giderleri + 2.180,00 TL Vekalet Ücreti + 4.597,41 TL Fazla Mesai Ücreti + 2.933,06 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 14.814,44 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 3.647,08 TL İhbar Tazminatı + 297,24 TL İşlemiş faiz + 4.601,42 TL Vekalet Ücreti + 345,11 TL İşlemiş faiz + 1.414,58 TL Yargılama Giderleri + 10,61 TL İşlemiş faiz + 35.002,22 TL Fazla Mesai Ücreti + 4.421,66 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 49.739,92 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 2.466,13 TL İhbar Tazminatı + 200,99 TL İşlemiş faiz + 5.709,00 TL Vekalet Ücreti + 1.623,51 TL Yargılama Giderleri + 55,00 TL İşlemiş faiz + 46.257,72 TL Fazla Mesai Ücreti + 5.843,51 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 62.155,86 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı İbrahim Aras tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 20/09/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 5.278,98 TL İhbar Tazminatı + 402,52 TL İşlemiş faiz + 6.457,60 TL Vekalet Ücreti + 1.413,74 TL Yargılama Giderleri + 59,03 TL İşlemiş faiz + 16.562,83 TL Kıdem Tazminatı + 1.936,01 TL İşlemiş faiz + 33.681,78 TL Fazla Mesai Ücreti + 3.752,48 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 69.544,97 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 16/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 1.629,05 TL İhbar Tazminatı + 132,77 TL İşlemiş faiz + 2.489,77 TL Vekalet Ücreti + 1.096,36 TL Yargılama Giderleri + 26,89 TL İşlemiş faiz + 19.119,04 TL Fazla Mesai Ücreti + 2.415,21 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 26.909,09 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 3.481,92 TL İhbar Tazminatı + 283,78 TL İşlemiş faiz + 4.583,24 TL Vekalet Ücreti + 1.411,76 TL Yargılama Giderleri + 44,96 TL İşlemiş faiz + 35.002,19 TL Fazla Mesai Ücreti + 4.421,65 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 49.229,50 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 2.477,87 TL İhbar Tazminatı + 201,95 TL İşlemiş faiz + 4.746,26 TL Vekalet Ücreti + 1.399,57 TL Yargılama Giderleri + 46,10 TL İşlemiş faiz + 32.488,09 TL Fazla Mesai Ücreti + 4.104,06 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 45.463,90 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 3.741,85 TL İhbar Tazminatı + 304,96 TL İşlemiş faiz + 4.611,84 TL Vekalet Ücreti + 1.431,83 TL Yargılama Giderleri + 45,33 TL İşlemiş faiz + 35.002,19 TL Fazla Mesai Ücreti + 4.421,65 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 49.559,65 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/10/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı 38,25 TL İhbar Tazminatı + 3,12 TL İşlemiş faiz + 2.775,59 TL Vekalet Ücreti + 1.179,94 TL Yargılama Giderleri + 29,67 TL İşlemiş faiz + 23.091,64 TL Fazla Mesai Ücreti + 2.917,05 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 30.035,26 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
Mahkememizin 02/04/2019 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile "HMK:58 ve 114/1-ğ bendi uyarınca her davacı açısından talep sonucunun usule uygun talep sonucunun ayrı ayrı açıklattırılması için davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına" karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilinin 04/04/2019 tarihli beyan dilekçesi ile "Davalı şirket yöneticilerinin basiretli tacir gibi davranmamasının ve şirket malvarlığını azaltmaları sonucunda doğmuş olan ve fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla her bir davacı lehine 5.000,00 TL maddi zararın şirket tüzel kişilik perdesinin aralanması yolu ile şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek dava tarihinden itibaren işleyecek En Yüksek Banka Mevduat faizi ile birlikte ortaklarından tahsiline/tazminine (belirsiz zararın tazminine) ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline," karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Mahkememizin 10/09/2019 tarihli celsesinde "Dava konusu edilen alacağın ve perdenin kaldırılmasının yargılamayı getirmesi, davanın esasını çözücü nitelikte ve genel bir ihtiyati tedbir kararı verilememesi, davacı ile davalılar arasında mevcut bir borç ilişkisinin olmaması ve ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmaması nedenleriyle ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," ve "Sözleşmenin tarafı olan şirket ile taraf olmamakla birlikte perdenin aralanması teorisi sorumlu tutulacak şirket veya şahsın hukuki durumunu etkileyeceğinden davada perdenin aralanması teorisi sonucu sorumlu tutulmak istenen şirket yada şahısların dava yer almaları zorunlu olup dava dışı sözleşmenin tarafı olan ... A.Ş. ile şirket eski ortağı ... hakkında bu davayla birleştirilmek üzere dava açması için davacı vekiline 2 haftalık süre verilmesine," dair karar verildiği, davacılar tarafından davalılar ... ve ... Şirketi aleyhine ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının açıldığı, ... Karar sayılı 11/11/2019 tarihli kararı ile dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldı.
Davalı ... vekilinin 13/01/2020 tarihli dilekçesi ile 10.09.2019 tarihli celsede verilmiş olan 1 numaralı ara karar ile hakimin reddi talebinin değerlendirmesini talep ettiği, dilekçesinin davacılar vekiline tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 20/01/2020 tarihli dilekçesi ile karşı beyan dilekçesini sunmuş olduğu, reddi talep olunan Hakim Kadir Küçükay'ın 24/01/2020 tarihli mütalaa yazısının dosyaya eklenmiş olduğu, talebin mahkememiz heyetince... D. İş sayılı dosyasından değerlendirildiği, 10/02/2020 tarihinde "Davalı ... vekilinin...'ın reddine ilişkin isteminin 6100 sayılı HMK'nın 36.maddesinde belirtilen kapsamda kalmadığından reddine," dair karar verildiği anlaşılmıştır.
... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta ... A.Ş. adına yetki alanlarında aktif - pasif taşınmaz kaydının bulunmadığının bildirildiği görüldü.
... Bank A.Ş.'ye, ... Bankası A.Ş.'ye ve ... Bankası A.Ş.'ye yazılan yazılara verilen cevaplarda ... A.Ş., ... ve ... adına tespit edilen hesap hareketlerinin CD olarak gönderildiğinin bildirildiği anlaşıldı.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı gerekçeli kararının UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, davacı ... TİC. LTD. ŞTİ. tarafından davalı ... TİC A.Ş. aleyhine davalı şirketin iflasına karar verilmesi talepli açılan davada 16/09/2020 tarihinde "Davanın kabulü ile ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... sicil no ile kayıtlı ... ŞİRKETİ’nin İİK nın 156,158/2 maddeleri gereği İFLASINA, İflasın 16/09/2020 günü saat 15:54 itibariyle açılmasına," dair karar verildiği anlaşıldı.
26/01/2021 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...; "Ben ... Şti'de 2017-2018 yıllarında 3 aylık kadar depo sorumlusu olarak çalışmam olmuştur, benim çıkışımı vermişlerdir herhangi bir sebep bildirmediler ancak işçilik alacaklarımı ... şirket hesabından banka aracılığı ile aldım, ben çıktıktan 3-4 ay sonra iş yeri tamamen kapatılmıştı, ben başka bir iş yerinde çalışırken bunlar olmuştu iş yerine yakın bir yerdi oradan geçerken gördüm" şeklinde,
Aynı celsede dinlenen davacı tanığı ...; "Ben kendi adıma nakliyecilik işi ile uğraşıyorum ...mallarının taşınmasına 2015-2016-2017-2018 yıllarında aracılık ettim, haftalık ödeme alıyordum, ödemeleri şirketin muhasebesinden kasadan elden alıyorduk, bir gün şirketin iş yerinin boşaltılmış olduğunu kepenkler kapalıydı, eşyaları taşırken gördüm arkadaşlarını işçilik alacaklarını alamadıklarını biliyorum, daha öncesinde işçilik alacaklarına dair bir ihtilaf yaşandığına dair bir bilgim yok, Soruldu, benim şirketin hesaplarına dair ödemlerin nasıl yaptığına dair bir bilgim yok ama kısa sürede şirketi boşalttıklarını biliyorum, en son nakliye işini yaptığım 5 ay sonra boşaltma işlemi olmuştu ben başka şirketlerinde nakliyesini yaptım, soruldu, ben ... şirketinde Kemal ve ...'nu tanımam, Soruldu, ben boşaltma sebebini bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
... 3. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına yazılan yazıya verilen cevapta müflis ... Şirketi'nin tasfiyesinin İİK'nun 218. Maddesi uyarınca basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, iflas idaresinin oluşturulması Adi Tasfiyede söz konusu olup basit tasfiyede iflas idaresinin oluşturulması mümkün olmadığını, tasfiyenin resen müdürlüklerince yürütüldüğünün, sıra cetvelinin düzenlenmediğinin bildirildiği, dava dilekçeleri, tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının ... 3. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına tebliğ edildiği anlaşıldı.
25/06/2021 tarihli celsede dinlenen davalı ... tanığı ..."Ben ... 'nun şirketinde muhasebe de mali müşavir olarak çalışmaktayım şirket zarar eden bir şirketti. Şirket ortaklarının çabaları ile şirket ayakta durmaktaydı, şirket çalışanlarına ödemeler şirket hesaplarından yapılmaktaydı, şirket hesabına para girişini ortaklar bazı zamanlar kendi hesaplarından yaptığını biliyorum. Şirkete şirket yetkililerinin herhangi bir borcu yoktur, tam tersine şirket yetkilerinin bildiğim kararı ile 3-4 milyon TL kadar alacağı vardır, soruldu: 2016 yılına kadar şirket bünyesinde çalışanların maaşlarının ödenmesinde herhangi bir aksama olmadı, her zaman şirket ortakları şirket kasasına para aktarmaktaydı ancak 2016 yılında şirket çeklerinden kaynaklı ödemeler aksayınca işçilerin maaşlarını gecikmeli almaları söz konusu oldu, şirket hesapların da hacizler olduğu için şirket ortaklarından ... kendi hesabından işçilere bir kısım ödemeler yapmıştır, bu dönemde şirket ortakları şirket kasasına kendi şahsi paralarını daha fazla aktardılar, şirkete destek olmaya çalıştırlar, böylelikle işçi ödemeleri gecikmeli de olsa gerçekleştirilmiş oldu" şeklinde beyanda bulunmuş, taraf vekillerince tanık beyanlarına karşı beyan dilekçeleri sunulmuş olduğu görüldü.
... 3. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına yazılan yazıya verilen cevapta dosyanın kesinleşmediğinin ve henüz sıra cetveli tanzim edilmediğinin bildirildiği, dosyalarından alınan bilirkişi raporunun gönderilmiş olduğu, raporda müflis ... Şirketi'nin alacaklarına ilişkin genel toplam tutarın 51.643,11 TL, borçlarına ilişkin genel toplam tutarın 4.621.987,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/11/2021 tarihli celsesinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 01/03/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"A. Davacıların davalı şirketten olan alacaklarını, şirketin tek ortağı ...'ndan talep etmelerinin, şirket ortağının (ticari alacaklar) ve (stoklar) ile ortaklara borçlar hesaplarında gerçekleştirdiği usulüne uygun olmayan işlemler sebebi ile mümkün olabileceği,
B. Bu husus Sayın Mahkeme tarafından kabul görürse, her bir davacı bakımından 5.000 TL talep edildiğinden ve her bir davacının icra dosyası ile talep ettiği miktar farklı olduğundan, davalının her bir icra dosyasındaki alacak bakımından diğer borçlu şirket ile birlikte sorumlu kılınmasının gerekeceği
C. Bu kapsamda olmak üzere birleşen dava davalısı ... Şirketinin aşağıda belirtilen dosyalarından dolayı sorumluluğu ile müteselsil olmak üzere,
1. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu, ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
2. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu, ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
3. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu, ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
4. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
5. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
6. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu, ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
7. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
8. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
9. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
10. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
11. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
12. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra ... E sayılı,
13. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
14. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
15. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
16. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
17. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı,
18. Davacı ... bakımından davalı şirketin borçlu olduğu ... 11. İcra Müdürlüğü ... E sayılı, dosyalarından dolayı müteselsil olarak sorumluluğunun olacağı,
D. Davalının bu sorumluluğunun şirketle birlikte müteselsil olacağı ve tahsilde tekerrür etmemek üzere ilgili takiplerle talep edilen asıl alacak ile takip sonrası faizler ve sair feriler bakımından ortaya çıkacağı
Birleşen dava davalısı ...'nun sorumluluğunun gerektirecek bir hususa rastlanmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı ... vekilince 16/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi, davalı ... vekilince 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ve davacılar vekilince 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 24/05/2022 tarihli celsesinde davalı ... vekiline müflis şirketin 19/10/2015 ile 10/10/2016 tarihleri arasındaki kira bedeli ödemesi adı altında yapılan kayıtları ibraz etmesi için süre verildiği, davalı vekilinin 07/06/2022 tarihli dilekçesi ile "Müflis ...'in 2015 yılı defter ve belgelerine ulaşma imkânımız ne yazık ki yoktur. Müflis şirket eski muhasebecisi tarafından verilen bilgiye göre de arşiv şirketinin kayıtları imha etmiş olma ihtimali yüksektir. 2016 yılı için ulaşabilen defter kayıtlarından tespit edebilenler ekli dosyalarda mahkemenize ibraz edilmektedir. Müflis ..., ilgili dönemlerde "... AVM Şubesi, ... Bankası ...Şubesi ve ... Şubesi" ile çalışmakta olup, tespit edilebilen kira ödemeleri Denizbank USD hesaplarından yapılmıştır. Mahkemenizce gerekli görülmesi halinde, kiraya veren mal sahipleri, ...'na da müzekkere yazılarak ilgili kira ödemeleri istenebilecektir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
... Ticaret Sicili Müdürülüğünce davalı şirketin sicil dosyasının gönderilmiş olduğu görüldü.
... 3. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına yazılan yazıya verilen cevapta müflis şirkete ait ticari defterlein (2017-2018-2019-2020 envanter defterleri fiziki, 2017-2018-2019-2020 defter-i kebir ve yevmiye defterleri elektronik ortamda) müdürlükleri mahzeninde muhafaza edildiği, söz konusu ticari defterler kapsamlı olması sebebiyle görevlendirilecek bilirkişi tarafından müdürlüklerinde inceleme yapılabileceğinin bildirildiği anlaşıldı.
...A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı ... adına bankalarında herhangi bir hesabının bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 11/10/2022 tarihli celsesinde tarafların itirazları değerlendirilerek ek rapor alınması için dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 19/12/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"1. İncelenen defter kayıtlarının uyuşmazlık konusun dönemi içermediği, uyuşmazlık konusu döneme (2015-2016) ilişkin veri içermediklerinden üzerlerinde inceleme yapılamadığı,
2. Belirtilen defterle ilişkin sadece 2016 yılından 2017 yılına devre ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu kapsamda incelendiğinde kök raporda değerlendirilen Kurumlar Vergisi Kayıtları ile uyumlu olduğu,
3. İtirazlara yönelik yapılan açıklamalar ışığında kök raporda sunulan görüşlere yönelik bir değişiklik bulunmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı ... vekilince 02/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi, davacılar vekilince 03/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 31/01/2023 tarihli celsesinde "Dosya incelendiğinde mahiyeti itibari ile dosyada heyet halinde yargılamanın yapılması gerektiği anlaşıldığından dosyanın heyete tevdi edilmesine," karar verildiği anlaşıldı.
... 11. İş Mahkemesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta ... Esas seri dava dosyalarının hepsinin kesinleştiği, sadece ... Esas sayılı dosyanın karara çıktığının ancak kesinleşmediğinin bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 01/06/2023 tarihili ara kararı ile Davaya konu uyuşmazlık konusunun, şirket öz kaynaklarının veya sermayesinin şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanıp kullanmadığı, şirket mal varlığının kasten azaltılıp azaltılmadığı, azaltıldıysa miktarı, şirket ortaklarının sorumlu olup olmadıkları, tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 24/01/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1. Davalı ... Tic. A.Ş.'nin 2015 yılında Öz Kaynaklarının OLUMLU bakiye verdiği, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında Öz Kaynaklarının OLUMSUZ bakiye verdiği, bunun ise şirketin 2015 yılında ise aktiflerinin kayıtlı değerlerine göre borçlarını karşıladığı, 2016, 2017 ve 2018 yılında aktiflerinin kayıtlı değerlerine göre borçlarını karşılamadığı,
Davalı ... Tic. A.Ş.'nin 2015 yılındaki Dönem Net Zararı 595.889,17 TL, 2016 yılındaki Dönem Net Zararı 4.536.408,21 TL., 2017 yılındaki Dönem Net Zararı 98.881,64 TL., 2018 yılındaki Dönem Net Zararı 40.730,82 TL. olduğu,
2. Şirketin banka hesapları üzerinden davalı ...'na yapılan para transferlerinin miktar ve oranının, bu davalı tarafından şirkete yapılan para transferlerine nispeten %2,5 civarında olduğu, toplamda şirketten davalıya değil, davalıdan şirkete para transferi yapılmış olduğu,
3. Şirketten birleşen dosya davalısı ...'na para veya mal transferine rastlanmadığı, buna karşılık bu davalıdan şirkete veya şirket alacaklılarına 1.700.000 TL transfer yapıldığı,
4. Şirketin tek ortağının ve onun eşi olan birleşen davada davalının şirkete borç vermesi veya şirketin borçlarını ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı düşmeyeceği ve sırf şirket ortağının veya onun eşinin bu ödemeleri yapmasının şirketin malvarlığıyla bunların malvarlığının karıştığını göstermeyeceği, ayrıca şirketten davalılara mal veya para transferi yapıldığına dair bir kayda rastlanmadığı,
5. Davalıların şirketin kaynaklarını veya sermayesini şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığına vaya kasten şirketin malvarlığını eksilttiğine dair bir bulguya rastlanmadığından, dava konusu işçilik alacaklarından esas ve birleşen davada davalıların sorumlu tutulması yönünden tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının Doktrin ve Yargıtay kararlarında aranan koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden takdirin Mahkemeye ait olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacılar vekilince 12/02/2024 ve 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... vekilince 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunulduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde "Dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla; dosyada mevcut bilirkişi raporları ve taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere yeni bir heyetten rapor aldırılmasına," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 23/10/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Mali Yönden Netice
Davalı şirketin 2017-2018-2019-(09)2020 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdikleri zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
Birleşen dava da Davalı şirketin" 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait bilanço tablosu incelenmesi neticesinde; 2015 yılında borca batık olmadığı, 2016-2017-2018-2019 yılarında borca batık olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle Davalı şirketin özkaynaklarını kaybettiği görülmüştür.
Davalı şirketin 2016-2017-2018-2019-9/2020 tarihleri arasında Gelir Tablosunda şirketin faaliyetlerinde Faaliyet Karının Olmadığı ve Dönem Net Zararının bulunduğu görülmektedir.
Davalı şirkete Davalı ... tarafından (4.904.664,73 - 435.147,76 -)4.469.516,97 TL ödeme yaptığı ve Davalı ...'nun tarafından (1.700.000,00-27.765,00-)1.672.235 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle Davalılar Davalı şirkete finansal destek sağladığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin Duran Varlıkları Hesabındaki Demirbaş Hesabında herhangi bir hareket olmadığı ve Davalı şirketin taşıtlar hesabı, binalar hesabının olamadığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari defterleri, bilanço beyannamesi, gelir beyannamesi ve dekontların incelemesi neticesinde Davalı ... ve Birleşen Davada Davalı ...”nun şirketin mal varlığını azaltıcı eylemde bulunmadığı ve örtülü kazanç sağlamadıkları tespit edilmiştir.
Genel İnceleme Ve Değerlendirme Yönünden Netice
Davacı gerçek kişilerin “doğrudan uğradığı zararlarının” ve şirketin “doğrudan zararının” varlığı halinde TTK m. 553 uyarınca bağımsız dava açabilecekleri ve tazminatın kendilerine ödenmesini talep edebilecekleri,
Davalı gerçek kişilerin, davacıları ve davalı şirketi doğrudan doğruya zarara uğrattıklarına ilişkin bilgi yahut belge dosya kapsamına sunulmadıkça davalıların TTK m. 553/1 kapsamında sorumluluklarının gündeme gelmeyebileceğinin söylenebileceği," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı ... vekilince 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi, davalı ... vekilince 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ve davacılar vekilince 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşıldı.
Uyuşmazlığın konusunun; asıl dava ve birleşen dava yönünden ... A.Ş. çalışanlarının işçilik hak ve alacaklarının tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereğince şirketin mevcut yeni ve eski ortaklarından tahsili talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında görülen birleşen davada davalı şirketin 23.01.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde %100 hisse sahibi ... olduğu ve Yönetim Kurulu Başkanı ... olduğu toplantı tutanağında görülmüştür.
Birleşen davada davalı şirketin 31.01.2017 tarihli Yönetim Kurulu Kararında “Şirketimiz ortağı ...'nun şirkette sahibi olduğu paylarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 338. Maddesine göre 05/01/2015 tarihinden itibaren aşağıda bilgileri yazılı ortağa devretmiş olup şirket tek pay sahipli Anonim Şirket olarak faaliyetine devam edecektir. Tek pay sahibi; 135.000 adet paya karşılık 1.350.000.-Türk Lirası, ... adresinde ikamet eden T.C. uyruklu, ... T.C. Kimlik No'lu ...'na aittir.” şeklinde olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin 31.01.2017 tarihli 2014-2015 ve 2016 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında gündemin üçüncü maddesi Yönetim Kurulu Başkanın da ... olduğu görülmüştür. Davalı ...'nun Davalı ...Tic. A.Ş'nin ortaklıktan ayrıldıktan sonra Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışmaya devam ettiği görülmektedir.
Davalı şirketin 24.09.2020 tarihinde “... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....esas sayılı dosyasından 16.09.2020 günü saat:15:54'den itibaren iflasına karar verilmiştir." şeklinde karar alındığı İTO kayıtlarında görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, içerikleri itibariyle birbirini doğrulaması nedeniyle itibar edilen 23.10.2024 tarihli ve 26.01.2024 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde, Tüzel kişilerin ve eldeki dava özelinde sermaye şirketlerinin, kendilerini oluşturan ortaklardan bağımsız bir tüzel kişi olarak, borçlarından dolayı yalnızca kendi malvarlığıyla sorumlu olmaları esastır. Doktrinde buna “ayrılık ilkesi” denmektedir. Diğer ifadeyle, ayrılık ilkesi gereğince, tüzel kişinin alacaklıları yalnızca tüzel kişinin malvarlığına başvurabilir; buna karşılık tüzel kişiyi oluşturanların/ortakların malvarlığına başvuramazlar. Söz konusu ayrılık ilkesi gereğince tüzel kişi ile onu meydana getiren ortakları arasında bir örtü/perde çekilmekte, perdenin önünde tüzel kişinin ve tüzel kişiye ait malvarlığının bulunduğu, perdenin arkasında ise tüzel kişiyi kuran/oluşturan ortaklar/üyeler ve onların kişisel malvarlıkları yer almaktadır. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin kaynağı Anglosakson hukukudur. Bu hukuk sisteminde tüzel kişilik, belirli bazı hakların sahipsiz kalmaması adına benimsenen “farazi varlıklar” olarak kabul edildiğinden, herhangi bir şekilde bu farazi yapının arkasına kötü niyetle gizlenilmesi halinde tüzel kişiliğin nazara alınmaması nispeten kolay olmaktadır. Buna karşılık Türkiye'nin de dahil olduğu Kıta Avrupası hukuk sisteminde tüzel kişilik kurumu “gerçek kişilik teorisi” ile açıklanmakta ve tüzel kişiler tıpkı onu oluşturan bireyler gibi gerçek bir hukuk süjesi olarak kabul edilmektedir. Bu bakımdan, Kıta Avrupası hukuk sisteminde de tüzel kişilik kurumunun kötüye kullanıldığı ve adaletsiz sonuçların ortaya çıkacağı çok istisnai bazı durumlarda tüzel kişilik perdesinin kaldırılabileceği kabul edilmektedir. Ancak, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, İngiltere ve ABD gibi Anglosakson Hukuk Sisteminin geçerli olduğu ülkelere nazaran, Türkiye, İsviçre, Almanya gibi Kıta Avrupası Hukuk Sisteminin geçerli olduğu ülkelerde daha zor ve daha sıkı şartlara bağlıdır. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması veya aralanması teorisi istisnai bazı hallerde, tüzel kişinin işlemlerinden dolayı, hukukun yasakladığı bazı sonuçlara tüzel kişi üzerinden ulaşmayı veya tüzel kişilik perdesinin arkasına gizlenerek borçtan/sorumluluktan kurtulmayı amaçlayan kötü niyetli kişilere ve onların malvarlığına da başvurabilmeyi ifade etmektedir. Doktrinde ve Yargıtay kararlarında tüzel kişiliğin ve sınırlı sorumluluğun esas olduğu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının istisnai nitelikte olacağı ve her uyuşmazlıkta kolayca başvurulabilecek bir durum olmadığı sıklıkla ifade edilmektedir. Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir kurumdur. Bu bakımdan, istisnaların dar yorumlanacağı, tereddüt halinde tüzel kişinin borçlarından dolayı yalnızca kendi malvarlığıyla sorumlu olacağına dair ana ilkenin geçerli olacağı açıktır.
Tüzel kişinin borçlarından dolayı, tüzel kişinin malvarlığı dışında ortaklara veya başkalarına da başvurulabilmesi her zaman tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şeklinde ortaya çıkmaz. Örnek olarak, şirket borçları için şirket ortaklarının veya yöneticilerinin kefil olması, tüzel kişinin verdiği kambiyo senedine bunların aval vermesi veya ciro etmesi, limited şirketin kamu borçlarından dolayı hisseleri oranında ortaklara da başvurulabilmesi , tasarrufun iptali ve muvazaaya dayalı tapu iptali vb durumlarda, tüzel kişinin borcundan dolayı ortakların veya diğerlerinin sorumluluğunun kaynağı kanun, kefalet sözleşmesi, kambiyo taahhüdü vb.olabilmektedir. Bu durumlar esasen tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan görünümleri olarak kabul edilebilir.
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının hukuki temeli TMK.m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralıdır. Tüzel kişi ile ortaklarının farklılığı anlamındaki ayrılık ilkesinin esas, kişilik perdesinin kaldırılması ise istisnadır. Kötüye kullanma olgusunu ispat yükü, iddia edende olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluna ancak tüzel kişilik yapısının kötüye kullanıldığı veya ayrılık ilkesine dayanılmasının dürüstlük kuralına açıkça aykırılık oluşturduğu durumlarda mümkün olabilir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yönünden dürüstlük kuralının somut olaya uygulanmasında son derece dikkatli davranılması gerektiği, aksi taktirde, bütün ekonomik hayatın felç edilebileceğine işaret edilmektedir.
Somut dava konusu olayda, davacı tarafların, hacze gidildiğinde dava dışı borçlu şirketin adresinin metruk durumda bulunduğu, davalının bu şirketin yöneticisi olduğu, davalının basiretsiz davranışları yüzünden şirketin malvarlığının azaldığı, davalının şirketin mallarını şahsi işlerinde kullanıldığı, şirketin öz sermayesinden harcamalar yapıldığı, bu davranışları ile davacıların alacaklarını elde etme ihtimaliniz ortadan kaldırdığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de şirketin ticari defter ve belgeleri ile 2015 ila 2018 yıllarına ait finansal tablolarının analizinden şirketin 2015 yılından sonra ticari faaliyetlerinin azaldığı, zarar etmeye başladığı, şirketten şirket ortağına veya birleşen dava davalısına bir transfer tespit edilemediği, buna karşılık şirket ortağının şirket için ödemeler yaptığı ve borç verdiği anlaşılmaktadır. Yine dava dilekçesinde, önceden davalı ile birlikte şirket ortağı iken 05.10.2015 tarihinde birleşen davanın davalısı olan eşi ...'nun tüm hisselerini satması ile davalının tek ortak haline geldiği, sonrasında 30.11.2016 tarihinde tüm işçileri işten çıkardığı, işçilere bu dönemde bir kısım ödemelerin ... hesabından yapıldığı, ödemelerin 28.11.2016 tarihinde yapıldığı, 2015 yılında şirket ile bağını kesen kişinin hesabından şirket borçlarının ödenmesinin ortakların ve şirket malvarlığının karıştığını göstereceği, davalının bu davranışının aynı zamanda alacaklılardan mal kaçırma gayesini de ortaya koyduğu ileri sürülmüş ise de dosyada tüm bunların şirket malvarlığının ortağın veya birleşen dava davalısının malvarlığına karıştığını gösteren ve şirketten para veya mal transfer edildiğini gösteren bir veri veya delil yoktur.
Yine, davalıların şirketin bağımsız malvarlığına müdahale ettiği, davalının şirketin zararına işlemlerle şirketin batmasına yol açtığı, muvazaalı işlemlerin korunmayacağı, davalı ile eşinin ve dava dışı borçlu şirketin hesaplarının dökümlerinde inceleme yapılması gerektiği açıklanmış ise de bankalardan gelen hesap dökümleri ve tüm dosya kapsamında yapılan incelemelerde söz konusu şirketin zararına veya muvazaalı işlemlere yönelik bir kayda rastlanmamıştır.
Şirket ortaklarının şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede; TTK m. 553/f.1 uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
TTK'nın 553. maddesi kanundan ya da esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlu işlem ve eylemleriyle ihlâl eden yönetim kurulu üyelerinin (kurucuların, diğer yöneticilerin ve tasfiye memurlarının) verdikleri zararlardan dolayı şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu tutmaktadır. Böylece kanun veya ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu tutulmuştur.
Sorumluluk davaları bakımından temel bir ayrım doğrudan ve dolaylı zarar ayrımıdır. Yönetim kurulu üyelerinin davranışları ile şirket, pay sahipleri ve alacaklılar doğrudan zarar görebilir. Bu durumda ilgililerin yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açması mümkündür. Şirketin doğrudan uğradığı zararlar sebebi ile pay sahipleri ve alacaklılar da dolaylı zarara uğrarlar. Bu hallerde de pay sahibi ve alacaklılara farklı esaslarda da olsa dava hakkı tanınmıştır. Hal böyle olunca pay sahibi ve alacaklılar bakımından 1)kendilerinin doğrudan uğradıkları zararlar sebebi ile, 2) şirketin zararı sebebi ile uğradıkları dolaylı zararların tazmini için açacakları davalar olmak üzere iki türlü dava imkanı ortaya çıkmaktadır. Kanunun 555-561. maddelerinin ortak başlığı “şirketin zararı” olduğu için, bu hükümler ancak ikinci ihtimalde uygulanabilecek, pay sahibi ve alacaklılar bakımından kendilerinin doğrudan uğradıkları zararlar sebebi ile açılan davalarda ise genel hükümler uygulama alanı bulacaktır.
TTK m. 553 kapsamında açılan sorumluluk davalarında davacı sıfatı tespit edilirken, “pay sahibi, alacaklılar ve şirketin doğrudan zararı” ve “pay sahipleri ve alacaklıların dolaylı zararı” şeklinde ikili bir ayrım yapılmaktadır. Alacaklıların şirketin doğrudan zararları sebebi ile dava açma hakkı, ancak şirketin iflası halinde söz konusu olacaktır (TTK m. 555/1). Dolaylı zarar nedeniyle pay sahibi ve alacaklılar tarafından açılan bu davada tazminatın şirkete ödenmesi istenir.
Ortaklara ve şirket alacaklılarına şirketin doğrudan uğradığı zararlar nedeni ile dava açma hakkı tanınmasının yanı sıra bu kişilerin “doğrudan uğradığı” zararlar bakımından da ayrıca dava açabilecekleri kabul edilmektedir. Doğrudan zararın varlığı halinde zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklı, TTK m. 553 uyarınca bağımsız dava açabilecek ve şirketin doğrudan zararı durumunda açılan davadan farklı olarak hükmedilecek tazminatın kendilerine ödenmesini talep edecektir.
Ancak mali inceleme sonuçlarına göre; birleşen davada davalı şirketin 2015- 2016- 2017- 2018- 2019 yıllarına ait bilanço tablosu incelenmesi neticesinde; 2015 yılında borca batık olmadığı, 2016-2017-2018-2019 yılarında borca batık olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle davalı şirketin özkaynaklarını kaybettiği görülmüştür. Davalı şirketin 2016-2017-2018-2019-9/2020 tarihleri arasında Gelir Tablosunda şirketin faaliyetlerinde Faaliyet Karının Olmadığı ve Dönem Net Zararının bulunduğu görülmektedir. Davalı gerçek kişilerin, davalı şirkete finansal destek sağladığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin Duran Varlıkları Hesabındaki Demirbaş Hesabında herhangi bir hareket olmadığı ve Davalı şirketin taşıtlar hesabı ,binalar hesabının olmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari defterleri, bilanço beyannamesi, gelir beyannamesi ve dekontların incelemesi neticesinde Davalı ... ve Birleşen Davada Davalı ...'nun şirketin mal varlığını azaltıcı eylemde bulunmadığı ve örtülü kazanç sağlamadıkları tespit edilmiştir. O halde; davalı gerçek kişilerin davacıları ve davalı şirketi doğrudan doğruya zarara uğrattıkları ispat edilemediğinden gerek ana davanın gerekse birleşen davanın ayrı ayrı redlerine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan Fatih Yılmaz tarafından kesilen 1.320,00.-TL ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacılar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Gerek ana davanın gerek birleşen davanın ayrı ayrı reddine,
Ana dava açısından;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL Karar ve İlam Harcının, peşin yatırılan 1.536,98-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 921,58-TL harcın davacılara iadesine,
2-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'na verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'na verilmesine,
5-Fazla yatan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası açısından;
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL Karar ve İlam Harcının, peşin yatırılan 44,40-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 571,00-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacılar - birleşen dosya davacılar vekilinin, dosya davalı ... vekilinin ve birleşen dosya davalı ... vekilinin yüzüne karşı, (Davacılar - birleşen dosya davacılar vekilinin ve asıl dosya davalı ... vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) birleşen dosya davalı Tasfiye Halinde ... Tic. A.Ş.'nin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır