T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/351 Esas
KARAR NO:2025/342
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:20/12/2018
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMM Trafik poliçesiyle sigortalı, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 05.08.2018 tarihinde asli ve tam kusurlu olarak, ...'in sevk idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davaya konu kaza dolayısıyla tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'ün tam ve asli kusurlu bulunduğunu, davacılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta "yolcu" konumunda bulunan diğer davacıların ve aracı sevk ve idare eden davacı ...'in hiçbir kusuru bulunmadığını, ilgili tutanakta sürücü ...'ün yasal sınırın üzerinde 2,19 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, davaya konu kaza dolayısıyla soruşturma açıldığını, kaza nedeniyle oluşan maddi zararın davalı ... Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Anonim Şirketi'ne 20.09.2018 tarihinde başvurulduğunu, fakat sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından taleplerini karşılar nitelikte yanıt verilmediğinden işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı ...'in; yüzünde alından kaş ve burun üzerine doğru derin ve kalıcı yara oluşacak şekilde yaralandığını, MedicalPark Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, daha sonra İstanbul ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, ağır kafa travması geçirdiğini, bakıma muhtaç kaldığını ve tedavi sürecinin halen devam ettiğini, 06.07.1970 doğumlu ve ev hanımı olduğunu, halihazırda çalışmadığını, geçirdiği trafik kazası neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, her iki davalıdan geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat talep ettiklerini, kaza nedeniyle ...'in yüzüne dikiş atıldığını, fiziksel görüntüsünün değiştiğni, neşeli ve hayat dolu bir insan iken kazadan sonra bunalıma girdiğini, aynaya her baktığında kaza anını hatırladığını ve üzüntü, endişe, korku duyduğunu, kaza sonucu oluşan yaranın halen iyileşmediğini, kadın olması da dikkate alındığında yüzünde derin ve kalıcı iz kalmış olması nedeniyle yoğun manevi acı yaşadığını, ayrıca iki ayrı hastanede tedavi gördüğünden hastanelere gidip gelme sürecinde de epey yıprandığını, bu nedenle kusurun yoğunluğu da dikkate alınarak tam ve asli kusuru ile ve alkollü araç kullanmak suretiyle davacı ...'in yaralanmasına sebebiyet veren araç sürücüsü ve araç sahibi ...'den 80.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, kazada ... plakalı aracın sürücüsü olan davacı ...'in, kaburga zedelenmesi oluşacak şekilde yaralandığını, geçici de olsa bakıma ve refakate muhtaç kaldığını, 13.04.1969 doğumlu olduğunu, yıllarca şef garsonluk yaparak kazanç elde ettiğini, şu an halen çalıştığını, geçirdiği trafik kazası neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, her iki davalıdan geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat talep ettiklerini, kaza nedeniyle kaburgasında zedelenme olan davacı ...'in, aracın sürücüsü konumunda olduğundan yaşadığı kazanın üzerindeki etkisinin yoğun olduğunu, kazanın üzerinden geçen süreye rağmen halen araç kullanamadığını, yarasının da halen iyileşmediğini, kaza akabinde kaburgalarının sıkışması nedeniyle şiddetli acı ile birlikte nefes alamadığını, öleceği hissini yaşadığını, ağır yaralı kızını can çekişir halde gördüğü halde nefes alamadığı için yanına dahi gidemediğini, bu nedenle kendini kızına karşı suçlu hissettiğini, gerek eşinin yüzündeki kalıcı yara izi, gerek çocuklarının ağır ve kalıcı şekilde yaralanmış olması, kendisi, eşi ve çocukları için hastane sürecindeki yaşadıkları çaresizlik hissi, şiddetli ağrılar, kızının sakat kalacağı korkusu gibi nedenlerle halen devam eden manevi ızdırabı, kusurun yoğunluğu da dikkara alınarak, tam ve asli kusuru ile ve alkollü araç kullanmak suretiyle ...'in, eşinin ve çocuklarının yaralanmasına sebebiyet veren araç sürücüsü ve araç sahibi ...'den 15.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, kazada ... plakalı araçta "yolcu" konumunda bulunan davacı ...'in, ayak bileğinde birden fazla kırık, kasık üstübde derin yara oluşacak şekilde yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle 08.08.2018 tarihinde İstanbul ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat olduğunu, geçici de olsa bakıma ve refakate muhtaç kaldığını, tedavi sürecinin halen devam ettiğini, 19.07.1994 doğumlu olduğunu, ... metrosunda yaklaşık 10 ay çalıştığını, halihazırda çalışmadığını, almış olduğu son maaş net 3.000 -TL+ yol+ yemek olmakla birlikte SGK kayıtlarında asgari ücret üzerinden gösterildiğini, bu nedenle alınan maaşın miktarının ve dolayısıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat miktarlarının belirlenebilmesi bakımından meslek kodu da dikkate alınarak emsal ücret araştırması yapılmasınıalınan maaşın miktarının ve dolayısıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat miktarlarının belirlenebilmesi bakımından meslek kodu da dikkate alınarak emsal ücret araştırması yapılmasını talep ettiklerini, ...'in geçirdiği trafik kazası neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, her iki davalıdan geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat talep ettiklerini, kaza nedeniyle ayak bileğinde birden fazla kırık, kasık üstünde derin yara oluşan davacı ...'in, sağ ayağı üzerine halen basamadığını, yaşadığı trafik kazasının travması, hastane ve tedavi süreci, birçok kez ameliyata maruz kalması, henüz 24 yaşında genç bir delikanlı olması ve yaşam tarzında spor, vücut geliştirme ve kondisyon tutkusunun olması hususları dikkate alındığında, uzunca bir süre spor, koşu, ağırlık gibi etkinlerden uzaklaşmak zorunda kalması nedeniyle derin bir üzüntü yaşadığını, ayrıca ameliyat olduğunu, tedavisi nedeniyle birçok kez operasyonlara maruz kaldığını ve sürekli hastaneye gidip gelmek zorunda kalarak, bu süreçte de hayli yıprandığını, bu nedenle sürücünün kusurunun yoğunluğu da dikkate alınarak, tam ve asli kusuru ile ve alkollü araç kullanmak suretiyle ...'in ve ailesinin ağır yaralanmasına sebebiyet veren araç sürücüsü ve araç sahibi ...'den 30.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, kazada ... plakalı araçta "yolcu" konumunda bulunan davacı ...'in, bacağında kemik kırılması oluşacak şekilde yaralandığını, bacağına platin takıldığını, bu yaralanma nedeniyle 06.08.2018 tarihinde İstanbul ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat olduğunu, tedavi sürecinin halen devam ettiğini ve halen bakıcıya muhtaç olduğunu, 10.01.2013 doğumlu olduğunu, geçirdiği trafik kazası neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, her iki davalıdan geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat talep ettiklerini, kaza nedeniyle bacağında kemik kırılması oluşan ve bacağına platin takılan davacı ...'in, henüz 15 yaşında olup, ergenlik dönemi içerisinde olan genç bir kız olduğunu, bacağına atılan dikişler nedeniyle bacağında iz kalacak olması sebebiyle derin üzüntü yaşadığını, babası ...'e sık sık yürüyüp yürüyemeyeceğine, topal kalıp kalmayacağına ilişkin sorular yönelttiğini, yürüyemeyeceği ya da topal kalacağı yönünde ciddi endişe ve korku duyduğunu, halen okuluna gidemediğini, merdiven inip çıkamadığını, en temel ihtiyaçları için dahi yardıma muhtaç halde olduğunu, kusurun yoğunluğu da dikkate alınarak, tam ve asli kusuru ile ve alkollü araç kullanmak suretiyle davacı ...'in ve ailesinin ağır yaralanmasına sebebiyet veren araç sürücüsü ve araç sahibi davalı ...'den 80.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, kazada ... plakalı araçta "yolcu" konumunda bulunan davacı ...'in, sağ kaş kemiğinde kırık, kolunda zedelenme ve yara oluşacak şekilde yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle 09.08.2018 - 12.09.2018 tarihleri aralığında ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatışı yapılarak tedavi altına alındığını, tedavi sürecinin halen devam ettiğini, geçici de olsa bakıma ve refakate muhtaç olduğunu, 26.05.1994 doğumlu olduğunu, mekanik işçisi olduğunu, kaza tarihi itibariyle çalışmakta olduğunu, kazadan sonraki rahatsızlıkları ve tedavi süreci nedeniyle işten çıkarıldığını, halihazırda çalışmadığını, almış olduğu son maaşın net 2.500-TL +yol+yemek olduğunu, geçirdiği trafik kazası neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, her iki davalıdan geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat talep ettiklerini, ...'in birkaç kez amliyat ve operasyona maruz kaldığını, kazanın etkisiyle yaşadığı şok ve kaza sonrası tedavi sürecinde hastaneye gidip gelirken yaşadığı zorluklar nedeniyle hayli yıprandığını, bu nedenle kusurun yoğunluğu da dikkara alınarak, tam ve asli kusuru ile ve alkollü araç kullanmak suretiyle ...'in yaralanmasına sebebiyet veren sürücüsü ve araç sahibi ...'den 20.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, kazada ... plakalı araçta "yolcu" konumunda bulunan davacı ...'in, ensede ve topukta kesik ve yara oluşacak şekilde yaralandığını, tedavi sürecinin devam ettiğini, geçici olarak bakıma ve refakate muhtaç kaldığını, 07.07.1992 doğumlu olduğunu, ... Bankası bünyesinde 2 yıl çalıştığını, halihazırda çalışmadığını, bu çalışmasından almış olduğu son maaşın net 2.500-TL +yol+yemek olduğunu, geçirdiği trafik kazası neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, her iki davalıdan geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat talep ettiklerini, kaza nedeniyle özellikle ayak topuğunda kesik ve yaralanma oluşan davacı ...'in, halen yürüyemediğini ve ilgili ayağının üzerine basamadığını, geçirdiği kazanın şokunu halen atlatamadığını, bu nedenle kusurun yoğunluğu da dikkate alınarak, tam ve asli kusuru ile ve alkollü araç kullanmak suretiyle davacı ...'in yaralanmasına sebebiyet veren araç sürücüsü ve araç sahibi ...'den 20.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak ve davalı sigorta şirketinin yalnızca maddi tazminat yönünden azami poliçe limiti ile sorumlu olması kaydıyla, maddi tazminat talepleri yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, manevi tazminat yönünden ise yalnızca araç sahibi ve sürücüsü olan davalı ...'ün sorumlu olması kaydıyla; davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 80.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 80.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline, davacı ...yönünden geçici iş göremezlik olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik olarak 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL ve tedavi giderleri (bakıcı masrafı ve SGK kapsamında olmayan başkaca tedavi masrafları vs.) olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline, belirlenecek tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davacılar ..., ...ve ...'in maaşının ve buna bağlı olarak geçici - sürekli iş göremezlik tazminatlarının belirlenebilmesi için meslek kodu da dikkate alınarak emsal ücret araştırması yapılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın 05.08.2018 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacıların yaralandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusursuz olduğunu, manevi tazminat talepleri açısından; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre manevi tazminat talepleri teminat dışı kaldığından manevi tazminat taleplerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacıların kaza geçirdiği aracın ticari bir araç olmadığını, yapılan taşımanın hatır taşıması olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında, hatır taşımasının söz konusu olduğu durumlarda BK.43-44 maddeleri uyarınca tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılmasının öngörüldüğünü, yapılacak bilirkişi incelemesinde davacıların kusura katılımının dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacıların tedavi giderleri taleplerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6110 Sayılı yasayla yeniden düzenlenen 98’inci maddesine göre yasaya aykırı olduğundan reddedilmesi gerektiğini, davacıların sürekli iş görmezlik ve geçici iş görmezlik taleplerinin, davacının da kusurlu olması sebebiyle reddedilmesi yada müvekkili şirketin sigortalısının kusuru olması halinde, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat belirlenmesi gerektiğini, iş görmezlik tazminatı ile ilgili davacıların gelir kaybının ispat edilmesi gerektiğini, davacıların talep etmiş olduğu bakıcı giderleri talebi teminat dışı olduğundan reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesinin talep edildiğini ancak müvekkili şirketin temerrütünün başlangıcı KTK'nın 98. ve 99. maddesine göre belirleneceğinden davacıların bu talebi hukuka aykırı olduğunu, davacıların, müvekkili şirkete tazminat için herhangi bir başvuruda bulunmadığı için davacıların tazminatının dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu nedenle davacılara tazminat ödenmesine karar verilmesi halinde, ödenecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacılar her ne kadar avans faizi talep etmiş olsa da; uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, davanın trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden kaynaklanan davalarda özel yetki kuralı getirildiğini, HMK Madde 7’nin atfettiği davalının birden fazla olması halinde ortak yetkiyi taşıyan mahkemenin haksız fiilin gerçekleştiği ve zararın meydana geldiği yer olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ...’de Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından Asliye Ticaret yönünden bağlı olduğu mahkeme olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile İstanbul ili ... ilçesinden ... ili ... istikametine doğru seyir halinde olduğu esnada, ... Bölgesinde iki yönlü (gidiş-geliş) yol olmasına rağmen mevcut yolda yol yapım çalışması yapılıyor olması sebebiyle bir yönü kapatılmış yolda seyir esnasında iken, gerek yol yapım çalışmasını yürüten idare tarafından yol yapım çalışmalarının olduğu hususunda yeterince ikaz işaretlerinin bulunmaması, ve gerekse karşı yönden gelen davacılardan ...’in sevk ve idaresinde olan ... Plakalı aracın hız sınırlarının çok üzerinde bir hız ile hareket halinde olması, sebebiyle mevcut trafik kazasının meydana geldiğini, olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosya ile cezai soruşturmanın devam ettiğini, dava dilekçesinde her ne kadar davalının tam kusurlu, davacı ...’in kusursuz olduğundan bahsedilse de bunun ispatlanması gerektiğini, çift taraflı trafik kazası olduğu için her iki sürücünün de kusur oranlarının belirlenmesi ve ispatı gerektiğini, mahkeme tarafından yaptırılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin dava dilekçesinde belirtildiği üzere asli ve tam kusurlu olmadığının ortaya çıkacağını, hazırlık dosyasında ifadesine başvurulan ve davalının aracında bulunan, olayın bizzat görgü tanığı olan Şaban Arslan’ın ifadesinde, karşıdan gelen davacı ...’in kullandığı aracın hız sınırlarının üzerinde seyir ettiği, yol yapım çalışması olan ve yolun tek şeride düşürüldüğü güzergahta dubaların mesafelerinin birbirine çok uzak olduğu ve yine ikaz ışıklandırmalarının olmadığı hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin mevcut kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığının açıkça anlaşılacağını, davaya konu kazaya ilişkin cezai sürecin devam ettiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılarak kusur oranının ona göre tespit edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde her bir davacı bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 300,00'er TL maddi tazminat talep edildiğini, 100,00'er TL'lik miktar için SGK kapsamında olmayan başkaca hastane ve tedavi masrafları adı altında belirtilen bir miktardan bahsedildiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla SGK kapsamında olmayan başkaca hastane ve tedavi masrafları adı altında belirtilen bu 100.00 TL'lik miktarın, dava açıldığı tarihe kadar yapılmış olan ve belli olan hastane ve tedavi masrafları 100.00 TL’den fazla ise, bu taleple ilgili olarak belirsiz dava açılmasının mümkün olmadığını, zira dava açıldığı tarihte yapılmış olan ödeme ve maddi zararın bilineceğini, bu kalemle ilgili olarak dava tarihine kadar yapılmış olan masraflar belli olduğundan sonradan hesaplanabilecek belirsiz bir alacak bulunmayacağını, 100.00 TL'den fazla olması halinde bu giderler belirli olduğu için artık belirsiz dava olarak açılamayacağından, hastane ve tedavi giderlerinin fazlaya ilişkin hakları mahfuz tutuyoruz denmek suretiyle istenebilmesinin mümkün olmadığını, davacıların, dava açıldığı tarihe kadar olan ve 100.00 TL’nin üzerinde talepte bulunmaları halinde bu kalemle ilgili belirsiz açılmış davayı kabul etmediklerini, maddi talep bakımından hem davacı taraf kendi araç sigortasından (Trafik ve Kasko) ve hemde davalı tarafın sigorta şirketlerinden (Trafik ve Kasko) herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, SGK tarafından davacılara geçici iş görememezlik ödeneği veya aşka bir ad altında ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun ilgili yerlerden sorulması ve yapılmış olan ödemelerin hesaplanacak olan tazminat miktarlarından düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, manevi tazminatın, aslında ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminat olduğunu, zarara uğrayan kişinin manevi ızdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olduğunu, manevi tazminatın talep edende zenginleşme yaratmaması ve ayrıca ödeyen kişide de ekonomik yıkıma yol açacak miktarlarda olmaması gerektiğini, manevi tazminatın takdir hakkının, kural olarak yargıca ait olduğunu, yargıcın, manevi tazminatın tutarını belirlerken, bir yandan manevi acıları gidermesi, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşmeye aracı olmaması gerektiğini, manevi tazminatın, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödence olduğunu, müvekkilinin evli ve iki çocuk babası olduğunu, aylıkla çalışan bir kişi olduğundan davacı tarafından talep edilen tazminat miktarlarını ödeyebilecek ekonomik gücü bulunmadığını, almış olduğu maaş ile ancak kendisini ve ailesini geçindirebilecek durumda olduğunu, maddi durumunun iyi olmadığını, manevi tazminatın belirlenmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini beyan ederek; öncelikli olarak yetki itirazının kabulü ile dosyanın asıl yetkili Mahkeme olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmaması sebebiyle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacılara ait hizmet dökümleri ve aylık bilgilerinin gönderilmiş olduğu, ayrıca 05/04/2019 tarihli yazı cevabında davacılardan ...için meydana gelen kazadan dolayı 3 gün yatarak 28 gün ayaktan toplam 31 gün istirahatli kaldığı dönem için 1.364,28 TL rücuya tabi geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, diğer davacılara ait geçici veya sürekli iş göremezlik nedeniyle maluliyet aylığı bağlanmadığı, peşin sermaye değerli bir ödeme yapılmadığının bildirildiği anlaşıldı.
... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacılara ait hizmet dökümlerinin gönderildiği, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacı ...'in 4/a tescil kaydının tescil edilemediğinin bildirildiği, diğer davacıların hizmet dökümlerinin gönderildiği, davacı ...'e 05/08/2018 tarihli trafik kazası ile alakalı 05/08/2018 - 10/10/2018 tarihleri arasında hastalık vaka türünden düzenlenen iş göremezlik raporlarına istinaden 2.807,48 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğinin bildirildiği görüldü.
İstanbul ... Eğitim Araştırma Hastanesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacı ...'in kaza tarihi itibariyle kayıtlı tıbbi belge ve evraklarının gönderildiği, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacı ...'e ait tıbbi dosya ile film ve grafilerinin CD olarak gönderildiği, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacılar ... ve ...'in görmüş olduğu tedavi ile ilgili evrakların ve CD'nin gönderildiği, ... Devlet Hastanesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacılar ... ve ...'in görmüş olduğu tedavi ile ilgili evrakların ve CD'nin gönderildiği görüldü.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu, dosya kapsamında alınan 08/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak; "... plakalı araç sürücü ...'ün trafik kaza raporunda ve ifadelerde belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c Maddesini (Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak) ihlal ettiği, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun kazalarda sürücülere verilecek asli kusurları belirleyen 84. Maddesinde sayılan “şeride tecavüz etme” kusurunu işlediği ve kazanın oluşumuna etkisi açısından ASLİ KUSURLU olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in trafik kaza raporunda ve ifadelerde belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşıldı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta davaya konu kazanın Ölümlü / Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı fotokopisinin, alkol raporları fotokopisinin, ... ve ... plakalı araçların trafik kayıtlarının, ... ve ...'in sürücü belgesi bilgilerinin gönderilmiş olduğu görüldü.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce davacıların sosyal ekonomik durum araştırması yapılarak mahkememiz dosyasına gönderilmiş olduğu görüldü.
Davalı ... A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta ... plakalı araca ait 12/04/2018 - 12/04/2019 tarihlerini kapsar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin ve hasar dosyasının fotokopisinin gönderilmiş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 05/11/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında; "HMK 116 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede; Davada, ilk itirazlardan yetki itirazının bulunduğu,ancak davalılardan sigorta şirketinin merkez adresi şişli/istanbul olması nedeniyle yargı sınırları içerisinde uyuşmazlığın çözümlenebiliceğinin kanaatiyle itirazın reddine," dair karar verildiği ayrıca emsal ücretle ilgili davacı vekiline ... ve ...'in mezuniyet belgelerini sunması için süre verildiği, talep halinde ilgili üniversite ve liselerden belgelerin celbine, belgeler celb olduktan sonra ilgili sendikalara müzekkere yazılmasına karar verildiği, davacı vekilince 17/02/2020 tarihli dilekçe ile davacılardan ...'in ... Anadolu Endüstri Ve Teknik Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı (Elektro Mekanik) bölümünden mezun olduğunu, halen ... Ünv. Mekatronik Bölümü öğrencisi olduğunu, davacılardan ...'in ... Ünv. Bankacılık ve Sigorta Meslek Yüksek Okulundan mezun olduğunu beyan ettiği anlaşıldı.
Davalı ...'ün 05/11/2019 tarihli celsede davacı ...'in kullandığı aracın sigortalısı ... Sigortadan hasar dosyasının istenilmesini talep ettiği, yazılan yazıya açılan hasar dosyası ve ödeme tespit edilemediğine dair cevap verildiği, mahkememizin 18/02/2020 tarihli celsesinde davacılar vekiline ... plakalı aracın sigorta bilgilerini bildirmesi için süre verildiği, bildirildikten sonra dosyanın maluliyet yönünden incelenmesi için İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'na gönderilmesine karar verildiği, davacılar vekilinin 21/02/2020 tarihli dilekçesi ile aracın sigorta poliçe numarasını bildirdiği, mahkememizce ... Sigorta A.Ş.'ye yeniden müzekkere yazıldığı, verilen cevapta açılan herhangi bir hasar dosyasının tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizce davacıların maluliyetlerinin tespitleri için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 22/07/2020 tarihli yazılarında tamamlanması gerekli eksiklikleri bildirerek ve muayene tarihleri vererek dosyamızı iade ettiği, eksikliklerin tamamlanması için davacılar vekilince bildirilen hastanelere davacıların sevki için yazıların yazıldığı, davacılar vekilinin 20/10/2020 tarihli dilekçesi ile davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'e ait tıbbi belgeler ve grafilerine ait CD'leri sunmuş olduğu, aynı tarihli celsede "ATK'nın istediği hastane tedavi kayıtları ile beraber MR raporlarını tamamladık sadece ...'in tedavi kayıtları ile MR raporları tamamlanamadı bu yönde hastane tedavi kayıtlarının tamamlanması için müzekkere yazılsın" şeklinde beyanda bulunduğu, mahkememizce "Davacı vekilince celse arası ...'in ikametine en yakın adresi bildirdiğinde ATK raporu uyarınca MR raporunun aldırılması için ilgili hastanesine müzekkere yazılmasına," karar verildiği, davacılar vekilince beyan dilekçesinin 18/01/2021 tarihinde sunulduğu görüldü.
... Devlet Hastanesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacı ...'in kaza tarihi itibariyle tedavi evraklarının ve radyoloji görüntülerinin gönderildiği, davacılar vekilince 25/03/2021 tarihli dilekçe ile ... Hastanesi tarafından davacı ... için düzenlenen tıbbı belgeler ve grafi CD'sinin sunulduğu görüldü.
Eksik hususlar tamamlandıktan sonra mahkememizce davacıların maluliyetlerinin tespitleri için yeniden dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 03/06/2021 tarihli yazısında davacı ... (...) hakkında maluliyet raporunu gönderdiği, bu rapor hakkında 09/08/2021 tarihli 1.070,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, faturanın davacılar vekiline tebliğ edildiği fakat faturanın ödenmemiş olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 26/10/2021 tarihli yazıları ile davacılar hakkında düzenlenen maluliyet raporlarının gönderilmiş olduğu, raporların taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu, taraf vekillerince raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu anlaşıldı.
Davacılar vekilinin 16/12/2021 tarihli dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle yargılamanın şu aşamasında 6 ay ve 3 ay geçici, %39,2 ve %11,2 sürekli maluliyet belirlenmiş olan müvekkillerinden ... ve ...için davalı sigorta şirketi yönünden, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere iş gücü kaybından kaynaklı maddi tazminata mahsuben, diğer davalı ... yönünden, poliçe limitini aşan kısım da dahil olmak üzere iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı giderlerinden oluşan maddi tazminata ve ayrıca manevi tazminata mahsuben tarihinden ve 20/09/2018 ihbar tarihinden itibaren işleyecek şimdilik yasal faizi, yargılama gideri, vekalet ücreti ile birlikte müteselsilen ödenmek üzere TBK 76. Maddesi gereğince ayrı ayrı geçici ödeme takdir edilmesine, müvekkillerinden ... , ..., ..., ... yönünden şimdilik yalnızca davalı ... tarafından iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı giderlerinden oluşan maddi tazminata ve ayrıca manevi tazminata mahsuben kaza tarihinden itibaren işleyecek şimdilik yasal faizi, yargılama gideri, vekalet ücreti ile birlikte ödenmek üzere TBK 76. Maddesi gereğince ayrı ayrı geçici ödeme takdir edilmesine karar verilmesini talep ettiği ayrıca mahkememizin 21/12/2021 tarihli celsesinde "...'ün taşınmaz ve taşınırları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulsun" şeklinde beyanda bulunduğu, mahkememizin 1 numaralı ara kararı ile "geçici ödeme taleplerinin dosyadaki mevcut maluliyet raporuna karşı yapılan itirazlar olması ve kusur raporunun henüz alınmamış olması dolayısıyla bu aşamada REDDİNE" 2 numaralı ara kararı ile "Davacılar vekilinin davalı ...'ün adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulması yönündeki taleplerinin dava konusuyla ilgili olmaması nedeniyle REDDİNE" ayrıca "Taraf vekillerinin ATK maluliyet raporuna karşı beyan ve itirazlar dikkate alınarak her bir davacı için bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı varsa ne sürede olduğu hususununda ayrıca belirtilerek gene dosyaya dahil edilecek adli muayene raporlarıda gözetilerek davacıların sürekli maluliyet durumu bulunup bulunmadığı varsa ne oranda olduğunun tespit edilmesi yönünde ATK 2. İhtisas kurulundan ek rapor aldırılmasına," dair karar verildiği anlaşıldı.
Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 25/04/2022 tarihli yazıları ile davacılar hakkında düzenlenen maluliyet raporlarının gönderilmiş olduğu, raporların taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu, taraf vekillerince raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu anlaşıldı.
Davacılar vekilinin 13/06/2022 tarihli dilekçesi ile 25/04/2022 tarihli ATK raporlarına karşı itiraz ve dava konusu kaza nedeniyle ..., ... ve gerekli görülmesi halinde ...hakkında dosyanın tefrik edilmesini talep ettiği, mahkememizin 23/06/2022 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin tefrik talebinin dosyada mevcut eksiklikler olduğu için bu aşamada reddine karar verildiği, ayrıca "05/08/2018 kaza tarihindeki yürürlükte olan 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirme yapılması için ...ve ..., ... için kalıcı maluliyet yönüyle; ... açısından da başkaca devam eden tedavi evrak ve raporları ibraz edildiğinde beyan ve itirazlar doğrultusunda sürekli maluliyet durumunun olup olmadığına dair ATK Genel Kurulundan rapor aldırılmasına," karar verildiği anlaşıldı.
Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davacılar ... ve ...'in muayene kayıtlarının gönderildiği görüldü.
Akçay Polis Merkezi Amirliği'nce davalı ...'ün sosyal ekonomik durum araştırması yapılarak mahkememiz dosyasına gönderilmiş olduğu görüldü.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma, ... İddianamesiyle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası mahkememizce UYAP sistemi üzerinden başka birimden dosya görüntüleme rolü ile incelenmiş olup, yapılan yargılamada ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 21/10/2022 tarihli rapor ile sanık ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, yola gereken dikkatini vermesi, seyrini kendi yol bölümünü takiben mahal şartlarına uygun şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara raiyet etmeden sevk ve idare hatası neticesinde karşı istikamet şeridine girmek suretiyle şerit ihlali sonucu karşı yönden gelen araç ile çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketle asli kusurlu olduğu, ... idaresindeki araç ile kendi istikamet şeridini takiben seyri sırasında, karşı istikametten gelip seyir yoluna giren diğer sürücü yönetimindeki otomobille çarpışması neticesinde karışmış olduğu kazada atfı kabil kusuru bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldı.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu'nun 01/02/2024 tarihli
...hakkındaki raporunda sonuç ve özet olarak; "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmî gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği dikkate alındığında;
I- Kulak-Burun-Boğaz, D-Yüz, frontal kemikte çökme özür oranı %5,
II- Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük tablo 1.7’ye göre balthazard formülü ile özür oranı %10 olup,
Balthazard formülüne göre; %15 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15(yüzdeonbeş) olduğu,
Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
Başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
... hakkındaki raporunda sonuç ve özet olarak; "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği,
Başka birisinin geçici ve sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
... hakkındaki raporunda sonuç ve özet olarak; "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmî gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;
I- Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük, tablo 1.1 kategori II’ye göre; %8 olduğuna göre;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8(yüzdesekiz) olduğu,
Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği,
Başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
Elif Özdemir hakkındaki raporunda sonuç ve özet olarak; "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmî gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
... hakkındaki raporunda sonuç ve özet olarak; "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;
I- Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük, lomber vertebra kırığı, tablo 1.1’e göre özür oranı %23,
II- Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük, torakal vertebra kırığı, tablo 1.3’e göre özür oranı %8,
III- Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10 ve tablo 3.11’e göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne göre: %9 olup Tablo3.2’ye göre özür oranı %5 olduğuna göre;
Balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %33(yüzdeotuzüç) olduğu,
Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
... (...) hakkındaki raporunda sonuç ve özet olarak; "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmî gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu,
C-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) ay kadar uzayabileceği,
D-) Başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, raporların taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu, taraf vekillerince raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu anlaşıldı.
Davacılar vekilinin 28/05/2024 tarihli celsede dosyanın ... yönünden tefrik edilerek yeniden ATK'ya gönderilmesini, diğer davacılar için dosyanın hesap bilirkişisine tevdini talep ettiği, mahkememizin aynı celsesinin 1 numaralı ara kararı ile tefrik talebinin reddine, 2 numaralı ara kararı ile aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdine karar verildiği, bilirkişinin 14/06/2024 tarihli raporunu sunduğu, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş olduğu, mahkememizin 05/11/2024 tarihli celsesinde taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını değerlendirilmek üzere ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 20/11/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"- ..., ...ve ... açısından yapılan hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre, 2024 Asgari Ücret verisi doğrultusunda hesaplama yapıldığı,
- ..., ...'in sürekli engel oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporundaki değerlendirmeye istinaden bu kazazedeler yönünden sadece Geçici İş Göremezlik ve Geçici Bakıcı Gideri zarar hesabı yapılacaktır. Geçici İş Göremezlik ve Geçici Bakıcı Gideri hesaplarının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan hesaplar olması sebebiyle, yapılacak hesaplamalarda hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Asgari ücretin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi etkisinin bulunmadığı,
- Davacı ...'in olay tarihi itibariyle 15,58 Yaşında, Geçici iş göremezlik dönemi boyunca öğrenci ve efor dönemi içerisinde olduğu görülmüş olup Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı,
Tarafların maddi tazminatlarının aşağıdaki şekilde hesaplandığı,
yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalılar vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş olduğu, davacılar vekiline 25/02/2025 tarihli celsede HMK 107/2 kapsamında alacağını tam olarak belirlemesi yönünden beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtar edildiği, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların reddedildiği, davacılar vekilinin 08/03/2025 tarihli dilekçesi ile;
Davacı ... yönünden; Geçici iş göremezlik tazminatı için 10.159,57 TL, bakıcı gideri için 4.059,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 2.947.224,97 TL olmak üzere belirli hale gelen toplam 2.960.943,54 TL maddi tazminatın; davalı sigorta şirketinin asıl alacak yönünden azami poliçe limitleri ile sınırlı olan 374.218,57 TL'sinin davalı Mustafa yönünden 05.08.2018 olay tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 20.09.2018 başvuru-ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, teminat limiti dışında kalan 2.586.724,97 TL'sinin 05.08.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalı ...'den tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın 05.08.2025 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,
Davacı ...yönünden; Geçici iş göremezlik tazminatı için 4.809,36 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.336.572,99 TL olmak üzere belirli hale gelen toplam 1.341.482,35 TL maddi tazminatın; davalı sigorta şirketinin asıl alacak yönünden azami poliçe limit/leri ile sınırlı olan 364.909,36 TL'sinin davalı Mustafa yönünden 05.08.2018 olay tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 20.09.2018 başvuru-ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, teminat limiti dışında kalan 976.572,99 TL'sinin 05.08.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalı Müstafa Karagöz'den tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın 05.08.2025 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,
Davacı ... yönünden; geçici iş göremezlik tazminatı için 5.392,77 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 323.869,13 TL olmak üzere belirli hale gelen toplam 329.261,90 TL maddi tazminatın, davalı Mustafa yönünden 05.08.2018 olay tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 20.09.2018 başvuru-ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000 TL manevi tazminatın 05.08.2025 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,
Davacı ... yönünden; geçici iş göremezlik tazminatı için 1.450,91 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL olmak üzere belirli hale gelen toplam 1.650,91 TL maddi tazminatın, davalı Mustafa yönünden 05.08.2018 olay tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 20.09.2018 başvuru-ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 80.000 TL manevi tazminatın 05.08.2025 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,
Davacı ... yönünden; geçici iş göremezlik tazminatı için 4.809,36 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL olmak üzere belirli hale gelen toplam 5.009,36 TL maddi tazminatın, davalı Mustafa yönünden 05.08.2018 olay tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 20.09.2018 başvuru-ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın 05.08.2025 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,
Davacı ... yönünden; geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL, bakıcı gideri için 2.029,50 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL olmak üzere belirli hale gelen toplam 2.229,50 TL maddi tazminatın, davalı Mustafa yönünden 05.08.2018 olay tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 20.09.2018 başvuru-ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 80.000 TL manevi tazminatın 05.08.2025 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalılar vekillerince talep arttırım dilekçesine karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu, mahkememizin 27/03/2025 tarihli ara kararı ile dava değerinin 4.880.986,92 TL olduğundan dolayı dosyanın heyete tevdine karar verildiği anlaşıldı.
Davacılar vekilinin 14/05/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. ile yapılan harici anlaşmaları gereğince davalı sigorta şirketi tarafından 13.05.2025 tarihinde ; 538.300,00 TL'si davacı ... lehine, 524.935,00 TL si davacı ...lehine, 473.665,00 TL'si davacı ... lehine, 3.400,00 TL'si ... lehine, 2.400,00 TL'si ... lehine, 7.300,00 TL'sinin ... lehine, 160.000,00 TL vekalet ücretinden toplam 40.000 TL tevkifat ve stopaj mahsubu nedeniyle net 120.000 TL, 30.000,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.700.000,00 TL net ödeme yapıldığını, dava konusu taleplerinden yalnızca ... Sigorta A.Ş. yönünden feragat ettiklerini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi aşan miktar yönünden diğer davalı ... hakkındaki davaya devam ettiklerini, kısmi ödemenin yargılama aşamasında yapılmış olması da nazara alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 08.03.2025 tarihli talep belirleme dilekçelerindeki tüm taleplerinin davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemelerin icra takibi ya da infaz aşamasında dikkate alınması yönünde davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ...'e tahmiline karar verilmesini talep ettiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 15/05/2025 tarihli dilekçesi ile sulh sözleşmesi kapsamında davanın müvekkili açısından reddini talep ettiği, yargılama gider ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dava; 05/05/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Dava konusu kaza 05/08/2018 tarihinde, davacıların bulunduğu ... plakalı araç ile Davalı ...’ün maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Davalılardan ..., kazaya karışan aracın maliki ve sürücüsü olması sebebiyle ve diğer Davalı ... da davalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumludur. Davacıların aynı aileye mensup olduğu ve olay günü aynı aracın içinde seyir halinde oldukları dosya kapsamındaki tutanaklardan ve nüfus kayıt örneklerinden anlaşılmıştır.
Kazaya ilişkin yürütülen ... 2. ACM’nin ... Esas sayılı ceza dosyası mahkememizce UYAP sistemi üzerinden incelenmiş ve ilgili evraklar dosya içine alınmıştır. Yapılan ceza yargılaması sonucunda Davalı ...’ün alkollü şekilde araç kullanması ve trafik kurallarını ihlal etmesi sebebiyle kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu ve taksirle öldürme ve yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğu tespit edilmiştir. Kararın istinaf edildiği, istinaf yargılamasının devam ettiği ve henüz kesinleşmediği görülmüştür. Ceza yargılamasında alınan kusur raporları ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre mahkememizce yapılan değerlendirme sonucu davalı sürücünün alkollü olması, ters yönde seyir halinde olması ve trafik güvenliğini tehlikeye atması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği anlaşılmış, bilirkişi aracılığıyla kusur incelemesi yapılmamıştır.
ATK Üst Kurulu tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği’ne göre hazırlanan maluliyet raporlarına göre davacılardan ...’in sürekli bir maluliyetinin bulunmadığı, 1 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının olmadığı; ...’in %8 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 2 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı; ...’in %33 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 6 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu; ...’in sürekli bir maluliyetinin bulunmadığı, 9 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu; ...’in %15 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 3 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı; ...’in sürekli bir maluliyetinin bulunmadığı, 3 haftaya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında alınan birçok maluliyet raporu gözetilerek, maluliyet oranlarının kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiği ve üst kurulun tüm dosya kapsamına göre inceleme ve değerlendirme yaptığı anlaşıldığından davacıların maluliyet oranlarına itirazları yerinde görülmemiştir.
Maddi tazminat talebinin incelenmesinde her bir davacı için sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacıların kaza tarihine göre SGK kayıtlarının incelenmesinde, davacılardan ...’in, ...’in ve çocuk yaşta olan ...’in sigortalı olarak çalışmadığı tespit edilmiştir. Bu üç davacının gelir getirici bir işte çalıştığını gösterir bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Kaza tarihine göre gelir getirici bir işte çalışmayan kişilerin, iyileşme sürecinde mahrum kaldığı bir gelir de olmayacağından, davacılardın ...’in, ...’in ve ...’in geçici iş göremezlik zararlarının doğmadığı kabul edilmiştir. Bakıcı ihtiyacı talebine ilişkin olarak ATK Üst Kurul raporlarına göre davacılardan ...’in, ...’in, ...’in ve ...’in bakıcı ihtiyacının bulunmadığı anlaşıldığından, bu davacıların bakıcı gideri zararının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Hükme esas alınan ATK Üst Kurulu raporlarına göre davacılardan ...’in, ...’in ve ...’in sürekli bir maluliyetleri bulunmadığından bu davacıların sürekli iş göremezlik zararlarının bulunmadığı, bu husustaki tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Maddi tazminat talebine ilişkin olarak yapılan aktüer hesaplamada 20/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun güncel ekonomik verilere dayandığı ve hesaplama yöntemine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmıştır. Davacılardan kaza tarihi itibariyle sigortalı olarak çalışan ...’in, ...’in ve ...’in asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine ilişkin herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmemiş, aksine dava dilekçesindeki beyanlardan bu kişilerin sigorta kayıtlarının asgari ücret üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır. Asgari ücret üzerinde elde edilen geliri ispat yükü davacıda olup, iddiasını haklı gösteren herhangi bir delil sunmadan emsal ücret araştırması yapılması talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. Bu sebeple aktüer bilirkişinin asgari ücreti esas alarak hesaplama yapması doğrudur. İstanbul BAM 9. HD 2022/2621 Esas ve 2023/553 Karar sayılı ilamı ile “Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/02/2019 tarih, 2016/2455 E. ve 2019/1005 K. sayılı kararı).” şeklinde karar vererek, pasif devre tazminat hesaplarında aginin ücrete dahil edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla agi hariç tutularak hesap yapılması usul ve yasaya uygundur.
Yukarıda maddi tazminat taleplerine ilişkin yapılan açıklamalar doğrultusunda sonuç olarak, dava konusu trafik kazası sebebiyle Davacı ...’in sürekli maluliyetinin, bakıcı ihtiyacının ve sigortalı bir çalışmasının bulunmaması sebebiyle talep edebileceği herhangi bir zararının doğmadığı; Davacı ...’in 323.869,13 TL sürekli iş göremezlik ve 5.392,77 TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, bakıcı gideri zararının bulunmadığı; Davacı ...’in 2.947.224,97 TL sürekli iş göremezlik ve 4.059,00 TL bakıcı gideri zararının bulunduğu, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı; Davacı ...’in 2.029,50 TL bakıcı gideri zararının bulunduğu ve sürekli ve geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı; Davacı ...’in 1.336.572,99 TL sürekli ş göremezlik ve 4.809,36 TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, bakıcı gideri zararının bulunmadığı; Davacı ...’in ise 4.809,36 TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında anlaşma yapılmış olup, karar duruşmasından bir gün önce mahkememize gönderilen sulh dilekçesi ile her bir davacı için alınan ödemeler belirtilerek, davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği belirtilmiştir. Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sonrası davacılardan ...’in, ...’in, ...’in ve ...’in bakiye bir zararının kalmadığı; Davacı ...’in bakiye 2.408.924,97 TL sürekli iş göremezlik ve 4.059,00 TL bakıcı gideri zararının ve Davacı ...’in ise bakiye 811.637,99 TL sürekli iş göremezlik ve 4.809,36 TL geçici iş göremezlik zararının kaldığı hesaplanmıştır.
Manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile kaza sebebiyle ortaya çıkan maluliyet oranı ve iyileşme süresi gözetilerek Davacı ... için 20.000,00 TL, Davacı ...için 20.000,00 TL, Davacı ... için 15.000,00 TL, Davacı ... için 10.000,00 TL, Davacı ... için 10.000,00 TL ve Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminat miktarına hükmedilmiştir. Maddi ve manevi tazminat bedellerine Davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davalı ...’ün yetki itirazı, diğer davalı sigorta şirketinin adresi gözetilerek yerinde görülmemiş ve yargılamanın esasına geçilmiştir. Davalıların bir diğer itirazı hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği noktasındadır. Hatır taşıması, en basit haliyle, bir kişinin maddi veya manevi bir menfaat olmadan taşınması şeklinde tanımlanabilir. Hukuki niteliği itibariyle hatır taşıması da bir def’idir, hâkim tarafından re’sen gözetilemez. Bir akrabalık, iş ilişkisi veya ücret ödeme durumu olmaksızın taşıma hali söz konusu ise, karine olarak hatır taşımasının varlığı kabul edilmektedir Zira Yargıtay 4. HD’nin 2021/22240 Esas ve 2022/17686 Karar sayılı ilamında “Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.” şeklinde ve Yargıtay 17. HD’nin 2020/74 Esas ve 2021/787 Karar sayılı ilamında “O halde, karine olarak hatır taşımasının gerçekleştiği aksinin davacı tarafından ispatı gerekir. Destek yolcu ile dava dışı sürücünün arkadaş olup gezdikleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken hatır taşımasının davalı tarafın ispat edilemediği gerekçesiyle hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmaması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Somut olayda davacıların arasında akrabalık ilişkisi bulunması sebebiyle, taşımanın manevi ve ahlaki bir sorumluluğa dayanması sebebiyle hatır taşıması sayılamayacağı ve davalıların bu iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacılara davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ve feragat gözetilerek, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı sigorta şirketinin feragat sonucu yargılama gideri talebi bulunmadığı beyan edildiğinden, sigorta şirketi lehine yargılama giderine hükmedilmemiştir. Davacıların ödeme sonrası karşılanan zararları yönünden verilen ret kararı sebebiyle Davalı ... lehine yargılama giderine hükmedilmemiştir. Davacı ... yönünden reddedilen 10.159,57 TL geçici iş göremezlik ve Davacı ...yönünden 100,00 TL bakıcı gideri zararı ödeme kapsamında olmadığından ve bu talepler reddedildiğinden Davalı ... lehine yargılama gideri hesabı yapılmıştır. Feragat kapsamında kalan kısım yönünden davacılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
A-Maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine,
1-Davacı ... yönünden; 2.408.924,97 TL sürekli iş göremezlik zararının ve 4.059,00 TL bakıcı giderinin, kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı ...yönünden; 811.637,99 TL sürekli iş göremezlik zararının ve 4.809,36 TL geçici iş göremezlik zararının, kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacı ... ve Davacı ...’in davalı sigorta şirketine karşı açtığı davanın feragat sebebiyle reddine,
4-Davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın feragat sebebiyle reddine,
B-Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine,
5-Davacı ... yönünden; 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine,
6-Davacı ...yönünden;20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine,
7-Davacı ... yönünden; 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine,
8-Davacı ... yönünden; 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
9-Davacı ... yönünden; 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
10-Davacı ... yönünden; 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05/08/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ...’den alınarak Davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 317.045,67-TL Karar ve İlam Harcının, peşin harç olarak yatırılan 808,80-TL, ıslah harcı olarak yatırılan; 5,00-TL, 7,00-TL, 4.581,00-TL, 1.125,00-TL 10.114,00-TL ve 17,00-TL'nin toplamı olan 16.657,80-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 300.387,87-TL harcın davalı ...’den alınarak hazineye irat kaydına,
12-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 325.428,24-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
13-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 10.159,57-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
14-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 126.302,63-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
15-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
16-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.147,90-TL Karar ve İlam Harcının davalı ...’den alınarak hazineye irat kaydına,
17-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
18-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
19-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
20-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
21-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
22-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
23-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
24-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
25-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
26-Davacılar tarafından bu dava sebebi ile yapılan 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 5.770,00-TL ATK fatura bedeli, 881,60-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 91,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 18.743,20-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 18.145,29-TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, bakiye gider avansının davacılar üzerinde bırakılmasına,
27-Davacılar tarafından peşin harç olarak yatırılan 808,80-TL, ıslah harcı olarak yatırılan; 5,00-TL, 7,00-TL, 4.581,00-TL, 1.125,00-TL 10.114,00-TL ve 17,00-TL'nin toplamı olan 16.657,80-TL'nin davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine,
28-Davalı ... tarafından yapılan 6.100,00-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 191,59-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'e verilmesine, geri kalan miktarın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
29-Ödenmeyen 61.950,00-TL ATK faturasının 59.973,80-TL'sinin davalı ...'den, 1.976,20-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hususunda harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
30-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderleri talep olunmadığından kendi üzerinde bırakılmasına,
31-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır