T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/899 Esas
KARAR NO:2025/706
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/12/2018
KARAR TARİHİ:16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 19.05.2017 tarihinde ... İli ... ilçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisi ve bakım yükümlüsü ... ... 'ün vefat ettiğini, müteveffa ... ...’ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, davalılardan ...’ın kullandığı ... plakalı araç ile diğer davalılardan ...’in kullandığı ...plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin bahsi geçen kazaya karışan araçlar olduğunu, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından tanzim edilen otopsi raporunda, ... ...’ün kaza sebebiyle vefat ettiğinin belirlendiğini, kazadan sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/ ... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden başlatılan soruşturmada, dava konusu trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur durumunun sorulduğunu Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin kazanın oluşmasında müteveffa ... ...’ün tali, davalı ...’in asli ve diğer davalı ...’ın tali kusurlu olduğunu tespit ettiklerini, kaza anında davalı ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ruhsat sahibinin diğer davalılardan ... Tur. Organizasyon Ltd. Şti. olduğunu, kaza anında davalı ...’in sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı çekicinin ruhsat sahibinin diğer davalı ... olduğunu, kaza anında ...plakalı araca bağlı bulun ... Plakalı dorsenin sahibinin ise davalılardan ... ... olduğunu, bahsi geçen çekicinin davalı ... Sigorta nezdinde ... poliçe numarasıyla KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, bahis konusu araçların işletenleri, sürücüleri ve sahiplerinin KTK 85’inci maddesi gereği oluşan zarardan müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarını, ... plakalı dorsenin sahibinin de yine KTK 102’inci maddesi gereği mesuliyetinin bulunduğunu, ... ...’ün vefatıyla geride müteveffanın eşi müvekkilleri; ..., çocukları ... ..., ... ve ... ... ile babası ... ... ile annesi ... ...'ün kaldıklarını, ... ...’ün vefat etmesiyle müvekkillerinin onun desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerine destek tazminatı verilmesi için davalı sigorta şirketlerine müracaat edildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş'nin 100.199,22 TL; diğer davalı ... Sigorta'nın ise 83.035,11 TL’yi müvekkillerine ödediklerini, ödenen tazminatın yetersiz ve düşük kaldığını, diğer yandan, müteveffa ... ...'ün ölmeden önce ... ... isimli işyerinde ... sigorta sicil numarasıyla mesul müdür olarak çalıştığını, her ne kadar, çalıştığı iş yerinde aldığı ücret ve yatırılan primin asgari ücret olarak gösterilmiş ise de, müteveffanın aylık 5.000,00 TL ücret aldığını, müteveffa ... ...’ün 2006 yılından beri nitelikli çalışan olduğunu gösterir mesul müdür belgesini sunduklarını, ancak, primleri asgari ücret üzerinden yatırıldığından, aylık ücreti gerçek ücretinin altında gösterildiğini, tazminat hesabı yapılmasını talep ettiklerini, ... ...’ün vefatıyla 1982 doğumlu genç eşi ...'un dul, küçük çocukları ..., ... ve ...'ın ise babasız kaldığını, baba ... ...'ün ve anne ... ...'ün ise genç oğulları ...’i kaybetmenin üzüntüsü ve kederiyle hayatlarının geri kalanını tamamlamaya çalıştıklarını, ... ...’ün ölümü sonrası eşinin, çocukları, anne ve babası için hayatın asla eskisi gibi olmayacağını, hiçbir kudretin çocuklara babalarını getirmeyeceğini; hiçbir mutluluğun babalarının boşluğunu doldurmayacağını ancak, müvekkillerin yaşadığı bu elemin ve acının bir nebze hafifletilmesi için sigorta şirketleri dışındaki davacılardan Türk Borçlar Kanunu 56. maddesine göre manevi tazminat taleplerinin olduğuğunu beyan ederek; öncelikle üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesi için, ... Plakalı araç ile ...plakalı çekici ve buna bağlı bulunan ... plaka sayılı araçların trafik kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya dair dava ve talep hakları mahfuz kalmak şartıyla; ... için 1.000,00 TL maddi 100.000.00 TL manevi, Küçük ... için 1.000,00 TL maddi 50.000.00 TL manevi, Küçük ... için 1.000,00 TL maddi 50.000.00 TL manevi, Küçük ... için 1.000,00 TL maddi 50.000.00 TL manevi, Baba ... ... için 1.000,00 TL maddi 100.000.00 TL manevi, Anne ... ... için 1.000,00 TL maddi 100.000.00 TL manevi olmak üzere,toplam 6.000,00 maddi, 450.000,00 manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan (manevi tazminatı yönünden sigorta şirketleri hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, bütün yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu dava konusu trafik kazasının ... İli, ... İlçesi'nden meydana gelmiş olup davalı müvekkillerin ikametgahlarının; gerek mernis adreslerinden gerekse de tebligatların yapıldığı adreslerden de görüleceği üzere ... olduğunu, bu yüzden yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, davalı müvekkil ... aleyhine, işbu dosyada dava açılmasına sebebiyet veren olaya ilişkin olarak taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma iddiasıyla .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından ceza davası açılmış olup davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını, davalı müvekkilin kullandığı aracın güvenlik şeridi çizgisini geçmeyecek şekilde yolundan sağında bulunarak geliş istikametine doğru bakmak suretiyle beklediğini, işbu duruma ilişkin işbu dava konusu olaya karışan diğer davalı ...'ın 19/05/2017 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği'nde vermiş olduğu ifadesi ile sabit olduğunu, dava konusu olayın gerçekleşmesinde davalı müvekkil ...'in herhangi bir kusuru ve/veya ihmalinin bulunmadığını, davalı müvekkilin kullandığı aracın güvenlik şeridinin arkasında beklemekte olup somut olayda müvekkilinin hizasını geçtikten sonra meydana geldiğini, bu sebeple işbu davanın müvekkiller bakımından esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müteveffa ... ...'ün vefatı nedeniyle geriye kalan mirasçılarına ... Sigora A.Ş.'den 100.199,22-TL, ... Sigorta A.Ş.'den de 83.035,11-TL tazminat ödemesi yapıldığını, dava dilekçesinde her ne kadar, müteveffanın ölmeden önce 5.000,00-TL ücret aldığını belirtilerek buna dair mesul müdür belgesi ibraz edilmiş ise de söz konusu belgenin sonradan düzenlemesi mümkün olan belgeler niteliğinde olduğunu, söz konusu belgenin işbu dava bakımından herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, bu sebeple dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talepleri bir zenginleşme aracı olmadığını, davacılar tarafından talep edilmesi gereken hususun zararlarının tazmin edilmesi olup davacıların zararlarının da sigorta şirketleri tarafından karşılandığını, davalı müvekkillerin davacıların acılarını, üzüntülerini paylaşmakla beraber; davalı müvekkillerin işbu kazanın oluşumunda herhangi bir sorumluluğu, ihmali ve/veya kusurunun bulunmadığını, keza müvekkillerin düşük gelirlerle çalışan kimseler olup onların da bakmakla yükümlü olduğu ailelerinin bulunduğunu, hal böyle olunca davacılar tarafından mükerrer olarak talep edilen fahiş tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, talep edilen faizin usule ve yasaya aykırı olduğunu, faize de itiraz ettiklerini beyanlarla öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile işbu davanın usulden reddine, bekletici mesele taleplerinin kabulü ile .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici sorun yapılmasına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya konu trafik kazası neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalıların ... ve müvekkili ... aleyhine taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olma konulu bir ceza davası açıldığını, kazanın diğer davalı tır şoförü ...'in ana yola katılma teşebbüsünden ötürü meydana geldiğini, yani aslında müvekkili ...'ın aracının sağa ya da sola hiçbir hareketi olmasaydı bile kazanın gerçekleşeceğini, müteveffanın hız sınırlarını oldukça aşacak şekilde araç kullandığı ve trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunu, takip mesafesini korumadığını, müteveffanın kanında ve idrarında yüksek miktarlarda uyuşturucu madde bulunduğunu, yani uyuşturucunun özellikle kanda kısa süre sonra iz bırakmadığı düşünüldüğünde müteveffanın uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanmasının muhtemel olduğunu,müteveffanın araçtan çıkarıldığı esnada emniyet kemeri takmadığı dolayısıyla kazanın ölümle sonuçlanmasında müteveffanın bu anlamda tedbirsiz davranışının da etkili olduğu dosya kapsamında tüm delillerle sabit ve ihtilafsız olduğunu, kaldı ki, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin şerit değiştirmiş olsaydı dahi, sağ taraftan aniden yola katılan tır sebebiyle, kendi canını kurtarmak maksadıyla, o an direksiyon başında olan herkesin hiç düşünmeden yapacağı bu hareketi yapmış olacağını nanosaniyelerin sözkonusu olduğu bu anda sol tarafta akan trafiği kontrol etmesinin müvekkiliden beklenemeyeceğini, bu ihtimalde bile eğer müteveffın da kurallara uygun şekilde araç kullanmakta olsaydı, misalen aşırı hızla geliyor olmasaydı ve takip mesafesini korusaydı, müvekkilinin sola kırması da herhangi bir kazaya da yol açmayacağını, müteveffanın durumunun ise bundan oldukça farklı olduğunu, müteveffanın sayılan ihlallerden hiçbirini gerçekleştirmese, hız sınırını aşmadan, takip mesafesini kollayarak, trafik güvenliğini tehlikeye atmadan araç kullansa, tırın güvenlik şeridini geçmediğini ve müvekkilinin de kendi şeridini ihlal etmediğini gördüğü halde birden sola direksiyon kırma ihtiyacı hissetmeyeceğini , maddi tazminata ve miktarına itiraz ettiklerini, davacı anne babanın müteveffadan destek aldığı farz edilse bile, bu desteğin karşılıksız, eylemli, düzenli ve sürekli olduğunun ispatının gerekmekte olduğunu, dosya kapsamında böyle bir durumun da söz konusu olmadığını, özetle davacının anne baba yönünden desteğe muhtaç olma durumu ve desteğin (müteveffanın) bakım günün olması hususlarının ispatlanmış olmadığını, bu nedenle taleplerinin reddi gerektiğini, bilirkişi marifetiyle tazminat hesabı yaptırmayı takdir etmesi durumunda tazminat hususundaki diğer hususlarının somıut bilirkişi raporu üzerinden belirteceğini, tazminatın sınırının da amacına göre belirlenmesi gerektiğini, işbu belirlemeyi yaparken somut olayın özelliği, tarafların kusur oranları, zarar görenin ve zarara sebep olanın ekonomik ve sosyal durumları bir bütün halinde göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu olay bu bakış açısıyla irdelendiğinde:son olarak, bütün tazminat türleri için talep edilen ticari faize itiraz ettiklerini, davanın haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davası olduğunu ve işbu davada ticari olabilecek tek unsur davalılardan birinin sigorta şirketi olarak gösterilmesi olduğunu, dolayısıyla tazminatın kaynağı ticari bir iş olmadığı gibi tazminata yürütülecek faizin ticari faiz olmasının kabulü de mümkün olmadığını beyanlarla davanın müvekkili bakımından reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini, mahkeme aksi kanaatte ise olayın gerçekleşme biçimi ve kusur dağılımı dikkate alınarak bir sonuca varılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili ... Sigorta Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu, kaza tarihinde ... ... Ltd. Şti. adına tescilli, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç için; müvekkili şirketçe 29.08.2016 – 26.08.2017 tarihleri arasında, ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin azami olarak sınırlandırıldığını, şirketleri tarafından 100.199,22 TL ödendiğinden bakiye sorumluluklarının kalmadığını, ancak trafik sigortası bir meblağın sigortalı olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, davacı vekilinin açılan dava ile sigortalıya ait aracın karışmış olduğu kaza nedeni ile 6.000,00 TL maddi, 450.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 456.000,00 TL tazminat talep ettiğini, davacının dilekçesinde belirttiği taleplerini kesinlikle kabul etmediklerini, davacı yan tarafından talep edilen, maddi tazminatın varlığının ve miktarının belirlenmesi yönünden sigortalı aracı idare etmekte olan kişinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun varlığı ve oranının doğru olarak saptanmasının gerektiğinin açık olduğunu, sigortanın bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin sigortalısının, kaza nedeniyle oluşan maddi zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü sigortacının poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi gerektiğini, bu miktarın da müvekkili şirketçe uygulamasından bahsedildiği üzere, Sigortacılık Kanunu hükümlerine uygun olarak belirlendiğini,kaza esnasında müteveffa tarafın emniyet kemerini takmış olsaydı, geçirmiş olduğu kazada en az şekilde yaralanmış olacağını, davacının gereken tedbirleri almayarak trafik kazası sonucu yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğunu, müvekkil şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacının, müvekkili şirkete müracaat ettiğini, hesaplanan tazminat bedelinin davacı vekiline ödediğini, müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden temerrüde düşmüş olmadığını, bu nedenle talep edilen faize ve faiz oranına tamamen itiraz ettiklerini, davacı tarafın ticari faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek dava konusu talebin, müvekkili şirketçe ilgili mevzuat uyarınca gerçek zarar miktarını tespit ettirdiği ve 100.199,22 TL ödemeyi başvuru sahibine yaptığından, açılan haksız, maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın tamamen reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, aksi halde ödeme tarihindeki veriler üzerinden hesaplama yapılarak yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının ve bakiye çıkması halinde de çıkan bakiyenin KTT md. 111/2 uyarınca fahiş derecede eksik olup olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... Sigorta Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi başvuru yapıldığını ve destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak 09.10.2018 tarihinde 83.035,11 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın müvekkili sigorta şirketinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ZMMS genel şartları ve KTK ya göre manevi tazminat taleplerinin teminat dışında tutulduğunu, iş bu nedenle manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarının gerektiğini, zira davacı tarafın herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde taraflarından tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava haklarının 2 yılda müruru zamana uğrayacağını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini,savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddinin gerektiğini, davacı ya da müteveffanın, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddinin gerekeceğini, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, trafik sigortası genel şartları ek:2 madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartların Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlendiğini, hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hesaplamanın zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında öngörülen usul ve esaslara göre yapılacağının açıkça belirtildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları Hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosunun TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faizin %1,8 olarak düzenlendiğini, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin % 1,8 olarak esas alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul manasında olmamak üzere sözkonusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirket insöz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha öce yapılmış ödemelerin faizinin ve güncellemesinin yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılmasının gerekli olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususların tek tek sayıldığını, davada bu bent de sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddinin gerektiğini, ZMMS genel şartları ve KTK'ya göre manevi tazminat taleplerinin teminat dışında tutulduğunu, iş bu nedenle manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini beyanlarla haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... Tur Org. Ltd. Şti. vekil vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 26/08/2016 tarihinde uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile ... İnşaat Ve Ticaret AŞ‘ye 36 ay sure ile kiralandığını ve ilgili sözleşmenin damga vergisinin yatırıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın zilyetliği ve fiili hakimiyetinin finansal kiracı ... İnşaat Ve Ticaret AŞ. de olması nedeniyle, kazanın nasıl meydana geldiği ve kusur durumu konusunda müvekkili şirketin bilgisinin olmadığını, kiralanan aracın her türlü faydasının kiracıya ait olduğu gibi, zilyetliği ve fiili hakimiyetinin de kanun gereği kiracıda olduğunu, davanın kiracı ... İnşaat Ve Ticaret AŞ’ye karşı açılması gerektiğini, kiracının işleten sıfatını taşımadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin yanlış olduğunu, kazaya karışan araç üzerinde hiçbir fiili hakimiyeti olmayan sadece mülkiyeti elinde(kaza tarihi itibarıyla) bulunduran müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, 2918 sayılı KTK 3. maddesi gereğince uzun süreli kiralamalarda işleten sıfatının kiracıya ait olduğunu, davanın müvekkili şirkete husumet yöneltilmeyeceğinden reddine karar verilmesi gerektiğini ve ... ... Cad. ... Han no:50 kat:1 ... .../İstanbul adresinde kain ... vergi dairesi ... vergi numaralı ... İnşaat Ve Ticaret AŞ’ne ihbarını talep ettiklerini beyan ederek müvekili şirkete karşı açılmış usul ve yasaya aykırı davanın husumet yönünden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu beyan dilekçesinde özetle;dosya kapsamında mübrez bilirkişi raporlarında müvekkili şirket aleyhine yapılan tespit ve değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, davayı ve iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte; müvekkili şirketin davada ihbar olunan sıfatına sahip olması nedeniyle hakkında hüküm kurulamayacak olsa da herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına cevap verdiklerini, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi sorumluluğunun da bulunmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı inceleme neticesinde düzenlenmiş olup hatalı değerlendirme neticesinde yapılan kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle, Yargıtay içtihatları ve uygulama uyarınca PMF1931 yaşam tablosunun kullanması gerektiğini, bilirkişilerin hesaplamalarında TRH2010 yaşam tablosunu kullandığını, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının kabulü ile, itirazlarımız doğrultusunda yeni bir rapor alınmasına karar verilmesini,haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde; Ölümlü Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Tarafından Hazırlanan 18.09.2017 Tarihli Otopsi Raporu, 23.02.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporu, ... Plakalı Aracın Ruhsat ... poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Mesulyet Sigorta Poliçesi,...Plaka Sayılı Aracın Ruhsat Fotokopisi, ... Plakalı Dorsenin Ruhsat Fotokopisi, ... poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Mesulyet Sigorta Poliçesi, Müteveffa ... ...’e ait Mesul Müdür Belgesi, Müteveffanın SGK Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi, Veraset ilamı örneği sunulmuştur.
Davacı vekilinin 27/12/2018 tarihli dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin ;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının tedbir konulmasını istediği kazaya karışan araçların uyuşmazlık ve dava konusu olmaması, hükmedilebilecek tazminatın yargılamaya muhtaç bulunması, tedbir talebinin yargılamanın sonucunda verilecek ilama dayalı alacağın tahsilini teminata yönelik olması, tedbirin ise uyuşmazlık konusu üzerinde verilebilmesi sebebi ile HMK.389 ve devamı maddeleri gereğince şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine..." denmek suretiyle reddine karar verilmiştir.
.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; mahkememiz dosyasında davalı ... ve ... aleyhine Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece 24/01/2024 tarihinde Sanık ...'in atılı suçtan CMK.nun 223/2.c maddesi gereğince beraatine, Sanık ...'ın hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 14/03/2023 tarihli raporu doğrultusunda asli kusurlu olduğunun belirtilmiş olması dikkate alınarak 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkeme dosyasında alınan kusur raporunda; ... plakalı çekiciyi kullanan davalı ...’in kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracı kullanan ...’ın üzerine atılı "Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olmak" suçunu işlediği sabit görüldüğü, Davalı ... ile müteveffa ... ...’ün asli kusurlu kabul edilmesi nedeniyle %50-%50 eşit kusur atfedildiği görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile alınan tanık beyanında ...; "Olay günü rahmetli ... ...'ün kullandığı araç ile Gebze'den Balıkesir'in ... ilçesine gitmek üzere yola çıkmıştık. Araç... marka ve modelinde bir araçtı. Gri renkteydi. Ben sürücü ...'in sağ tarafında ön koltukta oturuyordum. Sürücünün emniyet kemeri takıp takmadığını hatırlamıyorum. Benim emniyet kemerim takılı değildi. Kaza, ... il sınırları içerisinde devlet karayolunda meydana geldi. Biz kaza esnasında en sol şeritten gidiyorduk. Hızımız tahminime göre 80-90 km/saatti. Yol iki şeritti. Önümüzde sağ şeritte gitmekte olan bir tır vardı. Bu aracın hızı bizim aracın hızına yakındı. ... bu aracı geçmek için sol şeride çıkmıştı. Sol şeride çıkarken kurallara uygun hareket etti. Sol sinyalini vermişti. Sol şeritte başka araç yoktu. Biz tam tırı geçeceğimiz esnada tır sürücüsü bizim sollama yaptığımız sol şeride doğru geldi ve yolu kapatmaya başladı. Hatırladığım kadarıyla tır sürücüsü bizi görmüştü. Buna rağmen bizim şeridimize çıktı. Hatta rahmetli ... tır sürücüsünün bizi gördüğünden ve iki de bir sol şeride çıkmaya çalıştığından bahsetti. Ben de bunun üzerine tır sürücüsüne dikkat ettim. Tır sürücüsü dalga geçer gibi hareket ederek sol şeride yöneliyordu. Tam o esnada iyice sol şeride gelince benim içinde bulunduğum araç ile tır çarpıştı daha doğrusu tır sollama yaptığımız aracın sağ tarafına çarptı. Çarpmanın etkisi ile araç sol tarafa bariyerlere doğru gitti. Sonrasını hatırlamıyorum. Ben gözümü ambulansta açtım. Daha sonra hastanedeydim. Ambulans sonrası bazı kısımları da hatırlamıyorum. Ben 2-3 gün yoğun bakımda kaldım. Sonrasında ameliyat oldum. Servise aldılar. Serviste 1 haftadan fazla kaldım. Hastaneden çıktıktan sonra ...'in kazada hayatını kaybettiğini öğrendim. ... ile ... isimli bar-gece klubünde birlikte çalışıyorduk. Şu anda ilgili iş yeri kapalıdır. Ben garsondum. ... barmen olarak çalışıyordu. Herkes asgari ücret düzeyinde maaş alıyordu. Prim almıyorduk. Ancak herkes bahşiş alırdı. Tahminime göre içkili mekan olarak faaliyet gösteren bu iş yerinde barmen ve garsonlar ortalama en az asgari ücretin yarısı kadar bahşiş alırdı. Bunun üzerinde alındığı da olurdu. Asgari ücretin yarısının altına asla düşmezdi. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
... sigorta şirketine yazılan yazıya yanıt verildiği, ... nolu poliçe ve ... hasar dosyasının gönderildiği, 04/06/2018 tarihinde ... ... adına 81,652.55 TL, 03/09/2018 tarihinde 18,546.67 TL ödendiği bilgisinin verildiği anlaşılmıştır.
... Sigorta Şirketi'ne yazılan müzekkereye davacı adında başvuru üzerine hasar dosyası oluşturulduğu ve 08.10.2018 tarihinde destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak 83.035,11 TL ödeme yapıldığı bilgisi ile ...plakalı araca ait ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'nin gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizce ... ilçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliği'nden davalılar ... ve ... hakkında, ... ... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden ... hakkında sosyo-ekonomik durum araştırması yapılmış ilgili tutanaklar dosyaya kazandırılmıştır.
... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya yanıt verildiği ... ve ... plakalı araçların mülkiyet bilgilerinin mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
...Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, müzekkere içeriğinde emsal ücret sorulabilecek kurum bilgisi ve adresi belirtildiği görülmüştür.
Bu hususta İstanbul İçkili, İçkisiz Lokanta Kebapçı, ... Esnaf Odası'na emsal ücret araştırması için yazı yazılmış, yazımıza bila ikmal yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan yazıya yanıt verildiği, istenilen hususların sigorta şirketinden talep edilmesinin bildirildiği görülmüştür.
... Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, 19.05.2017 tarihinde vefat eden ... TC Kimlik numaralı ... ...'ün hak sahiplerine 3/... tahsis numaraları ile ölüm aylığı/geliri bağlandığının bildirildiği, ... T.C. Kimlik numaralı ...'ün 05.06.2017 tarih, ... sayılı Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesinde ölüm veya malul kalmasında üçüncü kişilerin kastı olduğuna dair bir beyan bulunmadığından SGK tarafından hesaplanan bir peşin sermaye değeri bulunmadığı belirtilmiştir.
İstanbul Tüik İstanbul Bölge Müdürlüğü'nden emsal ücret araştırması yapılarak cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü Restoran Ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi tarafından işin niteliği sebebiyle emsal ücret değerlendirmesinin yapılmasının mümkün olamadığı hususunda görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
... Yerleri Sendikası'na yazılan emsal ücret araştırması için yazılan yazıya bila ikmal yanıt verildiği görülmüştür.
25/06/2020 tarihli celsede tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller doğrultusunda müteveffa ... ... 'ün vefat etmiş olduğu trafik kazasında var ise tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen kusur raporunda;
"1-Davacıların murisi ... plakalı aracın sürücüsü ... ..., kazanın meydana gelmesinde asli ve %60 oranında;
2-...plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı Yarı römork sürücüsü Davalı ... tali ve %20 oranında kusurlu,
3 -... plakalı araç sürücüsü davalı ... tali ve %20 oranında kusurluolduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi kusur raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
19/04/2024 tarihli ara karar ile; Tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller doğrultusunda müteveffa ... ... 'ün vefat etmiş olduğu trafik kazasında var ise tarafların kusur oranlarının tespiti ve davacıların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının hesabı için yeni bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, Makine Mühendisi ... ile Aktüerya uzmanı ...tarafından düzenlenen 03/08/2024 tarihli heyet raporunda neticeten;
Sonuç:
19.05.2017 Günü Saat 15:05 Sıralarında Davalı Sürücü ... İdaresindeki ... Plakalı Kamyonet İle ... İstikametinden İzmir İstikametine Doğru Sağ Şeridi Takiben Seyir alindeyken olan kazanın 2918 sayılı Karayolları trafik kanunu ve ilgili yönetmeliklerince rafik Kazası olacağı kanatine ulaşılmıştır. arafların, Kazaya Karışan Araç Kamyonet Sürücüsü ...”ın ifadelerinde ... lakalı Çekici Sürücüsü Diğer Davalı ...'in Yol Kenarındaki Tesisten Çıkış aptıktan Sonra Yola Manevra Yaparak Bankete Girdiği Ancak Taşıt Yoluna Girmediği öylenmekte ise digital keşif bunu doğrulamamıştır. Banket 2 m tırın boyu 12 metre dönüş anevra canı 5 m hal bövle ise tır bankette durması demek sağ seritin kısmi ihlali demektir.
1-A-...'e Yola Girmediği iddiası sayın mahkemece dinlenmesi takdiri alinde (Kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı) Bu Sürücünün Kural İhlalinden ahsedilemeyeceği, sanık Sürücü ...'e Kusur İzafe Edilemeyeceği,
B- ... ... 'ün Yolun Sağındaki Tesisten Çıkarak Yola Yönelen Ancak Yola Giriş Yapmadan Bankette Durduğu iddia edilen 16.2.5025 Plakalı Çekici Arkadan sol şeridi takiben gelen Müteveffa Yönetimindeki ... Plakalı Kamyonetin Seyir Şeridine kısmen giren ... mütevefanın paniğe kapılması, ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olmuştur. mütevefa ... ... ün kusurusuz olacağı,
C-Sürücü ..., davalı İdaresindeki Kamyonet İle Meskün Mahaldeki Devlet Karayolunda Seyir Halindeyken Olay Mahalline Gelip, Sağ Taraftan Yola Katılmak Üzere Manevra Yapmakta Olan Ancak Taşıt Yoluna Girmeden Bankette Konumlanarak Duran Çekici Sürücüsüne Kendi Varlığını Belirtmesi Açısından Klaksonla İkazla Birlikte Hız Azalttıktan Sonra Bahse Konu Çekicinin Seyir Şeridine Girmeden Durmasına Ve Sağ Şeritte Seyrine Engel Bulunmamasına Rağmen Sol Şeridi Takiben Yaklaşmakta Olan Müteveffa Yönetimindeki Vasıtaya Rağmen Kontrolsüzce Sol şeride kısmide olsa Girerek soldan Gelen Müteveffanın Seyir Durumunu Bozmuş Olayda, Dikkat Ve Özen Yükümlülüğüne Aykırı Hareketleri İle Asli Kusurludur. %100.
2-A-Sürücü ...'in Sayın mahkemece davalı Yol Kenarında Bulunan Tesisten Çıkarak Yola Katılmak Üzere Bankete Girmek zorunda kaldığı yol şartlarının bu büyüklükte bir Çekici ve dorsesinin (yola fazla burun sokma) (Kafa Atma) şekli ile manevra yaparak her iki sürücüyü korkuttuğu şekli ile kabulü halinde ki yapılan dijital keşif sonucu bu büyüklükte bir tır yola girmek için banketi çok dar olan karayolunun bekleme dahil kısmında dursada yola teması muhakak olacaktır. Bu hareketi döüş hareketini yapma şeklide biraz hızlı olduysa sürücüler bu hareketten korkmuşlrdırki korktukları inkarı mümkün olmayan bir gerçektir. ... plakalı araç ve ... dorse Sürücü ... ve Araç maliği ...'in dorse maliki ... ile birlikte ve müteselsilen KTK 2918 Md 67 ihlali nedeni ile TALİ kusurlu %40 olacakları,
B- Sürücü ... ... Müteveffa, Meskun Mahalde 50 Km/Saat Hız Tahdidi Bulunan Yoldan Seyrini Sürdürürken Mahalde Müsaade Edilen Hız Sınırları Üzerindeki Bir Hızla Seyrini Sürdürdüğü, Ön İlerisinde Yolun Sağındaki Tesisten Çıkış Yaptıktan Sonra Taşıt Yoluna Girmeden Bankette Konumlanan davalı ... Yönetimindeki Çekicinin Yola Gireceğini Varsayarak Kontrolsüzce Sola Manevra Yapıp Yakın Sayılamayacak Mesafeden Kısmen Denizin Seyir Şeridine Giren ...'ın sürücüsü olduğu Vasıtaya Karşı Fren Tatbik Ederek Kontrollü Manevra Yapmak Yerine Vasıtayı Kontrolsüzce Sola Yönlendirmesi Sonucu Hızının Yüksek Olduğu iddia edilmekte isede bunun tespiti konusunda herhangi bir ölçüm yoktur. Velevki hızı yüksek olduğunu bir an düşünsek dahi denizin vefatındaki kazanın ana illiyet bağının denizin manevrası veya geç yaptığı manevrasından ziyade ...'ın ani olarak kısmide olsa denizin şerit ihlali ve denizin korkması,paniklemesidir. Bu şekli ile ... Vasıtanın Hakimiyetini Kaybederek Kazaya yapmıştır. Unutulmamalıdırki ... bir direksiyon canbazı olmayabilir. ...'in burada ürkütülmüş olması bu şekli ile direksiyonda doğal ve değişik becerisi oranında tepkileri sonucu vefat etmiştir. ... ...'e bu şekli ile gene kusur atfı kabil değildir.
C-Sürücü ..., davalı İdaresindeki Kamyonet İle Meskün Mahaldeki Devlet Karayolunda Seyir Halindeyken Olay Mahalline Gelip, Sağ Taraftan Yola Katılmak Üzere Manevra Yapmakta Olan Ancak Taşıt Yoluna Girmeden Bankette Konumlanarak Duran Çekici Sürücüsüne Kendi Varlığını Belirtmesi Açısından Klaksonla İkazla Birlikte Hız Azalttıktan Sonra Bahse Konu Çekicinin Seyir Şeridine Girmeden Durmasına Ve Sağ Şeritte Seyrine Engel Bulunmamasına Rağmen Sol Şeridi Takiben Mahalde Müsaade Edilen Hız Sınır Üzerindeki Bir Hızla Yaklaşmakta Olan Müteveffa Yönetimindeki Vasıtaya Rağmen Kontrolsüzce Sola Yönelerek Sol Şeride Kısmen Giriş Yapıp Geriden Gelen Müteveffanın Seyir Durumunu Bozarak Olayın Oluşuna Sebebiyet Vermiştir. Olayda, Dikkat Ve Özen Yükümlülüğüne Aykırı Hareketleri İle ... plakalı araç sürücüsü ... ile ... tic aş ile birlikte ktk (85-102) ve müteselsilen KTK 2918 84/g ve 46-2-c md leri ihlali nedeni ile ASLİ KUSURLU . 9460 Olacağı değerlendirilmiştir. (... şirketi ... Aş firmasına yıllık kiraya vermiş aracı ve ... ... çalışanı ve olay iş-trafik kazası olarak da değerlendirilebilir)
Il alternatifin hesaplamasının yani aşağıda yer aldığı şekli uygun olacağı kanaatimi sunarım
... ... plakalı araç isü ... ile ... Tic Aş ile birlikte KTK (85-102) ve müteselsilen KTK 2918 84/g ve 46-2-c md leri ihlali nedeni ile ASLİ KUSURLU olacağı değerlendirilmiştir
... ...plakalı araç ve ... dorse Sürücü ... ve Araç maliği ... 'in dorse maliki ... ile (KTK 85-102) birlikte ve müteselsilen KTK 2918 Md 67 ihlali nedeni ile tali kusurlu %40 olacakları ... ... Yukarıda digital keşifte izah ettiğim nedenlerle Müteveffa ...'in kusursuz olacağı kanaatindeyim." yönünde değerlendirilme yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekilince ve Davalı ... vekilince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
10/10/2024 tarihli celsede, mahkememize sunulan 05/08/2024 tarihli kusur ve aktüer bilirkişi raporunda ceza dosyasında kabul edilen kusur durumuna göre hesaplama yapılmaması, dosyada mevcut olan 12/01/2021 tarihli SGK müzekkere cevabı ve ... Sigorta vekilinin 10/07/2019 tarihli beyan dilekçesinin ekinde yer alan hesaplama tablosu gözetilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığı anlaşılmakla; dosyanın 05/08/2024 tarihinde rapor sunan aktüer bilirkişisine tevdi ile, makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitine ek olarak ağır ceza dosyasında kabul edilen %50-50 kusur durumuna göre hesaplama yapılması, hesaplamada birtakım davacılara SGK tarafından ödenen aylıkların ve ... Sigorta tarafından dosyaya ibraz edilen hesaplama tablosunun gözetilmesi ile tarafların itirazlarının değerlendirilmesi hususunda ek rapor hazırlanmasına karar verilmiş, Aktüer bilirkişi ek raporunda;
7. SONUÇ
İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca;
a)Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin 04.11.2024 tarihli beyan dilekçesinin ekinde yer alan ... imzalı aktüerya raporundan hangi paydaşa ne kadar anapara ödemesi yapıldığı tespit edildiği, yapılan ödemeler ve 2025 yılı güncel asgari ücret verisi dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı,
b) Davalılardan ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin o dönemde yürürlükte olan genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA ve ödemenin de 03.09.2018 “de Anayasa Mahkemesi nin ZMMS Genel Şartlarını İPTAL kararından ÖNCE gerçekleştiği, yani ödeme yapıldığı tarihte 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının henüz Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 261,8 Teknik Faizli Aktüeryal Yönteme göre hesaplama yapıldığı,
c)Davalılardan ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin o dönemde yürürlükte olan genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA ve ödemenin de 09.10.2018 'de Anayasa Mahkemesi “nin MMS Genel Şartlarını İPTAL kararından ÖNCE gerçekleştiği, yani ödeme yapıldığı tarihte 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının henüz Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 961,8 Teknik Faizli Aktüeryal Yönteme göre hesaplama yapıldığı,
d)Günümüz rapor/hesap tarihine göre yapılan hesaplamada, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
e)Dosya kapsamında dava dışı SGK tarafından paydaşlara rücuya tabi ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı,
f)Her İki Davalı Sigorta Şirketi açısından da yapılan ödeme tarihleri esas alınarak yapılan değerlendirmede paydaşların hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararlarının karşılanma oranlarının iş bu raporun 38 ve 39. Sayfasında Sayın Mahkeme 'nin takdirine sunulduğu,
8)Tüm Paydaşların Günümüz rapor/hesap Tarihine göre hesaplanan zararlarının bakiye ZMMS teminat limitleri kapsamında kalan ve bakiye ZMMS teminat limitlerini aşan kısımlarının iş raporun 46. Sayfasında “Paydaşların Toplan Zararının Teminat Limitleri Kapsamında Garameten Paylaşımı” maddesi altında detaylandırıldığı..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Tüm davalı vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri ibraz edilmiştir.
06/03/2025 tarihli ara karar ile 07/02/2025 tarihli aktüer hesaplamasına yönelik ek raporda hesap hatası bulunduğu ve mahkememizce istenilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmediği görülmekle, dosyanın aktüer bilirkişisine tevdi ile hesaplama konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememizce ek raporda müteselsil sorumluluk ilkesi uyarınca davacıların her birinin zararının net olarak belirtilmesi ile davacıların her birinin zararının ayrı ayrı hesaplanması sonrasında davalıların sorumlu olduğu miktarın ve sigorta şirketlerinin yaptığı ödemelerin ödeme tarihine göre zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi istenilmiş, düzenlenen ek raporda;
8. SONUÇ
İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca;
a)Önceki rapora itirazların ve Sayın Mahkeme “nin görevlendirmesine dair değerlendirmenin iş bu ek raporun 1-2. Sayfalarında Sayın Mahkeme “nin takdirine sunulduğu, son rapor/hesap tarihinden bu yana ülkemizde geçerli olan asgari ücret verisinde değişiklik olmadığı dikkate alındığında yeniden hesaplamaya gerek olmadığı,
b) Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin 04.11.2024 tarihli beyan dilekçesinin ekinde yer alan ... imzalı aktüerya raporundan hangi paydaşa ne kadar anapara ödemesi yapıldığı tespit edildiği, yapılan ödemeler ve 2025 yılı güncel asgari ücret verisi dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı,
c)Davalılardan ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin o dönemde yürürlükte olan genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA ve ödemenin de 03.09.2018 'de Anayasa Mahkemesi “nin ZMMS Genel Şartlarını İPTAL kararından ÖNCE gerçekleştiği, yani ödeme yapıldığı tarihte 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının henüz Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 961,8 Teknik Faizli Aktüeryal Yönteme göre hesaplama yapıldığı,
d)Davalılardan ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin o dönemde yürürlükte olan genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA ve ödemenin de 09.10.2018 'de Anayasa Mahkemesi “nin ZMMS Genel Şartlarını İPTAL kararından ÖNCE gerçekleştiği, yani ödeme yapıldığı tarihte 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının henüz Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 961,8 Teknik Faizli Aktüeryal Yönteme göre hesaplama yapıldığı,
e)Günümüz rapor/hesap tarihine göre yapılan hesaplamada, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
f)Dosya kapsamında dava dışı SGK tarafından paydaşlara rücuya tabi ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı,
g)Her İki Davalı Sigorta Şirketi açısından da yapılan ödeme tarihleri esas alınarak yapılan değerlendirmede paydaşların hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararlarının karşılanma oranlarının iş bu raporun 38 ve 39. Sayfasında Sayın Mahkeme 'nin takdirine sunulduğu,
h) Tüm Paydaşların Günümüz rapor/hesap Tarihine göre hesaplanan zararlarının bakiye ZMMS teminat limitleri kapsamında kalan ve bakiye ZMMS teminat limitlerini aşan kısımlarının iş raporun 46. Sayfasında “Paydaşların Toplan Zararının Teminat Limitleri Kapsamında Garameten Paylaşımı” maddesi altında detaylandırıldığı..." şeklinde görü ş bildirilmiş hesaplama yapılmıştır.
Davalılar ..., ... ... ve ... vekilince, Davalı ... Sigorta Şirketi vekilince ve davalı ... vekilince Aktüer bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu görülmüştür.
09/05/2025 tarihli ara karar ile Mahkememize sunulan Aktüer bilirkişi raporları denetime elverişli olmadığından ve ceza dosyasında kabul edilen kusur oranları dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğinden yeni bir aktüer bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen yeni Aktüer raporunda;
SONUÇ:
Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 19.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden ... ...’ün davacı hak sahipleri ile davalılar arasındaki uyuşmazlık noktaları yönünden;
1-.... ACM.’de görülmüş olunan ... E dosyasında karara dayanak kusur durumunun ... plakalı çekiciyi kullanan davalı ...’in kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracı kullanan ...’ın üzerine atılı "Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olmak" suçunu işlediği sabit görüldüğü, Davalı ... ile müteveffa ... ...’ün asli kusurlu kabul edilmesi nedeniyle %50-%50 eşit kusur atfedildiği,
2-Sayın Mahkeme tarafından davacılara yapılan ödemelerin yetersiz olduğuna karar verilmesi durumunda; dava konusu trafik kazası neticesinde murislerini kaybeden davacıların destekten yoksun kalma maddi zararlarının şu şekilde hesaplandığı,
3-Davalı Sigorta Şirketleri arafından davacılara ödeme yapılmış olduğu, davacıların talep edebilecekleri tutarların kusur sorumlulukları ve bakiye teminat limitiyle sınırlı olması sebebiyle yapılan ödemenin güncel değerinin mahsubu sonrasında davacı hak sahiplerinin bakiye maddi zararlarının şu şekildehesaplandığı,¸
4- Davacı hak sahiplerinin bakiye maddi zararları poliçe teminat limiti dikkate alındığında ayrıca bir tablo ile hesaplandığı,
5-Davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davacı vekilince 09/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş, mahkememizce ıslah dilekçesi taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince ve ihbar olunan vekilince ıslah dilekçesine ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri ibraz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; 19/05/2017 tarihinde ... ...'ün ölümü nedeni ile davacıların uğramış oldukları maddi ve manevi zararların bulunup bulunmadığı, davalıların sorumluluklarının olup olmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, celp edilen deliller, alınan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
TBK md. 53’te ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlanmaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna destekten yoksun kalma tazminatı denir. Trafik kazası sonucu ölenin desteğinden yoksun kalanlar, zarar gören sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilirler. Bu davada ölenin desteğinden faydalandıklarını ispat etmeleri yeterlidir, müteveffa ile mirasçılık veya akrabalık bağının bulunması şart değildir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin mal varlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin mal varlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır. Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
Dava konusu somut olayda; 19/05/2017 günü saat 15:05 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile D.573-01 devlet karayolunu takiben ... - .... istikametine doğru sağ şeridi takiben seyir halindeyken 84. km+900m'sinde ... adlı işyeri önlerine geldiğinde, seyir istikametine göre sağ ilerisindeki tesisten çıkarak yola katılmak üzere manevra yapan ancak henüz yola katılmamış olan davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorku fark ettiğinde sola manevrayla kısmen sol şeride girerek seyrine devam ettiğinde, aynı istikamette geriden sol şeridi takiben gelen müteveffa sürücü ... ...'ün seyir şeridine kısmen giren ... plakalı otomobili fark edip sola manevra yapması sırasında idaresindeki ... plakalı kamyonetin hakimiyetini kaybederek önce yolun sol banketine girmesi ve ardından da tekrar sağa yönelip yola girdiğinde aracının sağ ön kısımları ile davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kesimine çarpması neticesinde davaya konu ölümlü, yaralamalı, dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan ADLİ TIP KURUMU GENİŞLETİLMİŞ UZMANLAR KURULU'nun 14/03/2023 tarihli kusur raporu denetime elverişli, usule ve yasaya uygun bulunarak mahkememizce de hükme esas alınmıştır. ADLİ TIP KURUMU GENİŞLETİLMİŞ UZMANLAR KURULU'nun 14/03/2023 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'ın, idaresindeki kamyonet ile meskûn mahaldeki devlet karayolunda seyir halindeyken olay mahalline gelip, sağ taraftan yola katılmak üzere manevra yapmakta olan ancak taşıt yoluna girmeden bankette konumlanarak duran çekici sürücüsüne kendi varlığını belirtmesi açısından klaksonla ikazla birlikte hız azalttıktan sonra bahse konu çekicinin seyir şeridine girmeden durmasına ve sağ şeritte seyrine engel bulunmamasına rağmen sol şeridi takiben mahalde müsaade edilen hız sınır üzerindeki bir hızla yaklaşmakta olan müteveffa yönetimindeki vasıtaya rağmen kontrolsüzce sola yönelerek sol şeride kısmen giriş yapıp geriden gelen müteveffanın seyir durumunu bozarak olayın oluşuna sebebiyet verdiği, olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu; yol kenarında bulunan tesisten çıkarak yola katılmak üzere bankete girdikten sonra duran ve henüz taşıt yoluna girmemiş olan davalı sürücü ...’in olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışı olmadığından meydana gelen olayda kusursuz olduğu; müteveffa sürücü ... ...'ün, meskun mahalde 50 km/saat hız tahdidi bulunan yoldan seyrini sürdürürken mahalde müsaade edilen hız sınırları üzerindeki bir hızla seyrini sürdürdüğü, ön ilerisinde yolun sağındaki tesisten çıkış yaptıktan sonra taşıt yoluna girmeden bankette konumlanan sanık ... yönetimindeki çekicinin yola gireceğini varsayarak kontrolsüzce sola manevra yapıp yakın sayılamayacak mesafeden kısmen seyir şeridine giren vasıtaya karşı fren tatbik ederek kontrollü manevra yapmak yerine vasıtayı kontrolsüzce sola yönlendirmesi sonucu hızının yüksek olmasının da etkisiyle vasıtanın hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu tespit edilmekle; meydana gelen trafik kazasında davalı ...’in kusursuz olduğu, davalı ...'ın ve müteveffa ... ...'ün asli kusurlu olup kusur oranlarının %50-%50 olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacıların uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararının tespiti için mahkememizce dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş; bilimsel, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan, mahkememizce de hükme esas alınan 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacıların hesaplanan nihai gerçek ve bakiye maddi zararlarının, davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden temerrüt (ödeme tarihi) olan 30/05/2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına ilişkin hüküm kısmında belirtilen miktarlarda her bir davacı destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir.
... ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının, sigorta şirketleri tarafından ödeme yapılması sebebiyle bakiye maddi zararları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davalı sürücü ...’in olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışı olmadığından meydana gelen olayda kusursuz olduğu kabul edildiğinden çekici maliki, dorse maliki ve çekicinin sigortacısı yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş; davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, tespit edilecek tazminattan kaza sırasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Müteveffanın olay sırasında emniyet kemeri takmadığına dair dosya kapsamında yapılan somut bir tespit bulunmadığı gibi bu hususta davalılar tarafından sunulan somut bir delil veya belge de bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Somut olayda davacıların uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Buna göre manevi tazminatın miktarının tayini hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyuan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatının miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23/06/2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değiltir. Burada amaçlanan sadece ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla; caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza naticesinde davacıların ... ...'ün vefatı sebebiyle destekten yoksun kalmalarının yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak hüküm kısmında belirtilen miktarlarda manevi tazminatın davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir.
2918 sayılı KTK'nun "işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlığını taşıyan 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Aynı Kanunun 3. maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda, KTK'nun 3. maddesi gereği, uzun süreli kiralamanın bulunduğu durumlarda, aracı kiralayan işleten sıfatı kazanmakla birlikte; davalı ... TURİZM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ'nin kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olduğu, aracın Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... İNŞAAT ve TİCARET A.Ş.'ye kiralandığının dosyaya sunulan delillerden anlaşıldığı, dolayısıyla işletenlik sıfatının dava dışı ... İNŞAAT ve TİCARET A.Ş.'ye geçtiği, kaza tarihinde aracın işleteninin dava dışı ... İNŞAAT ve TİCARET A.Ş. olduğu, aracın fiili hakimiyetinin ve iktisaden yararlanma hakkının dava dışı şirkette olduğu, zilyetliğinin kiracıya geçtiği anlaşılmış olup bu haliyle, husumetin yöneltilemeyeceği anlaşılmakla davalı ... TURİZM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ yönünden uzun süreli kiralama sebebiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusurunun bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı ... TURİZM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. (Yargıtay 17.HD'nin 2014/21009 Esas 2014/17379 Karar sayılı ilamı - İstanbul 8.HD'nin 2024/2288 Esas 2025/325 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ... TURİZM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-..., ... ve ... Sigorta Şirketi yönünden davanın reddine,
MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
1-Davacı ... yönünden; 1.596.697,28 TL maddi tazminatın davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden temerrüt (ödeme tarihi) olan 30/05/2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti olan 105.800,15 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
2-Davacı ... ... yönünden; 216.660,54 TL maddi tazminatın davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden temerrüt (ödeme tarihi) olan 30/05/2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti olan 12.156,79 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3-Davacı ... ... yönünden; 392.918,99 TL maddi tazminatın davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden temerrüt (ödeme tarihi) olan 30/05/2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti olan 33.516,11 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
4-... ... yönünden; 156.926,19 TL maddi tazminatın davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden temerrüt (ödeme tarihi) olan 30/05/2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti olan 9.323,51 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
5-... ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine,
6-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 161.430,19.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.660,89.-TL (peşin+ıslah harcı) harç düşüldükten sonra eksik kalan 151.769,30.-TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim şirketinin 10.317,31.- TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan; 35,90.-TL Başvuru Harcı, 9.660,89.-TL peşin+ıslah harcı olmak üzere toplam 9.696,79.-TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim şirketinin 659,38.- TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine,
8-Davacılar tarafından yapılan; 25.500,00.-TL Bilirkişi ücreti, 1.818,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 27.318,00.-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim şirketinin 1.857,62.-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine,
9-Davacılar ..., ... ..., ... ..., ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 319.952,33.-TL vekalet ücretinin Davalılar ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ve ...'tan müştereken müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta Anonim şirketinin 21.756,76.- TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)
10- Davacılar ... ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği dikkate alınarak reddolunan miktar yönünden 2.000,00.-TL vekalet ücretinin bu davacılardan alınarak davalılara verilmesine, (davalı ... Turizm Organizasyon Limited Şirketi hariç)
11-Reddolunan maddi tazminat yönünden 4.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine,
12-Davalı ... TURİZM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
1-Davacı ... yönünden; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı ... yönünden; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı ... ... yönünden; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı ... ... yönünden; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı ... ... yönünden; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
6-... ... yönünden; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
7-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 30.739,50.-TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 71.500,00.TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine,
9-Reddolunan manevi tazminat yönünden 71.500,00.TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ...'e verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, (E-duruşma sistemi ile katılım sağlamakla) , diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır