T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/325 Esas
KARAR NO:2025/185
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:20/06/2019
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:25/06/2019
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:25/06/2019
KARAR TARİHİ:20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat - itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin asıl dava dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile davalı firma tarafından Türkiye'de üretilen ... vb. ürünlerin belirli bir bölgede davacı firma tarafından bayi adı altında pazarlanması ve satılması üzerine bir ticari ilişki bulunduğunu, ilişkinin ilk kurulduğu 2000 yılını müteakiben 2002 yılında 10 yıllık bir sözleşme yapıldığını ve 2012 yılına kadar bu sözleşme ile birlikte primler ve satış kotalarının muhafaza edildiğini, 2012 yılından itibaren ise her yıla özel prim ve destek miktarlarını gösteren ve asıl sözleşmeye ek olarak özel anlaşmalar yapıldığını, davalı firmanın Türkiye'deki faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını, uzun yıllardan beridir süre gelen ticari ilişkiden kaynaklı olarak anlaşmalardan doğan hak edişlerini almak için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davacı firmanın söz konusu bayilik sözleşmesi gereğince, ... illerinde davacı firmaya tekel hakkı tesis edildiğini, bundan dolayı davacının başka bir ... firması ile çalışmayacağını, buna karşılık davalının da doğrudan veya başka bir bayi üzerinden bölgeye mal satmayacağını taahhüt ettiğini, tüm şartların davalı firma tarafından belirlendiği sözleşmede uluslararası ... Grubu karşısında davacı firmanın sözleşmenin zayıf tarafı olduğunu, davalı firmanın, sözleşme gereğince üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, çeşitli nedenlerden dolayı davacı firmanın zarara uğramasına sebep olduğunu, sözleşme gereği belirli bir bölgede ticari faaliyetleri sürdürme hususunun davacı firmaya bırakılmasına rağmen 2018 yılında davalı firma tarafından inhisar hakkı ihlal edilerek Adana'da başka bir bayi üzerinden satışlar gerçekleştirildiğini, bu durumun davacı firmanın yıllık satış miktarlarına da yansıdığını, davacının, 2009 yılından bu yana satışlarında artış ya da çok küçük azalmalar görülmekteyken, 2017 yılında 31.825 adet ürün, 2018 yılında 4.934 adet ürün satışı ile arada fahiş derecede fark oluştuğunu, 2017 yılındaki ciro miktarı ile 2018 yılındaki ciro miktarı mukayese edilerek ortaya çıkan azalma nispetinde maddi tazminat talep ettiklerini, yine davalı firma tarafından ... ilinde bulunan ... AVM'de perakende satış mağazası açılması için davacı firma ile anlaştıklarını, davacı şirketin ticari faaliyetlerini daha çok toptan satış şeklinde yürütmekteyken ... AVM'de açılan satış mağazasına davalı firmanın hem prim hem de kira desteği vereceği şeklindeki taahhüdüne karşılık işe giriştiğini, 2017 ve 2018 yılları için ayrı ayrı düzenlenen Ticari Kondisyon ve Destekler Bildiriminde satış mağazası için kira desteği verileceği ve bu desteğin mağazanın açık kalması şartıyla 36 ay boyunca devam edeceğinin düzenlendiğini, davacı şirket tarafından belirli miktarlardaki cirolara ulaşıldığı halde söz konusu primlerin ödenmediğini, kira desteklerinin verilmediğini, kira sözleşmesinin fiilen bittiği tarihe kadar ödenmeyen kira destekleri ile ödenmesi gereken prim miktarlarının tazminini, satış mağazasının 3 yıllık olarak kiralandığını, sözleşmenin erken sonlandırılmasından ve mağazanın bu sürede faaliyet göstereceği düşünülerek yapılan yatırımlardan doğan zararların tazminini talep ettiklerini, taraflar arasında 2010 yılından bu yana teşvik primleri adı altında protokoller yapıldığını, buna göre davalı şirketin, yıl içinde tutturulan rakamlara göre davacı şirkete lojistik destek primi, ay bazında hedef gerçekleştirme primi ve bayi teşvik primi vermeyi taahhüt ettiğini, primlerin ay eksik ödendiğini ya da hiç ödenmediğini, davalı şirketin Türkiye'deki faaliyetlerini sonlandıracağına dair davacı şirkete yaptığı bildirim sonrasında bakiye bir ödemeyi teklif etmelerinin davacının iddialarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu, davacı şirketin 2010 yılından bu yana ticari defterleri incelenerek ödenmeyen veya eksik ödenen primlerin tazminini talep ettiklerini, 2009 ve 2018 yılları arasındaki toplam ciro primlerinin; 2009 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 23.752,67 TL, 2010 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 106.026,56 TL, 2011 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 442.890,38 TL, 2012 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 932.731,44 TL, 2013 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 1.781.592,61 TL, 2014 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 2.538.197,82 TL, 2015 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 3.695.823,33 TL, 2016 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 924.989,00 TL, 2017 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 1.644.866,92 TL, 2018 yılı içerisinde; net ciro primi KDV hariç 380.011,58 TL almadığını tespit ettiklerini, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin davalı şirketin, Türkiye pazarından çıkacağını davacı şirkete bildirmesi ile sona erdiğini, bayilik ilişkisinin sona ermesinde davacı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle davacı şirketin uğramış olduğu zararların ve kayıpların da karşılanması gerektiğini, davacı şirketin sürdüremediği ticari ilişkilerden dolayı denkleştirme tazminatı talebi olduğunu, taraflar arasında 30.01.2015 tarihinde imzalanan Protokole göre ... ... (... Ltd. Şti.)'nin lehdarı olduğu, keşidecisi ... ... ... Tic. Ltd. Şti. olan 30.01.2015 keşide tarihli her biri 871.000,00 TL bedelli dört adet çekin usulüne uygun devri karşılığında davacı şirketin 2.500.000,00 TL tutarında 16 adet çek vermesi ve bedellerinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin protokol kapsamında 16 adet çeki vadesinde davalı şirkete ödediğini, buna karşılık almış olduğu dört adet çekin muhatap bankaya ibraz edildiğini fakat karşılıksız çıktığı için arkalarının yazıldığını, icra takip yoluna başvurarak çekleri tahsil etme durumunun ortaya çıktığını fakat davalı şirketin protokole aykırı davranarak çek bedellerini kendisinin tahsil etmek istediğini, çeklerin davalı şirket tarafından ... şirketine karşı talep edilmesinin davacı şirketin icra takibi imkanını engellediğini, davacı şirketin yapılan işlerin güvencesi olarak maliki olduğu taşınmazlarda davalı şirket lehine ipotek tesis ettiğini, ipoteklerin herhangi bir borcun karşılığı olmadığını, taraflar arasında imzalanan protokollere istinaden verildiğini, ipoteklerin tanzim tarihleri ile anlaşma tarihlerinin yakın olmasının da bunu ispatladığını, bunlara rağmen davalı şirketin davacı şirkete karşı yazılı bir evrak ile borç miktarı ve muaccel durumu belgelemeden takip başlattığını, bu durumun taraflar arasında yıllardır süre gelen ticari ilişkiye halel getirdiğini, bu nedenle; ... İli ... İlçesi .... Mah. ... Ada 4 Parsel 42 Cilt ... Sayfa no da kayıtlı Arsa iken daha sonra 17 adet bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakına dönüşmüş olan taşınmazın; 27.08.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 1. Dereceden aylık %10 faiz ile 750.000,00 TL kadar, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada 4 Parsel 42 Cilt 4089 Sayfa no da kayıtlı Arsa iken daha sonra 17 adet bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakına dönüşmüş olan taşınmazın; 27.10.2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 2. Dereceden aylık %10 faiz ile 1.000.000,00 TL kadar, ... İli ... İlçesi .... Mah. ... Ada 4 Parsel 42 Cilt 4089 Sayfa no da kayıtlı Arsa iken daha sonra 17 adet bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakına dönüşmüş olan taşınmazın; 30.05.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 3. Dereceden aylık %5 faiz ile 950.000,00 TL kadar, ... İli ... İlçesi ... Mah. 500 Ada 4 Parsel 4 Cilt 362 Sayfa no da kayıtlı; bir zemin, üç normal katlı, beş dükkan üç daireli kargir apartman niteliğinde olan taşınmaz üzerinde, 1 cilt no 88 sayfa noda kayıtlı 3/30 arsa paylı zemin kat, 1 nolu dükkan niteliğinde bağımsız bölüm meskeni, 27.08.2012 tarih ve 19601 yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 1. Dereceden aylık %10 faiz ile 100.000,00 TL kadar davalı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, işbu ipoteklerin fekkini talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartı ile şimdilik; Bayilik Sözleşmesi kapsamında özel anlaşmalarla belirlenen ve hüküm altına alınan doğmuş prim alacakları için şimdilik 60.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... AVM'deki satış mağazasın için taahhüt edilen kira alacağı için şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirketin tek taraflı olarak sözleşmeyi sonlandırmış olmasından dolayı kusursuz olan davacı şirketin uğramış olduğu zarar için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gelir kaybından doğan denkleştirme tazminatını için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirkete protokol uyarınca verilen çek bedelleri için şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirket lehine davacı şirket tarafından güvence olarak verilmiş ipoteklerin fekkine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin asıl dava dosyasında davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; davalı şirket ...’nin bağlı bulunduğu ... tarafından alınan karar uyarınca, davacı şirketin satış ve pazarlama faaliyetlerini tamamen durdurduğunu, Türkiye içerisinde hali hazırda yeni bir ürün satışı yapılmadığını, ... ... Şirketi’nin ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’ne tasfiyesiz infisah yoluyla vergisiz olarak bütün aktif ve pasifleri ile birlikte kül halinde devrolması suretiyle ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile birleşmesine karar verildiğini, birleşmenin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde 31.07.2019 tarihinde ilan edildiğini, işbu birleşme kapsamında davada taraf sıfatının yalnızca ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi üzerinde olacağından dosya kapsamındaki kayıtların UYAP kaydı dahil olmak üzere değiştirilmesini talep ettiklerini, davacının iddialarını kesinlikle kabul etmemek kaydıyla; davacının dava dilekçesinde doğduğunu iddia ettiği zararlarını açıkça belirttiğini, dava değerinin belirlenebilir olduğunu, talep sonucu belli olmayan davanın kısmi dava olarak mı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı ikame edildiğinin davalıdan sorulmasını talep ettiklerini, davacının bizzat kendi beyan ve zarara uğradığını iddia ettiği kendi beyanları nazara alındığında HMK’nın 117/1. maddesi kapsamında davanın açıldığı tarihte alacağın miktar veya değerini tam ve kesin olarak belirlemesinin kendisinden beklenememesi veya bu durumun imkansız olması şartlarından birinin gerçekleşmediğini, dolayısı ile davacının işbu davayı usul hukuku açısından belirsiz alacak davası olarak açmasının mümkün olmadığını, davacının, dava dilekçesinde 2009’dan 2018 yılına kadar ciro primleri hak ettiği iddiasıyla birtakım hesaplamalar yaptığını ve bu hesaplamalara ilişkin rakamları her yıl için ayrı ayrı belirttiğini, yine birtakım haksız iddialarla alacak talebinde bulunduğunu, 2.500.000,00-TL çek bedelinin iade edilmesi gerektiğini ve ... AVM’de mağaza için taahhüt edilen kira alacağının ödenmediğini belirttiğini, davacının, talep sonucunu sırf daha az harç ödemek adına belirleyebildiği asgari miktardan daha az gösterdiğini, HMK’nın m. 29/1. maddesi uyarınca tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda olduklarını, bu nedenle, davacının talep sonucunun belirlenebilir olan kısmının eksiksiz olarak gösterilmesi ve eksik olan harcın tamamlatılmasını, davacıya eksik harcın tamamlatılması için kesin süre verilerek söz konusu eksiklikler giderildiği takdirde davaya devam edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, işbu dava kapsamında 2009 tarihinden bugüne kadar var olduğunu iddia ettiği alacak ve zarar kalemleriyle ilgili olarak hiçbir belge sunmadığı için söz konusu taleplerini haksız fiil mi yoksa sözleşmesel bir hakka mı dayandırdığının belirsiz olduğunu, bu konuda açıklama yapılması için davacıya kesin süre verilmesini talep ettiklerini, herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına, davacının işbu davadaki tüm taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı itiraz sunduklarını, davacının dava konusu iddia ve taleplerinin haksız, dayanaksız, soyut ve kötü niyetli olduğunu, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği sözleşmelerin, protokollerin ve anlaşmaların dava dosyasına sunulmadığını ve / veya davalıya tebliğ edilmediğini, bu nedenle tüm bahsi geçen belgelere karşı beyanda bulunma, karşı delil sunma ve imza inkarında bulunma haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında hiçbir şekilde münhasır bayilik ilişkisi kurulmadığını, bu nedenle davacının iddia ettiği tüm zarar taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında imzalanan 16/06/2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin 1. maddesi uyarınca “İşbu anlaşma, Anlaşma kapsamındaki ...’in ... tarafından Bayi’ye satılması ve teslim edilmesi ile Bayi’nin ...’in münhasır olmayan yeniden satıcısı ve bayisi olarak hareket etmesi ile ilgili karşılıklı hak ve yükümlülükleri düzenler." şeklinde olduğunu, davacı’nın münhasır bayilik yetkisine sahip olmadığının sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, davacının bölge ihlaline dayalı maddi kayıp iddiaları ve denkleştirme tazminatı talebinin hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, TTK'nun denkleştirme tazminatına hak kazanabilmesi için aradığı diğer şartları da davacı şirketin taşımadığını, ... ... Ticaret Anonim Şirketi'nin pazarlama ve satış faaliyetlerini tamamen durdurduğunu, Türkiye içerisinde hali hazırda yeni bir ürün satışı yapılmadığını, bu durumun mevcut yeni birleşme sonrası için de geçerli olduğunu, dolayısıyla davalı şirket tarafından Türkiye yerel satış operasyonundan çıkma kararı alındığı göz önüne alındığında, davalı şirketin hiçbir şekilde davacının bulduğu yeni müşterilerden faydalanmasının mümkün olmadığını ayrıca davacı şirketin Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmekten başka davacı şirkete karşı kar taahhüdü ve/veya menfaat elde edeceği yönünde bir vaadi bulunmadığını, davacının mağdur olduğunu iddia ederek haksız menfaat elde etmeye çalışmasının kabul edilemeyeceğini, tacir olan davacının irade özerkliği ile imzaladığı sözleşme uyarınca davacının Sözleşme akdedilmesi ile ilgili tüm ticari riskleri bilerek ve isteyerek üstlendiğini, bu kapsamda davalı şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağının sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, davacının hem sözleşme yönünden hem de Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen şartlar uyarınca hiçbir şekilde denkleştirme tazminatına hak kazanamadığını, davacının, davalı şirket nezdinde ödenmemiş prim, kira desteği ve sair hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin ... AVM’de bulunan perakende mağaza ile ilgili almış olduğu kararların münhasıran kendi ticari kararları olduğunu, davacının, 2009-2018 yılları arasında yaklaşık 10 yıldır ticari ilişki boyunca ciro primlerinin ödenmediğini iddia etse de davalı şirketin herhangi bir ciro prim veya başka bir ad altında buna benzer bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin davacı şirkete ödenmemiş bir borcu bulunmadığını, tam aksine, davalı şirketin davacı şirketten 2.632.381,31-TL alacağı bulunduğunu, davacının soyut ve dayanaksız ciro primi taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında 2016 yılında imzalanmış olan Sözleşmenin, davacının zaten 2016 yılı öncesine ilişkin herhangi bir alacak, hak ve iddasının olmadığını açıkça ve yazılı delil ile ispatlamış olduğunu, bu Sözleşmenin, davacının iddialarının aksine ortada zaten 2016 yılında imzalanmış münhasır olmayan bir bayilik ilişkisi olduğunu ve tüm ticari ilişkiye dair her türlü şart ve işleyişin yerini aldığını gösterdiğini, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü 2.500.000-TL tutarındaki çek bedellerine tahsiline yönelik taleplerinin soyut ve dayanaksız olduğunu, bu yöndeki iddialarını destekleyen, davalı şirket yetkililerinin imzasını taşıyan herhangi bir yazılı belge sunmadığını, davalı şirketin söz konusu çeklere ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı şirketin, ipoteklerin taraflar arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini, herhangi bir borcun karşılığı olmadığını, bu nedenle ipoteklerin fekkini talep ettiğini fakat söz konusu iddianın haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, İpotek Resmi Senetlerinde “Davalı ...’ın Müvekkil Şirket’ten satın aldığı ve bundan böyle satın alacağı emtia nedeniyle doğmuş ve bundan sonra doğacak borçlarına karşılık” işbu dava konusu taşınmaz üzerinde davalı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin, Sözleşme kapsamında davacı şirkete mal satışı yaptığını, fatura konusu malları teslim ettiğini, böylece üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının ticari defterleri incelendiğinde bu hususun açıkça görülebileceğini, davacı şirketin yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüde düştüğünü, davalı şirket tarafından muaccel hale gelen alacakları için .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile davacı tarafından borçlarının teminatı olarak davalı şirket lehine kurulan ipoteklerin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin icra takiplerine haksız olarak itiraz etmesi üzerine, davacı aleyhinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davaları açıldığını, dosyaların derdest olduğunu beyan ederek; öncelikle davacının alacak taleplerinin her birinin sözleşmeye mi haksız fiile mi dayandırıldığının davacıya açıklattırılmasına, talep sonucu belli olmayan davanın kısmi dava olarak mı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı ikame edildiğinin davacıya açıklattırılmasına, alacak miktarlarının dava dilekçesinde açıkça belirtildiği kalemler yönünden eksik yatırılmış harcın tamamlatılmasına ve bu hususta davacıya kesin süre verilmesine, eksikliklerin davacı tarafından süresi içinde giderilmemesi halinde HMK’ya aykırı olarak açılmış sayılacak işbu davanın öncelikle usulden reddine, sair tüm esasa yönelik cevap ve itirazları kapsamında fiili ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın tüm talepleri ile birlikte reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; işbu dava konusu uyuşmazlığı ilişkin olarak davacı şirket adına arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk toplantısında yapılan müzakereler sonucunda tarafların anlaşmaya varamadığını, davacı şirket ile davalı ... arasında 01.01.2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, taşınmaz sahibi ve ipotek veren diğer davalı Nurettin Kayım'ın, davalı şirket ...'ın doğmuş ve doğacak borçları için maliki bulunduğu; ... İli, ... (Merkez) İlçesi, ... Mahallesi, 500 ada, 4 parsel, 4 cilt, 362 sayfa noda kayıtlı; Bir Zemin Üç Normal Katlı Beş Dükkan Üç Daireli ... Apartman niteliğinde olan taşınmaz üzerinde, 1 cilt no, 88 sayfa noda kayıtlı 3/30 arsa paylı Zemin kat, 1 nolu Dükkan niteliğindeki Bağımsız Bölüm Mesken'i; 27.08.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 1. Derece'den, aylık %10 faiz ile 100.000,00 TL kadar davalı şirket lehine ipotek verdiğini, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...'a mal satışı yaptığını, fatura konusu malları teslim ettiğini, böylece üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, davalı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...'dan alacaklı olduğunu fakat davalı ...'ın yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüte düştüğünü ve cari hesap borcunu da ödemediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı ...'a ve ...'ın borçları için taşınmazını ipotek veren taşınmaz maliki ...'a ... 25. Noterliği aracılığıyla 25 Aralık 2018 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile davacı şirket alacaklarının 7 gün içerisinde ödenmemesi halinde davalılar aleyhinde İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi ve diğer yasal yollara başvurulacağı ihtaren bildirildiğini, ihtarnamenin davalılara 28/12/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ve haksız gerekçeler ile itiraz edildiğini, davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalıların, itiraz dilekçesinde; dava konusu ipoteklerin taraflar arasında imzalanan anlaşmaya istinaden davacı şirkete verildiğini, herhangi bir borcun karşılığı olmadığını beyan ettiklerini, söz konusu iddianın haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, İpotek Resmi Senedi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere “Davalı ...'ın Müvekkil Şirket'ten satın aldığı ve bundan böyle satın alacağı emtia nedeniyle doğmuş ve bundan sonra doğacak borçlarına karşılık” taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, İİK md:150 uyarınca rehin hakkının itiraz konusu yapılamayacağının açıkça hüküm altına alındığını, davalıların itiraz dilekçesinde davacı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalılara hiçbir borcu bulunmadığını, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı ...'ın yapılan tüm uyarılara rağmen vadesi gelmiş cari hesap borçlarını ödemememesi nedeniyle, davacı şirketin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatma hakkını kullanabileceğini, davalı ...'ın da davalı ...'ın borçlarının teminatı olarak maliki bulunduğu taşınmazı ipotek verdiği hususunun halihazırda resmi ipotek senedi ile de ispatlanmış olmasına rağmen, davalıların kendi içerişinde çelişen, ipoteğin doğasına aykırı, hakız ve dayanaksız gerekçeler ile icra takibine itiraz etmelerinin kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin ticari defterlerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacı şirketin alacaklı olduğunun görülebileceğini, resmi ipotek senedi gereğince davacı şirketin ticari defterlerinin tek taraflı delil olarak kabul edileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını beyan ederek; davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa artan oranlarla işleyecek ticari avans faizi yürütülmesine, davalıların yapmış olduğu itirazın haksız ve alacak miktarının belirli olması nedeni ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasında davalı firma tarafından Türkiye'de üretilen ... vb. ürünlerin münhasıran belirli bir bölgede davalı firma tarafından bayi adı altında pazarlanması ve satılması üzerine kurulmuş bir ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin, davacı şirket ile yapılan ticari işlerin güvencesi olarak maliki olduğu taşınmazlarda davalı şirket lehine ipotek tesis ettiğini, bu ipoteklerin herhangi bir borcun karşılığı olmadığını, taraflar arasında imzalanan protokollere istinaden verildiğini, ipoteklerin tanzim tarihleri ile anlaşma tarihlerinin yaklaşık olmasının da bu durumu ispatladığını, bayilik sözleşmesi incelendiğinde de görüleceği üzere tüm şartların davacı firma tarafından belirlendiği bir ortamda uluslararası büyüklükteki ... ... karşısında davalı ... Şirketinin yapılan bayilik sözleşmesinin zayıf tarafı olduğunu, ticari ilişkisini sürdürmek adına güven ilişkisi içerisinde vermiş olduğu ipoteklerin bu durumun en büyük delili olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki davalı şirket aleyhine yöneltmiş olduğu iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava konusu ipoteklerin, taraflar arasında uzun zamandan beri süregelen ticari işlerin teminatı olarak verildiğini, ipotek belgeleri incelendiğinde bu durum gözükeceğini, nitekim resmi senetlerde ",..bundan böyle satın alacağı emtia nedeni ile doğmuş ve bundan böyle doğacak borçların teminatı...” ibaresinin yer aldığını, davacı tarafın hem ihtar aşamasında hem de takip aşamasında davalı şirkete karşı yazılı bir evrak ile borç miktarını ve muacceliyet durumunu belgelemediğini, bu durumda alacağın varlığı, miktarı ve bunların tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiğini, teminat ipoteğine dayalı, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılamayacağını, öncelikle alacaklının dava açıp mahkemeden alacağını belirtir ilamdan; sonra takibe geçmesi gerektiğini fakat davacı şirketin, davalı şirketin de alacaklarını inkar ederek herhangi bir borç evrakı ibraz etmeden haksız olarak işbu davayı açtığını, davalı şirketin de davacı şirketten alacakları olduğunu, alacakların tahsili için yapılan arabuluculuk faaliyetleri neticesinde davacı taraf ile anlaşılamadığını, davalı şirketin alacağının tahsili için daha önce taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden talep edilen prim alacağı, kira alacağı, meydana gelen zararın tazmini, protokol uyarınca verilen çek bedellerinin iadesi, ipoteklerin fekki ve denkleştirme tazminatı için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve dosyanın derdest olduğunu, davaların birleştirilmesi talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte işe açmış oldukları davanın akıbeti işbu dosyayı da etkileyeceğinden HMK madde 165 gereğince davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek; davanın reddine, davalılar lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, iş bu davanın İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/325 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; işbu dava konusu uyuşmazlığı ilişkin olarak davacı şirket adına arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk toplantısında yapılan müzakereler sonucunda tarafların anlaşmaya varamadığını, davacı şirket ile davalı ... arasında 01.01.2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, ...'ın doğmuş ve doğacak borçları için maliki bulunduğu; ... İli ... İlçesi ... Mah. 6116 Ada 4 Parsel 42 Cilt ... Sayfa noda kayıtlı Arsa iken daha sonra 17 adet bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakına dönüşmüş olan taşınmazın; 27.08.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 1. Dereceden aylık %10 faiz ile 750.000,00 TL kadar, ... İli ... İlçesi ... Mah. 6116 Ada 4 Parsel 42 Cilt ... Sayfa noda kayıtlı Arsa iken daha sonra 17 adet bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakına dönüşmüş olan taşınmazın; 27.10.2014 tarih ve ...6729 yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 2. Dereceden aylık %10 faiz ile 1.000.000,00 TL kadar, ... İli ... İlçesi ... Mah. 6116 Ada 4 Parsel 42 Cilt ... Sayfa no da kayıtlı Arsa iken daha sonra 17 adet bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakına dönüşmüş olan taşınmazın; 30.05.2016 tarih ve 13097 yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 3. Dereceden aylık %5 faiz ile 950.000,00 TL kadar davacı şirket lehine ipotek verildiğini, daha sonra ... Tapu Müdürlüğü'nün 31/10/2018 tarihli yazısının davacı şirkete tebliğ edildiğini, yazı uyarınca davacı şirketin ipoteğin bulunduğu taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümler üzerinde kat irtifakı tesis edildiği ve bu kapsamda taşınmazın yeni malikinin diğer davalı ... Pazarlama olduğunun bildirildiğini, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...'a mal satışı yaptığını, fatura konusu malları teslim ettiğini, böylece üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, davalı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...'dan alacaklı olduğunu fakat davalı ...'ın yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüte düştüğünü ve cari hesap borcunu da ödemediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı ...'a ve taşınmazın yeni maliki ...'ya ... 25. Noterliği aracılığıyla 25 Aralık 2018 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile davacı şirket alacaklarının 7 gün içerisinde ödenmemesi halinde davalılar aleyhinde İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi ve diğer yasal yollara başvurulacağı ihtaren bildirildiğini, ihtarnamenin davalılara 28/12/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ve haksız gerekçeler ile itiraz edildiğini, davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalıların, itiraz dilekçesinde; dava konusu ipoteklerin taraflar arasında imzalanan anlaşmaya istinaden davacı şirkete verildiğini, herhangi bir borcun karşılığı olmadığını beyan ettiklerini, söz konusu iddianın haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, İpotek Resmi Senedi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere “Davalı ...'ın Müvekkil Şirket'ten satın aldığı ve bundan böyle satın alacağı emtia nedeniyle doğmuş ve bundan sonra doğacak borçlarına karşılık” taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, İİK md:150 uyarınca rehin hakkının itiraz konusu yapılamayacağının açıkça hüküm altına alındığını, davalıların itiraz dilekçesinde sözleşme kapsamında davalı ...'ın davacı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin ...'a hiçbir borcu bulunmadığını, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı ...'ın yapılan tüm uyarılara rağmen vadesi gelmiş cari hesap borçlarını ödemememesi nedeniyle, davacı şirketin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatma hakkını kullanabileceğini, davalıların kendi içerişinde çelişen, ipoteğin doğasına aykırı, hakız ve dayanaksız gerekçeler ile icra takibine itiraz etmelerinin kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin ticari defterlerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacı şirketin alacaklı olduğunun görülebileceğini, resmi ipotek senedi gereğince davacı şirketin ticari defterlerinin tek taraflı delil olarak kabul edileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını beyan ederek; davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa artan oranlarla işleyecek ticari avans faizi yürütülmesine, davalıların yapmış olduğu itirazın haksız ve alacak miktarının belirli olması nedeni ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasında davalı firma tarafından Türkiye'de üretilen ... vb. ürünlerin münhasıran belirli bir bölgede davalı firma tarafından bayi adı altında pazarlanması ve satılması üzerine kurulmuş bir ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin, davacı şirket ile yapılan ticari işlerin güvencesi olarak maliki olduğu taşınmazlarda davalı şirket lehine ipotek tesis ettiğini, bu ipoteklerin herhangi bir borcun karşılığı olmadığını, taraflar arasında imzalanan protokollere istinaden verildiğini, ipoteklerin tanzim tarihleri ile anlaşma tarihlerinin yaklaşık olmasının da bu durumu ispatladığını, bayilik sözleşmesi incelendiğinde de görüleceği üzere tüm şartların davacı firma tarafından belirlendiği bir ortamda uluslararası büyüklükteki ... Grubunun karşısında davalı ... Şirketinin yapılan bayilik sözleşmesinin zayıf tarafı olduğunu, ticari ilişkisini sürdürmek adına güven ilişkisi içerisinde vermiş olduğu ipoteklerin bu durumun en büyük delili olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki davalı şirket aleyhine yöneltmiş olduğu iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava konusu ipoteklerin, taraflar arasında uzun zamandan beri süregelen ticari işlerin teminatı olarak verildiğini, ipotek belgeleri incelendiğinde bu durum gözükeceğini, nitekim resmi senetlerde ",..bundan böyle satın alacağı emtia nedeni ile doğmuş ve bundan böyle doğacak borçların teminatı...” ibaresinin yer aldığını, davacı tarafın hem ihtar aşamasında hem de takip aşamasında davalı şirkete karşı yazılı bir evrak ile borç miktarını ve muacceliyet durumunu belgelemediğini, bu durumda alacağın varlığı, miktarı ve bunların tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiğini, teminat ipoteğine dayalı, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılamayacağını, öncelikle alacaklının dava açıp mahkemeden alacağını belirtir ilamdan; sonra takibe geçmesi gerektiğini fakat davacı şirketin, davalı şirketin de alacaklarını inkar ederek herhangi bir borç evrakı ibraz etmeden haksız olarak işbu davayı açtığını, davalı şirketin de davacı şirketten alacakları olduğunu, alacakların tahsili için yapılan arabuluculuk faaliyetleri neticesinde davacı taraf ile anlaşılamadığını, davalı şirketin alacağının tahsili için daha önce taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden talep edilen prim alacağı, kira alacağı, meydana gelen zararın tazmini, protokol uyarınca verilen çek bedellerinin iadesi, ipoteklerin fekki ve denkleştirme tazminatı için İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/325 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve dosyanın derdest olduğunu, davaların birleştirilmesi talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte işe açmış oldukları davanın akıbeti işbu dosyayı da etkileyeceğinden HMK madde 165 gereğince davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek; davanın reddine, davalılar lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, iş bu davanın İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/325 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; arabuluculuk sonu tutanağını sunmuş olduğu görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde; ... ... Şirketi’nin ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’ne birleşme nedeniyle infisah edildiğine ilişkin 08/08/2019 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinin çıktısını, taraflar arasında imzalanan 01/01/2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin fotokopisini, ... İli ... İlçesi ... Mah. 6116 Ada 4 Parsel 42 Cilt ... Sayfa numaralı taşınmazın 1. Dereceden 750.000,00 TL bedelli İpotek Belgesinin fotokopisini, 27/08/2012 tarihli ... yevmiye numaralı Resmi Senet fotokopisini, ... İli ... İlçesi ... Mah. 6116 Ada 4 Parsel 42 Cilt 4089 Sayfa numaralı taşınmazın 2. Dereceden 1.000.000,00 TL bedelli İpotek Belgesinin fotokopisini, 27/10/2014 tarihli ... yevmiye numaralı Resmi Senet fotokopisini, ... İli ... İlçesi ... Mah. 6116 Ada 4 Parsel 42 Cilt ... Sayfa numaralı taşınmazın 3. Dereceden 950.000,00 TL bedelli İpotek Belgesinin fotokopisini, 30/05/2016 tarihli ... yevmiye numaralı Resmi Senet fotokopisini, ... İli Merkez İlçesi ... Mah. 500 Ada 4 Parsel 4 Cilt 362 Sayfa numaralı taşınmazın 1. Dereceden 100.000,00 TL bedelli İpotek Belgesinin fotokopisini, 27/08/2012 tarihli ... yevmiye numaralı Resmi Senet fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçeleri ekinde; arabuluculuk son tutanaklarını, taraflar arasında imzalanan 01/01/2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin fotokopisini, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada 4 Parsel 4 Cilt 362 Sayfa numaralı taşınmazın 1. Dereceden 100.000,00 TL bedelli İpotek Belgesinin fotokopisini, 27/08/2012 tarihli ... yevmiye numaralı Resmi Senet fotokopisini, Beşiktaş 25. Noterliği'nin 25/12/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, ... Tapu Müdürlüğü'nün 31/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı yazısının fotokopisini, ... Noterliği'nin 25/12/2018 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası içerisinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bulunduğu, dosyanın incelenmesinde; alacaklı ... .... A.Ş. tarafından borçlular ... ... Taş. İnş. Dağ. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Paz. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 750.000,00 TL + 1.000.000,00 TL + 950.000,00 TL olmak üzere 2.700.000,00 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara 07/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 10/01/2019 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunmuş olduğu, 16/01/2019 tarihli tensip tutanağı ile borçlular hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası içerisinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bulunduğu, dosyanın incelenmesinde; alacaklı ... ... Paz. Ve Tic. A.Ş. tarafından borçlular ... .... Ltd. Şti. ve ... aleyhine 100.000,00 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara 07/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 10/01/2019 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunmuş olduğu, 16/01/2019 tarihli tensip tutanağı ile borçlular hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı.
... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta ... mahallesi ... ada 4 parselin kat irtifaklı tapu kaydı, 2012/... yevmiye numaralı resmi senet örneği, 2016/... yevmiye numaralı resmi senet örneği, 2014/... yevmiye numaralı resmi senet örneği, ... mahallesi 500 ada 4 parsel 1 nolu bağımsız bölümün tapu kaydı ve 2012/... yevmiye numaralı resmi senet örneğinin gönderilmiş olduğu görüldü.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2019 tarih ... sayılı kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olduğu, her iki dava değeri toplamının 2.820.000,00-TL olduğundan mahkememizin 07/01/2020 tarihli ara kararı ile dosyanın miktar itibariyle heyete tevdi edilmesine karar verildiği anlaşıldı.
Davacı vekilinin 11/02/2020 tarihli delil dilekçesi ekinde 01.01.2002 - 31.12.2002 dönemine ait Özel Satış ve Prim Sözleşmesi'nin fotokopisini, taraflar arasındaki e mail yazışmalarının çıktılarını, davacı şirketin cari hesap ekstresini, davacı şirket tarafından kesilen faturaların fotokopilerini, 13/04/2013 tarihli Özel Anlaşma'nın fotokopisini, taraflar arasında imzalanan bila tarihli Protokolün fotokopisini, 01/03/2016 tarihli Tadil Protokolü'nün fotokopisini, 20.02.2015 - 30.06.2016 dönemine ait Özel Anlaşmanın fotokopisini, Ticari Kondisyon ve Destekler Bildirimleri'nin fotokopilerini, Distribütör Bilgilendirmesi'nin fotokopisini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun fotokopisini, davacı şirket ile ... ... Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nin 25/10/2017 tarihli Kira Sözleşmesini, 18.01.2019 tarihli Emtia Alım ve Prim Tespiti Bağımsız Denetim Raporunu sunmuş olduğu görüldü.
Mahkememizin 12/03/2020 tarihli celsesinde taraf vekillerine birleşen dosya ile mahkememiz dosyasına beyanda bulunmak üzere süre verildiği ve ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerine talimat yazılmasına karar verildiği, davalı - birleşen dosya davacı vekilince 30/06/2020 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak;
"1-Davacı yan 2010-2011-2012-2013-2014-2015 yılları tasdiki zorunlu olan yevmiye defterlerinin açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, 2010-2011 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, 2012-2013-2014-2015 yılları tasdiki zorunlu olan yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, 2016-2017-2018 yılları ticari defterlerini Gelir İdaresi Başkanlığının sistemi üzerinden elektronik olarak tuttuğu ve ilgili dönem beratlarını sisteme zamanında yüklendiği,
2-Davacı yan ... şirketinin 2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yılları ticari defterleri incelenmiş olup devir tutarlarının diğer yıl açılış kayıtlarına doğru olarak aktarıldığı, davacı yanın ticari defter kayıtlarına göre davalı şirkete 2018 yılsonu itibariyle 826.439,57TL borçlu olduğu
3-Davacı yan ile davalı yan arasında yapılan çek protolü ile ... şirketi tarafından ... şirketine devredilen 3.484.000,00TL tutarlı çekin karşılığı verildiği iddia edilen 16*156.250=2,500,000,00TL tutarlı çekin davacı ... şirketinin 06.04.2015 tarihinde 2015 yılı ticari defterferine kaydedildiği,
4-Davacı yanca K.... ilinde bulunan ... alışveriş merkezinde 2017 yılında 36 aylık kiralanan iş yeri için davalı tarafından davacı yana 45.000,00TL + KDV ödeme yapıldığı, kalan 33 aylık tutarın 495.000,00TL olduğu hesaplanmıştır.
5-Davacı yanca mahkeme dosyası arasında sunulan E-mail yazışmaları ve ekinde bulunan sözleşmelerin Yüce mahkemenizce kabulü halinde davacının 2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yılları alım kotaları hesaplanmış olup ilgili yıllardaki oranlar uygulanmıştır. Davacı yan davalı yandan 5.453.240,96TL ciro prim alacağı hesaplanmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, davacı - birleşen dosya davalı vekilince 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini, davalı - birleşen dosya davacı vekilinin 30/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 25/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; Kira ve Prim alacakları yönünden dava dilekçesinde kısmi olarak 80.000,00 TL olan talebin, ıslah dilekçesi doğrultusunda 5.868.240,96 TL artırarak toplam 5.948.148,96 TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah talebinin kabulü ile; 5.948.240,96 TL olan alacağın 80.000,00 TL'si için dava tarihinden, 5.868.148,96 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalı şirketin tek taraflı olarak sözleşmeyi sonlandırmış olmasından dolayı davacının uğramış olduğu zarar için şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gelir kaybından doğan denkleştirme tazminatını için şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirkete protokol uyarınca verilen çek bedelleri için şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirket lehine davacı şirket tarafından güvence olarak verilmiş ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ettiği, ana dava açısından dava değerinin 5.988.240,96 TL olduğu, davalı - birleşen dosya davacı vekilinin 05/04/2021 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesine karşı itiraz ve beyanlarını sunmuş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 06/10/2020 tarihli dilekçesi ile 12/03/2020 tarihli celse ara kararı gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasını talep ettiği, mahkememizin 08/10/2020 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin talebinin kabulü ile ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, mahkememizin 03/12/2020 tarihli celsesinde "Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ... AHM 'ne talimat yazılarak mahkememizin 2019/325 esas bu dosya ile birleşen ... ATM 'nin ... esas yine bu dosya ile birleşen .... ATM 'nin ... esas sayılı dosyalarındaki davalı tarafça açılan davalar nedeni ile ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına" dair karar verildiği, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 Talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak;
"1. Davalı şirket tarafından 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yasal ticari defterlerin bilirkişiliğimize ibraz edilemediği, bu yıllara ilişkin yasal ticari defterlerin açılış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırılıp yaptırılmadıkları, bu defterlerden kapanış tasdiki yaptırılması gereken Yevmiye Defterlerine kapanış tasdiklerinin yaptırılıp yaptırılmadıkları ile ilgili bir tespit yapılamadığı, raporumuzdaki bu yıllara ilişin alarak yapılan tespitlerin davalı şirketin bilgisayar ortamındaki kayıtlarırıdan yapıldığı,
2. Davalı ... ... A.Ş. nin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin yasal defter kayıtlarının e defter kapsamında olup elektronik ortamda tutulduğu, bu defterlerin açılış ayları ve kapanış ayları dahli olmak üzere aylık beratlamalarının yasal sürelerinde yapılmış olduğu, bu defterlere yapılması gereken muhasebe kayıtlarının usulüne göre yapıldığı, diğer bir ifade ile bu defterlerin davalı lehine delil olmasına engel bir tespitin olmadığı,
3. Davalı ... ... Anonim Şirketi'nin kayıtlarındaki davacıya alt 2010 dahil 2018 yılına kadar olan tüm hesap hareketleri çıkartılarak raporumuz ekinde (304 sayfa) sunulduğu, raporumuz ekinde sunulan hesap hareketlerinden de anlaşılacağı üzere davalı kayıtlarına göre gerek dava tarihi olan 20/06/2019 tarihi, gerek birleşen dosyalardaki dava tarihleri olan 04/01/2019 tarihlerinde davalı (birleşen davalarda karşı davacı) şirketin, davacı (birleşen davalarda karşı davalı) şirketten 2.632.381,31 TL asıl alacağının bulunduğu,
4. Davalı yetkilileri tarafından bilirkişiliğimize ibraz edilen davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş örnek faturalardan, FİYAT FARKI açıklaması ile düzenlenen faturaların aslında PRİM FATURALARI olduğu kanaatine ulaşıldığı, zira FİYAT FARKI açıklamaları olan faturaların, hiç birisinde davalının hangi tarih ve sayılı faturasına ve/veya hangi tarih ve sayılı faturadaki hangi ürüne ait fiyat farkı iadesi olduğu konusunda herharıgi bir açıklamanın bulunmadığı, diğer bir ifade ile FİYAT FARKI iadesine ilişkin bir açıklama, hesaplama ve/veya fiyat farkı ladesine ilişkin referansın belirtilmediği, bu durumda bu faturaların herhangi bir fiyat farkı iadesine ilişkin olmadığı, davalı kayıtlarında belirtildiği ve raporumuz ekinde listelendiği üzere bu faturaların taraflar arasında kararlaştırılan ve muhtelif şekillerde tanımlanan ciro primlerine, lojistik primlerine, satış destek primlerine yıllık ciro primlerine, DTS primlerine, özel iskonto primlerine barem primlerine, hedef primlerine, tatil primlerine, vb. tüm primlere ait faturalar olduğu kanaatine ulaşıldığı,
5. Davacının yasal defter kayıtları üzerinde inceleme yaparak rapor düzenleyen diğer bilirkişi SMMM ... tarafından düzenlenen 10/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları için hesaplanması gereken ciro primleri tutarının 13.067.928,48 TL'sı olması gerektiğinin tespit edildiği, buna karşılık davalı kayıtlarından raporumuz ekinde listelenen muhtelif adlardaki prim faturaları toplamının 22.264.114,72 TL'sı olduğu, bu durumda davacının davalıdan herhangi bir prim alacağının bulunmadığı,
6. ... AVM deki kira alacağı talebi ile ilgili olarak, davacı şirket tarafından bu konuda taraflar arasında imzalanmış bulunan protokol ve/veya sözleşme sözleşmenin dava dosyasına sunulmasının gerektiği, yine bu mağaza ile ilgili kira ödemelerine ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulmasının gerektiği, bu eksikliklerin tamamlanması durumunda bu konuda bir hesaplama yapabilmenin mümkün olabileceği,
7. Davacı vekilinin davalı şirketin tek taraflı olarak sözleşmesi sonlandırmış olmasından dolayı kusursuz olan müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi yönündeki talebi ile ilgili olarak, Sayın Mahkemenin taktirinin davalının sözleşmesi haksız olarak tek taraflı sonlandırdığı yönünde olması durumunda davacı yasal defter kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının bu nedenle uğramış olduğu zararın hesaplanmasının gerektiği,
8. Yine denkleştirme tazminatı ile ilgili talebi ile ilgili olarak, Sayın Mahkemenin taktirinin davacıya denkleştirme tazminatı ödenmesi yönünde olması durumunda davacı yasal defter kayıtları üzerinde incelerne yapılarak davacının bu nedenle uğramış olduğu zararın hesaplanmasının gerektiği,
9. İadesi istenen çek bedelleri ile ilgili olarak davalı şirket kayıtları üzerinde bir tespitin yapılamadığı,
10. İpoteklerin fekki İle ilgili talebin Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı - birleşen dosyalar davalı vekilince 06/05/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi, davalı - birleşen dosyalar davacı vekilince 02/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunulmuş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 14/06/2021 tarihli dilekçesi ile davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati tedbir niteliğinde, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, mahkememizin 07/07/2021 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin, alacağın yaklaşık ispatına elverişli şartların oluşmaması nedeni ile reddine dair karar verildiği anlaşıldı.
Davalı vekilinin 06/10/2021 tarihli dilekçesi ile davalı şirket unvanının ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. iken 28.09.2021 tarihli Genel Kurul’da alınan karar uyarınca ... ... A.Ş. olarak değiştirildiğini, kararın 01.10.2021 tarihinde İstanbul Ticaret Müdürlüğünce tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 01.10.2021 tarihli ve 10421 sayılı gazetesinde ilan edildiğini beyan ettiği anlaşıldı.
Mahkememizin 07/10/2021 tarihli ara kararı ile "Dosyada mevcut talimat mahkemeleri vasıtasıyla alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin mevcut raporlara karşı itiraz ve beyanları ile dosyada mevcut raporlar da incelenip değerlendirilmek suretiyle davalı birleşen dosya davacı defterleri üzerinde 3 kişilik mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak üzere ... Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesine talimat yazılmasına," dair karar verildiği, mahkememizce ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, davacı vekilinin 25/12/2021 tarihli dilekçesi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimatı ile bilirkişi heyetinin oluşturulduğu, rapor tanzimi için verilen süre dolduğu halde raporun ibraz edilmediğini ayrıca ... A.Ş firması tarafından bazı defter ve belgelerin halen incelenmek üzere bilirkişilere intikal ettirilmediğini, raporun tamamlanabilmesi ve eksik hususların giderilebilmesi için mahkememiz tarafından karşı tarafa defter ve belgeleri sunmaları için kesin süre verilmesini, gerekli bilgi ve belgelerin ... A.Ş. tarafından bilirkişilere tevdi edilmesini talep ettikleri, mahkememizin 29/12/2021 tarihli ara kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimatın akıbetinin sorulmasına ayrıca bilirkişi heyetinden taraflarınca istenilen ticari belge ve kayıtların sunulup sunulmadığı yönünde beyan dilekçesi istenilerek sonucundan mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 14/12/2021 tarihli dilekçesi ile ... A.Ş. firmasından bazı defter ve belgelerin hala kendilerine intikal etmediğini, görüşmelerinin devam ettiğini beyan ederek ek süre talebinde bulundukları anlaşıldı.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/18 Talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi heyetinin 07/08/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"a) Davalı firma 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yasal defterleri sunmadığı için, çalışmalarımızın firmanın dijital ortamda takip ettiği verileri ile yapıldığı.
b) Davalı firmanın 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait yasal defterleri e defter kapsamında olması nedeniyle elektronik ortamda tutulduğu, bu defterlerin açılış ve kapanış aylarına ait beratların süreleri içinde yapıldığı, defterlere yapılan kayıtların usulüne uygun yapıldığı ve yasal delil olarak kabul edilebileceği,
c) İncelemelerimiz sonunda, Tablo: 2 ve Tablo: 3 de görüldüğü gibi, davalı şirketin davacı şirketten, 2.632.381,31 TL alacaklı olduğu,
d) Davacı firma yasal defterleri incelenerek yapılan, tarafımıza verilen mahkeme dosyalarında bir örneği de bulunan 18.01.2019 Tarihli Bağımsız Denetçi ... tarafından sunulan “Emtia Alım Ve Prim Tespiti Bağımsız Denetim Raporu” ile, incelemelerimiz sonucu tespit ettiğimiz, dağılımında göz ardı edilebilir farklar olmasına rağmen, davacı firmanın davalı firmadan pim alacağının olmadığı,
e) Davacı firma yasal defterleri incelenerek yapılan ve Tablo: 9 da özeti bulunan, Bağımsız Denetçi ... raporlarında ki en önemli farkın, birçak prim faturasının Fiyat Farkı olarak kesilmesinden kaynaklandığı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı - birleşen dosyalar davalı vekilinin 16/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı - birleşen dosyalar davacı vekilinin 07/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini sunmuş olduğu görüldü.
Mahkememizin 28/03/2022 tarihli ara kararı ile "Dosyada mevcut talimat mahkemeleri vasıtasıyla aldırılan bilirkişi raporlarının birlikte incelenmesi, taraf vekillerinin aldırılan raporlara karşı itirazlarının değerlendirilmesi açısından ana dava ve birleşen dava açısından rapor aldırılmasına," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 03/10/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Prim alacağı yönüyle davacının davalıdan 4.562.415,60 TL + 3.082.131,57 TL faiz eksik prim aldığı,
Kira desteği yönüyle davacının davalıdan 180.000 TL + 7.378,77 TL faiz talep edebileceği,
Çek alacağı nedeniyle davacının davalıdan çek bedellerini talep edemeyeceği,
Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu denkleştirme tazminatı talebinin yerinde olmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı - birleşen dosyalar davalı vekilinin 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı - birleşen dosyalar davacı vekilinin 07/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü.
Mahkememizin 22/12/2022 tarihli celsesinde "Mahkememizce aldırılan 03/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda birleşen dosyaların değerlendirilmediği ve taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının da bulunduğu anlaşılmakla, dosyada mevcut raporlar, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları da değerlendirilmek üzere yeni bir heyetten rapor aldırılmasına," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 29/08/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Mali Yönden Sonuç:
Davacı şirketin 2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu ve Davacı şirketin ticari defterlerinde Davalı şirkete 909.536.28 TL borçlu göründüğü,
Davalı şirketin yerinde incelemede ticari defterlerin ... adresinde bulunduğunu beyan ederek ticari defter ibrazında bulunmadığı,
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler kapsamında Davacı ile davalı firma arasında münhasıran belirli bir bölgenin bayiliği adı altında pazarlama ve satılması üzerine kurulmuş bir sözleşmenin mevcut olduğu, taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğu,
Davalı tarafın bayilik sözleşmesinde belirtilen davacının özel anlaşmalar ile belirlenen ve hüküm altına alınan doğmuş pirim alacakları yönünden Davacının eksik aldığı 3.795.764,02 TL'lik ciro primi bulunduğu ve bu alacağına 3.078.642,66 TL faiz talebinde bulunabileceği,
... Avm deki satış mağazası için tarif edilen kira alacağı yönünden davalının sorumlu olup olmadığı yine davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinden dolayı davacının zararının meydana gelip gelmediği hususunda;
Mağazanın Açık Kaldığı Süre dikkate alındığında Davacının Kalan Kira Alacağı 180.000 TL olup, Ancak taraflar arasında imzalan sözleşmenin 36 ay geçerli olacağı yönünde düzenlenmiş olup, Sayın Mahkemeniz tarafından Davalının bayilik sözleşmesini haksız fesih ettiği kanaatine varılması durumunda Davacının Sözleşmeden Kalan Kira Alacağı 495.000 TL'dir.
Hukuki Yönden Sonuç:
Denkleştirme Talebi Bakımından, davalının Türkiye de faaliyetlerini durdurması sebebiyle, artık davacının portföyünden bir menfaat elde edemeyeceği, bu durumda menfaat elde etme şartı gerçekleşmeyeceğinden, davacı bayii lehine denkleştirme tazminatına hükmedilemeyeceği,
Bununla beraber, Mahkemece, davalı sağlayıcının Türkiye de faaliyetlerini durdurmasını işletme açısından gereklilik olmayıp, keyfilik arz ettiğinin kabulü halinde ise bu durumun davacının denkleştirme talebine engel olmayacağı,
Dosya içerisinde bu hususla ilgili bir veriye ulaşılamamakla birlikte, ... sektöründeki ticari işletmeler ile ilgili sektörel bir uzmanlığımız bulunmadığından, davalının Türkiye piyasasından çekilmesinin keyfilik teşkil edip etmediği yönünde bir değerlendirme yapılamadığı,
Yatırım Zararları Bakımından, kiralanan iş yerinin 2018/12 dönemi ile 2017/10. dönemi arasında toplamda 15 ay süre açık kaldığı tespit edildiğinden, mevcut zarar kapsamında davacının bu süreye tekabül eden, 180.000 TL'lik kira yardımını davalı sağlayıcıdan talep edebileceği,
Davacının kiraladığı iş yerini boşalttıktan sonraki tahakkuk edebilecek kira bedellerinin ise mevcut değil muhtemel zarar kapsamında olduğu ve ancak, dava dışı kiralayan tarafından talep edilerek, davacının malvarlığından bu bedellerin çıkması halinde, mevcut zarar haline gelebileceği, bu şart yerine gelmeden kalan aylar için davalının taahhüt ettiği yatırım zararlarından sorumlu olmayacağı,
Teminatların İadesi Bakımından, davalı sağlayıcının davacı dağıtıcıdan alacağı olduğuna dair cari bir hesap bakiyesine rastlanılmadığı,
Mevcut verilerle ilgili ipoteğin, asıl borç ilişkisini doğuran tek satıcılık sözleşmesi sona erdiğinden, ilişkinin teminatı kapsamındaki ipoteklerin de sona ereceği,
Hatır Senetleri Bakımından, kambiyo evraklarının, taraflar arasındaki sözleşmedeki kayıtlar sebebiyle hatır senedi vasfında olacağı, bu bakımdan davalının ödenmeyen çek bedellerinden, sözleşmedeki hüküm sebebiyle, davacıya karşı sorumlu olmayacağı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı - birleşen dosyalar davalı vekilinin 05/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı - birleşen dosyalar davacı vekilinin 29/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü.
Mahkememizin 19/10/2023 tarihli celsesinde davalı - birleşen dosyalar davacı vekilinin "defterlerimiz için 2 defa ...'da bilirkişi incelemesi yapıldı, yeniden ticari defter incelemesi yapılacak ise İstanbul'daki bilirkişiler ...'ya görev verilerek yerinde inceleme yapılmasına karar verilsin," şeklinde beyanda bulunduğu, mahkememizce taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları ile değerlendirme yapılmayan birleşen dosya açısından değerlendirme yapmak ve nihai taktir mahkememize ait olmak üzere denkleştirme tazminatı hesaplamak üzere dosyanın ek rapor tanzimi hususunda bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, SMMM bilirkişi ...nin 07/12/2023 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin ...'daki ticari defterlerinin talimat raporuyla incelenmesine veya davalı - birleşen dosyalar davacı vekilinin talebi üzerine kendisine yetki verilmesini talep ettiği, mahkememizin 11/12/2023 tarihli ara kararı ile "Mahkememizin 19/10/2023 tarihli duruşma ara kararları aynen yerine getirilmek suretiyle davalı birleşen dosyalar davacı ... ... Vekilinin talebinin de kabulü ile; Mali Müşavir Meryem Tüfekçi tarafından davalı birleşen dosya davacı ... ... Şirketi'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde ... ilinde inceleme yapılmasına, bu hususta bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 15/03/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"1-Davacı itirazları yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla birlikte kök rapordaki tespitlerimi değiştirecek bir husus olmadığı, Davalı tarafın bayilik sözleşmesinde belirtilen davacının özel anlaşmalar ile belirlenen ve hüküm altına alınan doğmuş pirim alacakları yönünden Davacının eksik aldığı 3.795.764,02 TL'lik ciro primi bulunduğu ve bu alacağına 3.078.642,66 TL faiz talebinde bulunabileceği ve Davalı şirkete 909.536.28 TL borçlu göründüğü,
2- Davalı itirazları yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla birlikte kök rapordaki mali incelemede ticari defter incelemesinde defter ibrazında bulunulmadığı ticari defterlerin ... adresinde bulunduğunu beyan ederek yerinde inceleme talepleri olduğu, ek rapor aşamasında Sayın Mahkemenizin 11.12.2023 tarihli ara kararı ile ... ilinde inceleme yapılmasına, bu hususta bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş olup, tarafıma verilen yerinde inceleme kapsamında Davalı vekilleri ile irtibata geçilmiş olup talep edilen belgeleri öncesinde hazır edilmesi için e-mail ile iletilmiştir. Gelinen aşamada inceleme konu talep etmiş olduğum mali verilerin tamamı tarafıma e-mail ile iletilmiş olup yerinde incelemeye gidilmesi sonucunda başkaca veri sunulamayacağından paylaşılan mali kayıtlar üzerinden tarafımca tespitler yapılmıştır.
Davalı şirketin ticari defterlerinde Davacıdan 2.632.381,31-TL alacağı bulunmasına karşılık 2015 yılında taraflar arasında “Protokol” akdedildiği, bu protokole göre Dava Dışı ... şirketine ait 4 adet toplam tutarları (4x 871.000,00) 3.484.000,00 TL olan çekleri Davalı ... Davacı ... Ciro yolu ile verecek karşılığında toplam 16 adet 2.500.000,00 TL tutarlı çeki teslim aldığı ticari defterlerde tespit edilmiştir. Ancak Davalının karşılıksız çıkan ve ödenmemiş olan 3.484.000 TL tutarındaki çekin Davacı cari hesabından düşüm yapıldığı, çeklerin karşılıksız çıkması ve Davacının ilgili çeklerden dolayı Davalıya sözleşme gereği takip başlatamadığı görüldüğünden bu çeklerin cari hesapta ödeme yapılmış gibi dikkate alınmasının mümkün olamayacağından, Davalının lehine delil olan ticari defterlerinde (2.632.831,31-3.484.000) - 851.168.69 TL Davacı şirkete borçlu olduğu açıkça görülmektedir.
Asıl Dava Yönünden; Davacı / Karşı Davalı şirketin 3.795.764,02 TL'lik ciro primi alacağının bulunduğu ve bu alacağına 3.078.642,66 TL faiz talebinde bulunabileceği, ancak Davacının ticari defterlerinde cari hesap yönünden 909.536,28 TL Davalı şirkete borcunun bulunduğu,
Birleşen 1. ve 2. Dava Yönünden; Davalı / Karşı Davacı şirketin cari hesap alacağı yönünden 851.168.69 TL borçlu olduğu,
Birleşen 1. dava yönünden; Davacının, Davalılara 25.12.2018 tarihinde cari hesap borcunun ödenmesi yönünde .... Noterliğinden ... E. sayısı ile ihtarname çektiği ve Davalılara 28.12.2018 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği, akabinde cari hesap borcunun ödenmemesinden kaynaklı 04.01.2019 tarihinde .... İcra Dairesi ... E. Kapsamında 100.000 TL asıl alacak yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıldığı ve Davalının 10.01.2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğu ve itirazın iptali davası ikame edilmek suretiyle Sayın Mahkemenizin esası ile birleştirildiği,
Birleşen 2. dava yönünden; Davacının Davalılara 25.12.2018 tarihinde cari hesap borcunun ödenmesi yönünde Beşiktaş 25. Noterliğinden 40968 E. sayısı ile ihtarname çektiği ve Davalılara 28.12.2018 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği, akabinde cari hesap borcunun ödenmemesinden kaynaklı 04.01.2019 tarihinde .... İcra Dairesi ... E. Kapsamında 2.700.000 TL asıl alacak yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıldığı ve Davalının 10.01.2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğu ve itirazın iptali davası ikame edilmek suretiyle Sayın Mahkemenizin esası ile birleştirildiği görülmüştür.
Asıl ve Birleşen Davalar Yönünden Mali Sonuç Ayrıştırılmış Olmakla Birlikte;
Davacı ve Davalı defterlerinin incelenmesinde taraflar arasında cari hesap farklılığı tespit edilmiş ancak farklılığa konu hesap işlemlerinin 2006 yılından başlaması ve yaklaşık 38.000 işlem kaydının olmasından ötürü farklılığın nerden kaynaklandığının bilirkişi incelemesi ile tespiti mümkün değildir. Ayrıca her yıl TTK. Madde 94/2 hükmüne göre mutabakat yapılmaksızın cari hesap ilişkisi devam ettirilmiştir. Davalı / Karşı Davacı ... A.Ş.'nin ticari defterler incelemesinde kendi defterlerinin lehe delil olması sebebi ile itiraz ederek kendi ticari defterlerinin esas alınmasını talep etmiş ve kendi ticari defterlerinde Davacı / Karşı Davalı şirkete 851.168,69 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Ancak Davacı / Karşı Davalı ... şirketinin defterlerinde ise Davalı şirkete 909.536,28 TL borçlu olduğu görülmekte ve süre gelen alınan bütün raporlarda bu husus tespit edilmiş olmakla birlikte bu hususta bir itirazında olmadığı görülmektedir.
Yapılan inceleme ve izah ile anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki cari hesap farklılığı - 1.761.154,97 TL'dir. (851.168,69 TL + 909.536,28 TL )
Sayın Mahkeme, Davacı / Karşı Davalı ... şirketinin ticari defterlerindeki görülen cari hesap borcunu dikkate alırsa şayet 3.795.764,02 TL'lik ciro primi alacağına karşılık 3.078.642,66 TL faiz talebinde bulunabileceği tarafımdan hesaplanmış olmakla birlikte, Davacı ... şriketinin ticari defterlerinde cari hesap yönünden 909.536,28 TL Davalı ... A.Ş.'ne borcuna karşılık, Davacı ... şirketine gönderilen ihtarnamenin 28.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve temerrüde düştüğü görüldüğünden 04.01.2019 takip tarihine kadar Davacı ... şirketinin Davalı ... A.Ş.'ne ticari defterlerinde görülen 909.536,28 TL'lik borcuna 3.401,42 işlemiş faiz hesabı yapılmıştır. Nihai Takdir Sayın Mahkemenize aittir.
Asıl Alacak
İhtarname Tebliğ Tarihi
Takip Tarihi
Gün
Faiz Oranı
Faiz Tutarı
909.536,28
28.12.2018
04.01.2019
7
19,5
3.401,42
Tarafların rapora itirazlarının, münhasırlık, denkleştirmede menfaat şartı, yatırım zararları, hatır senedi ve teminatların iadesi noktalarında toplanmakta olup, kök rapordaki görüşlerle bağlı kalındığı sonucuna varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı - birleşen dosyalar davalı vekilinin 27/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı - birleşen dosyalar davacı vekilinin 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü.
.... İdare Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde 31 adet davacı tarafından davalı Rekabet Kurumu Başkanlığı aleyhine Türkiye pazarından çıkmakta olan ... ve ... A.Ş ile ... ... ... A.Ş'nin yetkili servis hizmetlerini gizli bir anlaşma ile ...'ye devrettiği iddiası ile ilgili olarak yürütülen ön araştırma sonucunda verilen 12.11.2019 tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu Kararının 1. ve 3. bentlerinin; söz konusu gizli anlaşmanın piyasadaki rekabetin kısıtlanmasına ve bozulmasına neden olduğu, yetkili servis hizmetlerinin ... tarafından yapılmasının 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında bir devralma işlemi olduğu ve bunun izin alınmadan gerçekleştirildiği, ... ve ...’in aralarında yaptıkları gizli anlaşma ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4., 6. ve 7. maddelerine aykırı hareket ederek yetkili servis piyasasındaki rekabet ortamını bozdukları ileri sürülerek iptalinin talep edildiği, ... A.Ş.'nin davaya davalı yanında müdahil olduğu, ... İdare Mahkemesi'nin ...sayılı 22/10/2021 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verildiği, kararın davacılar vekilince istinaf edildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince soruşturma açılmasına gerek olup olmadığını belirlemek için yapılan ön araştırmanın, yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olması ve belirtilen tespitlerle ihlâl bulunduğu şüphesinin güçlenmesi nedeniyle, söz konusu fiillerin 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlâl oluşturup oluşturmadığının tespit edilmesi için soruşturma açılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın davalı ve davalı yanında müdahil tarafından temyiz edildiği, Danıştay 13. Daire'nin 2023/206 Esas 2023/1767 Karar sayılı 10/04/2023 tarihli kararı ile "Davalının ve müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne; Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 02/11/2022 tarih ve E:2022/148, K:2022/1272 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca bozulmasına," dair kesin olarak karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 12/12/2024 tarihli celsesinde "Davacılar - birleşen dosyalar davalılar vekilinin dava dilekçesinde ipoteklerin fekkini de talep ettiği ancak bu talebi yönünden harç yatırmadığı anlaşılmakla; ... ili ... ileçesindeki 750.000,00-TL 1.000.000,00-TL, 950.000,00-TL, 100.000,00-TL ipotek bedelli toplam 2.800.000,00-TL taşınmazlar yönünden davacı vekiline 47.817,00-TL eksik harcı tamamlayarak mahkememiz veznesine yatırmak üzere süre verildiği, harcın davacı - birleşen dosyalar davacı tarafından yatırılmış olduğu görüldü.
... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta ... mahallesi ... ada 4 parselin kat irtifaklı tapu kaydının ve ... mahallesi 500 ada 4 parsel 1 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının gönderilmiş olduğu görüldü.
Mahkememizce yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Mahkememiz ana dava dosyasında davacının talebinin taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmelerine istinaden talep edilen prim alacağı, kira alacağı, meydana gelen zararın tazmini, protokol uyarınca verilen çek bedellerinin iadesi, denkleştirme tazminatının tahsili ile ipoteklerin fekki taleplerine ilişkin olduğu; birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyalarındaki taleplerin .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve 67 esas sayılı icra takip dosyalarına yapılan itirazların iptaline ve ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takiplerin devamına karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Ana dosya davacısı olan ... ...' nin dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile davalı firma tarafından Türkiye'de üretilen ... vb. ürünlerin belirli bir bölgede davacı firma tarafından bayi adı altında pazarlanması ve satılması üzerine bir ticari ilişki bulunduğunu, ilişkinin ilk kurulduğu 2000 yılını müteakiben 2002 yılında 10 yıllık bir sözleşme yapıldığını ve 2012 yılına kadar bu sözleşme ile birlikte primler ve satış kotalarının muhafaza edildiğini, 2012 yılından itibaren ise her yıla özel prim ve destek miktarlarını gösteren ve asıl sözleşmeye ek olarak özel anlaşmalar yapıldığını, davalı firmanın Türkiye'deki faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını, uzun yıllardan beridir süre gelen ticari ilişkiden kaynaklı olarak anlaşmalardan doğan hak edişlerini almak için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davacı firmanın söz konusu bayilik sözleşmesi gereğince, ..., ... illerinde davacı firmaya tekel hakkı tesis edildiğini, 2018 yılında davalı firma tarafından inhisar hakkı ihlal edilerek Adana'da başka bir bayi üzerinden satışlar gerçekleştirildiğini,2017 yılındaki ciro miktarı ile 2018 yılındaki ciro miktarı mukayese edilerek ortaya çıkan azalma nispetinde maddi tazminat talep ettiklerini, yine davalı firma tarafından ... ilinde bulunan ... AVM'de perakende satış mağazası açılması için davacı firma ile anlaştıklarını, ... AVM'de açılan satış mağazasına davalı firmanın hem prim hem de kira desteği vereceği şeklindeki taahhüdüne karşılık işe giriştiğini, 2017 ve 2018 yılları için ayrı ayrı düzenlenen Ticari Kondisyon ve Destekler Bildiriminde satış mağazası için kira desteği verileceği ve bu desteğin mağazanın açık kalması şartıyla 36 ay boyunca devam edeceğinin düzenlendiğini, davacı şirket tarafından belirli miktarlardaki cirolara ulaşıldığı halde söz konusu primlerin ödenmediğini, kira desteklerinin verilmediğini, taraflar arasında 2010 yılından bu yana teşvik primleri adı altında protokoller yapıldığını, primlerin eksik ödendiğini ya da hiç ödenmediğini, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin davalı şirketin, Türkiye pazarından çıkacağını davacı şirkete bildirmesi ile sona erdiğini, bayilik ilişkisinin sona ermesinde davacı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, taraflar arasında 30.01.2015 tarihinde imzalanan Protokole göre ... ... (... Ltd. Şti.)'nin lehdarı olduğu, keşidecisi ... ... Şti. olan 30.01.2015 keşide tarihli her biri 871.000,00 TL bedelli dört adet çekin usulüne uygun devri karşılığında davacı şirketin 2.500.000,00 TL tutarında 16 adet çek vermesi ve bedellerinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin protokol kapsamında 16 adet çeki vadesinde davalı şirkete ödediğini, buna karşılık almış olduğu dört adet çekin muhatap bankaya ibraz edildiğini fakat karşılıksız çıktığı için arkalarının yazıldığını, davalının protokole aykırı davranarak çek bedellerini kendisinin tahsil etmek istediğini, çeklerin davalı şirket tarafından ... şirketine karşı talep edilmesinin davacı şirketin icra takibi imkanını engellediğini, davacı şirketin yapılan işlerin güvencesi olarak maliki olduğu taşınmazlarda davalı şirket lehine ipotek tesis ettiğini, ipoteklerin herhangi bir borcun karşılığı olmadığını, taraflar arasında imzalanan protokollere istinaden verildiğini beyan ederek; prim alacağı, kira alacağı, meydana gelen zararın tazmini, protokol uyarınca verilen çek bedellerinin iadesi, denkleştirme tazminatının tahsili ile ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı ... arasında 01.01.2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, taşınmaz sahibi ve ipotek veren diğer davalı ...'ın, davalı şirket ...'ın doğmuş ve doğacak borçları için maliki bulunduğu; ... İli, ... (Merkez) İlçesi, ... Mahallesi, 500 ada, 4 parsel, 4 cilt, 362 sayfa noda kayıtlı; Bir Zemin Üç Normal Katlı Beş Dükkan Üç Daireli ... Apartman niteliğinde olan taşınmaz üzerinde, 1 cilt no, 88 sayfa noda kayıtlı 3/30 arsa paylı Zemin kat, 1 nolu Dükkan niteliğindeki Bağımsız Bölüm Mesken'i; 27.08.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenmiş resmi senet uyarınca 1. Derece'den, aylık %10 faiz ile 100.000,00 TL kadar davalı şirket lehine ipotek verdiğini, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...'a mal satışı yaptığını, fatura konusu malları teslim ettiğini, böylece üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, davalı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...'dan alacaklı olduğunu fakat davalı ...'ın yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüte düştüğünü ve cari hesap borcunu da ödemediğini, davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkili şirketten satın aldığı ve bundan böyle satın alacağı emtia nedeniyle doğmuş ve bundan sonra doğacak borçlarına karşılık taşınmazlar üzerinde davacı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, İİK md:150 uyarınca rehin hakkının itiraz konusu yapılamayacağının açıkça hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin ...'a hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı ...'ın yapılan tüm uyarılara rağmen vadesi gelmiş cari hesap borçlarını ödemememesi nedeniyle müvekkili şirketin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatma hakkını kullanabileceğini ifade ederek davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflar arasında yapılan bayilik ve destek sözleşmeleriyle ana dosya davacısına belirli bölgelerde münhasır yetki tanındığı, belirli miktarda ürün satması halinde prim verileceğinin taahhüt edildiği, yine kira desteği sağlanacağının da belirtildiği görülmektedir.
Ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yapılan tespitler dikkate alındığında, davalı- birleşen dosyalar davacısının taahhüt etmiş olduğu prim ve kira destek ödemelerini eksik yaptığı anlaşılmaktadır. TBK. m. 112 hükmüne göre: “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” Bu durumda ana dosya davalısının taraflar arasındaki sözleşme gereği, sözleşme süresi boyunca taahhüt ettiği prim ve kira desteği ödemesini yerine getirmek zorunda olduğu, eksik ödenen prim ve kira destek alacağı sebebiyle ana dosya davacısının zararının doğduğu anlaşılmıştır.
Yine TBK. m. 114 hükmüne göre: “Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır”. Görüldüğü üzere anılan yasa hükümleri gereği, prim ve kira destek ödemesini eksik yaparak sözleşmeyi ihlal eden davalının, davacının uğramış olduğu müspet zararları tazmin etmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla bu kapsamda hesaplanan prim alacağı ile kira destek alacağının davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce dosyada mevcut tüm raporların birlikte incelenip değerlendirilmesi nedeniyle içeriğine itibar edilen 29.08.2023 tarihli kök ve 08.03.2024 tarihli ek rapor içerikleri birlikte incelenip değerlendirildiğinde;
Davalı- birleşen dosya davacı ... Paz. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin 2015-2016-2017-2018 yılına ait ticari defterlerinin 6102 Sayılı TTK' nun 64- ve 213 sayılı V.U.K. İlgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu, ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresinde Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmiş olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, ticari defterler ve dayanağı belgeler ile yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222.maddesi gereğince delil niteliğini haiz olduğu kanaati oluşmuştur.
Davalı- birleşen dosya davacı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde Davacı ....... ve Tic. Ltd. Şti' nin cari hesap hareketleri ... nolu cari kartında takip ettiği ve Davacı- birleşen dosya davalı taraftan 2.632.381,31 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
İncelenen Davacı- birleşen dosya davalı ... ... Ve Tic. Ltd. Şti nezdindeki Davalı ... ... A.Ş.'nin cari hesap hareketleri 320 satıcılar hesabında ... nolu cari kartında takip ettiği ve davalı- birleşen dosya davacı tarafa 909.536,28 TL borçlu olduğu, ayrıca davacı- birleşen dosya davalı şirketin 2010-2011 yıllarına ait ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığı, davalı- birleşen dosya davacı şirketin ibraz ettiği muavin dökümün incelenmesinde, 2015 yılında taraflar arasında akdedilen “Protokol” kapsamında Dava Dışı ... şirketine ait 4 adet toplam tutarları (4x 871.000,00) 3.484.000,00 TL olan çekleri davalı, Davacı ... ciro yolu ile verecek karşılığında toplam 16 adet 2.500.000,00 TL tutarlı çeki teslim aldığı ticari defterlerde tespit edilmiştir. Ancak davalı- birleşen dosyalar davacının ödemesini gerçekleştirmediği 3.484.000 TL tutarındaki çekin Davacı şirketin cari hesabına kayıt edilmek suretiyle davalı- karşı davacının alacağının arttığı görülmüştür.
İlgili çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda cari hesapta iade kaydının yapılması gerekirken bu iade kaydının muhasebede yapılmadığı görüldüğünden davalının lehine delil olan ticari defterlerinde her ne kadar 2.632.831,31 TL alacaklı görünse de karşılıksız çıkan çeklerin cari hesapta düşümü yapılması sonucunda 2.632.831,31 TL -3.484.000,00 TL = - 851.168,69 TL davacı - birleşen dosyalar davalı şirkete borçlu olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirkete borcunun 909.536,28 TL olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemede davacı şirkete 851.168,69 TL borçlu olduğu tespiti ile taraflar arasındaki cari hesap farklılığın 1.761.154,97 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı şirket ticari defterleri dikkate alınarak yapılacak hesaplamada davacı şirketten 2.632.381,31 TL alacaklı olduğu, Ancak uyuşmazlığa konu toplam tutarları 3.484.000,00 TL olan çeklerin düşümü ile ana dosya davacı şirkete 851.618,69 TL borçlu olduğu hesaplanmış olup, dosya kapsamında yer alan 07.02.2022 tarihli ... Sayılı Talimat raporunda yer alan mali inceleme ile 08.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan mali inceleme sonucunda da farklılık bulunmamaktadır.
Bu haliyle asıl ve birleşen davalar yönünden mali sonuç ayrıştırılmış olmakla birlikte; taraf defterlerinin incelenmesinde cari hesap farklılığı tespit edilmiştir. Birleşen dosya davacısının ticari defterleri incelemesinde kendi defterlerinin lehe delil olması sebebi ile itiraz ederek kendi ticari defterlerinin esas alınmasını talep etmiş ve kendi ticari defterlerinde davacı- birleşen dosya davalı tarafa 851.168,69 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak Davacı- birleşen dosya davalı defterlerinde ise karşı tarafa 909.536,28 TL borçlu olduğunun görüldüğü, alınan bütün raporlarda bu hususun tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bu haliyle davacı - birleşen dosya davalı tarafın ticari defterlerinde görülen cari hesap borcu dikkate alınmakla bu tespite bağlı olarak da .... İcra Müdürlüğü’nün ... ve 68 esas sayılı takip dosyaları hakkında da bu tespit doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Davacı- birleşen dosya davalı şirketin cari hesap borcunun bulunması ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takiplerinin devamına karar verilmesi sebebiyle, davacı- birleşen dosya davalısının ipoteklerin fekki talebi yerinde görülmemiştir.
Davalı- birleşen dosya davacı tarafın bayilik sözleşmesinde belirtilen davacının özel anlaşmalar ile belirlenen ve hüküm altına alınan doğmuş prim alacaklarının hesaplanması bakımından da alanında uzman bilirkişiler tarafından önceki rapor ve tespitler ile taraf vekillerinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle oluşturulan 29.08.2023 tarihli kök ve aynı heyetin ek raporuna itibar olunduğu, buna göre yapılan hesaplamada;
2010 yılı için; davacı- birleşen dosya davalı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelendiği ve davalı- birleşen dosya davacı şirkete 2010 yılı içerisinde toplamda 864.206,70 TL tutarında destek faturası düzenlediğinin görüldüğü, bu tutarın içerisinde 106.026,56 TL'lik ciro priminin de yer aldığının anlaşıldığı, ancak 2002 yılında akdedilen sözleşmede “Ciro primi, KDV hariç ilgili dönem cirosu üzerinden hesaplanacaktır” şeklinde açık bir ifade olduğundan davalı- birleşen dosya davacı tarafın karşı tarafa olan satışları üzerinden ciro priminin hesaplanmasının gerektiği, diğer bir ifade ile destek tutarlarının düşümü yapılmaksızın hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
01.01.2002 tarihinde “Özel Satış ve Prim Sözleşmesi dikkate alındığında 24.000,00 birime kadar %2 bu eşiğin aşılması halinde cirodan %4 oranında prim verileceği anlaşılmış olup totalde davacı şirketin 27.139 birim 14.282.902,76 TL ( dönem cirosu) satıştan 946 prim alması ile 856.974,17 TL tutarında prim hakkettiği tespit edilmiştir. Hesaplanan 856.974,17 TL prim tutarından faturalandırılan 106.026,56 TL primin düşümü sonrası davacının 2010 yılında 750.947,61 TL primi ana dosya davalısından almadığı ve alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
2010 Yılında net ciro ( net satın alma tutarı) tespitini gerektiren bir unsur bulunmamaktadır. Sözleşmede açıkça "Ciro primi, KDV hariç ilgili dönem cirosu üzerinden hesaplanacaktır" şeklinde düzenlenmiştir. Prim Oranı , 01.01.2002 tarihindeki sözleşme esas alınarak hesaplanmıştır.
2011 yılı için, Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2011 yılı içerisinde toplamda 1.194.606,18 TL tutarında destek faturası düzenlediği, bu tutarın içerisinde 442.890,38 TL'lik ciro priminin de yer aldığı anlaşılmaktadır. Ancak 2002 yılında akdedilen sözleşmede “Ciro primi, KDV hariç ilgili dönem cirosu üzerinden hesaplanacaktır” şeklinde açık bir ifade olduğundan davalının davacı şirkete olan satışları üzerinden ciro priminin hesaplanması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile destek tutarlarının düşümü yapılmaksızın hesaplanması gerekmektedir.
01.01.2002 tarihinde Özel Satış ve Prim Sözleşmesi dikkate alındığında 24.000 birime kadar %2 bu eşiğin aşılması halinde cirodan %4 oranında prim verileceği anlaşılmış olup totalde davacı şirketin 24.974 birim 15.070.153,14 TL satıştan %6 prim alması ile 904.209,19 TL tutarında prim hak ettiği tespit edilmiştir. Hesaplanan 904.209,19 TL prim tutarından faturalandırılan 442.890,38 TL primin düşümü sonrası davacının 2011 yılında 461.318.81 TL primi davalıdan almadığı ve alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 2011 Yılında net ciro ( net satın alma tutarı) tespitini gerektiren bir unsur bulunmamaktadır. Sözleşmede açıkça "Ciro primi, KDV hariç ilgili dönem cirosu üzerinden hesaplanacaktır" şeklinde düzenlenmiştir. Prim Oranı= 01.01.2002 tarihindeki sözleşme esas alınarak hesaplanmıştır.
2012 yılı için; Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2012 yılı içerisinde toplamda 1.834.906,73 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın içerisinde 932.731,44 TL'lik ciro priminin de yer aldığı anlaşılmaktadır. Ancak 2002 yılında akdedilen sözleşmede “Ciro primi, KDV hariç ilgili dönem cirosu üzerinden hesaplanacaktır” şeklinde açık bir ifade olduğundan davalının davacı şirkete olan satışları üzerinden ciro priminin hesaplanması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile destek tutarlarının düşümü yapılmaksızın hesaplanması gerekmektedir.
Dosya kapsamında yer alan 14.02.2012 tarihli e-mail yazışmasında 2012 yılı sözleşmesinde hedeflerin değiştirildiği açıkça belirtilmiştir. ...; % 12 standart iskonto; max % 4, 3 aylık standart prim ; 2012 yılı içinde 32,000 adete % 2 ekstra ; 35,200 adete % 2 ekstra ; 32.000 adeti tutturması halinde tüm ... cirosuna ekstra % 2. 2012 yılında alınan toplam 35.389 adet ürün alınmıştır ve 1. Hedef 32.000, 2. Hedef 35.200 dolayısıyla da her iki hedefte gerçekleştirilmiştir.
Davacı şirketin Davalıdan 35.389 Adet ürün karşılığı 20.632.559,96 TL mal alımında bulunduğu, davacının 2012 yılında 905.849,89 TL primi davalıdan almadığı ve alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 2012 yıllında net ciro ( net satın alma tutarı) tespitini gerektiren bir unsur bulunmamaktadır. Sözleşmede açıkça "Ciro primi, KDV hariç ilgili dönem cirosu üzerinden hesaplanacaktır" şeklinde düzenlenmiştir. Prim Oranı, 14.12.2012 tarihindeki e-mail ile kademeli olarak değiştirilmiş ve hesaplama bu mail üzerinden gerçekleştirilmiştir.
2013 yılı için; Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2013 yılı içerisinde toplamda 1.991.123,54 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın içerisinde 1.781.592,60 TL'lik ciro priminin de yer aldığı anlaşılmaktadır. 2013 yılında net ciro ( net satın alma tutarı) tespitinde 14.03.2013 tarihinde düzenlenen Özel Anlaşma Gereği "... ...'nin ...'ya keseceği toplam satış fatura tutarından ...'nın ...'e kestiği her türlü prim vb fatura tutarının düşülmesi ile elde edilir" şeklinde düzenlenmiştir.
Prim Oranı 14.12.2012 tarihindeki e-mail ile kademeli olarak değiştirilmiş ve hesaplama bu mail üzerinden gerçekleştirilmiştir.
Taraflar arasındaki 14.02.2012 tarihli e-mail sonucu 2012 sonrasında hedeflerin değiştirildiği görülmüş olup, sözleşme gereği “max % 4, 3 aylık standart prim ; 2012 yılı içinde 32,000 adete % 2 ekstra ; 35,200 adete % 2 ekstra 32.000 adeti tutturması halinde tüm ... cirosuna ekstra % 2” şeklinde olup, toplam %8 prim verileceği anlaşılmış olup totalde davacı şirketin 36.700 adet satış karşılığı net cirosu 23.481.225,22 TL satıştan %8 prim alması ile 1.878.498,02 TL tutarında prim hakkettiği tespit edilmiştir. Hesaplanan 1.878.498,02 TL prim tutarından faturalandırılan 13.04.2013 tarihinde akdedilen Özel Anlaşma Hükümleri gereği davacı şirketin davalıya düzenlediği her türlü prim vb. faturalarının toplamı olan 1.781.591,61 TL düşümü sonrası davacının 2013 yılında 96.905,41 TL prim alacağı mevcuttur.
2014 yılı için; Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2014 yılı içerisinde toplamda 2.927.765,67 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın içerisinde 2.538.198,82 TL'lik ciro priminin de yer aldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 13.04.2013 tarihinde akdedilen “Özel Anlaşma” sözleşmesinin 7. Maddesi yol göstericidir. Taraflar arasındaki 14.02.2012 tarihli e-mail yazışması sonucu 2012 sonrasında hedeflerin değiştirildiği görülmüş olup, sözleşme gereği “max % 4, 3 aylık standart prim ; 2012 yılı içinde 32,000 adete % 2 ekstra ; 35,200 adete % 2 ekstra 32.000 adeti tutturması halinde tüm ... cirosuna ekstra % 2” şeklinde olup, toplam %8 prim verileceği anlaşılmış olup totalde davacı şirketin 34.166 adet satış karşılığı net cirosu 23.125.768,30 TL satıştan %8 prim alması ile 1.850.061,46 TL tutarında prim hakkettiği tespit edilmiştir. Hesaplanan 1.881.226,89 TL prim tutarından faturalandırılan 13.04.2013 tarihinde akdedilen Özel Anlaşma hükümleri gereği davacı şirketin davalıya düzenlediği her türlü prim vb. faturalarının toplamı olan 2.538.197,82 TL düşümü sonrası davacının 2014 yılında -688.136,36 TL primi davalıdan fazla prim aldığı, eksik prim alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir.
2015 yılı için; davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2015 yılı içerisinde toplamda 3.695.823,33 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın içerisinde ciro priminin de yer almadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 13.04.2013 tarihinde akdedilen “Özel Anlaşma” sözleşmesinin 7. Maddesinde; "Net satın alma tutarı; ... ...'nin ...'ya keseceği toplam satış fatura tutarından ...'nın ...'e kestiği her türlü prim vb fatura tutarının düşülmesi ile elde edilir." hükümleri düzenlenmiştir. Taraflar arasında 20.02.2015 tarihinde özel anlaşma akdedilmiş olup, 3 aylık ve yıllık prim oranları, alım adet ve ciro tutarları alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen 29.08.2023 tarihli raporda tespit edilmiştir. Buna göre, davacının 2015 yılında akdedilen anlaşmalar gereği ay bazında hedefleri sadece Ocak-Mart döneminde tutturduğu, diğer dönemlerde ay bazlı hedefleri yakalayamadığından ciro pirim alacağı hesaplanmamıştır. Ancak teşvik primleri yönünden hedefleri yakaladığı ve lojistik destek primi yönünden de 2015 yılında akdedilen sözleşmede bir bağlayıcılık bulunmadığı görülmektedir.
Ayrıca 2015 yılı sözleşmesinde özel bir madde yer almaktadır. Buna göre 20/02/2015 ve 30/06/2016 Dönemi 40.400.000 TL Net Ciroyu yakalaması durumunda :%44 prim alacağı yönünden kararlaştırılmıştır.
Davacının 20.02.2015-30.06.2016 dönemi karşılaştırılmış ve aylık ve dönemsel olarak ciro prim hedeflerini tutturamadığı görülmüştür. Bu nedenle 2016 yılı dönemi kendi içerisinde prim sistemi koşullarına göre hesaplanmıştır.
Davacı şirketin 2015 yılında 46.535 adet satış karşılığı net cirosu 27.858.343.21 TL satıştan değişken oranlarda hesaplanan prim olarak alması gereken tutar 1.709.074,51 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının 2015 yılında fatura edilen prim alacağı bulunmadığından davalıdan 1.709.074,51 TL prim alacağı bulunmaktadır.
2016 yılı için; Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2016 yılı içerisinde toplamda 3.252.096,66 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın içerisinde 924.989,00 TL'lik ciro ve 126.292,44 TL' lik satış destek primi de yer aldığı anlaşılmaktadır.
Üç aylık dönemlerde; gerçekleşen net ciro hedefine bağlı % 3'e varan prim hak edişi olacaktır. ... ... Satış Ekibi tarafından verilen aylık ve üç aylık ciro hedefinin gerçekleşmesi halinde ilave %2 daha prim hak ederek ve satış ekibi tarafından verilen marka miksi hedefi ilave %2 daha prim hak ederek, her üç aylık dönem sonunda % 7'e varan prim kazanma fırsatı elde edecektir. ... ... Satış Ekibi tarafından verilen geçen senenin aynı 6 aylık dönemine göre %10 büyüme ciro hedefinin gerçekleşmesi halinde ilave %1 daha prim hak ederek, 6 ay sonunda % 8'e varan prim kazanma fırsatı elde edecektir. Tüm Prim hak edişleri KDV hariç, ... net cirosu üzerinden yapılır.
Davacı şirketin 2016 yılında net cirosu 21.205.765,13 TL satıştan 29.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere değişken oranlarda hesaplanan prim olarak alması gereken tutar 1.696.461,21 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının 2016 yılında fatura edilen prim alacağının 1.051.281,44 TL olduğu ve 2016 yılı için Davalıdan 645.179,77 TL prim alacağı bulunmaktadır.
2017 yılı için; Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2017 yılı içerisinde toplamda 3.318.240,93 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın icerisinde 1.644.866.92 TL'lik ciro priminin de yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin 2017 yılında net cirosu 25.414.797,74 TL satıştan değişken oranlarda hesaplanan prim olarak alması gereken tutar 1.368.157,28 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının 2017 yılında fatura edilen prim alacağının 1.644.866,92 TL olduğu ve 2017 yılı için davalıdan -276.709,64 TL fazla prim aldığı tespit edilmiştir.
2018 yılı için; Davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği fatura suretlerinin incelenmesi sonucu davalı şirkete 2018 yılı içerisinde toplamda 380.011,58 TL tutarında destek faturası düzenlediği görülmüştür. Bu tutarın içerisinde 87.099,97 TL'lik satış destek priminin de yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin 2018 yılında net cirosu 4.640.566,58 TL satıştan içeriğine itibar edilen 29.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere değişken oranlarda hesaplanan prim olarak alması gereken tutar 278.433,99 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının 2018 yılında fatura edilen prim alacağının 87.099,97 TL olduğu ve 2018 yılı için Davalıdan 191.334,02 TL prim alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
... AVM' deki satış mağazası için kira alacağı yönünden ana dosya davalısının sorumlu olup olmadığı açısından yapılan değerlendirmede; Dosya kapsamında yer alan ... AVM' deki mağazanın açık kalması koşuluyla 01.10.2017 den başlayarak 36 ay geçerli olmak üzere kira desteği verileceği davacı şirket yetkilerince imzalı dosyada bulunan “ticari kondisyon ve destekler bildirimi” başlıklı yazının 5.maddesinden anlaşılmaktadır.
Ana dosya davacısı ... ... Avm' de yer alan işyeri için 01.10.2017 tarihinde 5 yıl süreli kira sözleşmesi akdetmiştir. Aylık kira bedelinin 4.088 € olduğu görülmüştür. Ana dosya davalı şirketin ....com mail uzantısından ana dosya davacısına bildirildiği 2017 yılı Ticari Kondisyon ve Destekler Bildiriminde “... ... aylık 15.000 TL. + KDV Kira desteği verecektir. Kira desteği ... ... Avm. De ... mağazasının açık kalması koşulu ile 01.10.2017 ile 20.09.2020 tarihlerinde geçerlidir” ifadesinden 20.09.2020 tarihine kadar aylık 15.000,00 + KDV kira desteği sağlanacağı görülmüştür.
Ana dosya davacısının 2017 Ekim-Kasım-Aralık kira dönemine ilişkin 05.02.2018 tarihli 45.000 TL + KDV tutarlı faturanın ana dosya davacısı tarafından karşı tarafa düzenlendiği ve fatura karşılığının davalı cari muavininden düşüldüğü görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan 14/12/2018 tarihli mailde ... AVM' de bulunan mağazanın mobilyalarının sökümüne onay verildiği ve 31.12.2018 tarihli vergi dairesi kapanış yoklaması ile mağazanın kapatıldığı görülmektedir. ... AVM' deki mağazanın fiili olarak boşaltıldığı tarih olan 2018/12 dönemi ile 2017/10. dönemi arasında toplamda 15 ay süreye karşılık, ana dosya davacısının 180.000 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Üzerindeki süreler için ( sözleşmenin 36 ay geçerli olacağı yönünde düzenlenmiş olup) ana dosya davacısının mağaza sahibine yaptığı ödeme ispat edilmediğinden mağazanın fiili olarak kullanım süresi esas alınmıştır.
Ana dosya davalısına protokol uyarınca verilen çek bedelleri için ana dosya davalısının sorumlu olup olmadığı açısından yapılan değerlendirmede; 2015 yılında taraflar arasında “Protokol” akdedildiği beyan edilmiş olmakla birlikte, dosya kapsamına ibraz edilen protokolde tarafların kaşe/imzasının mevcut olduğu anlaşılmış olup protokolde akdedilme tarihi görülmemiştir. Bu protokole göre çek numaraları ve keşidecisi açıkça yazılı olan Dava Dışı ... şirketine ait 4 adet toplam tutarları (4x 871.000,00) 3.484.000,00 TL olan çekleri ana dosya davalısı, ana dosya davacısı ... ciro yolu ile verecek karşılığında toplam 16 adet 2.500.000,00 TL tutarlı çeki ana dosya davalısına keşide edecektir. Diğer bir ifade ile çeklerin karşılıklı takas edileceği anlaşılmıştır.
Ana dosya davalısına verilen 2.500.000,00 TL tutarlı çeklerin ana dosya davacı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, ancak karşı taraftan alınan (4x 871.000,00) toplam tutarları 3.484.000,00 TL olan 4 çekin ana dosya davacı defterinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Protokolün 2. Maddesince çeklerin ödenmemesi durumunda ...'in cirantalara karşı sorumlu olmayacağı bildirilmiştir. Ana dosya davacısı tarafından ana dosya davalı şirkete protokole konu verilen toplam 2.500.000 TL olan çeklerin tamamının 06.04.2015 tarihinde ... Yevmiye numarası ile ana dosya davacısının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafından çeklerin tamamının ödendiği tespit edilmiştir. Bu ödenen çeklerin tamamı ana dosya davalısı olan cari hesap borcundan düşülmüştür.
Ana dosya davalısının vermiş olduğu çeklerin davacı şirketin defterlerinde yer almadığı, bunun sebebinin Davalı talebi üzerine olduğu beyan edilmiş olmasına karşılık dosya kapsamında bu yönde bir belge bilgi bulunmamaktadır. Ana dosya davalısının protokole konu vermiş olduğu çeklerin (davacı şirketin 11.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde beyan ettiği üzere) karşılıksız çıktığı ve ödenmediği anlaşılmıştır.
Fiyat farkı ve ciro primi faturası yönüyle varılan kanaate göre; ana dosya davacısı tarafından dosya kapsamında sunulan ve bilirkişi incelemesine ibraz maillerde; fiyat farkı faturalarına ilişkin davalı şirket tarafından kendilerine gönderilmiş mailler olduğu ve bu maillerde davalı firmanın davacıya fiyat farkı faturası kesmesi yönünde mailer olduğu görülmektedir. Dosya kapsamında yer alan faturaların arkasında açıklamaya yönelik faturaların tamamının ciro primi olduğunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca bu ayrıma yönelik davalı tarafın dosya kapsamında sunduğu fiyat farkı faturalarının ciro primi olduğuna dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Yapılan incelemede davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarının bayinin deposunda satılmayan stokların hızlı satılmasını sağlamak, piyasa koşulları göz önüne alınarak diğer marka fiyatlarıyla rekabet etmeyi sağlamak, elektronik marketler ve Online satış kanallarıyla rekabet edebilmeyi sağlamak, bazı dönemlerde ise Bankalardaki ... Sistemlerine bildirilmiş vadesi gelmemiş faturaların erken tahsilatı neticesinde erken ödeme indirimi olarak ve daha fazla satış yapmak amacıyla fiyat farkı faturalarının düzenlediği, ticari hayatın olağan akışı içerisinde de bu durumun olağan olduğu dolayısıyla düzenlenen fiyat farkı faturalarının gerçeği yansıttığı (29.08.2023 tarihli bilirkişi raporundaki görüşe uygun olarak) kanaatine varılmıştır.
Denkleştirme Talebi Bakımından, ana dosya davalısının Türkiye' de faaliyetlerini durdurması sebebiyle artık ana dosya davacısının portföyünden bir menfaat elde edemeyeceği, ana dosya davalısının Danıştay kararı içeriğine göre Türkiye'den çekilmesinin de haksız rekabet oluşturmadığı, bu durumda TTK 122. Maddesi gereği menfaat elde etme şartı gerçekleşmeyeceğinden, davacı bayi lehine denkleştirme tazminatına hükmedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Asıl dava yönünden; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'e 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası yönünden; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'e 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası yönünden; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'a 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
A-Ana dosya açısından;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 3.795.764,02 TL prim alacağı ve 180.000,00 TL kira yardım alacağı olmak üzere toplam 3.975.764,02 TL’nin davalı birleşen davacıdan alınarak davacı birleşen davalıya verilmesine,
2-Tazminat bedelinin 80.000,00 TL’sine dava, kalan miktara ıslah tarihinden (25/12/2020) itibaren ticari avans faizi işletilmesine,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 271.584,44-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 2.049,30-TL, ıslah harcı olarak yatırılan 100.230,00-TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 47.817,00-TL'nin toplamı olan 150.096,30-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 121.488,14-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 462.061,12-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden hesap ve takdir olunan 462.061,12-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından bu dava sebebi yapılan 31.250,00-TL bilirkişi ücreti, 457,10-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 6,40-TL vekalet harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 2.049,30-TL peşin harç, 100.230,00-TL ıslah harcı, 47.817,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 181.854,20-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 82.270,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından bu dava sebebi yapılan 22.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 127,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 22.377,00-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 12.253,65-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 597,17-TL'sinin davalıdan, 722,83-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
B-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası açısından;
11-Davanın kabulüne; .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçluların yaptığı itirazın iptaline, takibin 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek üzere devamına,
12-20.000,00 TL icra inkâr tazminatının birleşen davalı borçlulardan alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine,
13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.207,75-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.623,25-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
14-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
15-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 70,95-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 6,40-TL vekalet harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 1.207,75-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.329,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
16-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
C-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası açısından;
17-Davanın kısmen kabul kısmen reddine; .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçluların yaptığı itirazın 809.536,28 TL’lik kısmının iptaline, takibin 809.536,28 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
18-161.907,26 TL icra inkâr tazminatının birleşen davalı borçlulardan alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine,
19-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 55.299,42-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 32.609,25-TL''den mahsup edilerek eksik kalan 22.690,17-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
20-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 125.335,08-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
21-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden hesap ve takdir olunan 125.335,08-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
22-Davacı tarafından bu dava sebebi yapılan 59,60-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 6,40-TL vekalet harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 32.609,25-TL peşin harç olmak üzere toplam 32.719,65-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 9.809,35-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
23-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 395,74-TL'sinin davalılardan, 924,26-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davacılar - birleşen dosyalar davalılar vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır