T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/303 Esas
KARAR NO: 2024/226
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/07/2020
KARAR TARİHİ: 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... markası ve kurumsal kimliği altında ülke genelinde faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, Davalı ... San, Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 11/08/2016 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, 11/08/2016 tarihli Bayilik Protokolü akdedildiğini, İmzalanan sözleşmeler ile Davalı şirketin, Davacı'nın 11/08/2021 tarihine kadar bayisi olması sağlandığı ve Davalıya bayilik hakkı tanındığı, ilerleyen süreçte ise Davalının ... ( Noterliğinin 02/09/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın fesih ettiği, Davalı şirketin tanzim ettiği ihtarnamede; fesih sebebi olarak müvekkili şirketin tek taraflı yaptığı düzenlemelerin gerekçe gösterildiği, haklı bir fesih sebebi ortaya konulmadığı, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 41 Maddesi ve Bayilik Protokolünün 3.2.4. maddesinin müvekkili şirkete piyasa şartlarına uygun olduğu müddetçe ticari şartları tek taraflı belirleme hakkı verdiği, müvekkilinin ekonomik koşullara göre, hakkaniyetli ve iyiniyetli olarak bir kısım ticari koşullarda düzenlemeler yapıldığı ancak Davalı bayinin 10/09/2019 tarihinde yani sözleşme feshinden 7 gün sonra başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalamasının esasında Davalı bayinin de kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğu ve bu şekilde Davalı şirketin müvekkili şirkete karşı sorumluluklarından kurtulmayı hedeflediği ve yeni bir dağıtıcı şirket (BP) ile anlaşma yaparak haksız bir kazanç sağladığı belirtilmiştir. Davalı'nın müvekkili şirket ile aralarında imzaladığı bayilik sözleşmesinin 4. maddesinde; sözleşmenin süresinden önce fesih edilmesi halinde 50.000-USD ceza-i şart belirlendiği, Davalının 11/08/2021 tarihinde sona ermesi gereken sözleşmeyi erken fesih ettiği için bu ceza-i şarttan sorumlu olduğunu, Davalı ile imzalanan sözleşmenin ilk 3 yılında davalının satış taahhütlerini yerine getirdiği ancak 4. yılın başladığı 12/08/2019 tarihi ile sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği 03/09/2019 tarihi arasında yıllık satış kotası olan 1.800 m3 lük taahhüdün kıstelyevm yönetimi ile hesabın 105-m3 olduğu, Davalının bu tarihler arasında 69 m3 ürün satışı yaptığı ve 36 m3 ürün eksik sattığını, müvekkili şirket ile Davalı arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri uyarınca Davalının fesih tarihinden sözleşme sonuna kadar geçecek süreçte yıllık satış taahhüdüne göre satması gereken toplam ürünlerin müvekkili şirket lehine tahakkuk edecek karı üzerinden hesap edilecek bedellerin müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini, Sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirilmiş olması nedeni ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 4. Maddesinde ön görülen ceza-i şart alacağının 50.000-TL kısmının, Davalı şirketin sözleşmenin erken feshi nedeni ile eksik sattığı yakıt bedeline konu 8.172-TL'nin, Sözleşmenin olağan süresine göre hesaplanacak kar mahrumiyetinin 50.000-TL kısmının; Davalıdan tahsiline, tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi m. 42) uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talebimiz kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilmesine ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yetkiye ve sonra yetkisizlik nedeniyle reddine, Dava ile talep edilen alacaklar zamanaşımına uğramış olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, sözleşmenin davacının tek taraflı ve haksız uygulamaları sebebiyle fesih edilmiş bulunduğu, bu sebeple cezai şart şartlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede petrol ürünlerinin fiyatlarının belirlenmesine ilişkin esasların ortaya konulduğu, davacının bu hükümlere uymaksızın fiyat belirlemesi gerçekleştirdiği, şartlara göre hem fiyatta hem vadede farklı bir düzenlemeye gittiği, bu sebeple sözlü olarak uyarılarda bulunulduğu, nihayet ... Noterliği'nin 21 Ağustos 2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, Bu ihtarnamede: Sözleşme ile belirlenen satış fiyatlarının uygulanmayarak şirketin keyfi fiyat politikaları uygulamaya başlaması, faturaların sözleşme fiyatlarının üzerindeki birim fiyatlara göre düzenlenmesi, Sözleşme ve ek sözleşmeler ile belirlenen vadenin uygulanmayarak peşin ödemenin talep edilmesi, peşin ödeme yapılmaksızın siparişlerin yerine getirilmeme: Haksız fiyat farkı faturalarının düzenlenmesi hususlarının sözleşme hükümlerine aykırılığa neden olduğunu, devamında, ticari ilişki şartlarında davacının tek taraflı uygulamaları, davacının birçok bayisi ile ihtilaflı hale gelmesi, akaryakıt piyasası ve tüketiciler nezdindeki güvenin sarsılmasına rağmen Müvekkil, sözleşmeyi sözleşme süresi sonuna kadar devam etme niyetinde olduğu belirtilerek sözleşme aykırılıklarının giderilmesinin ihtar edildiği, davacının sözleşmeye aykırılıkları gidermemesi üzerine bu defa ... Noterliği'nin 2 Eylül 2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin fesih edildiği, davacı yan, akaryakıt bayilik sözleşmesi 41.madde ve Bayilik protokolünün 3.2.4. Maddesi uyarınca piyasa şartlarına uygun olduğu müddetçe ticari şartları tek taraflı belirleme hakkının bulunduğu iddiasının doğru olmadığı, bu iddia bakımından ilgili sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olduğu, müvekkilinin sözleşmenin ilgili hükmü ile bağlı olduğu, feshin kendileri tarafından haklı olarak gerçekleştirilmesi sebebiyle cezai şart talep edilemeyeceği, eksik alım sebebiyle talep edilen miktarın, sözleşme bütün olarak kabul edildiğinde doğru olmadığı, davalının sözleşme gereği beş yıllık dönemde yapması gereken satışı üç yılda yaptığı, bu sebeple ilgili talebin uygun olmadığı, kaldı ki sözleşmenin feshine kendisi sebebiyet olduğundan bu konuda talepte bulunamayacağı, yoksun kar bakımından davacının beş yıl içinde elde ettiği satış miktarları dikkate alındığında, kar yoksunluğunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki fesih haklı olduğundan bu konuda da talepte bulunmasının mümkün olmadığı, başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalamasının haklı sebeplere dayandığı ve feshin haklılığının bu durumu göstereceği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu 'na müzekkere yazılarak davalı şirketin davacı şirketle olan ve sonrasındaki yeni lisans bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Tüpraş'a müzekkere yazılarak, 2016-2019 Eylül dönemlerinde motorin ve benzin satış fiyatlarına ilişkin Tüpraş alım maliyet listesinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 29/03/2021 tarihli ara kararı gereğince, tarafların iddiaları, toplanan, deliller, taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için davalı defterleri üzerinde incelenmek üzere bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi incelemesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi' ne talimat yazılmasına karar verilmiş olup, talimat mahkemesince 16/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
Bilirkişilerin 18/04/2022 tarihli heyet raporunda sonuç ve özet olarak,
" 1. Davacı şirketin incelenen; Davacı Yevmiye Defteri, Defteri Kebir Defteri ve Envanter Defteri kayıtlarını ve işlemleri ibraz etmiştir. Yapılan incelemede Davacının, Ticari Defterlerinden Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 Mali yılına ait defterleri e- defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterinin de Açılış Noter Tasdiklerinin tam olduğu, tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyid ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu görülmüştür. Davacının defterlerin davacı lehine delil teşkil etmesi kararı Yüce Mahkemenin Takdirindedir.
2. Yukarıdan beri yapılan açıklamalar kapsamında Davacı'nın Davalı'ya 31.12.2020 tarihi itibari ile 329,15 TL. Borçlu olduğu görülmektedir.
3.3. Bilindiği üzere, sözleşenlerden birinin sözleşmeyi ihlal eden davranışı sonrasında sözleşme bağı ile bağlı kalmak istemeyen ve sözleşmeyi fesih etmek isteyen bir sözleşenin, muhatabını bir ihtarname ile temerrüte düşürmesi ve ona TBK.md.123 gereğince uygun bir süre vererek sözleşmeye aykırılık giderilmezse bu süre sonunda sözleşmeyi fesih edeceğini bildirmesi gerektiği,
Davacıya fiyat değişimi yetkisi sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması halinde bunun yazılmamış sayılacağı ve davacının fiyat değişikliğine gitmesinin sözleşmeye aykırılık oluşturacağı, aksinin kabulü halinde ise davacının fiyat değişikliğini fiyat değişikliğinin “piyasa şartlarına uygun” ve “değişikliğin hukuk sınırları” içerisinde olduğunu ispat etmesi gerektiği ve bu yönde bir delil sunmadığının kabul edilmesi gerektiği, bu ikinci ihtimal bakımından da davalının feshinin haklı olduğu,
Davalı bayinin, ... noterliği 21 Ağustos 2019 tarihli, 25493 yevmiye nolu İhtarnamesi ile, akaryakıt fiyatlarının ve ödeme şeklinin ne şekilde olacağıyla ilgili Bayilik Protokolünün 3.2.4. maddesine uygun uygulama yapmadığı gerekçesiyle, belirli bir süre vererek bu uygunsuzluğun bu sürede giderilmesini talep etmek suretiyle davacı dağıtıcıyı temerrüde düşürdüğü,
Yine Davalı bayinin ... noterliği 02 Eylül 2019 tarihli, ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile, belirlenen sürede Bayilik Protokolüne uygunsuzluğun giderilmediği gerekçesiyle bayilik sözleşmesini feshettiği,
Davacı tarafından, daimi çalışanı ... 'ın imzasına 27.08.2019 tarihinde tebliğ edilen söz konusu ihtarnameye cevap niteliğinde, iddia edilen söz konusu uygunsuzluğun mevcut olmadığını ispatlayan bir bilgi/belgeye dosya muhteviyatında rastlanmadığı,
Tüm bu nedenlerden dolayı, Davalı Bayinin Sözleşmeyi feshinin usulen ve Bayilik Protokolü 3.2.4. maddesine göre doğru olduğu,
4. Davalı Bayinin Sözleşmeyi fesih şeklinin doğru olduğu değerlendirildiğinde, herhangi bir cezai şartın oluşmadığı,
Davalı Bayinin Sözleşmeyi fesih şeklinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde olduğu değerlendirildiğinde, 50.000 USD tutarında cezai şartın oluştuğu, fakat bu ödemenin davalı bayi'nin ticari mahvına sebep olabileceği hususunda değerlendirmeye yeterli veri bulunmadığı,
5. Usulen, Yargıtay içtihatlarında çok net olarak belirtilen “her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlamadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır.” şekli uygulama biçiminin mevcut olduğu, Sözleşme hitamından sonra eksik alım miktarı hesabının toplam alım miktarı üzerinden yapılması gerektiği, 7.323 m3 olan toplam alım miktarının, 5.504 m3 olan alınması gereken minimum miktardan yüksek olduğu, bu durumda eksik satılan üründen kaynaklı tazminatın oluşmadığı,
6. Akaryakıt dağıtım firmalarının sözleşmesi feshedilen bayilerinin yerine hemen aynı bölgede yeni bir bayi arayışına girdiği, genel temayül olarak dağıtıcıların yeni bayi ile sözleşme yapması süresinin, eski bayi ile sözleşmesinin bitiş tarihinden itibaren ortalama 3 (üç) ay olarak kabul edildiği,
Davalı Bayinin Sözleşmeyi fesih şeklinin doğru olduğu değerlendirildiğinde, herhangi bir kar mahrumiyetinin oluşmadığı,
Davalı Bayinin Sözleşmeyi fesih şeklinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde olduğu değerlendirildiğinde, kar mahrumiyeti miktarının 3 (üç) aylık olarak hesaplanması gerektiği,
Bu aşamada varılan sonuçlar itibariyle kar mahrumiyeti hesaplamasının yapılmasına gerek bulunmadığı.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişilerin 30/11/2022 tarihli heyet ek raporunda sonuç ve özet olarak,
"Dava dosyasına Davacı Vekili tarafından sunulan itiraz ve beyanların incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde;
Konunun hukuki değerlendirmesi hususundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kök rapordaki tespit ve hesaplamalarda değişikliği gerektirecek bir hususun bulunmadığı kanaatimizi koruduğumuzu.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişilerin 10/04/2023 tarihli heyet ek raporunda sonuç ve özet olarak,
" A. Davacı tarafın itirazında, davalının 2 Eylül 2019 tarihli ihtarname ile Bayilik Protokolü bağlamında uygunsuzlukların giderilemediği gerekçesiyle sözleşmenin usulen fehedildiği, fesih işleminin Protokolün 3.2.4. maddesine göre doğru olacağı kanaatinin kabul edilemeyeceği konusunda yapılan değerlendirme:
Davacı taraf özellikle yöntem olarak davalının davacıyı bir şekilde temerrüte düşürerek fesih işlemini protokol madde 3.2.4. bağlamında usulüne uygun yaptığı değerlenilmesine davacı taraf itiraz etmektedir.
Ancak dosyada mevcut önceki raporda da, kanaatimizce isabetle tespit edildiği üzere, davavalının TBK m. 123 gereğince haklı sebeple sözleşmeyi feshettiği; heyetimizin teknik bilirkişisi tarafından da yukarıda ifade edilen bayinin tavsiye edilen pompa satış fiyatını rekabet koşullarına göre kendi değerlendirmelerini dikkate alarak belirleme hakkına sahip olacağındasn bahisle aksi yöndeki sözleşme hükmünün genel işle şartı sebebiyle geçersiz. sayılacağı tarafımızca değerlendirilmektedir.
B.Davacının kök raporda ifade edilen davalının 329,15 TL alacaklı olduğunun kabul edilemeyeceği konusu:
Bilirkişi heyeti, davalının haklı olarak sözleşmeyi sonlandırdığı kanaati ile davalı taraf ticari kayıtları ile davalı alacağının varlığı sonucuna varmaktadır. Ancak temerrüt kavramının açıklıkla davalı tarafa hak verecek bir sonuca vardırması ile bu kanaate varılabileceği, aksi durumda davacı tarafın haklılığı hukuki bağlamda kanıtlanırsa, davacı ticari kayıtlarına göre davacının borcunun olmadığı,
C. Davacı tarafın itiraz ettiği alım taahüdünden kaynaklanan ve hesaplanan 36 m* eksik alıma rağmen kök raporda eksik alımdan kaynaklı bir cezai şart tazminatı oluşmadığı tespitine karşı yapılan değerlendirme:
“4 yılık sürede 7.323 m? satış miktarının dava süresince taahüt edilen satış miktarından yüksek olduğu, bu nedenle yargıtay içtihatları mucibince alım taahhüdü kapsamında bir cezai şart talebinde bulunmayacağı,
Kök raporda yer alan değerlendirmenin Sektörel anlamda doğru bir değerlendirme olduğu,
D. Davacı tarafın, erken fesih nedeniyle 3 aylık sürenin baz alınmasının kabul edilemeyeceği yönündeki itirazının değerlendirilmesi:
Akaryakıt dağıtım şirketlerinin feshedilen sözleşmennin yerine aynı bölgede yeni bir bayilik sözleşmesinin tesis edilebilmesi için sözleşme bitiş tarihi itibariye istasyonun bulunduğu alan itibariyle genel teamül, 3 ya da 6 ay içerisinde yeni bir bayilik sözleşmesi tesis edilebileceği şeklindedir.
Sayın Mahkeme sözleşmenin haklı olarak fehedildiği kanaatinde olursa kar mahrumiyetinin söz konusu olamayacağı,
Aksi durumda, Sayın Mahkeme'nin sözleşmenin haksız fesh edildiği sonucuna varırsa, dava konusu istasyondaki trafik yoğunluğu ve araç sayısı ile istasyonun kolaylıkla başka bir dağıtıcı şirketle anlaşabildiği dikkate alındığında, kar mahrumiyetinin hesaplanmasında en fazla üç ay için dikkate alınması gerektiği,
Davacı talebi olan sözleşmenin kalan süresini kapsayacak şekilde kar mahrumiyeti hesaplanmasının, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığı değerlendirmemiz sebebiyle, sözleşmenin feshinde kusuru bulunmayan tarafın kar mahrumiyetinden de sorumluluğunun olmayacağı; Yüce Mahkeme'nin aksi kanaat olması halinde ise en fazla 3 aylık kar mahrumiyetinden davalı tarafın sorumlu tutulabileceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporlarının taraf vekillerine ayrı ayrı tebligat çıkartıldığı, tarafların rapora karışı beyan ve itiraz dilekçelerini sundukları görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, sözleşme feshinin haklı olup olmadığı akaryakıt satışının sözleşme uyarınca ne şekilde kararlaştırıldığı aykırılığın bulunup bulunmadığı, alacağın zaman alımına uğrayıp uğramadığı mahkememizin yetkili olup olmadığı cezai şart bedelinin talep edilip edilmeyeceği varsa miktarının ne kadar olduğu, kar mahrumiyetinden kaynaklı zararın olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, eksik satılan akaryakıt olup olmadığı bundan cezai şart olup olmadığı varsa miktarının ne kadar olduğu, noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ve davalı arasında 11/08/2016 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden akaryakıt ticaretinin taraflar arasında gerçekleştiği, davalı tarafın 21/08/2019 tarihinde ilk ihtaratını gerçekleştirdiği bu ihtarnamenin genel kapsamında, akaryakıt fiyatları ve ödeme konularında tarafların aralarında yaptığı protokole aykırı uygulamalar sebebiyle, yapılan uygulamaların protokole uygun hale getirilmesi için davacı tarafa uygun süre verildiği, bu ihtarname ardından 02/09/2019 tarihli fesih ihtarnamesinin davacı tarafa gönderildiği,
Bahse konu sözleşme karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerden olduğu dolayısıyla fesih ihbarı ve temerrüt için TBK 123de belirtilen "Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir" hükmünün dikkate alınması sonucunda davacının temerrüte düştüğü ve yapılan feshin haksız olmadığı görüşüne mahkememizce varıldığı,
Mahkememizce denetime elverişli alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafın ticari defeter ve kayıtlarının incelendiği, ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu bu sebeple davacı lehine delil niteliğinde olacağı sonucuna ulaşıldığı, defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafın davalı tarafa 329,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığı,
Mahkememizce alınan alanında uzman bilirkişi raporu ile eksik alınan ürün değerlendirilmesinde, yapılan hesaplamalarda alınması gereken ürünün miktarı 5504 m3 olması gerektiği fakat bayi tarafında hesaplamalar sonucunda 7323 m3 ürün alımı yapıldığı anlaşıldığından eksik ürün satımı konusunda istenilen fark ücret hakkına sahip olamayacağı benimsenerek
Yapılan feshin yukarıda açıklanan sebeplerden ötürü haksız fesih olarak değerlendirilmediğinden, davacı tarafın fesihten kaynaklı kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinin haklı olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya Numarası 2020/ ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 04/01/2023 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine ara buluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.419,71.-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.000.-TL' nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır