T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2020/572
KARAR NO: 2022/399
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : 1- .....
VEKİLLERİ: Av. ... - ...
Av. ... -...
DAVALI : ... - .....
Av. ...
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 09/11/2020
KARAR TARİHİ: 06/07/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2022
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bir ...şirketi olup, diğer müvekkili ...'ın bu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, taraf şirketler arasında davalı şirketin...." adlı cihazın ... ülkeleri ve...'da pazarlanması için 24/10/2019 tarihli distribütörlük sözleşmesi düzenlendiğini ve üzerinde bir kaç düzeltme yapılarak 13/11/2019 tarihinde imza aşamasının tamamlandığını, bir süre sonra da 08/12/2019 tarihinde ...'da bu sözleşmeyi tamamlayıcı ve revize edici ....'da görüşülen notlar" başlıklı ek bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile davacının yurt dışı yanında ayrıca ... içinde de satış yapabileceği, yönlendirdiği müşterilere yapılan satışlardan dolayı kendisine pay verileceğinin hüküm altına alındığını, 01/10/2020 tarihinde ... "özel sözleşme" başlıklı bir sözleşme daha yaptıklarını, bu sözleşme ile...'da ... adında yeni bir şirket kurulması ve bu şirket üzerinden üretim ve pazarlamanın yapılmasının kararlaştırıldığını, kurulacak şirketin %95'inin davalı şirkete, %5'inin ise müvekkili şirkete ait olacağını, kâr dağıtımının %60-40 oranında olacağının, ...'a ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve sözleşmeye dayalı olarak davalı şirket tarafından davacı ...'a...'da ... şirketinin kurulması için vekalet verildiğini, satışlardan müvekkiline kalacak miktarın distribütörlük sözleşmesinin 4.1 ve 4.2 maddesi ile ek sözleşmede hüküm altına alındığını, aradaki farkın davacı şirket tarafından hizmet bedeli olarak fatura edileceğinin belirtildiğini, anlaşma gereği davalı üreticinin ... fiyatını en kısa sürede güncelleyeceği kararlaştırılmasına rağmen davalı şirketin herhangi bir güncelleme yapmayarak davacının maddi kaybına neden olduğunu, davalı şirketin ... fiyatını güncellemediği gibi müvekkilince yönlendirilen diğer müşterilere 15.000,00 TL gibi çok düşük bir fiyatla satış yaparak müvekkilinin hem itibarını zedelediğini hem de karını engelleyerek zarara uğrattığını, davalının çok düşük fiyatla ürünü satışa sunmasının müvekkili şirketin hem ...'de hem de yurt dışında yapacağı satışları engellediğini, müvekkili şirketin gerek distribütörlük sözleşmesinin gerekse bununla bağlantılı sözleşme hükümleri çerçevesinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmek için fazlasıyla gayret gösterdiğini, hatta davalı şirkete maddi destekte de bulunduğunu, buna karşılık davalı şirketin ise üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi ayrıca müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyici davranışlar da sergilediğini, davalı şirketin müvekkili şirkete 3 adet ...cihazını ücretsiz verileceğinin sözleşmede düzenlendiğini, davalı şirketin bu borcunu da yerine getirmediğini, alıcılarca yaptırılan teknik inceleme sonucunda cihazın belirtilen özelliklere sahip olmadığı yönünde raporlar düzenlendiğini, davalı tarafa sözleşmenin 6.3.1 maddesi uyarınca aykırı tutum ve davranışları nedeniyle sözleşmelere uygun davranması, ihlal ettiği hususları gidermesi için ... Noterliğinden 02/06/2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen davalı şirket verilen süre içinde sözleşmeye aykırılıklarını gidermediği gibi böyle bir çaba içine girmeyeceğini.... Noterliğinin 30/06/2020 ihtarname ile gösterdiğinden müvekkili şirketin sözleşmeleri haklı olarak feshettiğini 14/09/2020 tarihinde davalıya bildirdiğini, davalı şirketin müvekkillerinin sözleşmeler kapsamında gösterdiği çaba neticesinde devletten teşvikler aldığını, bu kapsamda da alacakları bulunduğunu, davalı şirketin sözleşmelerin birden çok hükmünü ihlali ile birlikte sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi güven ilişkisini de zedelediğini, müvekkillerinin gerek parasal gerekse emek ve zaman olarak harcamaları olduğunu, bunların yanında davalı şirketin müvekkili ...'a belli bir döneme kadar asgari ücretin üzerinde bir ücret ödemesi de yapılacağı kararlaştırıldığından bu kapsamda alacağı bulunduğunu, müvekkili ...'nin gerek yurt içi gerekse yurt dışı faaliyetlerinden dolayı konaklama, seyahat, seminer, konferans, reklam vs.ile ilgili yapılan harcamalardan, harcanan emekten, satışlar neticesinde kendisine verilecek paydan, alınan teşviklerden kendisine düşecek paydan, ürün fiyatı konusunda davalının ihlali neticesinde satışların yapılamaması ve yönlendirilen müşterilerden gelecek gelirden mahrum kalınması sonucu maddi kayıpları oluştuğunu, müvekkili ...'ın hem vekalet kapsamında ... şirketinin kuruluşu için harcamış olduğu emek ve paradan dolayı hem de kendisine ödenmesi gereken ücretlerden dolayı maddi kayıpları oluştuğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışları, müvekkilleri hakkında...'daki noter ve emlakçı nezdinde sarf ettiği küçük düşürücü ve hakaretamiz ifadeleri nedeniyle müvekkillerinin itibarlarının zedelenmesine ve kişilik haklarının zarar görmesine neden olduklarını, bu nedenle manevi zarara uğradıklarını belirterek haklı feshin tespitine, ... yönünden 40.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi, bu mümkün değilse ticari işlerde uygulanacak faizi ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile, ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi, bu mümkün değilse ticari işlerden uygulanacak faizi ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsili isteğinde bulunmuş,
Davacılar vekili davacı şirket yönünden 40.000,00 TL maddi tazminat talebini toplam 633.684,00 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 08/12/2019 tarihli görüşme notları ve...'da kurulması planlanan şirket hakkındaki prensip anlaşmasını içeren 01/02/2020 tarihli yazının, distribütörlük sözleşmesini tamamlayıcı ve revize edici nitelikte olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, distribütörlük sözleşmesine konu Toruk 101 cihazının yurt içi ve yurt dışı satış bedeli üzerinden davacının kâr payı hakkı olduğu, ön görüşme mutabakatlarında, üreticinin ...'de kendi cihazını satış fiyatının belirlendiği ve ... fiyatının güncellenmemesi sebebiyle davacının zarara uğradığına ilişkin iddiaların gerçeğe aykırı ve dayanaksız olduğunu, cihazın gerek ... içinde, gerek ... dışında pazarlanmasından dolayı distribütör şirkete ne kadar kar payı kalacağının belirlendiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, distribütörlük sözleşmesi açısından sözleşmenin 4.7 maddesinde düzenlenen ve distribütörlük sözleşmesinin feshine bağlı olan kâr payı hakkının oluşmadığını, Toruk 101 cihazının distribütör davacıya satış fiyatının 4.500 USD olarak belirlendiğini, üretici müvekkilinin ise satış ve pazarlamasında bu fiyatın en az %30'unun üzerinde bir fiyatlandırma yapacağı iddiasının sözleşmeye aykırı olduğunu, %30 sınırının yalnızca sözleşmenin 4.1.maddesinin son cümlesinde ... içerisinde ve internet satışları ile sınırlı şekilde yer almakta olup, müvekkili şirketin internetten hiçbir satış yapmadığını, ...Belediyesine yapılan satış ile ilgili hak talebinin yersiz olduğunu, .... Belediye Başkanının müvekkili şirket ile doğrudan iletişime geçerek ürün ile ilgilendiğini söylediğini ve ürünün tanıtımının yapıldığını ve 25.950,00 TL'ye satıldığını, müvekkilinin dava dilekçesinin 4-) ve 13-) numaralı bentlerinde belirttiği müvekkiline borç verdiği ve icra takibi başlatıldığı iddiasına ilişkin olarak bu miktarı ödememek gibi bir iradelerinin bulunmadığını, kendilerine hiçbir bildirim yahut ihtarname gönderilmeksizin başlatılan icra takibinden ödeme emrinin tebliğ edildiği gün haberdar olunduğunu ve borcun tamamının aynı gün icra dosyasına ödendiğini, davacının, distribütörlük sözleşmesine konu cihazın özelliklerine ilişkin fesih tarihinden sonra hazırlattığı tek taraflı raporlara dayanılarak cihazın belirtilen özelliklere sahip olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, Almanya'da kurulması planlanan şirketin kuruluşuna bağlanan yükümlülüklerin distribütörlük sözleşmesine bağlanan yükümlülükleri ortadan kaldırmadığından, şirketin kuruluşunun ertelenmesinin distribütörlük sözleşmesinin feshi nedeni oluşturacak nitelikte olmadığını, davacının, müvekkili şirketten kâr payı, huzur hakkı ve alındığını iddia ettiği teşvikler kapsamında alacağı olduğu iddiasının dayanaksız ve gerçeğe aykırı olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesi ile bu sözleşmeyi tamamlayıcı ve revize edici ek sözleşmelerden kaynaklı feshin haklılığının tespiti ile maddi ve manevi zararın tazmini isteğine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 03/11/2020 tarihinde tarafların katılımı ile anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmakla yargılama sürdürülmüştür.
... sayılı takip dosyası celp edilmiş, yapılan incelemede davacı - alacaklı ... tarafından davalı - borçlu hakkında....'dan banka hesabına gönderilen 4.000 Euro borç açıklaması ile 4.000 Euro'nun tahsili isteğiyle 24/06/2020 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin 16/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 17/07/2020 tarihinde 30.750,00 TL ve 23/07/2020 tarihinde 6.106,96 TL ödemenin yapıldığının icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabında belirtildiği anlaşılmıştır.
... Başkanlığına ... cihazının alım fiyatına ilişkin belge örneklerinin celbi için yazı yazılmış, ... yevmiye numaralı vekaletname örneğinin celbi için yazı yazılmış, ticari defterler ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 16/11/2021 tarihli raporlarında; davacı tarafından 26/04/2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan ticari belgelerin incelenmesinde, kâr zarar hesabında 2019 yılında 16.287,72 Euro tutarında alınan malın 27.272,73 Euro'ya satıldığı, yıl içinde reklam ve seyahat gideri olarak 13.906,15 Euro harcandığının kaydedildiği, 2020 yılında 24.339,83 Euro tutarında mal alımı yapıldığı, mal satışı yapıldığına ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, yıl içinde reklam ve seyahat gideri olarak 15.046,86 Euro harcandığının kaydedildiğini, 2019 yılında alınan mal ve bankadan yapılan ödeme ile işletmecinin seyahat, konaklama ve yol giderlerine ait bedellerin ilgili hesaplara işlendiğini, 2020 yılında satın alma, banka ödemesi ve işletmecinin seyahat, konaklama ve yol giderlerine ait bedellerin ilgili hesaplara işlendiğini, davalı şirketin incelenen 2019 ve 2020 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılında başladığı, 2019 yılı bakiyesinin 40.409,86 TL olduğu ve bu tutarın 2020 yılına firma alacağı olarak devrettiği, 2020 yılında hesabın bu miktar borç kaydıyla açıldığı, yıl içinde toplam 146.654,64 TL alacak işlendiği, bakiye 7.961,12 TL'nin davalı firma alacağı olarak 2021 yılına devrettiğini, İdem firmasının ... adına 340.01 kod nolu alınan sipariş avansları hesabı tuttuğu, bu hesabın 10/03/2020 tarihinde alınan 4.000 Euro borç için açıldığını, ödemesinin icra dosyasına iki kalem halinde 36.856,96 TL olarak yapıldığını, bakiye 9.399,11 TL'nin icra masraflarının ödemesini içerdiğinin tespit edildiğini, davacı tarafın talep edebileceği tutarın 19.891,40 USD + 140,00 Euro, davalının talep edebileceği tutarın 6.785,15 TL, 7.961,12 TL olmak üzere 14.746,27 TL ve 212,00 Euro olduğunu, davacı tarafından feshedilen sözleşmede esas itibariyle edimini yerine getirmeyen tarafın davacı olup olmayacağı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan 01/02/2020 tarihli özel sözleşme ile...'da kurulması planan... şirketinin kurulmasından vazgeçilmesinin de davacı firma tarafından, distribütörlük sözleşmesinin feshinde ileri sürülen diğer bir gerekçe olduğunu, bu sözleşme ile distribütörlük sözleşmesinin birbirinden ayrı bir sözleşme olduğunu, yeni bir üretim yapmak üzere kurulmaya çalışılan şirketin kurulmasından vazgeçilmesinin distribütörlük sözleşmesinin fesih sebebi olarak değerlendirilmesi konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 07/02/2022 tarihli ek raporlarında itirazları değerlendirerek, sonuç itibariyle, kök raporda belirtilen hususlarda herhangi bir görüş değişikliği bulunmadığını bildirmişlerdir.
Dosya kapsamından; davacı firma ile davalı firma arasında 24/10/2019 tarihli distribütörlük sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin konusunun 2.maddede, sözleşme konusu cihaz, ürün ve ekipmanların hitap ettiği tüm endüstriler kapsamında ... sınırları içerisinde satış ve pazarlama, tanıtım ve dağıtım faaliyetlerinin" distribütör tarafından üstlenilmesi olduğu, tarafların hak ve yükümlülüklerinin 3.maddede, ürün fiyatlarının 4.maddede, sözleşmenin süresinin 6.maddede imza tarihinden itibaren 31/12/2022 tarihine kadar hüküm ifade edeceğinin belirtildiği, 6.3.1 maddesinde taraflardan birinin işbu sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal eder ise diğer tarafın, ihlalin 30 gün içerisinde giderilmesini yazılı olarak ihtar edeceği, bu ihtara rağmen ihlalin giderilmemesi halinde diğer tarafın ikinci bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, sözleşmeye aykırı davranan tarafın, sözleşmeye uyulmamasından veya sözleşmenin ihlal edilmesinden ve/veya bu nedenle feshinden ötürü doğrudan ve/veya dolaylı her türlü maddi - manevi, müspet - menfi zarar, ziyan ve kayıpların tazmininden sorumlu olduğunun belirtildiği, toplam 13 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
08/12/2019 tarihli "...da görüşülen notlar" başlıklı belgede 1.maddede; genel anlamda bir sözleşme (distribütörlük)...sözleşmesine ilave edileceği, 2.maddede ...'da kurulacak şirket hakkında hususların düzenlendiği, üretici olarak davalı şirket, distribütör olarak davacı şirket tarafından imzalandığı,
Taraflar arasında 01/02/2020 tarihli özel sözleşme düzenlendiği, sözleşmede...., Sayar, ...,...yeni kurulan şirket ve...., ... olarak adlandırılacağı, konusunun İ.... ile ... arasında F... ilindeki ortak kurulacak ... şirketinin oluşumu, amaçlarının belirlenmesi olduğu, 1'den 20'ye kadar 20 dahil maddeler arasında koşulların kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı firma tarafından davalı şirkete gönderilen Ankara 36. Noterliğinden 02/06/2020 tarihli 4717 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşme hükümlerinin ihlali durumlarının belirtilerek belirtilen hususların çözülmesi ve anlaşmaların devamının sağlanabilmesi için müvekkili ile olan irtibatın vekil olarak kendisi üzerinden gerçekleştirilmesi, ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre içerisinde bir mutabakata varılmaması halinde yargı yoluna başvurulacağı, uğranılan maddi zararların yanında manevi zararlarında karşılanması talebinde bulunulacağının ihtar edildiği, davalı tarafça.... Noterliğinden keşide edilen 30/06/2020 tarihli ihtarla sözleşmenin 31/12/2022 tarihine kadar devam ettiği, şirketleri tarafından ihlalin söz konusu olmadığı, distribütör tarafından ihlal edildiği belirtilerek karşı tarafın yükümlülüklerini, sözleşmeler kapsamında ifasının devamının sağlanmasını, aksi taktirde müvekkili şirketin maruz kaldığı maddi ve manevi tüm zararların tahsili amacıyla yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davacı firma tarafından davalı şirkete gönderilen 14/09/2020 tarihli yazı ile taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ile bu sözleşmeyi tamamlayıcı ve revize edici 08/12/2019 tarihli sözleşme ve bu sözleşmelerle bağlantılı 01/02/2020 tarihinde Angola'da yapılan sözleşmeye aykırı tutum ve davranışların giderilmesi, 02/06/2020 tarihli ihtarname ile verilen süre zarfında giderilmediğinden dolayı haklı olarak her üç sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, maddi ve manevi zararlara uğranıldığı iddiası ile bu zararların tazmini isteğinde bulunmakta, davalı taraf sözleşmenin feshinin haklı olmadığı, sözleşmeyi ihlal edenin davacı taraf olduğu, kendilerinin zarara uğradığı savunmasında bulunmaktadır.
Davada uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, davacı firma ve şirketin yetkilisi davacı gerçek kişinin zarara uğrayıp uğramadığı, varsa ne miktarlarda olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme, taraf şirketlerin kayıt ve belge içerikleri, bilirkişi asıl ve ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ... firmasının 2019 yılında satış amacıyla 4 adet cihaz alarak satışını gerçekleştirdiği, ancak taahhütte bulunduğu satış fiyatına ulaşamadığı, 2020 yılında da kendisine tanınan süre içerisinde sadece 2 adet satın alma işlemi yapılarak satışın gerçekleştiğinin tespit edildiği, esas itibariyle edimini yerine getirmeyen taraf davacı olup, davacı tarafından feshin haklı nedene dayanmadığı, davacı taraf, ücretsiz olarak verileceği beyan edilen cihazın verilmeyerek sözleşmenin ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de sözleşmenin 4.5 maddesi gereği satış taahhüdünün yerine getirilmemesi sebebiyle, ücretsiz cihaz verilmesinden söz edilemeyeceği, ... fiyatlarının tarihsel olarak belirlenmesi ve uygulama süreci içinde kurumun kontrol ve sorumluluğunda bulunduğu göz önüne alınarak bu fesih sebebinin de yerinde olmadığı, 01/02/2020 tarihli özel sözleşme ile distribütörlük sözleşmesinin birbirinden ayrı sözleşme olduğu, yeni bir üretim yapmak üzere kurulmaya çalışılan şirketin kurulmasından vazgeçilmesinin, distribütörlük sözleşmesinin fesih sebebi olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Davacı firma; taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, maddi ve manevi zararların oluştuğu iddiasında bulunmuş olup, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 4.8.maddesinde sözleşmeye konu bölge kapsamındaki ürün tanıtımına ilişkin taleplerin distribütör ve üretici tarafından birlikte değerlendirilecek olup tanıtıma ilişkin masrafların %50'sinin distribütör ve %50'sinin üretici tarafından karşılanacağı, bunun yanı sıra satış haricinde bu söz konusu faaliyetler nedeniyle sağlanan teşvik ve diğer gelirlerin %50'sinin distribütöre ve %50'sinin üreticiye ait olacağı belirtildiğinden her iki tarafın yaptığı harcamaların yarısının diğer tarafça karşılanması gerektiği, cihazın ...'da tanıtımı için düzenlenen faaliyetler kapsamında davacı tarafından bir kısım harcamalar yapıldığı belirlenmiş olup, tanıtım amaçlı olarak 39.782,80 USD ve 280,00 Euro havaalanında vize harcı olarak harcama yapıldığı, yarısının 19.891,40 USD ve 140,00 Euro olduğu, davalı tarafından 13.570,30 TL ve 424,00 USD harcama yapıldığı, yine davalı defter kayıtlarına göre davacı firmanın davalıya 7.961,12 TL borçlu olduğu, böylece davalının talep edebileceği harcama tutarının 14.746,27 TL ve 212,00 USD olduğu, 19.891,40 USD davacı alacağından 212,00 USD'nin düşümü ile 19.679,40 USD olduğu, dava tarihindeki efektif satış kuru 8,2048'den TL karşılığı 161.465,54 TL olup, ayrıca 140,00 Euro alacağın olduğu, 140,00 Euro'nun dava tarihindeki efektif satış kuru 9,7494 karşılığı 1.364,92 TL olup USD ve Euro karşılığı 162.830,46 TL'den davalı harcaması 14.746,27 TL'nin düşümü ile bakiye davacı şirketin alacağı 148.084,19 TL olmakla ve sözleşmeye dayalı alacak olup, sözleşmenin 4.8.maddesi kapsamında ödenmesi gereken ücretlerden olduğu, distribütörlük sözleşmesinin tarafları davacı firma ile davalı şirket olmakla davacı firma tarafından açılan maddi tazminat davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminata konu alacağının bulunmadığı, olduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat davası ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; distribütörlük sözleşmesinin tarafının davacı şirket ile davalı şirket olduğu, davacı ...'ın şirketin yetkilisi olduğu, bu sözleşmeye dayalı alacak talebinde bulunamayacağı, şahıs olarak alacağının bulunduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin ve ayrıca manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ...'nin manevi tazminat davası ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin feshinde davacı şirketin haklı sayılamayacağı, ayrıca her iki taraf tacir olduğundan yapılan sözleşme kapsamında ticari ilişkiye dayalı zarara uğranılması durumunda somut olay açısından maddi olarak alacak talebinde bulunulabileceği, ayrıca davacı şirket nezdinde ticari itibar kaybı oluşturacak bir husus mevcut olmadığından manevi zarar koşullarının dosya kapsamı itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla bu davacının manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine,
2-Davacı ... tarafından açılan davalarda;
a)Manevi tazminat davasının reddine,
b)Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 148.084,19 TL'nin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, alacağın 40.000,00 TL'sine 09/11/2020 dava, kalanına 15/03/2022 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alınması gerekli 10.115,63 TL harcın peşin alınan 3.415,50 TL ile ıslah harcı 10.138,64 TL toplamı 13.554,14 TL'den mahsubu ile artan 3.438,51 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 134,77 TL'sinin davalıdan, geri kalan 1.185,23 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı ... tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.385,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %23,37'si olan 557,47 TL ile 54,40 TL başvurma ve 10.115,63 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından davacı ... hakkında ayrıca yapılan yargılama gideri olmadığından yapılan 7,80 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %76,63'ü olan 5,98 TL'nin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen maddi tazminat davası miktarı üzerinden hesaplanan 18.018,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, davacı ...'nin reddedilen maddi tazminatı davası üzerinden hesaplanan 41.329,99 TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat davası yönünden 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, davacı ...'ın reddedilen maddi tazminat davası yönünden 5.100,00 TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat davası yönünden 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
06/07/2022
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Yargılama Gideri Dökümü
Davacı
Posta Gideri: 177,60 TL
Vekalet Tasdik Harcı: 7,80 TL
Bilirkişi Ücreti: 2.200,00 TL
+
TOPLAM 2.385,40 TL
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.