T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/119 Esas
KARAR NO :2025/591
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/02/2021
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasında 03.07.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile ... ... Şubesi acenteliğini devralarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin acentelik sözleşmesi ve ek protokollerle üstlendiği edimlerini ifa etmesine rağmen davalı şirketin aynı sözleşme ve ek protokollerindeki üstlendiği görev ve yükümlülükleri gerektiği şekilde yerine getirmeyerek acenteyi şirkete bağlı bir şube haline getirmek amacıyla mobing yaptığını, davalı şirketin sözleşme ve protokole aykırı davrandığı gibi, 6102 sayılı TTK'nun ilgili hükümleri ve 6098 sayılı TBK'nın simsarlık ile ilgili hükümleri olmak üzere birçok kanun maddesine aykırı davranarak müvekkilinin zarar görmesine sebep olduğunu, ... plakalı araçla ilgili olarak müvekkilinin acentelik sözleşmesi ek protokolünün 4.maddesi gereğince cari hesap sözleşmesinde belirtilen ödeme planına uygun olarak yapması gereken ödemelerin tamamını yaparak borcunu 15.06.2018tarihinde kapattığını, ancak aracın mülkiyetinin müvekkiline devrinin gerçekleştirilmediği gibi Leasing sözleşmesi gereğince davalı şirket lehine araca işlenen rehin şerhinin de kaldırılmadığını, ayrıca sözleşmenin feshedildiği tarihten beri haksız olarak davalı şirketin zilyetliğinde bulunması ve işletilmesi nedeniyle müvekkiline herhangi bir kira ya da ecrimisil ödemesi yapılmadığını, müvekkili şirket adına tescilli bulunan ... plakalı araçlar üzerine de davalı şirket lehine teminat amaçlı olarak rehin şerhi işlendiğini, sözleşmenin feshinden sonra araçların üzerine konulan rehin şerhinin kaldırılmadığı gibi davalı tarafından kötüye kullanılarak rehininin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, leasing yöntemiyle alınan ... plaka sayılı aracın Haziran 2018 — Ocak 2019 tarihleri arasında leasing ödemelerinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşmenin haksız sonlandırılmasından sonra kalan ödemenin yapılarak aracın kendi adına devrinin yaptırılması talep edilmiş ise de, davalı şirket tarafından bu talep kabul edilmediği gibi, yapılan leasing ödemelerinin de geri iade edilmediğini, müvekkilinin babası tarafından verilen 50.000 Amerikan Doları bedelleri teminat senedinin de iade edilmediği gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konu edildiğini, acentelik sözleşmesi ek protokolünün 5. Maddesi gereğince leasing ödemeleri tamamlanarak mülkiyeti müvekkiline geçmiş bulunan demirbaşlara ek olarak 3.5 yıl boyunca müvekkili tarafından da eklemeler yapılarak son halini alan davalı şirket tarafından 31.01.2019 tarihinden yapılan fiili fesih esnasında düzenlenen tutanakta da mahiyetleri belirtilerek davalı şirket tarafından haksız olarak el konulan demirbaş malzemelerinin bedelinin taraflarınca ödendiğini, davalı şirketin ödenmeyen müşteri borçlarını kendi şirketinin hukuk birimleri vasıtasıyla hukuki işlemler yaptırarak tahsil edileceğini bildirerek müvekkilinin bu alacaklardan el çekmesi talimatı verdiğini ve bu alacak miktarlarını tahsil sonrasında mahsuplaşmak üzere müvekkilinin aylık hakkediş tutarlarından kestiğini, lakin davalı şirketin bu alacakların tahsili için herhangi bir işlem yapıp yapmadığı, yaptı ise gerekli özen ve takibi gerçekleştirip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirdi ise de tahsil edip etmediğinin taraflarınca öğrenilmek istenmesine rağmen gerekli bilgi verilmediğini ve hâkkedişlerinden yapılan kesintiler için herhangi bir mahsup/iade yapılmadığını, davalı şirketin müvekkilinin herhangi bir kabahati ve hatta müdahalesi olmadığı halde kargolarda meydana gelen hasarlar sebebiyle haksız olarak müvekkilinin hakkediş bedellerinden kesintiler yapıldığını, müvekkilinin bu hasarlardan dolayı sorumluluğunun olmadığını, acentelik sözleşmesinin imzalandığı tarihte belirlenen personel masrafı, kira gideri, abonelik giderleri, araç giderleri vs. giderlerin taraflarına yapılan ödemesinin aradan geçen 3.5. yıllık süreçte güncellenmediği gibi işbu tabloda belirlenen 16.056TL'nin de hiçbir zaman müvekkiline tam olarak ödenmediğini ve sürekli olarak hakkaniyete aykırı bir şekilde kesintiler yapıldığını, cari hesap sözleşmesinin 4. Maddesinde belirtilen yöntem ile hesaplanarak aynı sözleşmenin 7. Maddesinde belirtilen şekilde müvekkiline ödenmesi icap eden hakkedişlerin belirtilen yönteme aykırı olarak hesaplandığı gibi 7. Maddeye aykırı şeki haksız olarak gerekenden fazla miktarda kesintiler yapılarak müvekkili ödendiğini/ davalı, şirketin, yaptığı haksız fesihten sonra müvekkilinin acenteliğini aynı adreste işletmeye devam ettiğini ve yeni müşterilerden acentelik sözleşmesinin feshedilmesinden sonra da kazanç sağlamaya devam ettiğini, müvekkili tarafından ... 11. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde portföy tazminatı ta”lep edilmişse de davalının bu kazancına karşılık müvekkiline herhangi bir ücret ödenmediğini, müvekkilinin acenteliğinin son 8 ayında taraflarına haksız olarak hiçbir hakkediş ödemesi yapılmadığını, bu durumun tek gelir kaynağının davalı şirketin acentelik faaliyetlerini yürütmek olan müvekkilinin iflasına sebep olduğunu beyanla, 15.06.32018 tarihinde leasing ödemesi müvekkili tarafından tamamlanan ... plakalı aracın sözleşmenin feshedildiği tarihten beri haksız olarak davalı şirket zilyetliğinde bulunması ve işletilmesi sebebiyle 31.01.2019 tarihinden itibaren emsal araçlar için aylık rayiç kira bedelinin tespit edilmesini, uzman bilirkişiler tarafından yapılacak olan tespitten sonra arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000TL haksız kullanım bedelinin fesih tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak taraflarına iadesine, leasing yöntemiyle alınan ... plakalı aracın Haziran 2018 — Ocak 2019 tarihleri arasında leasing ödemelerinin taraflarına iadesine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000TL'nin fesih tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 50.000 Amerikan doları teminat senedinin taraflarına iadesine, fesih tarihinde haksız olarak el konulan demirbaş malzemelerinin bedelinin taraflarına iadesine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirketin ödenmeyen müşteri borçları sebebiyle müvekkilinin aylık hakkedişlerinden yaptığı haksız kesintilerin iadesine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kadıyla şimdilik 1.000TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kargoların hasar tazmin bedellerinin haksız olarak müvekkilinin hakkedişinden kesilmiş olması sebebiyle şimdilik 1.000TL, müvekkilinin acenteliği süresince Reklam ve Tanıtım Faaliyetleri Katılım bedeli adı altında sözleşmeye ve eklerine aykırı olarak hesaplanan ve aykırı olarak kesilen bedellerin iadesine ilişkin olarak şimdilik 10.000TL, Yatırım Katkı Payı adı altında sözleşmeye aykırı olarak hesaplanan bedellerin iadesine ilişkin olarak şimdilik 10.000TL, Acente Mevcut Masraf tutarı tablosuyla belirlendiği halde eksik olarak ödenen masraf bedellerinin iadesine ilişkin olarak şimdilik 1.000TL, müvekkilinin acenteliği süresince hakkediş tutarlarının sözleşmeye ve eklerine aykırı olarak hesaplanarak sözleşme ile eklerine aykırı olarak ödenmesi sebebiyle şimdilik 10.000TL, haksız fesihten sonra müvekkilinin acenteliğini aynı adreste devam ettirmesi ve kazandırdığı yeni müşterilerden acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davalının kazanç sağlamaya devam etmesi nedeniyle şimdilik 1.000TL, acenteliğin son 8 ayına ilişkin olarak davalı şirket tarafından gerçekleştirilmeyen hakkediş ödemelerinin iadesine ilişkin olarak şimdilik 75.000TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 08.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin acentelik faaliyetini yürüttüğü, bağımsız tacir olduğunu ve bu nedenle TTK gereği ticari faaliyetlerinin tümünde basiretli hareket etmek mecburiyetinde olduğunu, davacının şayet bir zarara uğradı ise, basiretsizliği ve ticari başarısızlığı nedeni ile zarar uğradığını, müvekkiline herhangi bir katma değerinin olmadığını, davacının tüm hakkedişlerinin sözleşme hükümlerine uygun olarak zamanında ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcunun olmadığını, bilakis, acentelik sözleşmesi gereği ve/veya bağımsız tacir olması nedeniyle davacının ödemesi gerekip de fesih sonrası müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bedeller nedeniyle davacının müvekkili şirkete borçlu durumda olduğunu, cari hesapta yapılan kesintilerin acentelik sözleşmesi hükümlerine uygur olduğunu, davacının demirbaş bedellerine ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, acentelik sözleşmesinin “Demirbaş, Araç Temini ve Kullanımı” başlıklı 7. Maddesi ile yine aynı sözleşmenin 21. Maddesi uyarınca, kurumsal kimlik ve Şirket Genel Yönetmeliği ile Kalite İlkeleri göz önüne alınarak personel kıyafetlerinin müvekkili şirketten temin edilmesinde de herhangi bir-sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, bilakis bu durumun sözleşmeye uygun olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan Acentelik Sözleşmesinin Zeyilnamesinde yer alan 4.maddesinde, Acentelik Sözleşmesinin 26. Maddesine “e” fıkrası eklendiğini, taraflarca sarih olarak kabul edilen bu madde hükmü uyarınca yapılan kesintilerin sözleşme hükümlerine uygun olup acentenin itirazının yersiz olduğunu, faturaların tahsili usulü tafsilatlı olarak düzenlenmiş olup, davacının itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, acentenin kendi sorumluluğunda iken kaybolan ya da hasara uğrayan kargoların tazmini ile mükellef olduğunu, Acentelik Sözleşmesi'nin 12. maddesinde görüleceği üzere, acentenin sorumluluğunda iken kaybolan ya da hasara uğrayan kargoların tazmin ödemelerinin acentelerin hakkedişlerinden kesilecek olup, davacının bu yöndeki iddiaları ile alacak talebinin de mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından tüm kargo faaliyetlerinin sigortalanarak sigorta şirketinden tazmin edilen tutarların acenteden kesildiğini iddia etmiş ise de davacının işbu iddialarının hukuki mesnetten uzak ve ispata muhtaç olduğunu, davacının reklam harcamalarına ilişkin taleplerinin son derece haksız olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen Acentelik Sözleşmeleri ve ekleri ile Muvafakatname ve Zeyilnamelerde yer alan sair hükümler uyarınca, davacının bağımsız tacir olarak işlettiği acentelik ile ilgili davacının ödemesi gerekip de ödemeyi ihmal ettiği ve müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bedeller olduğu takdirde müvekkili şirketin rücu etme hakkı bulunan bu bedellerin davacının hakkedişinden mahsup edebileceğinin hüküm altına alındığını, buna ilaveten davacının acentelik sözleşmesinin imzalandığı tarihte “SSK primi, ilan reklam ve çevre temizlik vergisi ve acenteliğin işletilmesi için gerekli ve zaruri olan diğer giderlerin adına müvekkili şirket tarafından ödenmesi halinde hakkedişinden veya alacağından mahsup edilmesi” için müvekkili şirkete muvafakatname verdiğini, acente personellerinin davacı tarafından ödenmeyen ve fakat müvekkili tarafından ödenmesi gereken bedellere ilişkin olarak davacının hakkedişinden yapılan kesintilerin tamamen sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, mal bedeli tahsilatları üzerinden komisyon talebi ve diğer ücretlendirme usulüne ilişkin itirazların haksız ve mesnetsiz olduğunu, acentelik sözleşmesinin 37. maddesi uyarınca cari hesap sözleşmesine aykırı bir talepte bulunulamayacağını, davacının sözleşmenin imzası sırasında hakkediş ödeme usulünü ve hangi kriterlerin esas alınacağını bildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete sağlanan bir portföy bulunmadığını beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davaya konu araçların takyidat bilgilerinin UYAP sisteminden çıkartılarak dosyaya eklendiği görülmüştür.
... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu görüldü.
.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu görüldü.
...'a yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından davacı tanıklarının dinlendiği; DAVACI TANIĞI ...'in "... kargonun sanayi sitesindeki şubesinde aktarma sorumlusu olarak çalışıyordum, acentelik sözleşmesinin feshine sebep olan sebeplerden birtanesine şahit oldum, acentenin 8 ay boyunca acentelik ücretleri yatırılmamıştır, personel maaşlarının asgari ücret güncellemeleri yapılmamıştır, davacı ... hanım asgari ücretin güncellenmesi ve ödenmesi için genel merkeze başvuru yapmıştır, bunun üzerine ... tarafından acentelik sözleşmesi fesh edilmiştir, ... sözleşme gereği isim hakkı adı altında ve reklam gideri olarak davacıdan haksız kesintiler yapılmıştır, dedi. Beyanı okundu, imzası alındı.
Davacı vekili tarafından tanığa soruldu; Acentelikte kullanılan araçların leasing ödemesi davacı tarafından tamamlanmışmıdır, tamamlandı ise devri davacıya verilmişmidir, acente içerisindeki demirbaş eşyalar kimin kullanımındadır ve ... halen acentenin işletildiği dükkanda şube olarak çalışmaktamıdır ve müvekkilden kalan müşterilerde hala iş yapmaktamıdır, dedi.
Tanık beyanında; Leasing sözleşmesi gereği araçların bedelinin ... hanım tarafından ödendiğini biliyorum, ancak devirler ... hanıma yapılmamıştır, acentelik sözleşmesi yapıldığında acentede bulunan demirbaş eşyaların bedeli acenteden kesilir, ancak sözleşme fesh edildiğinde uygulama gereği eşyalar acente sahibine verilmez, sonraki gelen bu eşyaları kullanmaya devam eder, şuanda aynı yerde ... faaliyet göstermektedir, işletmeyi başka biri devralmıştır, devralan kişide hemen hemen aynı müşterilerle çalışmaktadır, sanayi bölgesinde olduğu için aynı müşteriler tarafından ... kargoyla iş ve işlemler yapılmaktadır. " şeklinde,
DAVACI TANIĞI ...'un "Dava konusu olayı biliyorum, ben dava konusu demirciler sitesine bulunan ... kargonun şubesinde bilgisayar operatörü olarak çalışıyordum, ... tarafından ... hanım acenteliği feshetmeden önce yaklaşık 9 ay süreyle davalı firma tarafından sadece personel maaşlarının bir kısmı gönderilmiştir, yine bildiğim kadarıyla bizim maaşlarımız davacı tarafından kendi cebinden ödenmiştir, maaşlar ödenirken de 8 ay süre zarfında gecikmeler yaşanmıştır, ... hanıma ... kargoya personel maaşını karşılayamadığı için ihtar çektiğini biliyorum, hakedişlerde isim hakkı ve reklam parası adı altında kesintiler yapıldı, bu hususular aramızda konuşuldu, o nedenle biliyorum, acenteyi ... bir süre kendisi işletti, daha sonra başka biriyle anlaşarak acenteliği başka birine verdi diye biliyorum, şubedeki mobilyalar vs davacı olan ... hanıma teslim edilmedi, ... ayrıca ... hanımın iki tane kargo aracına da el koymuştur, ... hanım bu araçların bedelini ödedi diye biliyorum, ancak devri kendisine yapılmamıştır, dedi.
Davacı vekili tarafından tanığa soruldu: ... hanımın acenteliği elinden ne şekilde alınmıştır,
Tanık cevaben: ... hanım ... kargoya personel maaşlarını ve yakıt giderini ödemiyorum diye ihtar çekmesi üzerine ertesi gün şubeye baskın yapar gibi 5-6 kişi, 3 saatlik bir süre zarfında buradan ayrılacaksınız sözleşmeyi feshettik dediler, ben orada çalışmaya devam ettim, davacı şubeden ayrıldı." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Mahkememizin 12/01/2021 tarihli ara kararı ile davacının defterlerinin incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazıldığı, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından düzenlenen talimat raporunda sonuç ve özet olarak;
Hem davalı taraf hem de davacı taraf arasında yapılan Acentelik Sözleşmesi gereği davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğine haiz şeklinde sözleşme maddesi bulunduğu, 2015-2019 yılı defterlerinin ibraz edilmediği, bu nedenle dosya üzerinden inceleme yapılarak rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Bunun üzerine davacı tarafa inceleme günü verilmek suretiyle ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/82 Talimat sayılı dosyasından düzenlenen talimat raporunda sonuç ve özet olarak; "davacının incelenen kayıtları neticesinde iki taraf arasında borç alacak kalmadığı" yönünde ek rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 31/07/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davalı defter kayıtlarında, davacı adına tutulmuş hesaplardaki bakiyeler
- ... Şüpheli Alacak hesabında: 289.970,00 TL alacaklı
- ... Şüpheli Alacak hesabında: 139.192,48 TL alacaklı
- ... Cari hesabında: 2.008,78 TL alacaklı
- 393 Düzenleyici hesabında: 0,00 TL sıfır bakiye olduğunun tespit edildiği,
Neticede, davalı kayıtlarında davacıdan Şüpheli alacak hesabında 429.162,48 TL ve cari hesap alacağında 2.008,78 TL alacak olmak üzere, toplam: 431.171,26 TL davacıdan alacaklı olduğu tespit edildiği, Davacı yana ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığından dolayı, mutabakat farkları araştırılamadığı,
Davacının taleplerine ilişkin özellikle hakkedişlerin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin Kargo alanında uzman bir sektör bilirkişinin görevlendirilmesi, davacı tarafından talep edilen kalemlerin neredeyse tamamının bu bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği,
İadesi istenen demirbaşlara yönelik dava tarihi itibariyle söz konusu demirbaşların değerinin yerinde uzman bir bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği,
Denkleştirme tazminatı bakımından bunun şartlarının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, denkleştirme tazminatının üst sınırının 272.817,80 TL olup, davanın iki yıllık sürede açılmadığının belirlendiği,
Teslimi talep edilen araçlara yönelik teslim zorunluluğunun ge inin “davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, bu yönde bir bilgi ve belge sunulmadığı, kayden davacı adına tescili istenen aracın mülkiyetinin davalıda olduğuna yönelik bir bilgi ve belgenin desyada yer almadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 07/02/2024 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince bilirkişi heyetine kargo uzman bilirkişinin eklenmesi suretiyle rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 04/11/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Esasen ... tarafından oluşturulan acentelik modelinde acenteyi alan ve aynı kargo şirketinde çalışan personellerin ticaret erbabı şeklinde çalışmalarını teşvik etmek maksadı ile çalışan personellere acente olarak devredilen şubelerin, acente olarak faaliyetlerine devam etmekte olduğu, acente sahibi olarak devir alan personellerin zarar etmesinin önlenmesi amacı ile acente devir tarihindeki şube masraflarının tamamının hesaplanarak, hesaplanan masrafların her ay firma tarafından ödenerek acente zararının önlenmesi, acentelerin satışları arttırarak artırdığı ciro oranında dilimler halinde hak ediş alarak, hem acente sahibinin hem de şirketin kazancının arttırılması hedeflendiği görülmektedir , davacı tarafından yaklaşık 5 yıllık bir süreçte acente olarak faaliyet gösterildiği, ancak özellikle mahkemeye sunulan mali defterlerden anlaşıldığı üzere acente gider masraflarının artması ve bu masrafların davalı firma tarafından tam olarak karşılanmaması ve hak ediş alacaklarından kesintiler yapılması neticesinde acente sahibince zarar edildiği anlaşılmaktadır, firma tarafından taşımacılık sektörünün içinde işleyişte karşılaşılan hasar tazmin süreçlerinde de acente tarafından hatalı davranılması sonucu oluşan nedenler ile birlikte tazmin bedellerinin kusur oranında acenteye yansıtılması, tahsilatların müşterilerden geç yapıldığı süreçlerde, acente sözleşmesinde de yer aldığı şekli ile maddi yaptırımlara maruz kalınması neticesinde zararların katlanarak arttığı, acente tarafından masraf giderlerindeki artışa istinaden de işletme masraflarının incelenmemesi neticesinde zarar etmesi sonucunda, acentelik sürecinin sonlandırılma sürecine gidildiği,
Dolayısı ile sektörel anlamda acente sahibi olarak faaliyet gösteren ... tarafından cirosal artışı sağladığını iddia etse de, istenen hak ediş artışlarının ciro artışına paralel olacak şekilde, elde edilememesi neticesinde maddi sıkıntı yaşamaya başladığı, acentelik sürecinin son 8 ayında ödenmeyen hakediş alacaklarının bahane gösterilerek günlük olarak gerçekleşen nakit tahsilatlarını ... Genel Merkez hesabına göndermemesi; hapis hakkının kullanıldığı gerekçesi ile kasa nakdinin kullanılması neticesinde acentelik faaliyetlerinin kasa açığı gerekçesi ile sonlandırıldığı tespit edildiği,
Acentenin işleyişi adına davalı firma tarafından karşılanan artan işletme maliyetlerinin güncellenmemesi temel sorun olduğu görülmektedir. Acente tarafından işleyişte yapılan hatalar neticesinde acenteye kusur bulunması, yapılan tazmin yansıtmaları ve Acente tarafından vadesinde yapılamayan tahsilatlara ilişkin gecikme faizi yansıtmalarının yapılması gibi gerekçeler ile ... ... A.Ş. tarafından sözleşmeye uygun olarak yapılan kesintiler neticesinde, acentenin mali zorluklarla karşılaştığı, kasada biriken ve ... Genel Merkezine günlük olarak gönderilmesi gereken nakit paranın Hapis Hakkı Kullanılması gerekçesi ile gönderilmeyerek kasa açığına sebebiyet verilmesi, neticesinde usulsüzlükler yaşanması nedeniyle Acentenin faaliyetinin ... tarafından haklı nedenler ile sonlandırdığı kanaati oluşmuştur." şeklinde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 04/12/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince, davacı vekilinin itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyeti 10/04/2025 tarihli ek raporda; "Davacının bir kısmından feragat ettiği davasında, feragate konu olmayan kısımlar bakımından
davacının haklılığını ispata yarayacak bilgi belge sunulmadığı, davacı tarafından kesilen
faturalardan fazlasının davalı tarafından banka yoluyla ödendiği, portföy tazminatı talebinin
süresinde ileri sürülmediği, demirbaşlara yönelik talebinin belgelendirilmediği sonucuna varıldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat, davaya konu araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırılması ve tescillerin yaptırılması, davaya konu 50.000,00 USD bedelli teminat senedinin iadesi ve alacak taleplerine ilişkindir.
Mahkememizin 09/06/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekline dava dilekçesinde ... plakalı araçlar üzerindeki rehin şerhinin kaldırılması, ayrıca 50.000 Amerikan Doları bedelli teminat senedinin iade edilmesini talep etmiş olduğundan davacı vekiline rehin bedelleri ve teminat senedi bedeli üzerinden eksik harcı tamamlamak üzere 2 haftalık süre verildiği, ara kararın davacı vekiline 10/06/2021 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı vekili 26.07.2021 tarihli dilekçesi ile; ... plakalı araçlar üzerindeki rehin şerhinin kaldırılması, ayrıca 50.000 Amerikan Doları bedelli teminat senedinin iade edilmesi taleplerinden, bu hususta başkaca davaları ve icra takipleri olması sebebiyle feragat ettiklerini ve bu hususta harç ikmali yapılmayacağını beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, tanık beyanları, talimat raporu, mahkememizce alınan rapor ve ek raporlar ile dosya kapsamında mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 04/11/2024 tarihli heyet bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, ... tarafından oluşturulan acentelik modelinde acenteyi alan ve aynı kargo şirketinde çalışan personellerin ticaret erbabı şeklinde çalışmalarını teşvik etmek maksadı ile çalışan personellere acente olarak devredilen şubelerin, acente olarak faaliyetlerine devam etmekte olduğu, acente sahibi olarak devir alan personellerin zarar etmesinin önlenmesi amacı ile acente devir tarihindeki şube masraflarının tamamının hesaplanarak, hesaplanan masrafların her ay firma tarafından ödenerek acente zararının önlenmesi, acentelerin satışları arttırarak artırdığı ciro oranında dilimler halinde hakediş alarak, hem acente sahibinin hem de şirketin kazancının arttırılması hedeflendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından yaklaşık 5 yıllık bir süreçte acente olarak faaliyet gösterildiği, ancak sunulan mali defterlerden anlaşıldığı üzere acente gider masraflarının artması ve bu masrafların davalı tarafından tam olarak karşılanmaması ve hak ediş alacaklarından kesintiler yapılması neticesinde acente sahibince zarar edildiğinin anlaşıldığı, firma tarafından taşımacılık sektörünün içinde işleyişte karşılaşılan hasar tazmin süreçlerinde de acente tarafından hatalı davranılması sonucu oluşan nedenler ile birlikte tazmin bedellerinin kusur oranında acenteye yansıtılması, tahsilatların müşterilerden geç yapıldığı süreçlerde, acente sözleşmesinde de yer aldığı şekli ile maddi yaptırımlara maruz kalınması neticesinde zararların katlanarak arttığı, acente tarafından masraf giderlerindeki artışa istinaden de işletme masraflarının incelenmemesi neticesinde zarar etmesi sonucunda, acenteliğin sonlandırılma sürecine gidildiği, sektörel anlamda acente sahibi olarak faaliyet gösteren davacı ... tarafından cirosal artışı sağladığı iddia edilse de, istenen hakediş artışlarının ciro artışına paralel olacak şekilde elde edilememesi neticesinde maddi sorunlar yaşanmaya başladığı, acentelik sürecinin son 8 ayında ödenmeyen hakediş alacakları sebep gösterilerek günlük olarak gerçekleşen nakit tahsilatlarını ... Genel Merkez hesabına göndermemesi, hapis hakkının kullanıldığı gerekçesi ile kasa nakdinin kullanılması neticesinde acentelik faaliyetlerinin kasa açığı gerekçesi ile sonlandırıldığının tespit edildiği, acentenin işleyişi adına davalı firma tarafından karşılanan artan işletme maliyetlerinin güncellenmemesinin temel sorun teşkil ettiği, acente tarafından işleyişte yapılan hatalar neticesinde acenteye kusur bulunması, yapılan tazmin yansıtmaları ve acente tarafından vadesinde yapılamayan tahsilatlara ilişkin gecikme faizi yansıtmalarının yapılması gibi gerekçeler ile ... ... A.Ş. tarafından sözleşmeye uygun olarak yapılan kesintiler neticesinde, acentenin mali zorluklarla karşılaştığı, kasada biriken ve ... Genel Merkezine günlük olarak gönderilmesi gereken nakit paranın hapis hakkı kullanılması gerekçesi ile gönderilmeyerek kasa açığına sebebiyet verilmesi, neticesinde usulsüzlükler yaşanması nedeniyle acentenin faaliyetinin ... tarafından haklı nedenler ile sonlandırdığı kanaatine varılmış olup; davacı tarafça iddiasını ispata yarar somut bilgi ve belge sunulmadığı, davacı tarafından kesilen
faturalardan fazlasının davalı tarafından banka yoluyla ödendiğinin mali bilirkişi tarafından tespit edildiği, portföy tazminatı talebinin de
süresinde ileri sürülmediği gibi demirbaşlara yönelik talebin de belgelendirilmediği, bu haliyle davacı davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 10/04/2025 bilirkişi ek raporu nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının, peşin yatırılan 2.066,38-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 1.450,98-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 8,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza