T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/348 Esas
KARAR NO: 2022/789
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/06/2021
KARAR TARİHİ: 14/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... cinsi tıbbi malzemelerin davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ... Poliçe ... numaralı Abonman 12/06/2020 Teklif 12/06/2020 Yükleme tarihli Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını, İstanbul'da yerleşik sigortalı tedarikçi firma tarafından hazırlanmış toplam 2.145 kap / 75.000 adetten oluşan tek kullanımlık tulum ve ayakkabı tıbbı malzemenin Doha / Katar'da yerleşik alıcı firma ... 'e sevk edilmek üzere fiili taşımayı gerçekleştirecek davalı ...'na 12/06/2020 tarihinde teslim edildiğini, sevke konu ürünlerin 13/06/2020 - 15/06/2020 tarihlerinde ...'na varış yaptığını ve uçaktan tahliye edilen ürünlerden 74 koli ürünün ıslanmak suretiyle hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini ve davalı tarafından tanzim edilen hasar tutanağıyla kayıt altına alındığını, hasarın davacı sigorta şirketine ihbarı üzerine sigortalı emtialar üzerinde davacı şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda 134.534,60-TL maddi zarar tespit edildiğini ve 19/10/2020 tarihinde bu tutarın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalı emtiaların taşıyıcı firma olan davalı sorumluluğundan taşınırken zarar gördüğünden davalı şirketin meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 134.534,60-TL tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türkiye'nin de taraf olduğu Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme yani Montreal Konvansiyonu'nun işbu uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini, davalı şirketin yurt dışı menşeili bir havayolu şirketi olduğunu, merkezinin Katar/Doha'da bulunduğunu, kargo taşıma işlemleri ile ilgili bir olumsuz durum ile karşılaşıldığında davalı şirketin internet sitesinden Claim/Talep başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya müteakip de eğer ki davalı şirketin bir kusuru var ise başvurucunun talebine istinaden ilgili ödemenin başvurucuya yapıldığını, söz konusu emtiaya ilişkin ... Ayakkabı tarafından da müvekkil şirketin Claim/Talep sistemi üzerinden başvuru yapıldığını fakat yapılan Clalim başvurusunda başvurucu tarafından eksik belgelerin tamamlanmaması nedeni ile Claim dosyasının kapatıldığını, eksikliğin yerine getirilmesi amacıyla da davalı şirketin merkezi Doha'dan ilgili bildirim e-posta yoluyla yapılsa da eksiklik giderilmediğini, ayıp ihbarının Montreal konvansiyonuna uygun olarak yapılması gerekirken dava dışı üçüncü kişi tarafından davalı şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığından işbu uyuşmazlık kapsamında davalı şirketin Montreal konvansiyonu çerçevesinde taşıyıcının sorumluluğuna gidilerek bir sorumluluğu doğmayacağını, davalı şirket tarafından emtiaların usulüne uygun olarak paketlenmesini sağladığını, taşıma işlemlerinde yoğun sağanak yağış sebebiyle sadece paketlemelerin ıslandığını, emtiaların yalnızca dış ambalajlarında bir ıslanma söz konusu olup emtiaların içerisinin ıslandığına ilişkin herhangi bir görüntü, bilginin dosyada olmadığını, ambalajın ıslanmasından dolayı davalı şirketin tüm emtiaların bedelinden sorumlu olacağının belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu hasara ilişkin davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir suretini sunmuş olduğu görüldü.
Davacı şirkete yazılan müzekkereye cevap verildiği, verilen cevapta hasar dosyasının gönderilmiş olduğu görüldü.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 18/08/2021 tarihli beyan dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı vekilinin 27/08/2021 tarihli beyan dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Mahkememizin 24/11/2021 tarihli celsesinin 6 numaralı ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 28/02/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1. Davacının, sigortacı sıfatı ile yaptığı ödeme gözetilerek TTK m.1472 hükmü gereği hasara konusu olan emtia kiymeti ile sınırlı olarak sigortalısı yük ilgilisinin halefi sıfatı ile aktif husumete ehil olduğu,
2. Uyuşmazlığa konu davada, 1999 Montreal Konvansiyonu Varşova Konvansiyonu ve değiştiren metinlerle bir bütün olan uygulama sisteminden ayrı-bağımsız bir Konvansiyon olup; düzenlediği birleştirilmesini sağladığı kurallar bakımından nispi emredici olduğu gözetildiğinde Montreal Konvansiyonu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun uygulama alanı bulacağı,
3. MK m.18/1 uyarınca davalı taşıyıcının sorumluluğu altında bulunduğu esnada kısmi hasar hasara uğradığı, dolayısıyla meydana gelen hasar-zıyaı eyleminde davalının hata ve kusurlu olduğu değerlendirildiği,
4. Davalı taşıyıcının kısmi hasar eyleminde MK. m.22/3 uyarınca sınırlı sorumlu olduğu üst miktarın gerçek hasar miktarı ile mukayese edildiğinde gerçek hasar miktarının üstünde olduğu tespitleri kapsamında, davacı sigortacının davalı taşıyıcıdan gerçek hasar miktarını talep edebileceği
5. Sınırlı sorumluluk ilkesi gözetilerek; davacının talep edebileceği azami tazminatın raporumuzda gerekçelerine yer verildiği üzere T.C .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyası ile 12.02.2021 tarihinde davalı-borçlu aleyhine 134.534,60 TL Asıl Alacak, 5.644,00 TL İşlemiş Faiz, 140.178,60 TL olmak üzere Toplam alacak talebine - itirazın yerinde olmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görüldü.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
Davalı vekilinin 15/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Mahkememizin 16/03/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 20/09/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin davalı itirazları doğrultusunda yeniden detaylı olarak ele alınıp incelenerek değerlendirilmesi neticesinde, kök raporumuzda varılan sonucu değiştirecek bir unsurun bulunmaması nedeniyle kök raporda ulaşılan görüşlerimizin muhafaza edildiği;
Davacının, ... İcra Dairesinin 2021/...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlattığı asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 140.178,60TL tutarındaki takibin yerinde olduğu, davacının takibin devamını talep edebileceği," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görüldü.
Bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
Davacı vekilinin 28/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı vekilinin 10/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
GEREKÇE:
Dava; havayolu taşıma sırasında meydana gelen hasar bedelinin dava dışı zarar görene ödenmesi nedeniyle ödenen bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklısının ... SİGORTA A.Ş., borçlusunun ... ŞUBESİ olduğu, 134.534,60-TL asıl alacak VE 5.644,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 140.178,60-TL üzerinden takip başlatıldığı, borçluya gönderilen ödeme emrinin 22/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 24/02/2021 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulduğu görüldü.
Somut olayda Türkiye'de yerleşik dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yurtdışında Doha/Katar'da yerleşik müşterisi ... firmasına gönderdiği, muhteviyatı 2.145 kap, 20.786 kg/brüt tutarında, Airwaybill/Hava Yük Senedi ve Gümrük Çıkış Beyannamesi üzerindeki tanımına göre 'Tek Kullanımlık Tulum ve Tek Kullanımlık Ayakkabı' olan emtia-kargonun, İstanbul'dan Doha/Katar Hamad Havalimanı'na havayolu kargo olarak taşınması işi için ... ... kod no.lu dava dışı ... Nak. ve Loj. A.Ş. İle anlaştığı, söz konusu İstanbul /(IST) İstanbul Hava Limanı > Doha/(DOH) Hamad Havalimanı arası havayolu taşıması için ... Nak. Loj. Firmasının taşımayı organize ederek, 13/06/2020 tarihinde İstanbul'da düzenlediği 157-2539 7875 Airwaybill/Hava Yük Senedi tahtında fiili taşımayı Katar Havayollarının üç ayrı seferi ile bölüntülü taşınması işini anılan fiili taşıyıcıya bıraktığı, uluslararası havayolu kargo taşımasına ilişkin ... Firması tarafından dava dışı sigortalıya 09/06/2020 tarih, ... numaralı Hava Navlun, Konşimento ve Nakliye Sigorta Bedeli açıklamalı 366.644,22 TL tutarında hizmet faturası düzenlediği, dava dışı ... A.Ş.'nin asıl-üst/akdi, taşımayı bıraktığı Katar Havayolları'nın alt/fiili taşıyıcı sıfatlarına haiz olduğu, dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğü nezdinde ikmal ettirdiği (dolaylı temsil yolu ile ... Gümrük Müşavirliği'ne), 12/06/2020 tarihi, ... tescil numaralı Gümrük Çıkış Beyannamesi tahtında, CIP Katar teslim şekli ve 712.500,00 USD bedelle dış satım (ihraç) işlemleri yapılarak emtia-kargoların yurt dışı çıkış sevki Katar Havayolları/157-2539 3875 Airwaybill/Hava Yük Senedi - refakatinde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu zayinin uluslararası hava yolu taşımasının bir kısmında meydana geldiği dosya kapsamında sabit olup, davalıların, davacının dava dışı sigortalısı karşısında somut olaydaki sorumluluğun belirlenmesinde T.C. Anayasası'nın 90. maddesine göre, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmünde olduğundan ve 1999 Montreal Konvansiyonu'nun 1. Maddesinde, bu sözleşmenin ücret karşılığında yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj yada kargo taşımacılığı için ve bir hava nakliyesi tarafından üstlenilmiş ücretsiz olarak hava aracı ile yapılan taşımalar için aynı şekilde geçerli olduğu ve uygulanacağı ifade edildiğinden) uygulanması gereken hukuk 1999 Montreal Konvansiyonu olmalıdır.
Konvansiyonun 18. Maddesi uyarınca; havayolu taşımalarında, zarara neden olan olayın hava taşıması sırasında meydana gelmiş olması şartıyla, taşıyıcı, yükün tahrip veya hasara uğraması halinde doğan zarardan sorumlu olup taşıyıcı ancak, zarara yükün niteliği veya ayıbının ya da taşıyıcı veya onun adamları dışındaki bir şahıs tarafından yükün hatalı paketlenmesinin neden olduğunu kanıtlayabilirse, sorumluluktan kurtulur (Md. 18/2a, b). Bu bağlamda kargonun teslim almaya yetkili kişi tarafından itirazda bulunmaksızın kabulü, taşıma belgesine kargonun durumu hakkında olumsuzlukların yazılmaması veya bir tutanak düzenlenmemesi durumunda, kargonun havayolu konşimentosuna uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair, aksi ispat oluncaya kadar geçerli bir delil niteliğindedir. Ancak dosyaya sunulu olan delillerden, taşıyıcıya tam olarak teslim edilen emtianın alıcıya tesliminde kolilerin bir kısmının hasarlı olduğu sabit olup hasar ve zıyaı eyleminde davalının hata ve kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Konvansiyon 23/3 Maddesinde; Kargo taşımacılığında kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı (sigorta pirimi) müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması kaybolması ya da kargonun hasar görmesi halinde her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlıdır. Denilmektedir. Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu ICAO (USHO) 30 aralık 2009 tarihinden itibaren olmak üzere sorumluluk sınırlarını güncellemiş olup, güncellenmiş sınırları şöyledir. “Yükün zıyaı veya hasarı veya gecikmesi yeni sorumluluk sınırları 19 Özel Çekme Hakkı (SDR)' na, Daha sonra kilogram başına 19 SDR olan sorumluluk limiti 28 Aralık 2019 tarihi itibarıyla da 22 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak güncellenmiştir. Taşıyanın Konvansiyon sistemi içinde taşıma sözleşmesinden doğan sorumluluğu, kural olarak sınırlı sorumluluktur. Sınırlı sorumluluk rejiminde esas olan objektif prensiplerine göre ispat edilen gerçek zararın ödenmesidir. Davacı iddia ettiği zararı ispat etmekle yükümlüdür. Bu ispat külfeti yerine getirildikten sonra, mahkemenin hüküm altına aldığı tutar, taşıyıcının sorumluluğunu belirten sınırın altında ise taşıyan gerçek zararı öder; fakat gerçek zarar sorumluluk sınırının üstünde ise, bu kere sınır olarak tespit edilmiş olan tutar ödenir. Buna göre; meydana gelen zıyaı-hasar nedeniyle sorumluluğunun üst sınırının Konvansiyonun m22/3 uyarınca beher kilogramı için 22 Özel ekme Hakkı (SDR) olduğu, somut olayda AWB/Hava Yük Senedi 13.06.2020 tarihinde düzenlenmiş, kargolar üç parti halinde bölüntülü (part/shipment) olarak taşınmıştır. Sevk edilen (taşınan) kargolar 2.145 kap, 20.786 kg/brüttür. Hasar Tutanağı, Survey, Ekspertiz Raporlarına göre kısmi hasarlanan kargoların ise 74 kap olduğu saptanmıştır. Buna göre; 20.786 9,690 kg x 74 kap hasarlanan miktar * 717,06 kg/brüte tekabül etmektedir. 717,06 kg/brüt x 22 Özel Çekme Hakkı (SDR) Montreal Konvansiyonu kapsamında 18. madde uyarınca taşıyıcının kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya zarar gelmesi durumunda uğranan hasardan taşıyıcı firmanın sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir. Davacı şirket dava dışı sigortalısına 19/10/2020 tarihinde 18.945,85-USD ödeme yaptığı,Ödeme gününde geçerli olan döviz satış kuru, TCMB Bülten No:2020/198'e göre 1USD-7,9272TL'dir aynı kur havale kuru olarak dekontta da belirtilmiştir. Davacı takibi TL cinsinden başlattığından gerçek zararın TL cinsinde karşılığı; (17.223,50 USD X 7,9272TL/USD-) 136.534,13TL olduğu hesaplanmış olup takipteki asıl alacak miktarının da 134.534,60 TL olduğu olduğu davacı sigorta şirketinin poliçe gereği sigortalısına yaptığı %10 ilave bedeli taşıyıcıya rücu etmediği, 17.223,50-USD'nin ödeme tarihindeki kur olan 7,9272-TL üzerinden TL olarak icra takibi başlatıldığı işlemiş faiz miktarının 5.644,01 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup takip miktarı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda; davalının ... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak likit olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra inkar tazminat isteminin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2021/... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Davalının .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacak likit olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra inkar tazminat isteminin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.575,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 1.693,02-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 7.882,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 5.364,42-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 22.026,79-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/12/2022
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
59,30 TL BAŞVURMA HARCI 1.693,02 TL PEŞİN HARÇ
1.693,02 TL PEŞİN HARÇ + 7.882,58 TL EKSİK HARÇ
8,50 TL VEKALET HARCI 9.575,60 TL KARAR VE İLAM HARCI
3.500,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ + 103,60 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
5.364,42 TL TOPLAM