T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/451 Esas
KARAR NO:2025/608
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/08/2021
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firmanın sözleşmelerde ve faturalarda adı geçen ... A.Ş. adlı firmayı devraldığını, müvekkili şirket ile devrolunan ... ... arasındaki "Yazılım Bakım ve Destek" sözleşmeleri kapsamında süregelen ticari ilişki nedeni ile düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan faturaların bakiye 19.568,34 -TL'lik kısmı ödenmediğini, Neticesinde ...İcra Müdürlüğü'nün 2021 / ... E. sayılı dosyası tahtında takibat yapıldığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itiraz sonucunda yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamayınca mahkemeden itirazın iptalinin istenmesinin gerektiğini, davalı firmaya karşı farklı faturalara istinaden .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen itirazın iptali davasında, davalının itirazının iptaline karar verildiğini, söz konusu dosyada yapılan incelemede müvekkilinin sözleşmesel fatura alacağına hak kazanmış olduğunun tespit edildiğini, ilgili dosyanın emsal teşkil etmesi nedeni ile UYAP üzerinden celbini talep ettiklerini, Davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, Davalının haksız ve kötü niyetli iddiaları neticesinde takibin durmuş olması sebebiyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkeme tarafından dava konusu ve değeri bakımından basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğini, ancak sözleşmenin karma nitelikte olduğundan taraflara ürün alım satımına ilişkin edimler yüklemekte olduğunu, dava konusu bakımından yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, bu nedenle basit yargılama usulüne ilişkin mevcut karardan rücu ile somut davanın mahkemesinin yazılı yargılama usulüne göre yapılması gerektiğini, şirketlerinin ... ...'ı satın aldığı tarihten itibaren işletmiş olduğu restoranlardaki yazılım bakım ve desteğe ilişkin ürün ve hizmetleri davacı ...'den satın almadığını, hiç bir surette davacı tarafından sunulan ürün ve hizmetleri kullanmadığını, yalnızca bu nedenle dahi herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, somut olayda davacının tesvik etmeden ileri sürdüğü talepleri nazara alındığında davacının bir hakkın açıkça kötüye kullanılması ve kendi basiretsizliğini taraflarına yükleme niteliğindeki tutumları MK 2 ve 3 iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığını, ... restoran işletmelerini devraldığı tarihten bu yana davacı ...'e ait ürün ve hizmetleri herhangi bir surette kullanmadığını, bu durumun davacı davacının da bilgisi dahilinde olduğunu, ortada sinallagmatik bir sözleşme olmasının doğal bir sonucu olarak her iki tarafın da birbirinden herhangi bir talepte bulunmadığını, bu böylece devam ederken davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde bakiye fatura alacaklarının talep edildiğini, davacının huzurdaki davaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere, usul ve esasa ilişkin önceki cevap ve beyanları saklı ve baki kalmak kaydıyla bir an için davacının gerçekten alacaklı olduğu varsayılsa dahi dava dilekçesinde tahsilini talep ettiği bedellerin mesnetsiz, afaki ve gerçeğe aykırı olduğunu, davaya konu sözleşmelerin 8.1. Ve ilgili maddelerinde, sözleşme süresinin lisansların üretildiği ve destek bakımların açıldığı tarihte başlayacağı 1 yıl yürürlükte kalacağı ve taraflardan herhangi birinin sözleşme bitim tarihinden 45 gün önce yazılı fesih ihbari ile sözleşmeyi sona erdirebileceğinin düzenlendiğini, davaya konu edilen ... numaralı sözleşme 1 yıllık süreyle akdedildiğini ve sözleşmenin imza tarihinin 05/02/20214 tarihi olduğunu, davacının sözleşmelerin feshedildiğini sözleşme bitim tarihlerinin bitimine 45 gün kalmadan çok daha öncesinde bildiğini, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde sözleşme başlangıç tarihini de teşvik etmeden huzurdaki davayı ikame ettiğini, davaya konu edilen faturaların daha önce kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle de üç yıl önce ... ... İşl. A.ş Adına tanzim edilmiş ve şirketlerine hiçbir surette bildirilmediğini, faturaların şirketleri tarafından ödenmesinin talep edilemeyeceğini, davacının ilgili faturaları taraflarına hiçbir şekilde tebliğ etmeden 3 yıl sonra icra takibine konu ettiğini, davaya konu sözleşmenin usule ve yasaya uygun şekilde feshedildiğini ve davacının sunduğu sözleşmeye konu hizmetleri şirketleri tarafından hiçbir şekilde kullanılmadığını, somut olaya ilişkin usul ve esasa dair cevap ve itirazları dikkate alınarak, usule dair sair tüm itirazlarının da kabulüne, devamla ve her hal ve karda haksız ve mesnetsiz açılan kötüniyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
.... İcra dairesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
28/03/2022 tarihinde bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; "Takip dayanağı 15.10.2018 tanzim tarihli faturaların ... ... İşi AŞ'ye hitaben düzenlendiği, TTK.m.153/1'e göre birleşmenin ticaret sicilen tescili ile birlikte bu Şirketin tüzel sona ermiş olduğundan, takip dayanağı faturaların birleşme tarihinden sonra ve tüzel sona eren şirkete hitaben düzenlenmiş faturaların usule ve yasaya aykırı olduğu,
Davalı...'nün fesih bildiriminin mail yoluyla Davalı çalışanı ... tarafından 20.04.2018 tarihinde yapıldığı ve bu bildirime istinaden Davacı ... Çalışanı ... ... tarafından gönderilen onay maili ve bunun akabinde Davacı ... tarafından düzenlenen ve Davalı...'ne gönderilen “Sözleşmelerin İptal Edilme Tarihleri” listesi ile Davalı'nın fesih bildiriminin onaylandığı,bu anlamda Davalı'nın fesih bildiriminin Davacı tarafından da kabul edildiği ve bir ödeme tablosu çıkarıldığı,
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. numaralı dosyası incelendiğinde huzurdaki davaya konu bedeller o dosyada da talep edildiğinden işbu dosyadaki davacı taleplerinin mükerrer olarak talep edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. numaralı dosyasına konu edilen ...-...-... ve ...-....-... numaralı sözleşmelerin bitiş tarihlerinin Davacı tarafından yanlış iletildiği belirlenmişse de bu hususların bir önceki dava dosyasının konusu olup, bu dosyanın istinaf aşamasında olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde görüş bildirmiştir.
11/05/2024 tarihinde bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'in sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Takip dayanağı 15.10.2018 tanzim tarihli faturaların ... ... İşi AŞ'ye hitaben düzenlendiği, TTK.m.153/1'e göre birleşmenin ticaret siciline tescili ile birlikte bu birketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olduğu ve “Tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer” hükmü gereğince takip dayanağı fatura konusu borçlardan devralan/davalı şirketin sorumlu olacağı, fatura muhatabının birleşme yoluyla sona eren şirket olmasının bu neticeyi değiştirmeyeceği,
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. ve İstanbul BAM 45. HD'nin 27.03.2024 tarihli 2021-281 E, 2024/423 K Sayılı dosyasındaki, netice olarak reddedilen taleplerin cezai şarta ilişkin olduğu, eldeki davanın konusu olan takip konusu fatura alacaklarının ise, taraflarca mutabık kalınan fesih tarihlerinden önceki dönme ilişkin hizmet bedellerine ilişkin olup, diğer dosyada reddedilen taleplerle ilgili olmadığı,
Netice olarak, davacı şirketin, davalı şirketten .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyasında takip tarihi (31.05.2021) itibariyle 19.568,34 TL alacaklı olduğu ve TCMB avans faizi üzerinden değişen oranlarda faiz talep edebileceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava konusunun ödenmeyen fatura iddialarına yönelik açılan icra takibine yapılan itirazın iptali yönünde olduğu anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dava, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait kablolara verilen zararın tazminine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Davacının alacağı, verilen hizmet neticesinde düzenlenmiş olan faturalara yönelik olduğu anlaşılmakla, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi 20/04/2018 tarihinde feshettiğinin bilirkişi kök ve ek raporları ile tespit edildiği, dava konusu faturaların düzenlenme tarihlerinin ise 15/10/2018 tarihinde olduğu, böylelikle faturaların fesihten önce düzenlendiğinin tespit edildiği , davalı şirketin birleşme yolu ile fesih olması hali hazırda düzenlenmiş olan faturalara etki etmeyeceği görüşüne katılmakla beraber dosya içerisinde alınan bilirkişi kök ve ek raporlar hükme esas almaya elverişli olduğu kabulü ile,
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalı tarafından .... İcra ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 19.568,34-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.336,71-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 236,34-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.100,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 19.568,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 236,34-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 100,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.796,39TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır