T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/670 Esas
KARAR NO:2024/354
MAHKEMEMİZ ASIL DAVA DOSYASINDA;
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:28/06/2018
BİRLEŞEN İSTANBUL 19.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:28/12/2021
KARAR TARİHİ:09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya olan borcundan dolayı aleyhine....İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 20.03.2017 tarihinde asıl alacağa, faize ve ferilerine itirazda bulunduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, davalı ile borçlu arasında Almanya'da ... şirketini (anonim şirket) iki ortak ile kurduklarını ve şirketine yatırımcı arayışına girdiklerini, davalının, şirkete yatırım yapmak isteyenlere, şirketin amacının ve hedefinin yenilenen enerjiye ve solar enerjisine yatırım yapmak olduğunu ifade ettiğini, şirkete yatırım yapan yatırımcıların, borçlu tarafından kendilerine şirketin kuruluş amacı olarak ifade edilen bu amaca yönelik olması şartı ile yatırım yaptıklarını, davalı borçlunun, yatırımcıların sermayelerini başka amaçlarla kullandığını ve şirkette vaad edilen hedefe uygun şekilde kullanmadığını, bundan dolayı Hamburg Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2013 tarihli ve 6... saylıı karı ile borçlu ... aleyhine dolandırıcılık suçundan 5 yıllık mahkumiyet kararı verildiğini, davalı hakkında Almanya Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 15.07.2008 tarihli kararı ile 15.07.2008 tarihinde saat 12.40 da tüketici iflasının açıldığını, akabinde şirkete para yatıran ve dolandırılan alacaklıların birçoğunun alacaklarını kasten işlenmiş haksız fiilden doğan alacak sebebiyle iflas masasına yazdırdığını, davacının da iflas alacağını zamanında 28.08.2008 tarihinde iflas masasına yazdırdığını, müflis ve iflas idaresinin bu alacağa itiraz etmiş olsalar da müflisin itirazının Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile kaldırıldığını, iflas idaresinin itirazının da 18.02.2010 tarihinde reddedildiğinin tespit edildiğini, davalı ...' nin Almanya'daki iflas tasfiyesinde kötüniyetli olarak ... ...'da ...'de 256 ada 35 parselde kaim, 1.781,54 m2'lik taşınmaz malvarlığını beyan ettiğini, davalının, şirketi üzerinden gerçekleştirdiği bu eylemler sonucu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı kişisel malvarlığı ile de sorumlu addedildiğini, söz konusu borç miktarının 37,9 Milyon Euro olduğunu, davalının bu meblağı ödeyemeyeceğini belirterek Almanya'da kişisel iflas yoluna başvurduğunu, Almanya'da kişisel iflasın mümkün olduğunu, davalının iflas işlemlerinin Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi' nin (İflas Mahkemesi) ... Esas nolu dosyasından görüldüğünü ve karara bağlandığını, Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi'nin iflas mahkemesi olarak verdiği 18.03.2015 tarihli yazısı ve ekindeki alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun, İİK m. 68 kapsamında belge olduğunu, bu hususta Almanya'da hukuk öğrenimi görmüş Alman Hukukunda uzman olan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İcra İflas Hukuku Bölümü öğretim görevlisi Doç.Dr. ... ... uzman görüşünü dilekçelerine eklediklerini, Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İflas Mahkemesi olarak verdiği 18.03.2015 tarihli yazısı ve ekindeki alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun, resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir belge olduğunu ve bundan dolayı İİK m. 68 kapsamında belge olduğunun açık olduğunu, zira Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi' nin bu tabloyu yetkisi dahilinde ve usulüne göre Alman İflas Kanunu'nun 183. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hazırladığını ve düzenlediğini, ayrıca tabloda alacaklının alacağının kayıtsız şartsız ödenmesi gereken bir alacak olarak tespit edildiğini beyan ederek buna göre davacının borçludan 14.904,12 Euro alacağı bulunduğunu beyan ederek ....İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili isevermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule yönelik itirazlarında; müvekkilinin ...'nin yetkilisi olup, davada davada iddia edilen ticari ilişkide aslen sorumlu olmasının mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığını, bu nedenle Mahkememizin görevsiz olup, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri, yetkili mahkemenin ise müvekkili davalının ikamet adresinin bulunduğu Berlin Mahkemeleri olduğunu, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin beyanlarında ise; davaya konu icra dosyasında ve akabinde açılan işbu itirazın iptali davasında davalı ile ilgisi bulunmayan bir yabancı mahkeme kararının delil olarak gösterildiğini, davalı ile direk şahsen ilgisi bulunmayan delile dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesi ve işbu davaya devam edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden davacının dava dışı...'den alacaklı olduğu iddiası İle Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi dava açtıkları, mahkeme kararı incelendiğinde davanın ... aleyhine açılmış olduğu ve davalı ile ilgisi olmadığının açıkça anlaşıldığını, müvekkili davalı ...'nin ...'nin yetkilisi bulunmakta olup, davada iddia edilen ticari ilişki ile aslen sorumlu olmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafından ... aleyhine ve varsa müvekkili aleyhinde açılmış davalar var ise işbu davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davacının başka bir hukuki hakkı varken (tanıma ve tenfiz gibi) Türkiye'de yeniden dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, Alman Kanunlarının Türkiyede uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının ...'den olduğu iddia ettikleri alacaklarını hukuka aykırı olarak davalıdan tahsil etmeye çalıştığını, beyan ederek davanın görev, yetki, husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas Sayılı Dosyasında Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ...' nin Almanya'da ... şirketinin ortağı ve kurucusu olduğunu, davalının şirkete yatırım yapmak isteyenlere, şirketin amacının ve hedefinin yenilenen enerjiye ve solar enerjisine yatırım yapmak olduğunu ifade ettiğini, davalının enerji alanında yatırım yapması gereken şirket için aralarında müvekkili davacının da bulunduğu çok sayıda kişiden 45 milyon Euro'ya yakın para topladığını ancak şirkete ait olan bu paraların davalı tarafından sanat eserleri alımı gibi göstermelik işlemlerle davalının nezdinde şirket hesabından yok edildiğini, birçok kişinin davalı tarafından dolandırıldığını, davalının bu eylemleri nedeni ile Hamburg Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.04.2013 tarihli ve 620 KLs 1/ 11 ve 5500 Js 24/06 (5550) sayılı kararı ile borçlu ... aleyhine dolandırıcılık suçundan 5 yıllık mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilinin Alman vatandaşı olduğunu, teminattan muaf olduğunu, müvekkilinin alacağının yasal belgelerde tespit edildiğini, davalı ... hakkında Almanya Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.07.2008 tarihli kararı ile 15.07.2008 tarihinde saat 12.40'ta tüketici iflası açıldığını, müflis ve iflas idaresinin söz konusu alacağa itiraz etmişse de müflisin itirazının 04.08.2010 tarihinde Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile kaldırıldığını, İflas İdaresinin itirazının da 05.02.2010 tarihinde bertaraf edildiği mahkemenin 04.08.2010 tarihli kararı ile tespit edildiğini, buna göre davacının davalıdan 11.880,35-Euro alacağı bulunduğunu, davalı ...' nin Almanya’daki iflas tasfiyesinde kötüniyetli olarak ... ...’da ...’de 256 ada 35 parselde kaim, 1.781,54 m2’Iik taşınmaz malvarlığını da beyan etmediğini, emsal seri dosyalarından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/...., 2021/156K. Sayılı ve 25/02/2021 tarihli ilamı ile davalarının kabulüne karar verildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı ve 23.09.2021 tarihili kararı ile davanın kabulüne kadar verildiği beyan ve gerekçelerle duruşma günü beklenmeksizin teminatsız ya da mahkemenin takdir edeceği teminat doğrultusunda ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebimiz doğrultusunda karar verilmesini, davanın kabulüne, davalının 11.880,35-euro’nun iflas kayıt tarihi olan 15.09.2008 tarihinden itibaren 3095 sayı1ı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faizı ile birlikte davacıya ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen 22/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu S/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi uyarınca mahkeme nezdinde görülen işbu davanın ticari dava olup dava açılmadan önce arabuluculuk başvuru şartı içermediğini, davanın 24.11.2021 tarihinde Ticaret Mahkemesi huzuruna geldiği dikkate alınarak sayın mahkeme tarafından hiçbir işlem yapmadan dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların Türkiye ile ilgili değil direk Almanya ile ilgili olduğunu, müvekkili davalının adresinin Mernis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Kleine Jaeger Str.8 10117 Berlin Almanya olduğunu, ayrıca davacının dava dışı ...'ye açmış oldukları davaların da Almanya'da açıldığını, görülen işbu dava her ne kadar haksız fiil davası olarak açılmışsa da BAM kararları doğrultusunda işbu davanın şirket yöneticisinin sorumluluğu davası olarak nitelendirilmiş olması sebebi ile TTK 561. maddeye istineden yetkili mahkeme Hamburg/Almanya mahkemeleri olduğunu, davanın uluslararası yetki itirazı sebebi ile dava şartı yokluğundan red kararı verilmemesi gerektiğini, davalının kişisel iflası ve malvarlığı ile sorumluluk iddiasının Türk hukuk sisteminde yeri bulunmamakla birlikte davalının mutad meskeninin de Türkiye'de bulunmadığını, davacının davalının mutad meskeninin Türkiye olduğunu iddia ettiğini, davalımım alman vatandaşı ile evli olup, uzun süreden beri almanyada ikamet ettiğini, bu hususun mernis kayıtları ile sabit olduğunu, davalının sosyal ve ekonomik ilişkilerinin tamamının da Almanyada sürdüğünü, dava konusu uyuşmazlığın da Almanyada meydana geldiğini, bu sebeple davalının mutad meskeninin Türkiye olmasının mümkün olmadığını, davacının istinaf dilekçesinde iddia etiği vekaletname adresinin vekil olarak kendi işyeri adresi olduğunu, davaya konu iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının ...'den olduğunu iddia ettiği alacaklarını hukuka aykırı olarak davalıdan tahsil etmeye çalıştığını, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak ise; davacının açmış olduğu işbu davada davalı ile hiçbir ilgisi bulunmayan Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi kararını delil olarak göstertiğini, öncelikle davalı ile direk şahsen ilgisi bulunmayan delile dayanarak işbu davaya devam edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bunun yanında davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden davacının davadışı ...'den alacaklı olduğu iddiası ile Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açtıklarını, mahkeme kararı incelendiğinde davanın ... aleyhine açılmış olduğunu ve davalı ile ilgili herhangi bir dava açılmadığı açıkça anlaşıldığını, kaldı ki davaya dayanak yapılan belgenin Türk Kanunlarına göre hukuken herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının işbu davanın şirket yönetim organları aleyhine açılmış sorumluluk davası olarak nitelendirip kabul ettiğinden yargılamanın Türkiye'de yapılmasının milletlerarası hukuka göre mümkün olmadığını, davaya konu iflas tablosunun bu aşamada ülkemizde ve milletlerarası hukuk kurallarında hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, haksız fiilin işlendiği iddia edilen yerin Almanya olduğunu, davalının deliller arasında yer alan davalının ceza mahkemesi davasından beraat ettiğini, bahsi geçen mahkeme kararlarının son durumları için Alman mahkeme ve makamları ile istinabe yapılması gerektiğini, bu sebeple bu aşamada da davacının delilleri arasında bulunan hukuk mahkemesi, ceza mahkemesi ve iflas dosyalarının akibetlerinin resmi kanallar ile direk ilgili mahkemeler ve iflas mahkemesinden sorulması gerektiğini, uluslar arası yetki itirazları doğrultusunda davanın dava şartı yokluğundan reddine, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine, husumet yokluğu itirazları doğrultusunda davanın reddine,sonuçta davanın esastan reddine aksi takdirde davalının ceza davasından beraat etmiş olması, ve iflas dosyasından davacılara ödenen paralar olması sebebi ile davacı delilleri arasında bulunan hukuk mahkemesi, ceza mahkemesi ve iflas dosyalarının akibetlerinin resmi kanallar ile direk ilgili mahkemeler ve iflas müdürlüğünden sorulması için istinabe yapılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, sunulan tüm beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, celp edilen dosyalar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih, ... sayılı sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin 2019/1125 Esas 2021/1544 Karar sayılı 21/10/2021 tarihli istinaf kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davacı vekilinin süresinde talebi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilmiş olmakla, dosya mahkememizin 2021/670 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Yine Mahkememizin 2021/670 esas sayılı dosyasında 17/03/2022 tarihli celsenin 2 no'lu ara kararı uyarınca "Mahkememizin ...E. sayılı dosyasının işbu dosya ile birleştirilmek üzere müzakeresinin heyetçe değerlendirilmesine," karar verilmiş olup, HMK'nun 166. ve devamı maddeleri uyarınca mahkememiz ...E. Sayılı dosyası işbu dosya ile birleştirilmiştir.
Birleşen ...E. Sayılı dosyanın 10/01/2022 tarihli ara kararında; "Talep dayanağının davalının enerji alanında yatırım yapması gereken şirket için aralarında davacının da bulunduğu bir çok sayıda kişiden temin edilen paraların davalı tarafından şirket hesabından yok edildiği iddiası olduğu, talep edenin dilekçesi ekinde sunduğu apostil şerhli belgeler, Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 18.03.2015 tarihli alacaklı, borçlu ve borç miktarını gösteren iflas tablosu, emsal mahkeme kararları yaklaşık ispata yeterlidir. Talep edenin dilekçe ekinde sunulan belgeler ile alacağın varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gözetilerek talep edilen miktar kadar (153.612,93.-TL) %15 teminat karşılığında talebin kabulüne..." gerekçeleriyle karar verildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih, ... sayılı sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmeden evvel 29/06/2018 tarihli ara kararında: "İ.İ.K. 281/2, 277, 257.maddeleri gereğince; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi, ciddi zarar doğması ihtimaline binaen dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...'de 256 ada, 35 parselde kayıtlı bulunan 1.781,54 m²'lik taşınmazın davalı adına kayıtlı olması halinde tapu kaydı üzerine dava değerinin (113.025,42 TL) %20'si oranında (22.605 TL) teminatla dava değeriyle sınırlı olmak üzere dava sonuna kadar İİK'nun 281/1.maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasına..." karar verilmiştir.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyanın taraflarının mahkememiz dosyasının tarafları ile uyuştuğu, ... tarafından ... aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.965,62. Euro alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/2 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
16/09/2022 tarihli celsede, her ne kadar davalı vekilince milletarası yetki itirazında bulunmuş ise de; dosyamıza emsal nitelikteki üst mahkeme kararları da gözönüne alınarak (Örn; İstanbul BAM 14. H.D.'nin 2020/388 E., 2020/1334 K., 2020/264 E., 2020/1335 K., 2020/1114 E., 2020/1339 K., 12. H.D.'nin 2020/161 E., 2020/427 K., 2020/1088 E., 2020/942 K., 13 H.D'nin 2020/240 E., 2020/721 K. Sayılı ) MÖHUK md. 40 TTK md 553, 561 HMK md 6 ve 9 uyarınca yapılan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilince 31/08/2022 tarihli dilekçe ve emsal bilirkişi raporu ile Hamburg Eyalet mahkemesi kararı ve birkısım belgelerin sunulduğu görülmüştür.
Dosyada örnekleri mevcut aynı hukuki zeminde bulunan emsal mahkeme dosyalarının incelemesinde;
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı Iris Speth tarafından Davalı ... aleygine İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemli dava açıldığı, dosyanın derdest olduğu müzekkere tarihi itibariyle duruşmasının 16/06/2022 tarihine bırakıldığı, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 23/02/2023 tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu, yine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasının incelemesinde; müzekkere tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu, dosyada bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı ve 23/02/2023 tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine itirazın iptali istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, müzekkere tarihi itibariyle kararın istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E., sayılı dosyasında Davacı, ... tarafından Davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı, 2020/... E. Sayılı dosyada Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemli dava açıldığı, yine 2020/... E. Sayılı dosyasında; davacı ... tarafından Davalı ... aleyhine İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesindde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu ve 23/02/2023 tarihi itibariyle İstinaf incelemesinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelemesinde; Davacı, ... tarafından davalı ... aleyhine itirazın iptali istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinde olduğu, aynı mahkemenin ...ve ... E. Sayılı dosyalarının bu dosyanın sonucunu bekletici mesele yaptığı ve 23/02/2023 tarihi itibariyle dosyanın İstinaf incelemesinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın müzekkere yazım tarihi itibariyle derdest olduğu, usul ekonomisi gereği emsal dosyaların bekletici mesele yapıldığı anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde;dosyanın derdest olduğu, müzekkere yazılış tarihi itibariyle emsal dosyaların sonucunun bekletici mesele yapıldığı görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde;dosyanın müzekkere yazım tarihi itibariyle derdest olduğu, davalı ... için yazılan yurtdışı istinabe evrakının dönüşünün beklenildiği, 23/02/2023 tarihi itibariyle dosyanın bilirkişide olduğunun bildirildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E., 2021/... E., 2019/... E. Sayılı dosyaların yapılan incelemesinde; müzekkere yazım tarihi itibariyle dosyanın mahkemesince incelemeye alındığı görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/...4 E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ...' nin davalı ...'ye karşı Tazminat istemli dava açıldığı, müzekkere yazım tarihi itibariyle dosyanın henüz duruşmasının yapılmadığı anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Tazminat istemli dava açıldığı, müzekkere yazım tarihimiz itibariyle dosyanın derdest olduğu görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... Tarafından Davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı, dosyanın derdest olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/...0 ve 2021/... E. Sayılı dosyalarının sonucunun bekletici mesele yapıldığı anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... . Sayılı dosyasında Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı yine ... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı, davaların reddine karar verildiği, dosyaların istinaf aşamasında olduğu, 23/02/2024 tarihi itibariyle de dosyanın İstinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde milletler arası yetkisizlik nedeniyle usulden red kararı verildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... Tarafından Davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı, müzekkere yazım tarihi itibariyle dosyanın duruşmasının 05/07/2022 tarihine bırakıldığı ve dosyaya sözlü tahkikat günü verildiği,
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine İtirazın İptali istemli dava açıldığı görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine tazminat davası açıldığı, mahkemece Davanın uluslararası yetki-dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
25/05/2023 tarihli celsede mahkememizce tespit olunan hukuki uyuşmazlık ve nihai taktir mahkememize ait olmak üzere davacının davasının ispatlandığı kanaatine varılması durumunda davacı tarafça talep olunabilecek asıl alacak ve işlemiş faiz hususlarında rapor tanzimi konusunda dosyanın hesap uzmanı MM ...'e tevdiine karar verildiği, düzenlenen bilirkişi raporunda sonuç ve özetle;
SONUÇ VE KANAAT;
Dosya mevcudu, dava dosyası, birleşen dosya ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumun içinde açıklanan nedenlerle;
4.1 Asıl Dava Dosyası Yönünden İcra Takip Tarihi İtibariyle Alacak ve İşlemiş Faiz tutarının Tespiti
Davacı yanın Hamburg SHM (İflas Mahkemesi) tarafından düzenlenen ... Esas nolu İflas Tablosu Sıra Cetveline Kayıt Kararına istinaden davalı ...'den 14.904,12 EURO alacağının bulunduğu,
Davacı yan takipte, kamu bankalarınca vadeli EURO mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden faiz talep etmiş olup, takdiri mahkemeye ait olmak üzere bu talebin benimsemesi halinde davacı yanın 14.904,12 EURO asıl alacak için işlemiş faiz tutarı 5.447,41 Euro olarak hesaplandığı,
Davacı yanın 14.904,12 EURO asıl alacağı için icra takip tarihi olan 16.03.2017 tal ile dava tarihi olan 28.06.2018 tarihi aralığında davalı yandan talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 491,51 EURO olarak hesaplandığı,
4.2 Birleşen Dava Yönünden Dava Tarihi İtibariyle Alacak ve İşlemiş Faiz Miktarının Tespiti:
Davacı yanın Hamburg SHM (İflas Mahkemesi) tarafından düzenlenen ... esas nolu İflas Tablosu Sıra Cetveline Kayıt Kararına istinaden davalı ...'den 11.880,35 EURO alacağının bulunduğu,
Davacı yan davada, kamu bankalarınca bir yıl vadeli EURO mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden faiz talep etmiş olup, takdiri mahkemeye ait olmak üzere bu talebin benimsemesi halinde davacı yanın 11.880,35 EURO asıl alacağı için 15.09.2008 tarihi ile dava tarihi olan 28.12.2021 tarihi aralığında davalı yandan 5.752,50 EURO işlemiş faiz talep edebileceğinin hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.Davalı vekili 03/11/2023 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını dosyaya sunmuştur, Davacı vekili de 06/11/2023 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna beyan ve itirazda bulunmuştur.
Açılan davanın şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin yapılan takibe itiraz ve birleşen dava açısından aynı hukuki nedene dayalı alacak davası olduğu , buna göre asıl ve birleşen davalarda hukuki uyuşmazlığın, davacıların takip ve dava tarihleri itibariyle alacakları bulunup bulunmadığı uygulanacak hukuk kuralları , husumet itirazı, zamanaşımı itirazı, milletlerarası yetki itirazı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriğine göre; ana dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak alacaklının yaptığı ilamsız takibe vaki itirazın iptali talebine ve birleşen dava da aynı hukuki nedene dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nın 552.maddesi "SPK hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir şirket kurmak veya şirketin sermayesini artırmak amacıyla yahut vaadiyle halka her türlü yoldan çağrıda bulunularak para toplanması yasaktır." hükmünü, 553/1 maddesi ise "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur." hükmünü içermektedir.
Davacılar, Almanyada bulunan yabancı menşeli şirketin yöneticisi ve ortağı olduğu anlaşılan davalının şirket adına ihraç ettiği tahvilleri ve senetleri yatırım amaçlı aldığını, davalının yatırım amacıyla aldığı paraları öngörülen yatırıma yönlendirmediğini, parasını geri ödemediği öne sürmüş oduğundan dava, TTK'nın 553.maddesi anlamında şirket yöneticisinin sorumluluğu davasıdır. Davacılar, Hamburg Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarihli ve 620 KLs 1/ 11 ve 5500 Js 24/06 (5550) sayılı kararını ve Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.07.2008 tarihli iflas kararını sunmuştur.
Öncelikle usuli itirazlar açısından yapılan değerlendirmede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13 . HD' nin 2022/2347 Esas, 2023/999 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere;
MÖHUK'un 40. maddesi; "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmünü havidir.
TTK'nın 553. maddesinde şirket kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu, 561. maddesinde de sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Anılan yetki düzenlemesi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili mahkeme düzenlenmektedir. Buna göre TTK'nın 561. maddesinde belirtilen yetki kuralı kesin yetki olmayıp, genel mahkemelerin yetkisini kaldırmamaktadır.
HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı kanunun 9. maddesinde Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halinde yetkili mahkeme düzenlenmiş olup, maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Buna göre davalının mutad meskeninin bulunduğu yerin tespiti önem taşımaktadır. Davaya konu takibe davalı tarafça yapılan itiraz ve davaya cevap için verilen vekaletnamede davalının adresi "Şişli/İstanbul" olarak belirtilmiştir. Buna göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni Şişli/İstanbul'dur. HMK'nın 9. maddesine göre açılmış olan davada mahkememiz yetkilidir.
Davanın şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak davanın açılması nedeni ile davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Davacıların yabancılık teminatı yatırma zorunlulukları bulunup bulunmadığı açısından yapılan değerlendirmede; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK 'un) 48. Maddesine göre, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. Davacılar Alman vatandaşı olduğundan kural olarak teminat yatırmak zorundadır. Ancak Almanya, Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne taraftır. Türkiye de Lahey Sözleşmesi'ni 1972 yılında onaylamıştır. Lahey Sözleşmesi'nin 17. maddesi uyarınca Akif Devletlerden birisinde ikamet eden ve diğer bir devlet mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan Âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları veya o memlekette ikametgâh veya meskenleri bulunmaması sebebiyle, ne isim altında olursa olsun, herhangi bir teminat veya depozito istenemez. O halde, Almanya ile Türkiye arasında teminat muafiyetine ilişkin olarak andlaşmaya dayanan mütekabiliyet bulunduğundan davacılar Alman vatandaşı olup teminat yatırmak zorunda değildirler.
Uygulanacak hukuk açısından yapılan değerlendirmede; davacılar Alman vatandaşı olup davada yabancılık unsuru bulunmaktadır. Yabancılık unusuru taşıyan davalarda maddi hukuk uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk 5718 sayılı MÖHUK'da yer alan kanunlar ihtilafı kurallarına göre belirlenecektir. Ancak İİK'nın kapsamına giren ve usule ilişkin hususlarda yalnızca Türk hukuku uygulanacaktır. O halde takibin ve bu takibe itirazın nasıl yapılacağı; takibe itiraz edilmesi üzerine hangi yola veya yollara başvurulabileceği; hangi belgelere istinaden itirazın iptaline veya kabulüne karar verileceği İİK hükümlerine tabidir. Almanya-Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesince yürütülen iflas davasına ilişkin olarak Almanya-Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi adliye memuru tarafından yazılan 18.3.2015 tarihli yazı ile bu yazının eki iflas tablosu (sıra cetveli), Türkiye'de yürütülen ilamsız icra takibine eklenmiştir. Davacının adının ve alacağının tutarının yer aldığı iflas tablosunun itirazın iptali için yeterli olup olmadığı tamamen İİK hükümlerine tabi bir meseledir. İtirazın iptali davasında MÖHUK'da yer alan kanunlar ihtilafı kuralları yalnızca maddi hukuka ilişkin talepler açısından dikkate alınacak ve uygulanacak hukuk MÖHUK hükümlerine göre belirlenecektir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki haksız fiile dayanmaktadır. Haksız fiile istinaden öne sürülen alacak iddiası şirket yöneticisinin akit dışı sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Haksız fiilden doğan borcun esasına Alman hukuku uygulanacaktır. Zira MÖHUK'un 34 1-2. maddesine göre, haksız fiilden doğan borçlar haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tâbidir. Haksız fiilin işlendiği yer ile zararın meydana geldiği yerin farklı ülkelerde olması hâlinde, zararın meydana geldiği ülke hukuku uygulanır. Haksız fiil ve zarar Almanya'da meydana gelmiştir. Dolayısıyla Alman hukuku uygulanacaktır. MÖHUK'un 34. maddesinin (3).,(4). ve (5). fıkraları ise somut olayda uygulama alanı bulmayacaktır. Çünkü haksız fiil ve zarar Almanya'da meydana geldiğinden, davacı Alman vatandaşı olduğundan ve davacının yerleşim yeri Almanya'da bulunduğundan MÖHUK'un 34. maddesinin (3). fıkrası uyarınca haksız fiilin başka bir ülke hukukuyla yakın bağlantılı olduğundan söz edilerek Alman hukuku dışında başka bir hukuk uygulanamaz. ( emsal .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/... esas sayılı dosyasında bilirkişiler Prof Dr ... ve Prof Dr ...'ndan alınan 07.12.2021 tarihli bilirkişi raporu)
MÖHUK'un 8. maddesi uyarınca zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir. Esasa Alman hukuku uygulanacağından zamanaşımı süresi de Alman hukukuna göre tayin edilecektir. Alman Medeni Kanunu'nun 197(5). maddesine göre, iflas prosedürü kapsamında icra kabiliyeti kazanan alacaklar bakımından zamanaşımı süresi 30 yıldır. Dolayısıyla zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi adliye memuru tarafından düzenlenen 18.3.2015 tarihli yazının ekinde yer alan iflas tablosunda borçlu olarak ... ve davacıların adları ile alacağın miktarı yazılmış; bunların yanı sıra alacak miktarının ne zaman iflas masasına tecil ediliği, alacağın iflas masasına kaydına yapılan itirazın ne zaman reddedildiği gösterilmiştir. Sözkonusu yazı ve ekindeki iflas tablosu apostil şerhi içermektedir. Apostil şerhi, Yabancı Resmi Belgelerden Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi ile öngörülmüştür. Kısaca “1961 Lahey Sözleşmesi” olarak da anılan bu Sözleşmeye Türkiye ve Almanya taraftır. Yabancı ülkede düzenlenen bir resmi belgenin Türkiye'de de resmi belge olarak kullanılabilmesi için HMK'nın 224. maddesi uyarınca ya Türk konsolosluğunca tasdik edilmeli ya da milletlerarası antlaşmalarda öngörülen şekilde onaylanmalıdır. HMK'nın 224. maddesine yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmi belgelerin, Türkiye'de bu vasfi taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmi belgelerin tasdiki ile ilgili hükümleri saklıdır. Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi adliye memuru tarafından düzenlenen 18.3.2015 tarihli yazı ve bu yazının ekinde yer alan iflas tablosunda ilişkin belge, 1961 Lahey Konvansiyonu uyarınca apostil içermektedir, dolayısıyla Türkiye'de de resmi belge niteliğindedir. İflas tablosu, İİK'nın 68. maddesinde sözü edilen yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye niteliğindedir. Bu niteliği gereği İİK'nın 68. maddesi kapsamında alacağın miktarının ispatı açısından yeterlidir. Yapılan itirazlar da Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesince kaldırılmış ve böylece iflas tablosuna davacıların alacakları kesin olarak kaydedilmiştir. Apostil içeren bu belgeler Türkiye'de de HMK'nın 224. maddesi uyarınca resmi belge ve ayrıca İİK'nın 68. maddesi anlamında bir belgedir. Davacı/alacaklılar, alacaklarını resmi belge ile ispat etmişlerdir. Bu sebeple asıl alacaklar yönünden davanın tamamı, (ana dosya- itirazın iptali davası) faiz yönünden denetime elverişli bilirkişi raporunda hesaplanan miktar açısından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Birleşen ...mahkememiz dosyası açısından; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2021/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... tarafından arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden, tarafların arabuluculuk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan bedelin davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememiz ana dosyası açısından davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin;
a)14.904,12 Euro asıl alacak, 5.447,41 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.351,53 Euro üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a madde ve fıkrası uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 11.919,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.587,22.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin harç olarak yatırılan 1.451,04-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 6.136,18.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
d)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davalı vekil ile temsil edildiğinden ve kısmi red nedeniyle yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.954,91.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f)Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 295,00.-TL, bilirkişi ücreti 2.000,00.-TL, 35,90.- başvuru harcı, 5,20.-TL vekalet harcı, 1.451,04.-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.787,14.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 3.718,97.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
g)Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
2-Bu dosyaya birleşen ...mahkememiz dosyası açısından;
a) Davacının davacının kabulü ile 11.880,35 Euro alacağının 15/09/2008 tarihinden itibaren (iflas kayıt tarihi) 3095 Sayılı Kanun'un 4/a madde ve fıkrası uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.493,29.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin harç olarak yatırılan 2.623,33.-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 7.869,96.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
c)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 24.578,07.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 374,34.-TL, bilirkişi ücreti 2.000,00.-TL, 59,30.- başvuru harcı, 8,50.-TL vekalet harcı, 2.623,33-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.065,47.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2021 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
f) Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır