T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/12 Esas
KARAR NO :2025/633
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/01/2022
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Gaziantep kumaş fabrikası olup kumaş imalatı yaptığı, davalı konfeksiyoncusuna sürekli satış sözleşmesi ile belli aralıklarla toptan kumaş sattığı, aralarındaki sürekli satış sözleşmesine göre müvekkili şirketin mallara ilişkin fatura kestikten ve malları teslim ettikten sonra borçlu şahıs firmasının teslim edilen malların bedelini ödemesi gerekirken borçlu davalı müvekkili firmanın firmanın yetkilileri ile olan samimiyeti vasıtasıyla davalıya icra takibine konu fatura değeri kadar mal verdiği, Müvekkili şirketin davaya konu faturadaki tüm malları eksiksiz olarak davalıya teslim ettiği, Malların bedelini borcunu ödemediği, davalıya karsı .... İcra Müdürlüğü 2021/... .E Sayılı icra dosya ile takip başlatıldığı, Borçluya ödeme emri tarihinde edilmiş ve borçlu tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle icra takibi durduğunu, Davalı borçlunun itirazlarının tamamen kötü niyetli olup, ticari işlerde faiz işlemesi yasa gereği olsa davalı borçlu işlemiş faize itiraz ettiğinden, fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklıkalmak kaydıyla, takip tarihine kadar işlemiş faiz dava konusu yapılmadığı, inkâr tazminatı talepleri ile davalı borçlu hakkında aktifindeki tüm taşınmaz, araç ve işletmenin tüm araç ve gereçlerini kardeşlerine devretmekte olduğundan elimizdeki dava sonuçlandığında alacağın elde edilmesi imkansız hale geleceğinden davalı borçlunun adına kayıtlıtaşınmaz ve araçların devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararının verilmesi, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil aleyhine haksız ve hukuki ticari dayanağı olmayan icra takibi baslattığını, Davacı taraf ve müvekkili arasında geçmiş akdi ilişki müvekkile tebliği dahi yapılmadığını, alacaklara dayanak olduğu iddia edilen asılsız faturaların borçlusu olduğu konusunda karine olmadığını, Müvekkili davacıya farklı farklı isimlerde kurmuş olduğu üç şirketi ile ticari ilişki içerisinde olup her biri ile ayrı ayrı değil tek bir şirket imişcesine hatta bazı zamanlarda da ayni isimde farklı unvandaki şirketine dahi ödeme yaptığını, müvekkilimin alacağın her üç icra ve dava dosyasına ilişkin 200.000 t1 borcu kaldığı o da hali hazırdaki dosya hakkında olmadığı, bunun da dolara çevrildiği davacı şirket yetkilisince kabulüne dair mesaj ve ses kayıtları mevcut olduğunu, Davacı tarafın ortağı Murat Çörekçioğlu'nun müvekkiline attığı mesajda kalan borcu açıkça kabul ettiğini ve bahsi edilen kalan bakiye her üç dava ev icra dosyasının tamamını karşılamakta olduğunu, izah edilen sebeplere binaen, Davacının itirazın iptali talebini içeren davasının ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Tarafların kayıtlı olduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak; 12/05/2018 tarihli 233401 sıra nolu 126.973,61 TL miktarlı fatura ile ilgili davacı tarafa ait BS formlarının, davalı tarafa ait BA formlarının celbine karar verilmiş olup, yazı cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/01/2022 tarihli ara kararı ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 18/10/2022 tarihli celsesinde tanık dinlenilmesine karar verilmiş olup,
Tanık ... beyanında; "Davalı ...'un kız kardeşiyim. Ağabeyim tekstil işi ile uğraşmaktadır. Davacı şirketi tanıyorum. Davacı şirket kumaş üretip satan bir şirkettir. Ağabeyimle şirket arasında da ticari bir ilişki mevcuttur. En son pandemi döneminde ağabeyim kumaş almak üzere davacı şirket ile anlaşmıştı. İstenilen kumaşlar süresinde gönderilmeyince alınan işler yetiştirilemedi. Süresinden sonra gönderilen kumaşlarda lazım olmadığından geri gönderilmek zorunda kaldı ancak bu kumaşların bir kısmı ağabeyim tarafından tekstil işinde kullanılmıştır. Kullandığı kumaş karşılığında ağabeyim kendisine ait büyük üç adet iplik makinesi ile, kalan kumaşları davacı tarafa gönderdi. Taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin miktarı hususunda bir bilgim yoktur. Bu en son anlatmış olduğum ticari ilişki nedeniyle davacı tarafla telefonda ben kendim görüştüm. Kendilerine borcun parça parça ödeyebileceğimizi söyledik. Karşı tarafta kabul etti. Borcu TL üzerinden ödeyecektik. Bu süreçte ağabeyim cezaevinde olduğu için kendisi ile görüşemiyordum. Davacı taraf arayarak makineler dışında ödenmesi gereken borcun kaldığını söyledi. Bende ağabeyimle görüşemediğim için davacı tarafın sözüne itibar ederek arta kaldığını iddia ettiği borcu ödeyeceğimi söyledim dedi.
Davacı vekili talebi ile tanığa soruldu; Benim yukarıda belirtmiş olduğum telefon görüşmesi yaptığımız dönemlerde bu dava henüz açılmamıştı. Hatırladığım kadarıyla icra takibi de bulunmamaktaydı. Telefonla görüştükten 20 gün sonra ben ilk taksidi ödeyecektim davacı taraf yine benle iletişime geçerek kız kardeşime ait şirketten teminat amaçlı imza istediler ben de borcun bana ait olduğunu imza istediği şirketin borçla alakasının bulunmadığını söyleyerek taleplerini reddettim dedi.
Tanıklık ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tanık ... beyanında; "Davalı benim halamın oğlu olur. Davalı Konfeksiyon tekstil işi ile uğraşmaktadır. Ben davalının yanında yaklaşık olarak 3 yıl çalıştım ancak hangi tarihler arasında çalıştığımı şuan hatırlayamıyorum. ben kesim işi ile uğraşıyordum. Davacı da kumaş işi ile uğraşmaktadır davalı davacıdan kumaş almaktadır. Taraflara arasındaki son ticari ilişkide davalı davacıya sipariş vermiş. Davacı siparişleri süresinde yetiştirmemiştir. Süresinde siparişler teslim edilmeyince, davalı da elindeki işleri de yapamamıştır. Süresinden sonra teslim edilen kumaşlarda fazlalık oluşturmuştur. Davacı tarafından gönderilen kumaşların bir kısmı kullanılmıştır. Gönderilen kumaşlardan kullanılan kumaşlar karşılığında davalı tarafından davacıya üç adet büyük kumaş örme makinesi verilmiştir. Kullanılmayan diğer kumaşlarda davacı tarafa iade edilmiştir. Bu iade işleminden sonra davacı taraf birkaç kere davalının yanına gelmiştir. Ben taraflara çay götürdüğümde, kulak misafiri olmuştum. Taraflardan duyduğuma göre tam hatırlamamakla birlikte davalının davacılara 100.000,00 - 150.000,00 TL borcu kaldığı konuşuluyordu. Bu miktar ödendi mi ödenmedi mi bilmiyorum dedi.
Davacı vekili talebi ile tanığa soruldu; davalıya ait işyeri davalı tarafından kapatılmıştır şu anda kardeşi tarafından işletilmektedir dedi.
Tanıklık ücret talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 18/10/2022 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince, Davacı şirketin yerleşim yeri adresinin Gaziantep olduğu anlaşılmakla, Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, davacının Türk Ticaret Kanunun hükümleri gereğince tutmakla yükümlü oldukları ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası, tarafların iddia ve itirazlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının istenilmesine, bilirkişi olarak Mali Müşavir bir bilirkişi görevlendirilmesine karar verilmiş olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nce alınan 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 31/01/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
17/04/2025 tarihli bilirkişi ...' in bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
29/07/2024 tarihli bilirkişi ...' in bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesince dinlenen, Tanık ... beyanında; " Ben davacı şirketin yükünü 2,5 yıl boyunca taşıdım. 2017'de başladım. 2020'ye kadar sürekli olarak yüklerini taşıdım. Davalının iş yerine İstanbul / Arnavutköy'de teslim ettim. Teslim evrakını da teslim ettim. Yük dağıtmalı olduğu için teslim etmiş olduğum şahsın ismini bizzat bilmiyorum. Ancak her seferinde teslim evrakını imzalattım. O evrak incelenirse görülecektir. Tanıklık için ücret istemem" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, tarafların raporlara karşı beyan dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, taraflar arasındaki toptan kumaş alım satım sözleşmesi uyarınca ödemelerin yapılıp yapılmadığı, fatura alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sureti ile mahkememizce bilirkişi görevlendirmesi yapılmakla , alanında uzman bilirkişi raporu ile tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 23.708,27 USD tutarında alacağın olduğu tespit edilmiş olup, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında ise 96.173,66 TL borç olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu faturanın kaydının davalı ticari defterinde tespit edildiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki ticari ilişkinin var olduğu anlaşıldığı, aradaki borç alacak farkının açıklamasının rapor ile ortaya konulduğu, bu farkın yapılan havalelerin davalı kayıtlarında mevcut olmamasından kaynaklandığı, bu hususta davalı tarafın ödemeye ilişkin kayıtlarını dava dosyasına tensip zaptı ile verilen kesin sürelerle dava dosyasına sunmadığı anlaşılmakla davacı kayıtlarındaki alacak tutarı, aradaki ticari ilişki ve fatura ilişkinin ispatlandığı ve aksini gösterecek bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne karar verilerek alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının .... İcra Müdürlüğü' nün 2021/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 23.708,27,-USD tutarı yönünden iptaline, takibin takip tarihinden itibaren yabancı para alacağı 3095 sayılı Kanun ' un 4/a maddesi uyarınca takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanarak devamına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 67.436,48.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.385,43.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 63.051,05.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 150.210,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 59,30.-TL Başvuru Harcı, 2.196,28.-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.189,15-TL Tamamlama Harcı, 12.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.454,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.398,73.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır