T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/454 Esas
KARAR NO: 2023/797
DAVA: Menfi Tespit (Çatmadan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/04/2021
KARAR TARİHİ: 11/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine .... İcra müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilin tebligatın muhtara tebliğ olması nedeniyle icra takibinden haberinin olmadığını, müvekkil ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisinin olmadığını, davalı ile müvekkilinin eşi ... arasında bir para alışverişi olduğunu, ve bu para alışverişine istinaden ... 'dan alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi açtığını, .... İcra müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyasında takibin durdurulmasını, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini, %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle arada bulunan işin ticari bir alacak doğurması sebebiyle arabuluculuk sürecinin uygulanmasının dava şartı olduğu gözetilerek ve davada da bu yola başvurmaksızın dava açıldığı değerlendirilerek davanın usulden reddini, haksız ve kötü niyetli dava nedeniyle %20'den aşağı olmayacak şeklide tazminat ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Bankası Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak... Hesap, ... iban numaralı hesap bilgilerinin kime ait olduğunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2018/... esas sayılı dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul... İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2019/... esas sayılı dosyanını UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, icra takip dosyasında menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Takip dosyasında davalı alacaklının davacıya ve davacının eşine karşı takip başlattığı görülmüştür. Takipte yapılan itirazın incelenmesinde, dava dışı borçlu ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin kabul edildiği, ancak davacının bu hukuki ilişkinin tarafı olmadığının vurgulandığı tespit edilmiştir.
Davacı taraf menfi tespit iddiasını öne sürerken davalı alacaklı ile herhangi bir hukuki ilişkilerinin bulunmadığını belirtmiştir. Davalı alacaklı ise, davacının ortağı olduğu şirketteki hisse devir anlaşmasına ilişkin ödediği bedelin, hisse devrinin gerçekleşmemesi sebebiyle iadesine ilişkin takip başlattığını öne sürmüştür. Bu iddialar karşısında davalının alacak talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayandığı, işbu menfi tespit davasında ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı alacaklı 400.000 TL karşılığında davacı ve dava dışı borçlu eşi ile hisse devri konusunda anlaştığını, toplamda 310.000 TL ödeme yaptığını beyan etmiştir. Dosyaya sunulan banka makbuzlarından davalının 204.000 TL’yi dava dışı borçlunun banka hesabına gönderdiği görülmüştür. Kalan 106.000 TL’nin ise, elden ödendiği beyan edilmiştir. Banka makbuzlarının incelenmesinde herhangi bir açıklama bulunmadığı anlaşılmıştır. Hisse devrine ilişkin usul ve yasaya uygun olarak akdedilmiş bir sözleşme dosyaya sunulmamıştır.
Davalının bildirdiği tanıklar usulüne uygun yapılan tebligat ve ihzar müzekkeresine rağmen duruşmaya katılmamıştır. Taraflar arasındaki hisse devri anlaşmasının mevcudiyeti ve para gönderimi hususu miktar ve niteliği itibariyle tanıkla ispat edilemeyecek hususlar olması sebebiyle mahkememizce tanık beyanları alınmadan yargılamaya devam edilmiştir.
Davalının öne sürdüğü ... ATM’nin 2018/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacının genel kurulu toplantıya çağırma izni istemli dava açtığı, davanın reddedildiği görülmüştür. Dosya içeriğinin incelenmesinden, davacının davalı ile arasındaki hisse devri sözleşmesinin onaylanması veya görüşülmesi amacıyla dava açıldığı anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla davacının genel kurulu toplantıya çağırma izni davası açması, davalı ile arasındaki hukuki ilişkiyi ispatlar nitelikte değildir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalının davacıya para göndermemesi, elden verilen paraların ispatlanamaması ve davacı ile davalı arasında hisse devrine ilişkin anlaşma olduğu ispatlanamaması sebebiyle davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamaması ve hisselerin davacı adına kayıtlı olması gözetilerek davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne,
-Davacının, .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı takip dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 21.176,10-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.294,03-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 15.882,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 48.500,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 5.294,03-TL Peşin/nisbi Harcı, 181,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.535,08TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır