T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/798 Esas
KARAR NO:2025/131
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/12/2021
KARAR TARİHİ:27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin resmi internet sitesinin www...... olduğunu, internet sitesindeki ve sosyal mecralarda yer alan her türlü tanıtım malzemeleri, çizim, içerik bilgileri gibi tüm materyal ve eserlerin ilk kez davacı şirket için üretildiğini ve davacı şirkete ait olduğunu, davacı şirketin finansal hizmetler sunduğu "..." isimli uygulaması kapsamında 2020 Haziran ayından beri tüm mecralarda hizmet verdiğini, davalı şirketin "..." isimi ile kullandığı logonun davacı şirketin kullandığı logoya çok benzer olduğunu, karıştırılma ihtimali olacak şekilde izinsiz olarak finansal hizmetler kapsamında ticari faaliyetlerinde kullandığını, davacı şirket ile irtibatlıymış gibi izlenim oluşmasına sebebiyet vererek haksız rekabet yaratmaya çalıştığını, davacı şirketin bu durumdan müşterilerinden gelen sorular üzerine haberdar olduğunu, bunun üzerine ... 9. Noterliği'nin 22/08/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hukuka aykırı bu eylemin durdurulmasını ihtar ettiğini, davalı şirketin cevap olarak logolarını 22/01/2021 tarihinden beri kullandıklarını ve logoların birbirine benzemediğini belirterek kullanmaya devam ettiğini, Marmara Üniversitesi Ticaret Hukuku Fikri Mülkiyet Hukuku Öğretim Üyesi Dr. ... tarafından hazırlanan raporda iki şirkete ait logoların karışıklığa neden olacak şekilde dizayn edilmiş olduğunun tespit edildiğini, bu durumun haksız rekabet suçu teşkil ettiğini, davalı şirketin ihtara rağmen aynı logoyu kullanmaya devam etmesinin davacı şirketin itibar kaybına uğramasına sebep olduğunu, davacı şirketin uygulamaya sunmayı planladığı projesini uyuşmazlık konusu yüzünden ertelemek zorunda kaldığını beyanla öncelikle davalı şirketin yargılama sonuçlanıncaya kadar logosunu herhangi bir ticari platformda veya reklam ürününde kullanmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, 500.000,00-TL manevi tazminat ile şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin kullandığı logonun Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edildiğini, tarafların logolarının birbirinden farklı olduğunu, ayırt edici unsuru taşıdığını, "X" harfinin Türkçesinin değişim, takas anlamındaki "..." kelimesi içerisinde ve şirketin ticaret unvanında kullanıldığını, bir harfin kullanımının tek bir şirketin kullanımına tahsis edilmesinin mümkün olmadığını, finans sektöründe birçok firmanın X harfine vurgu yapan logo kullandığını ve internette bu şekilde logoların satıldığını ayrıca davacı şirketin hak iddia ettiği logonun herhangi bir şekilde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilinin bulunmadığını, henüz start-up seviyesinde olan bir şirketin logosunun davalı şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, taraflarca verilen hizmetlerin birbirinden bağımsız olduğunu, finansal hizmetler genelinde değerlendirilemeyeceğinden haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, davalı şirketin davacı şirketin ürünlerinden ve tanınmışlığından yararlanma niyetiyle hareket etmediğini, dürüstlük kurallarına aykırı bir davranışının söz konusu olmadığını, davacı şirketin talep ettiği maddi tazminat ile ilgili olarak uğradığı zararın ne olduğunu gösterir ve varsa zararının davalı şirket ile ilgisine dair bir delil sunmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını beyan ederek ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... karar sayılı kararı ile; somut olayda davacı vekilinin, davalı yanın davacıya ait logonun ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle taklit edildiğini ifade edip bu kullanımın önlenmesini talep ettiğinin anlaşıldığı, bu halde uyuşmazlığın 6769 sayılı Kanun' un 156. maddesi uyarınca ihtisas mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin görevsizlik kararını istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/1244 Esas, 2022/1423 Karar nolu 03/112022 tarihli kararı ile ; "Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesindeki iddia, davalının kullanımının, davacının kullanmakta olduğu logo ile benzerlik gösterir ve davacı logosu ile karıştırılmaya yol açacak şekilde olduğu, dolayısıyla davacı yanın logosu ile iltibas oluşturur şekildeki eylemin TTK'nın 55. maddesinde ifadesini bulan haksız rekabet oluşturduğu şeklindedir. Ticaret mahkemelerinin görev kurallarını düzenleyen TTK’nın 4/1 (a) maddesi uyarınca eldeki dava mutlak ticari davalardan olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Davacı davasını, Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine ve markanın korunmasına ilişkin mevzuata değil, TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandırmıştır. Davacı, davadaki hukuki koruma talebini, markanın korunmasına dair mevzuata değil, TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerine dayandırdığına göre, taleple bağlılık ilkesi gereği davanın haksız rekabet davası olarak görülmesi gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, uyuşmazlığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 1. ve 156.maddeleri kapsamında Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin görevi ile ilgili dava şartı yokluğundan ret kararı isabetli olmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. " gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize iade edildiği ve dosyanın mahkememizin 2022/798 Esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin "davanın esasını çözer mahiyette tedbir kararı verilmeyeceği, talebin yargılamayı gerektirdiği ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... Soruşturma dosyasında alınan bilirkişi ek ve kök raporu hep birlikte değerlendirildiğinde dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre tedbir talebi açısından yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmediği dikkate alınarak tedbir isteminin reddine..." gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.
Yine davacı vekilinin 07/05/2024 tarihli dilekçesi ile davalı şirket logosunun yargılama süresince herhangi bir ticari faaliyette (... ... Ve ... ... isimli ticari platformdaki logolarında, ... Ve ... uygulamalarındaki profil fotoğraflarında ve yazılı ve basılı tüm tanıtım ve pazarlama ürünlerinde) kullanılmaması yönünde tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkememizin 17/05/2024 tarihli ara kararı ile; " mahkememiz dosyası ile İstanbul Cmhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... Soruşturma sayılı dosyasında alınan raporların birbiriyle çelişkili olduğu göz önüne alındığında, dosyadaki mevcut bilgi, belge ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle henüz yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla isteminin yeniden reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... soruşturma sayılı dosyasının Uyap sisteminden celp edildiği, dosyanın yapılan incelemesinde; müştekinin ... Yazılım Geliştirme Danışmanlık ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ... ..., ... Bilişim Anonim Şirketi yetkilisi olduğu, haksız rekabet suçundan yürütülen soruşturma dosyasında birkişi incelemesi yaptırıldığı, soruşturma dosyasında 05/04/2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve karara yapılan itirazın .... Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2023/... değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Başsavcılığı' nın 2021/... soruşturma no.lu dosyasına sunulan 18.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda “ Müştekinin şikayeti konuyu logo ile ilgili 5846 sayılı FSEK kapsamında hak sahipliğini gösterir yazılı bir sözleşmeyi ve/veya SMK m. 7/1 hükmü gereği marka korumasına haiz olduğuna ilişkin bir tescil kaydına dosyayı sunamamış olması; tarafımızca Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından sunulan marka araştırma hizmeti kapsamında resmen yapılan araştırmada şüphelinin şikayete konu olan logoya ilişkin 23.08.2021 tarihinde tescil başvurusunda bulunmuş olduğunun, başvurunun 12.01.2022 tarihinde marka ilan bülteninde yayınlanmış olduğunun ve anılan ilana ilişkin herhangi bir itiraz kaydının bulunmadığının ve tescil ile itiraz sürecinin devam etmekte olduğunun görülmesi nedeniyle müştekinin hak ihlali iddiasının geçersiz olduğu” sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Aynı bilirkişi tarafından hazırlanan 30.11.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda “Müştekinin logosunun FSEK kapsamında eser olmaması nedeniyle FSEK m. 83 hükümlerinin şikayete konu uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmaması; FSEK m. 54/1 'de ifade edildiği üzere şikayete konu aynı işaret ve logonun şüpheli tarafından kullanılmaması ve şüphelinin şikayete konu Görsel 2'de sunulu logoya ilişkin 23.08.2021 tarihinde Türk Patent nezdinde tescil başvurusunun 12.01.2022 tarihinde marka ilan bülteninde yayınlanması ve 15.04.2022 tarihinde tescil edilmiş olması sürecinde müştekinin herhangi bir itirazının bulunmaması, müştekinin şikayete konu logo ile ilgili 5846 sayılı FSEK kapsamında hak sahipliğini gösterir yazılı bir sözleşmeyi ve/veya SMK m. 7/1 hükmü gereği marka korumasına haiz olduğuna ilişkin bir tescil kaydını dosyaya sunmamış olması ve her iki logonun tasarımının aynı olmaması nedenleri ile müştekinin FSEK kapsamında hak ihlali ile haksız rekabet iddialarının geçersiz olduğu” sonuç ve kanaatine varılmıştır.
19/10/2023 tarihli celsede mahkememizce tespit olunan hukuki uyuşmazlık ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle Dr. ... 'dan rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi raporunda neticeten;
"Davanın açıldığı tarihteki hukuki ve fiili durum uyarınca davalının dava konusu logoyu kullanmasının TTK m. 55/1.a.4. uyarınca haksız rekabet oluşturduğu;
Sayın Mahkemeniz tarafından davanın açıldığı tarihten sonra davalının dava konusu logosunun TÜRKPATENT tarafından marka olarak tescil edildiği olgusunun dikkate alınması halinde, SMK m. 7 uyarınca davalının tescil edilmiş markasını kullanma münhasır hak ve yetkisi karşısında, bu kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Mahkememiz 10/10/2024 tarihli celsesinde dosyamızda alınan bilirkişi raporu ile savcılık tarafından soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 07/02/2025 tarihli raporda;
"Değerlendirme:
Önce, işbu dava TTK'da düzenlemiş olan m. 54, 55 vd. Hükümlerine, diğer bir anlatımla, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak açılmıştır. Davacının müseccel bir markası bulunmayıp, davalının TPMK nezdinde marka tescilleri mevcuttur. Tescilsiz markaların korunması TTK hükümlerine tabidir.
TTK m. 54/2 uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiş, TTK m. 55 hükmünde başlıca haksız rekabet hâlleri örnek olarak sayılmıştır.
TTK m. 55/1/a/4 uyarınca başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak bir haksız rekabet hâlidir. Sonra, somut olaya dönüldüğünde davacının tescilli logosu
davalının müseccel logosu¸mevcuttur.Her iki taraf da aynı konuda (finansal ve parasal hizmetler) faaliyet göstermektedirler. Davacının logosunda "x" harfi beyaz renkte çizgilerden oluşup (sağ alt, sol alt ve sol üst çizgileri) sağ üst kısmında mavi renkli küçük bir daire görülmektedir.
Davalının logosunda davacının logosu ile aynı çizim karakterinde aynı renklerle "..." harfi logonun sağ üst köşesinde davacıdan farklı olarak yine davacının kullandığı gibi mavi renkte çizgi mevcuttur.
Diğer bir deyişle davalının logosu, davacının logosu ile çizim, renk, tasarım bakımlarından ayırt edilemeyecek derecede benzerlik göstermektedir.
Yüksek Mahkeme ve öğretide kabul edildiği üzere mallar, unvanlar ve iş ürünleri arasında karıştırma ihtimali orta kültür düzeyindeki tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açıyor ise söz konusudur.
Somut olayda her iki tarafın logosunun ayniyet derecesinde benzer olmasının karıştırılmaya yol açacağı açıktır.
Davacının mezkûr logoyu kullanmaya başladığı tarih 2020, davalının anılan logoyu TPMK nezdinde tescili 2021 tarihlidir, dolayısıyla dava konusu logoyu ilk kullanan davacıdır.
Dava dilekçesinde davacı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Davalı logosunu tescile dayalı kullanmakta olup dosyadan davalı logosunun iptalinin talep edildiği, maddi zararın mahiyeti yönünde bir açıklama bulunduğu anlaşılmamaktadır.
Bu hâlde davalının mezkûr logoyu kullanması haksız rekabet yaratmakla birlikte tescile dayalı olarak kullandığından kullanmanın men'i talep edilemeyecektir.
Sonuç:
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının dava konusu logoyu kullanmasının TTK m. 54, 55/1/a/4 çerçevesinde haksız rekabet fiili teşkil ettiği, davacının logoyu ilk kullandığı 04.05.2020 tarihinden davalının mezkûr logoyu SMK m. 7 kapsamında koruma altına almış olduğu 22.01.2021 tarihine kadar haksız rekabetin sürdürülmüş olduğu, anılan tarih itibariyle haksız rekabet hükümlerine dayalı istemde bulunulamayacağı kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşu beyan ve itiraz dilekçeleri ibraz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davalı şirketin TTK madde 55/4 uyarınca davacı şirkete karşı haksız rekabet yaratıp yaratmadığı, davalı tarafından kullanılan logonun haksız izlenim ve rekabet yaratıp yaratmadığı, haksız rekabet şartlarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda davacı şirket tarafından talep olunabilecek maddi ve manevi tazminat noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya içeriğine göre; dava, haksız rekabetin tespiti, meni durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından 23 .08.2021 tarihinde davalı hakkında ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile ...- ... - ... gibi mecralarda yer alan her türlü tanıtım malzemelerinin özellikle çizim ve içerik bilgileri vs gibi tüm materyal ve eserlerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamımda şirketlerine ait olduğu, şirkete ait logoyu izinsiz şekilde ticari faaliyetlerde kullanıldığı iddiası ile telif hakkı tecavüzü ve haksız rekabetin derhal durdurulmasının talep edildiği , davalı şirket tarafından, .... Noterliği' nin 13.09.2021 tarihli cevabı ihtarname ile ihtar edilen hususların yasal dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirketin, kripto para birimlerinin alım- satım işlemleri için platform sağlayan kripto para borsası olduğu, müvekkili şirket tarafından oluşturulan ve tescil edilen logo ile muhatap tarafından kullanılan logo arasında görsellik ve tasarım açısından ortalama tüketiciler nezdinde karıştırma ihtimaline yol açacak herhangi bir benzerlik bulunmadığı, haksız rekabete sebebiyet verecek herhangi bir eylem gerçekleştirilmediği hususlarının belirtildiği, davacı tarafından 27.09.2021 tarihli dilekçe ile davalı hakkında, başkasına ait ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırmaya neden olacak önlemler almak suretiyle haksız rekabet yaratarak TTK 55/4 ve TTK 62. maddelerinin ihlali iddiası ile...Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğu,...Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu' nun 2021/... soruşturma nolu dosyasında 05/04/2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve karara yapılan itirazın .... Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2023/... değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacının iddialarının, davalının ... ismi ile kullandığı logonun kendilerinin 2020 yılından beri ... uygulamasıyla kullandığı logoya çok benzer olduğu, karıştırılma ihtimali olacak şekilde izinsiz olarak finansal hizmetler kapsamında ticari faaliyetlerini de kullandığı, davacı ile irtibatlıymış gibi izlenim oluşmasına sebebiyet vererek haksız rekabet yaratmaya çalıştığı hususlarından kaynaklanmaktadır. TTKm. 55/l.a4. uyarınca “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” uyarınca haksız rekabet oluşturur. Görüldüğü üzere anılan maddede başkalarının iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almanın haksız rekabet oluşturduğu düzenlenmiştir. İş ürünü işletmenin faaliyeti kapsamında ürettiği değerlerdir. Bu bağlamda patent, tasarım, makale, film, sahneye koyuş (ERDİL, Engin, Haksız Rekabet Hukuku, Ankara 2020,s. 182) her türlü tanıtma vasıtaları hatta bir ifade ve slogan dahi (ERDİL, s. 184) iş ürünüdür. İş ürününün geniş yorumlanması gerektiği ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) veya Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) tarafından korunmasının gerekli olmadığı doktrinde belirtilmektedir(NOMER ERTAN, Füsun, Haksız Rekabet Hukuku İstanbul 2016 s. 173 ve s. 186; ERDİL, s.184).
Logo, kurum veya işletmeleri temsil eden, içeriğinde grafiksel öğeleri barındıran sembol ve şekillerdir. Logonun işletmeleri temsil etmesi işlevi onun aynı zamanda işletmenin tanıtım vasıtası olarak kullanılması sonucunu beraberinde getirmektedir. İş ürünü hakkında yapılan açıklamalarda belirtildiği gibi her türlü tanıtım vasıtası iş ürünüdür. Bu çerçevede logonun tanıtım vasıtası olması, TTK m. 55/1.a.4. kapsamında iş ürünü olduğunu sonucunu doğurmaktadır.
Karıştırılma (iltibas), ticari alandaki faaliyetlerde, şeylerde bir benzerliği ifade etmekte olup, satın alınan iki mal ve kullanılan unvanlar ya da iş ürünlerinde birbirinden ayrılmayacak derecede benzerliği ifade eder; bir diğer ifadeyle iki mal veya iş ürününün aynı olması veya aralarında karıştırılmaya müsait bir benzerliğin bulunması durumudur (NOMER ERTAN, s. 186). Karıştırılmanın ölçütü gerek doktrinde gerek Yargıtay kararlarında orta yetenekteki (ortalama) olağan müşteri ya da malın hitap ettiği alıcıların yanılma olasılığı; bunların söz mal veya hizmeti satın alırken aldanması neden olabilecek bir benzerliğin bulunup bulunmamasıdır. Müşterinin satın alma iradesinde mal veya hizmeti sunan işletme hakkında şüpheye neden olabilecek derece de benzerlik de karıştırılma için yeterlidir. Karıştırma ihtimalinin kabulü için tarafların faaliyet konularının aynı olması zorunlu olmamakla birlikte, tarafların aynı iş konunda faaliyette bulunmaları karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterlidir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden alınan her iki raporda da özü itibariyle, davacının logosu ile davalının logosunun, ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca her iki işletmenin finans sektöründe faaliyet gösterdiği ve müşteri kitlesinin aynı veya benzer olduğu dikkate alındığında davalının logosunun davacının logosuna olan bu benzerliğinin finans sektörü ve/veya finans sektörü içindeki iş kollarındaki orta yetenekteki müşteri nezdinde dahi karışıklığa sebebiyet verebileceği, en azından müşterileri, davalının logosunu kullandığı alanın/alanların davacıya ait olup olmadığı hususunda şüpheye düşüreceği, bu sebeple de davalının, davacının iş ürünü olan logosunun ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmasının davanın açıldığı tarih itibariyle TTK m.55/1.a.4. uyarınca haksız rekabet oluşturduğu görüşü bildirilmiştir. Ancak takipsizlik kararı kesinleşen savcılık dosyasına dayanak rapor ile mahkememizce aldırılan 29.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda seçenek olarak belirtilen görüşe göre de; davaya konu logoya ilişkin davalının 23.08.2021 tarihinde (dava tarihinden önce) Türk Patent nezdinde tescil başvurusunun 12.01.2022 tarihinde marka ilan bülteninde yayınlandığı ve dava tarihinden sonra 15.04.2022 tarihinde tescil edilmiş olması sürecinde davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı, SMK m. 7/1 ve 2' nin “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir” hükmünü düzenlediği, buna göre davaya konu olan logonun davanın açıldığı tarihten sonra davalı adına tescil edildiği, bu haliyle SMK m. 7 uyarınca, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi veya markanın iptali yollarıyla sicilden terkin edilmedikçe davalının logoyu yasal kullanma hakkı bulunduğu, davalı tarafından tescil edilmiş olan markanın kullanılmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, aksi görüşün kabulü halinde dahi mahkememizce aldırılan 10.02.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere davacının zararına yönelik delil sunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2021/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 8.624,14.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 8.008,74.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır