T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/755 Esas
KARAR NO : 2024/765
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 06.04.2022 tarihinde, ... ... bölgesinde kargo faaliyetlerinin davalı şirket adına müvekkil tarafından yürütülmesi için acentelik sözleşmesi imzalandığını, Davalı Şirket müvekkilden 75.000,00 TL demirbaş bedeli istendi ve müvekkil 05.04.2022 tarihinde 60.000,00 TL ve 06.05.2022 tarihinde 60.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı şirket müvekkile alt yapı hazırlığında olduğunu ve bu çalışmanın tamamlanmasının ardından kendisine haber verileceğini ve o tarihten sonra kargo acenteliğini faaliyete geçirebileceğini bildirdiğini, Müvekkilinin alt yapı hizmetlerinin tamamlanmasının ardından müvekkil işlemlere başladığını, vergi dairesi açılışı yaptığını, dükkan kiraladığını, kargo hizmetleri için araç satın aldığını ve davalının istediği şekilde masraf yaptığını, Tüm süreçte müvekkil davalı şirket yetkilileri ve çalışanları ile görüştüğünü ancak süreç hakkında net bir bilgi vermekten kaçınıldığını, davalı şirket müvekkiline ait ...-... Şubesinin sistem üzerinden aktif etmediğini ve ücreti ödenen ve gönderilmeyi taahhüt edilen demirbaşları göndermediğini, davalı şirketin hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve aktif halde çalışan ve teminat bedelini ödemiş acentelerin gerekçe gösterilmeksizin sisteme erişimlerinin engellenmesi sebebiyle müvekkilinin davalı şirket ile arasında acentelik sözleşmesini haklı nedenle fesih ettiğini ve davalı şirkete ihtarname yolu ile bildirildiğini, davalı şirketin ihtarname ile ilgili hiçbir cevap vermediğini ve müvekkilinden teminat bedeli talep ettiğini, bu sebeple ... İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu bildirip, açıklanan nedenlerle, itirazın iptaline karar verilmesini, takibin devamına, asıl alacağın takip tarihine kadar işlemiş ve takip tarihinden işleyecek takip talebinde talep edilmiş faiz türü olan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
... İcra Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak, 2022/... esas sayılı takip dosyasının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Noterliği' ne müzekkere yazılarak, 07/07/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin bir örneğinin ve tebliğ evraklarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı şirkete müzekkere yazılarak, davacıya ait acentelik dosyasının tüm evrakları ile birlikte mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı tanıklarının dinlenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... talimat sayılı dosyası ile, davacı tanıkları ... 19/09/2023 tarihli celse de dinlenilmiş, akabinde talimat evrakı fiziki olarak mahkememize gönderilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 30/10/2023 tarihli celsede davacı tanığı ... dinlenilmiştir.
01/11/2024 tarihinde Mali Müşavir, Nitelikli Hesap Uzmanı vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshi sebebiyle ödenen demirbaş bedelinin iadesine ve meydana gelen zararın tahsiline dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM ... HD’nin 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 06/04/2022 tarihli acentelik sözleşmesi bulunmaktadır. Acentenin faaliyete geçmemesi sebebiyle sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacı taraf takip talebinde sözleşme gereği verdiği demirbaş bedelinin iadesini ve acentenin faaliyete geçmesi için yaptığı masraflar sebebiyle uğradığı zararın tazminini talep etmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde mahkememizce ilk olarak davacı tarafından yapılan feshin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı incelenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 39. maddesi uyarınca sözleşmenin imzalanması ile birlikte aynı gün içinde 75.000 TL demirbaş bedelinin ve sözleşmenin imzalanmasından sonra bir ay içinde 50.000 TL teminatın acente tarafından verileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacının 75.000 TL demirbaş bedelini verdiği, ancak 50.000 TL teminatı vermediği ticari kayıtlardan anlaşılmakla birlikte bu tespit davacının kendi kabulündedir. Bu hususta davacı taraf, davalının teminatın verilmemesi yönünde kendisini yanılttığını ileri sürmüştür. Bu iddiasına ilişkin whatsapp mesajlaşmaları dosyaya sunulmuştur. Ancak adi yazılı bir sözleşmenin ancak aynı şekle sahip bir sözleşme ile değiştirilebileceği kuralı, whatsapp mesajlaşmalarının yazılı sözleşme karşısında iddiayı ispata yeter güçte olmaması ve mesajlaşmaların kiminle yapıldığı bilinmediğinden ve davalı tarafın kabulü de olmadığından davalı şirketi bağlayıcı bir sonuç doğurmayacağı gözetilerek davacının bu iddiası mahkememizce kabul edilmemiştir. Dolayısıyla sözleşmenin kurulmasından sonra 1 aylık süre içinde davacının 50.000 TL teminat verme borcunu yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığı kanaatiyle davalının sistemlerini aktif hale getirmemesinin haklı bir nedene dayandığı, davacının feshinin haklı bir nedene dayanmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının 07/07/2022 tarihli feshinin haklı bir nedene dayanmaması sebebiyle acentenin faaliyete geçmesi için yapılan masrafların zarar olarak tazmini talebi yerinde değildir. Zira sözleşme gereği edimlerini yerine getirmeyen tarafın sözleşme sebebiyle zarara uğradığı kabul edilemez. Ancak sözleşme gereği ödenen demirbaş bedelinin iadesi hususunda, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesi sebebiyle tarafların sona erme anına kadar yerine getirdikleri edimlerin iadesini talep edebilecekleri kabul edilmelidir. Bu kapsamda davacı taraf da sözleşme imzalanırken vermiş olduğu 75.000 TL demirbaş bedelinin iadesini talep edebilir. Davalı tarafın bedeli ödenen demirbaşları davacıya teslim ettiğine ya da sözleşmenin feshi sebebiyle uğradığı zarara karşılık demirbaş bedelini iade etmediğine ilişkin bir savunması bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının 75.000 TL demirbaş bedelinin iadesi talebinin, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle yerine getirilen edimlerin iadesi istenebileceğinden yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 75.000,00 TL’lik kısmının iptaline; takibin 75.000,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-15.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.123,25-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.158,84-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.964,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.158,84-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.239,54TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.772,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.772,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 13.110,34-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2022 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.219,45 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 340,55 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,
8- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı için miktar itibariyle KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸