T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/89 Esas
KARAR NO : 2025/47
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2022
KARAR TARİHİ : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı şirketin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini ve aralarında kiralama ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını, bu konuda ispat külfetinin davalıda olduğunu beyanla; müvekkili şirketin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına konu takibin iptaline, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 25.638,08 TL’nin ödeme tarihi olan 27.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 10.01.2018 tarihinde "...-ÜYE İŞ YERİ SÖZLEŞMESİ" akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında davacı şirkete yönlendirilmiş, müvekkilinin maliki olduğu araçların hasar onarımları, tamir, onarımlarının ve rutin/periyodik bakımlarının davacı tarafından gerçekleştirilmesi, sonrasında müvekkili şirkete teslim edilmesi ve bu süre içinde bu işleri yapmaya ehil ve basiretli bir tacirin sorumlulukları ve yetkinliği doğrultusunda sözleşme şartlarına uygun olmak kaydıyla davacı tarafça yerine getirilmesi hakkında olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete verilen bu hizmet karşılığında ilgili sözleşmenin 15. Maddesinde "Sistem Hizmet Bedeli" başlığı altında ve 29. Maddesinde "Cari Hesap ve İşleyiş" başlığı altında fatura edilecek hususlar ve ilgili fatura bedellerinin cari hesaba nasıl işleneceği konusunda mutabakata varıldığını ve ilgili sözleşmenin davacı tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin davacı şirkete sözleşme kapsamında sağlamış olduğu hizmetlere ilişkin ilgili faturalar düzenlendiğini ve davacı şirkete gönderildiğini ancak davacı tarafından işbu tutarların ödenmediğini, borca ilişkin cari hesapta davacının müvekkili şirkete 20.276,88 TL borçlu olduğunu, ödeme yapılması hususunda müvekkili şirket tarafından yapılan girişimlere rağmen davacının işbu tutarı ödememesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, dosya borcunun davacı tarafından ödenmesi sebebiyle icra dosyasının infazen kapatıldığını, infazen kapatılan icra dosyasından yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz yapıldığına ilişkin iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira davacı tarafından işbu ödeme emrinin iptaline ilişkin ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasından yapılan şikayetin 01.09.2021 tarihinde reddedildiğini, icra dosyasında asıl alacağa "yıllık %16,75 avans faiz" olarak belirtilen ticari temerrüt faiz işletildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirketin tacir olması ve taraflar arası akdedilen sözleşme kapsamında bir alacak olması, ilgili alacağın ticari işten kaynaklanan bir alacak olması sebebiyle asıl alacağa işletilen faiz hukuka uygun olduğunu beyanla; davacının arabulucuya başvurmadan işbu davayı ikame etmiş olması sebebiyle davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosya örneği, taraflar arasında düzenlenen 10/01/2018 tarihli "Networklink- Üye İş Yeri Sözleşmesi" örneği ve cari hesap ekstresinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 08/06/2022 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya ve tarafların davaya konu ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi ile inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 28/07/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı ve davalının ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfı taşıdığı, Davacının ticari defterlerinde icra takip tarihi ile davalıya 2.353,28 TL borcunun kayıtlı olduğu, Davacının, davalıya kestiği 10.171,60 TL faturanın, davacı kayıtlarında yer almadığı, davacının bu faturayı davalıya neden kestiği ayrıntılı açıklamalı ve faturayı tebliğ ettiğini kanıtlaması gerekeceği,
Davalının ticari defterlerinde davacıdan 20.276,88 TL alacağının kayıtlı olduğu, davalının davacıya kestiği 9 adet 8.758,37 TL tutarlı faturaların her birinin ayrı ayrı davacıya tebliğ ettiğine dair LOG kayıtlarını sunması gerekeceği,
Somut davada sözleşmenin ve taraflar arasındaki faturalama hakkında dosyaya otomotiv sektöründe uzman bir bilirkişinin atanması gerektiği" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 14/10/2022 tarihli ara kararı ile SMMM bilirkişisinin yanına otomotiv alanında uzman bilirkişi eklenerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 31/12/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı ... şirketinin davalı ... şirketine kestiği 10.171,60 TL bedelli faturanın içerikleri belli ve anlaşılır olmadığı gibi davalı tarafa tebliğ edildiğine dair üzerinde herhangi bir işaret bulunmadığı, davalının sunduğu LOG kayıtları hiçbir şekilde okunamadığı, davalının ayrıca kök raporda tespit edilen faturaların tamamınının okunaklı olarak dosyaya sunması gerektiği, davalının bunları dosyaya sunduktan sonra bu kez bu faturaların davacıya tebliğ edildiğine dair LOG kayıtlarının bilgisayar üzerinde incelenmesi gerekeceği, bilgisayar bilirkişisi gerekirse davalının bilgisayarına uzaktan bağlanarak ve faturaların tebliğ edilip edilmediklerine dair her bir fatura için ayrı ayrı kontrol etmesi gerektiği" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 18/01/2023 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı gereğince bilirkişi heyetine Bilgisayar Mühendisi bilirkişisi dahil edilerek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 08/08/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Taraflar arasında 10/01/2018 tarihinde Networklink Üye İş Yeri Sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında hizmet bedelini içeren muhtelif tarihli faturalar ve bu fatura istinaden birtakım iade faturaları düzenlendiği, bazı iade faturalarının taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına konu olduğu, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacıya tebliğine ilişkin incelemeler için davalı yandan uzak masa üstü bağlantısı talep edildiği ancak bu talebin birkaç kez iletilmesine rağmen dönüş sağlanmadığı, bu bağlamda incelemelerin dosyaya sunulu LOG kayıtları ile sınırlı kaldığı,
İncelenen sistem (LOG) kayıtlarında, ... , ... ,
... , ... , ... ,
... ... , ... ,
... , ... ... ,
... , ... nolu
faturaların davacıya gönderildiği ve iletildiği, gönderim şeklinin e-arşiv olduğu bilgisine ulaşıldığı,
Menfi tesip davacında davacının istirdata konu olabilecek alacağının da 11.594,19 TL olarak hesap edildiği" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/02/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince davacı tarafça düzenlenen iade faturası dayanağının tespitine ilişkin olarak; hangi araçlar için hangi nedenle iade faturası kesildiği, ikame araç bedellerine ilişkin davacıdan kaynaklanmayan sebeplerden ötürü iade düzenlendiği belirtilmişse de talebin hangi araçlara ilişkin hangi sebepten kaynaklandığı hususunda her bir araca ve faturaya ilişkin beyanda bulunmak ve varsa servis kayıtlarını da sunmak üzere davacı vekiline süre verildiği, akabinde ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, davacı vekilinin 13/03/2024 tarihli beyan dilekçesinin dosyada olduğu, bilirkişi heyeti 08/08/2023 tarihli rapordaki görüşlerinin korunduğuna ilişkin ek rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 13/11/2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile iade faturası tebliğlerinin usulüne uygun ve zamanında yapılıp yapılmadığı hususunda mali müşavir bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişinin 09/12/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
" Davacının davalıya;
1.006,40 TL 2018 yılından gelen cari hesap yönünden,
3.763,02 TL 19/02/2019 tarih, ... seri nolu fatura yönünden
+ 1.321,60 TL 19/04/2019 tarihli fatura yönünden
6.091,02 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığı, 14.185,86 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra dosyası nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen miktarın davalıdan istirdatı talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalının ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfı taşıdığı, taraflar arasındaki ihtilafa konu olan tüm faturaların davacının, davalıya kestiği ve davalı tarafça kabul edilmeyen ikame araç faturalarından meydana geldiği anlaşılmakla,
10.171,60 TL tutarlı fatura yönünden; kural olarak tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilişkin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet teslimi ile zarar, ceza, prim iadesi gibi temel dayanaklarının da davacı tarafça geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Davacının, ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davacının savunmalarını ispata elverişli değildir. Davacı dava dosyasında iade faturasının dayanağını ispata elverişli bir delil sunmamıştır. ( ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2020/ ... Esas 2023/ ... Karar) Somut olayda, davacı iade faturasının davalıya tebliğ edildiğini ispatlayamadığı gibi iade faturası düzenlemekte haklı olduğunu da ispatlayamamış olup, bu fatura yönünden borçlu olduğunun kabulü gerekmiştir.
Davacı tarafından davalıya 19.02.2019 tarihinde ... seri numaralı fatura ile 3.763,02 TL ikame araç bedeli faturası düzenlenmiştir. Davalı taraf bu faturayı kayıtlarına 19.02.2019 tarihinde işlemiş ancak 19.04.2019 tarihinde geri iade faturası ile davacıya iade etmiştir. Yine 1.321,60 TL bedelli fatura yönünden, davalı faturayı 10.01.2019 tarihinde kayıtlara işlemiş ve 19.04.2019 tarihinde davacıya tekrar iade etmiştir. Davalı her iki faturayı da 8 günlük süreden sonra iade etmiştir. Faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Dolayısıyla bu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu ispat külfeti davalının üzerinde olup, davalı iade faturası düzenlemekte haklı olduğunu dosya kapsamında ispatlayamadığından, davacının davalıya; 1.006,40 TL 2018 yılından gelen cari hesap yönünden, 3.763,02 TL 19.02.2019 tarihli fatura yönünden ve 1.321,60 TL 19.04.2019 tarihli fatura yönünden olmak üzere toplamda 6.091,02 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığı kanaatine varılmış; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında 6.091,02 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti ile; ödeme yapılmış olması dikkate alınarak 83,85 TL faiz, 554,28 TL harç bedeli ve 913,65 TL vekalet ücreti olmak üzere toplamda 7.642,80 TL'nin 27/08/2021 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacının .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında 6.091,02 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti ile; ödeme yapılmış olması dikkate alınarak 83,85 TL faiz, 554,28 TL harç bedeli ve 913,65 TL vekalet ücreti olmak üzere toplamda 7.642,80 TL'nin 27/08/2021 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 522,07-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 437,84-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 84,23 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul olunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 7.642,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.995,28-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 5.448,34-TL yargılama giderinden 1.624,16-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 37,10-TL yargılama giderinin ret ve kabul nispetine göre 26,05 -TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 465,04-TL'sinin davalıdan; 1.094,96-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
80,70 TL BAŞVURMA HARCI 437,84 TL PEŞİN HARÇ
437,84 TL PEŞİN HARÇ + 84,23 TL EKSİK HARÇ
72,30 TL VEKALET HARCI 522,07 TL KARAR VE İLAM HARCI
4.600,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
+ 257,50 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
5.448,34 TL TOPLAM