T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/112 Esas
KARAR NO:2025/178
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/01/2022
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile .. plakalı araç için Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, poliçelerde meydana gelen araç tarz değişikliği nedeniyle ek zeyilname düzenlendiğini ve ortaya çıkan prim farkı alacağının ödenmemesi nedeniyle sigortalıdan tazmini sağlamak amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Mahkeme huzurunda ikame dilmiş olunan işbu davada dava dilekçesinin müvekkiline 10.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, Söz konusu tebliğ tarihinden sonra taraflarına davaya cevap verebilmek adına süre uzatım dilekçesinin mahkemeye sunulduğu ve taraflarına iki haftalık ek süre verildiği, İşbu dilekçe ile yasal süresi içerisinde haksız ve mesnetsiz işbu davaya cevap verme zarureti hasıl olduğu, bilindiği üzere itirazın iptali 1 yıllık süreye tabi olduğu, yani alacaklı bu davayı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içinde açabileceğini, davalı yan dava dilekçesinde poliçelerde araç tarz değişikliği nedeniyle ek zeyilname düzenlenmiş olduğunu ve ortaya çıkan prim farkı açısından müvekkiline ihtarname keşide edildiğini, gerek ihtarnameler gerekse sigorta poliçelerinin dosyada bulunmaması davacı yanın kötü niyetli tutumuna karine teşkil ettiğini, işbu dilekçenin mahkemeye sunulduğu gün itibariyle dahi ihtarnamenin dosyaya sunulmadığını, davacı yan tarafından müvekkili aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı icra dosyasında müvekkilinin alacaklı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı, zira takip müstenidatında sunulu bir evrak müvekkiline tebliğ edilmediği, ayrıca ödeme emrinde dayanak kısmında belirtilen araç tarz değişikliği müvekkili tarafından yapılan bir işlem olmayıp, neye dayandığı da taraflarından bilinmediğini, bu durumun yanı sıra davacının başlattığı icra takibinin dayanağı olan poliçeyi dahi sunmamışken ihtarname ve farklı poliçeler sunulmuş olması dava açısından mümkün olmadığını, dava konusu edilmiş olan olayda davacı yan araçlara ilişkin olarak poliçe düzenlediğini, poliçenin düzenlenmesi aşamasında bilindiği üzere sigortalının edimi sigortalanacak araçlara ilişkin ruhsatnamelerin sigortacıya verilmesinden ibaret olduğu, müvekkilinin dava konusu araçlara ilişkin ruhsatnameleri davacı sigortacıya iletmiş ve davacı yancı poliçeler düzenlenerek sigortalama işlemi sağlandığını, davacı yan dava dilekçesinin talep kısmında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, kabul anlamına gelmemek ile birlikte böyle bir borcun varlığı kabul edilse dahi müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, nitekim icra takibine konu dayanak belgesi bulunma ödeme emrine binaen ödeme yapılmasının müvekkilinden beklenmediğini, haciz tehdidi ile karşılaşmamak adına borca itiraz eden müvekkilinin hukuki bir müeyyideyle karşı karşıya bırakılması da hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, davacı yanın haksız ve mesnetsiz iddiaları doğrultusunda ikame edilmiş olan işbu davanın reddini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Davacı şirkete müzekkere yazılarak davaya konu sigorta poliçelerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Mahkememizin 12/03/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişilerin 14/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak,
"Davacı ... Sigorta A.Ş. inceleme günü olan 29.03.2024 günü, saat 10:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davacı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
İncelenen davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davalı şirkete ait 2020 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı şirket dava konusu olan ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araç, ... numaralı poliçe ile 34 ... plakalı araçlar için düzenlenen Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçelerini ticari defterlerinde kayıt ettiğine dair tarafıma herhangi bir belgeyi ibraz etmediğinden davalı yanın dava konusu olan poliçeleri ticari defterlerinde kayıt altına alıp almadığının tespit edilemediği,
Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 12/11/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince, dosyanın ek rapor alınmasını için bilirkişiye tevdi edilmesini karar verilmiş olup, bilirkişilerin 07/02/2025 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak,
"İncelenen davacı şirkete ait 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davaya konu 10 adet poliçe ve zeyilnamesinin incelenmesi sonucu, sigortalı tarafından hatalı bir tarz bildirimi olmadığı, sigorta şirketinin büyük otobüs olarak kayda aldığı aracı sigortalamış olduğu ek prim talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varılmaktadır..." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi kök ve ek raporlarının taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı vekilinin kök ve ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin kaldığı yerden devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin noktalarında toplandığı anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava sigorta şirketinin sigortalanacak araç yönünden tipi değişikliği olması neticesinde düzenlenen poliçeler neticesinde talep edilen ek ödemeye ilişkin yapılan icra takibine yapılan itrazın iptaline yönelik olduğu anlaşıldı.
Alanında uzman bilirkişilerce yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu incelendiğinde davalı şirket davacı sigorta şirketine sigorta yaptırılacak otobüse ilişkin bilgileri eksiksiz ve tam bir şekilde verdiği tespit edilmekle beraber ruhsat dışında aksi bir bilginin de verilemeyeceği rapor ile birlikte ispatlanmıştır. Sigorta şirketi mevcut bilgilerle araç tarzını küçük otobüs olarak sisteme girişini yaptığı, bu küçük otobüs bilgisinin ise davalı tarafından verilmediği davalının kusurunun ispatlanamadığı tespit edilmiştir. Yapılan inceleme ile 10 adet zeyilname düzenlendiği fakat hatalı bildirimin davalı tarafından yapıldığının ispatının gerçekleşmediği dolayısıyla davacı talebi ek prim ücretlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucuya 680.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 26/10/2021 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 58,96.-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 680,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır