T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/115 Esas
KARAR NO :2025/678
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ:22/02/2023
KARAR TARİHİ:13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı firmadan aynı zamanda müvekkilin kız kardeşi olan dava dışı Mimar ...'ın Duha/Katar ülkesinde yaptığı projede kullanılmak üzere fatura tipi “İhraç Kayıtlı” olan 19.02.2021 tarihli faturaya konu ürünler sipariş edilerek alındığını, Dava dışı Mimar ...'ın gerek şirket resmi maillerine gönderdiği talimatlar ve gerekse telefon konuşmalarından ürünlerin nitelik ve özellikleri davalı yana bildirilmiş ve buna göre oluşturulan sipariş doğrultusunda anılan ürünler alındığını, ancak ürünler Duha/Katar ülkesine ihraç edildikten sonra kusurlu ve hatalı üretim nedeniyle gizli ayıplarının bulunduğu ve bu sebeple kullanım sonrasında birçok hatalı ve ayıplı durumlar ortaya çıktığını ve tüm bunlar görselleri ile birlikte mail ve whatsapp yoluyla davalı yana bildirildiğini, nitekim Mimar ...'ın 18.10.2021 tarihli şirket yetkililerine gönderdiği malinde de belirttiği üzere; Whatsapp'tan gönderilen videolardan ve fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi üretilen ürünlerin tamamının kusurlu olduğunu, oksitlenmeye karşı garantili olan metallerin tamamen karadığını, sandalyelerde vida yuvasına metal dübel konmamış direk kontraya sabitlendiğini, mermer masalarda mermer-kenar metal yükseklikleri ayarlanmadığını, masaların ayakları mermerin ağırlığına uygun şekilde üretilmediğini, dış mekan sandalyelerde fırın boya/elektrostatik kullanılmamış olduğu belirtilmiş ve hukuki olarak tüm ürünlerin en az 2 yıl kullanım garantisi olup üretim hatası süre kısıtlaması olmaksızın giderilmesi gereken bir sorun olduğu ve ürünlerin kullanıma başlayalı yaklaşık 6 ay dahi dolmadan tamamında problem çıktığı belirtildiğini, firma yetkilisi ... Hanım ile müvekkilin kardeşi dava dışı mimar ... arasında hem davaya konu ürünlerin üretim aşamasında hem de ürünlerin tesliminde sonra ayıplı üretimden kaynaklı sorunlardan dolayı sürekli olarak mail üzerinden irtibat kurulduğunu, müvekkilce davalı yana müvekkilce ayrıca ....Noterliğinin yevmiye nolu ihtarıyla ihtarname gönderilmiş ve ihtarnamede "ürünlerin ayıplı olduğu belirtilerek hangi ürünlerin ayıplı olduğu ayrıntılarıyla izah edilerek, Mimar ...'ın da şirket yetkililerine gönderdiği malinde belirttiği hususlar doğrultusunda uzlaşmak adına, elektrostatik tekrar yapılabileceği için diş mekan sandalyeleri hariç tüm paslanmaz ürünlerin bedeli olan 137.850,00 TL'nin faiziyle birlikte tarafına ödenmesinin talep edildiğini, ancak bu talebine yanıt verilmediğini, ayıplı ürünlerin Duha/Katar ülkesine gönderilmiş olması hasebiyle ürünlerin yeniden Türkiye'ye getirilerek davalı yana iade edilmesi olanağı bulunmadığından ayıp oranında ödenen bedelin iadesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, nitekim 6098 sayılı TBK'nın Alıcının seçimlik hakları başlıklı 227.maddesi; MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 2. Satılanı ahkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. Hakkını alıcıya tanıdığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2022/... - 2022/... sayılı arabuluculuk yoluna gidilmiş ancak anlaşma sağlanamadığını bildirip, davanın kabulüyle, davalı yandan satın alınan ürünlerde sonradan ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle ayıp oranında satış bedelinden, değeri tam ve kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL indirim yapılmasına dayalı alacağının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya zaman aşımı açısından itiraz ediyoruz. ayrıca ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerde ki ayıp tam olarak müvekkil firmaya bildirilmediğini, sözlü olarak bir takım iddialar ortaya atılmış ve kendilerinden kaynaklanan kusurları da müvekkili firmadan talep ettiğini, öncelikle, mimar ... müvekkil firma da çalışan ... Bey ile iletişime geçmiş bu görüşmeler sonunda 09.12.2020 tarihinde 163.425 TI değerinde sipariş onaylandığını, 65.370 TL'lik kapora müvekkil firma olan ancak davada taraf olmayan ... mobilya yapı sanayi ve dış ticaret Ltd. Şti hesabına ödendiğini, ödemenin akabinde davacı taraf ile müvekkil firmada çalışan ... Hanım arasında sipariş detayları mail üzerinden konuşulmaya başladığını, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere müvekkili firma ile davacı tarafın 2 aylık teslim süresinde anlaştığını, müvekkili firma ödeme sonrası üretime başlaması gereken süreçte 11.12.2020 tarihinde ... Hanım (... firması mimarı) proje sahibine onaylatmak için ... Hanım'dan ürünler ile ilgili detaylı dosya istemiş ve süreci uzattığını, bu tarihte müvekkili firma detaylı dosyayı hızlıca hazırlayıp mail üzerinden ... Hanım'a gönderdiğini, başta müşteriden onay beklenileceğini belirten ... Hanım, sonrasında üretime başlanmış olmalı ve ürünlerin tamamını ay sonuna kadar çıkartmak istediklerini belirttiğini, yine aynı gün müvekkili firmanın detaylı dosyayı göndermesinin akabinde davacı taraf, “strike sandalye modelinin vidalarını ve tapaların görsellik açısından değiştirilmesi gerektiğini mail üzerinden belirttiğini, 14.12.2020 tarihinde de yine benzer revizelerin yapılması gerektiği mail üzerinden konuşulduğunu, müvekkili firma bu gibi işlerde özel üretim çalışması nedeniyle yapılan ürünün metal rengi, materyali, kumaş rengi gibi detayların bildirilmesini müşterisi olan davacı taraftan istemektedir. Fakat mimar ... Hanım 17.12.2020 tarihine kadar proje ile ilgili bar sandalyesi oturum yüksekliği, çerçeve metal rengi, kumaş seçimini yapmamıştır. 17 aralık tarihinde seçilen metal rengi, ve bar sandalyesi yüksekliği müvekkil firmaya bildirildiğini, proje başından beri üçüncü kez revize edildiğini, yine aynı tarihte ... Hanım, ürünlerin gelmeden önce pera interior tarafından tek tek kontrol edileceğini belirttiğini, son imza alınmadan da işe başlanılmaması gerektiğini belirttiğini, müvekkili firma yetkilisi ... Hanım, mailden geri dönüş sağlayarak davacı tarafa 8 maddeden oluşan ürün kodlarını tek tek belirtmiş ve onay istediğini, bu süreçte ... mimarlık firmasının yaptığı revizelerden kaynaklı çok gecikme yaşandığını, davacı taraf son imzasız ürünlere başlanmasın demesine rağmen teslim konusunda müvekkili firmayı çok zorladıklarını, bunun üzerine parça parça teslim yapılmasını talep ettiklerini, fakat müvekkil firma yetkilisi ... ... hanım ile olan whatsapp mesajlarında da bu şekilde teslim yapamayacağını belirttiğini, dava dosyasında belirtilen 6 adet masa çerçevesinin yapılmadığı iddiasına ilişkin; ürünlerin Katar'a gitmesi akabinde 6 adet masa çerçevesinin tekrar yapılması istendiği belirtildiğini, karşı taraf yetkilisi Fatma Hanım ve müvekkil firma yetkilisi ... Hanım'ın whatsapp konuşmasında da görüleceği üzere 6 adet paslanmaz çerçeveli mermerli masa tablası yapılmış, gönderim için Fatma hanımla iletişime geçilmiş fakat kendisi bunu unuttuğunu söylediğini, yani alıcı firma kendisi bu ürünleri göndermeyi unuttuğunu belirttiğini, halen bu ürünlerin müvekkili firmanın deposunda beklediğini, müvekkili firma teslim etmiş olduğu ürünlerde kendisinden kaynaklı ayıp olmamasına rağmen davacının bazı hatalı ürün olarak nitelendirdiği parçaları yeniden üretmiş ve davacıya alması yada aldırması için bilgi vermiştir. Yeniden üretilen ve aylardır müvekkil firmanın deposunda bulunan parçaların, 6 adet paslanmaz masa çerçevesi hazırlamışlar ve önceki çerçeve ile uyum sağlamaması olasılığına karşı 6 adette çerçeve içine uygulanan mermerler yapıldığını, davacının ne zaman isterse aldırabileceğini, davacının yetkilisi ...'nın 09.12.2020 tarihli teslim evrakı ile ürünleri eksiksiz teslim aldığını beyan etmiş ve imzalayarak ürünleri teslim aldığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirip, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazılarak, Mahkememiz davacısı ... Tc kimlik Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın 2021 - 2022 ve 2023 yılı gelir beyannamelerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
13/09/2024 tarihinde mahkememizce Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama, Orman Mühendisi bilirkişiler vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Yine aynı bilirkişiler vasıtasıyla 03/03/2025 tarihinde ek rapor aldırılmış olup, rapor dosyamız arasına alınmıştır.
29/01/2024 tarihli celsede davalı tanığı ..., ... dinlenilmiştir.
Davacı vekili 30/06/2025 tarihinde değer arttırım dilekçesini dosyaya sunmuştur.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca teslim edilen ürünlerin ayıplı olması sebebiyle ayıp oranında indirim yapılması talebine ilişkindir.
Taraflar arasında sözlü olarak akdedilen sözleşmeye göre davacı iş sahibi davalı yükleniciye belli özelliklerde masa, sandalye ve berjer siparişi vermiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesidir. TBK md. 470’ye göre eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Malzemenin iş sahibi tarafından temin edilmesi sözleşmenin niteliğini etkilemez. Zira TBK md. 472 uyarınca malzemenin iş sahibi tarafından temin edilmesi kararlaştırılabilir. Yüklenici, sözleşme kapsamında üstlendiği işi mesleki ve teknik kurallara uygun olarak, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. İş sahibinin ise, bedel ödeme borcu bulunmaktadır. Bedel ödeme borcu, eserin teslim edilmesiyle birlikte muaccel hale gelir. Eserin kabulü TBK md. 477’de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre eserin açık veya zımnen kabul edilmesi halinde yüklenici, her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak yüklenicinin kasten gizlediği ve usulüne göre bir gözden geçirme ile tespit edilemeyecek ayıplar yönünden eser kabul edilmiş olsa bile yüklenicinin sorumluluğu devam eder. İş sahibi gözden geçirme ve ihbarda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır. Sonradan ortaya çıkan ayıpları iş sahibi gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır. Aksi takdirde iş sahibi, eseri kabul etmiş sayılır.
Somut olayda davacı üretilen ürünlerde birtakım ayıpların bulunduğunu iddia etmiştir. Eser sözleşmelerinde yüklenici eseri ayıpsız olarak teslim etmek zorundadır. Ayıptan doğan sorumlulukta iş sahibinin seçimlik hakları mevcuttur. TBK md. 475 uyarınca iş sahibinin eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkı mevcuttur. Dosyaya sunulan evraklardan ürünlerdeki ayıpların fark edilmesi üzerine davacının davalıya mail attığı, ayıpları bildirdiği ve davalının da 17/01/2022 tarihli mailinde ayıpları kabul ettiği ve bedelin yarısını iade edeceklerini taahhüt ettiği görülmüştür. Davacı iş sahibi zararının daha fazla olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Mahkememizce sözleşme konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve bu ayıplardan hangilerinin davacı hangilerinin davalı kaynaklı olduğu ve zararın taahhüt edilenden daha fazla olup olmadığına dair inceleme yapılması için bilirkişi heyeti görevlendirilmiştir. 04/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davalıdan kaynaklı ayıplar sebebiyle bedelden 55.573,50 TL indirim yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Raporun usul ev yasaya uygun, denetime elverişli olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından indirim miktarı 55.573,50 TL olarak hesaplanmışsa da yukarıda bahsedilen mail içeriğinde davalının ayıpları kabul ederek bedelin yarısını iade etmeyi taahhüt etmesi karşısında, davacının davalıdan 68.925 TL bedel iadesi talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Ancak davacının değer artırım talebinde talebini 55.573,50 TL olarak kesinleştirmesi sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gözetilerek hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davalının ürettiği ürünlerde davalı kaynaklı ayıpların bulunduğu, davalının bu ayıpları kabul ettiği ve bedelin yarısını iade etmeyi taahhüt ettiği, davacının iddia ettiği gibi daha fazla bir zararın bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, 55.573,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.796,23-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.119,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.676,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 940,00-TL Tamamlama Harcı, 45.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 904,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 47.204,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2025
Katip ...
Hakim ...