T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO :2025/326
Mahkememiz Dosyası İle Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Sayılı Dosyasında,
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/03/2023
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş., ... sektöründe faaliyet göstermekte olup, uzun yıllardır kendi sektöründe faaliyetine devam ettiğini, firma yetkilisi ... tarafından işbu dilekçemizde davalı olarak yer alan ... firması ile ilgili çeklerde kendisinden önceki ciranta olan ... aleyhine şikayette bulunulmuş olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Srş. No. ve ... Srş No.lu dosyaları nezdinde soruşturmalar açıldığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyaları üzerinden davalı ... ... firmasınca müvekkili şirket aleyhine icra takibine başlanmış, ihtiyati haciz yolu ile ihtiyati haciz kararının alındığı gün müvekkil işyerine gelinerek müvekkili şirket malları haczedilmek istendiğini, işbu süreçte müvekkili şirket yetkilisi ..., malların muhafaza edileceği baskısı nedeniyle “borcu kabul ediyorum, ödeyeceğim” şeklinde beyanda bulunmaya zorlanmış, bu beyanın alınması neticesinde alacaklı vekili muhafaza yapmaktan vazgeçtiğini, bu olayın hemen ardından ... isimli şahısla iletişime geçilmiş, kendisi dosyayı kapatacağını ve müvekkili işyerine hacze gelinmeyeceğini belirterek müvekkil adına suç duyurusunda bulunmamızın önüne geçmeye çalıştığını, ilerleyen günlerde müvekkili şirket adına bu konu araştırılmış, neticesinde iki adet çeke şirkete ait olmayan bir kaşenin üzerine yine şirket yetkilisine ait olmayan bir imzanın atıldığının tespit edildiğini, bunun ardından tekrar müvekkili iş yerine haciz amacıyla gelinmiş, gerek icra memuruna gerekse de alacaklı ... ... vekiline çeklerdeki imzanın tarafımıza ait olmadığı, çeklerdeki kaşenin de firmanın kaşesi olmadığı, hem imzanın hem de kaşenin sahte olduğu belirtilmesine rağmen alacaklı taraf haciz için geri adım atmayacaklarını, tarafımıza son kez süre verdiklerinden bahisle müvekkili işyerinden ayrıldıklarını, mütemadiyen benzer olayların gerçekleşmesinin ardından müvekkilimnin söz konusu çekte kaşesi ya da imzasının olmadığı halde borçlu addedilerek ... ... yetkililerince haciz baskısı yaşamaya devam ettiğini, davalılardan ... firması yetkililerine defalarca kez tarafımızın ilgili çekler gereği borçlu olmadığı, bu husus nedeniyle suç duyurusunda bulunduğumuz anlatılmış, ... ... yetkilileri ise bu beyanlarımızı, delil gösterilmesine rağmen karşılıksız bırakıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin beyanları, ilgili icra dosyalarındaki haciz tutanaklarından da anlaşılacağını, yaşanan bu süreç ve malların muhafaza altına alınacağı baskısı nedeniyle tarafımızca .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/... E. Numaralı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edilmiş, ancak tarafların davayı takip etmemesi nedeniyle HMK m.150/1-5 hükmü uyarınca ''davanın açılmamış sayılmasına'' karar verilmiş olup, ilgili dosya 28.03.2023 tarihinde tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleştiğini, açıklamalar doğrultusunda, alacaklıları, borçluları ve de ciro zinciri aynı olan her iki çek ve bu çeklerden kaynaklı olarak aleyhimize açılan icra takiplerince borçlu olmadığımızın tespiti amacıyla menfi tespit talepli davasının açılmasının elzem hale geldiği, öncelikle .... İcra Müdürlüğü ... E. ve .... İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyalarında asıl alacak, faiz, feriler ve tüm masraflar ile birlikte İİK m.72/3 hükmü çerçevesinde %15 veyahut Sayın Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ilgili dosyalarda haczedilen menkul ya da gayrimenkulün alacaklıya ödenmemesi / alacaklı uhdesine devredilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalılara borcunun olmadığının tespit edilmesine ve takiplerin iptaline, davalıların haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile çeklerde yazılı toplam dava değerinin İİK m.72/5 hükmü gereği yüzde 20'den aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma, müşterisi ... Tic. ve San. Ltd. Şti.’den olan alacağına mahsuben olmak üzere, 25.09.2015 keşide tarihli, keşidecisinin ... olan ... Bankası ... Şubesi keşide yerli, ... çek numaralı ve 47.500,00 TL miktarlı çekle birlikte yine 15.09.2015 keşide tarihli, keşidecisinin ... olan ... Bankası ... Şubesi keşide yerli, ... çek numaralı ve 75.000,00 TL miktarlı çekleri aldığını, diğer davalı ...’in borcuna mahsuben verdiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine, borçlu/davacı, diğer davalı ve keşideci ile diğer cirantalar aleyhinde olmak üzere, 15.09.2015 keşide tarihli ve 75.000,00 TL miktarlı çek için, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş. 05.10.2015 tarihinde alınan karar 18.09.2015 tarihinde ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından, 25.09.2015 keşide tarihli ve 47.500,00 TL miktarlı çek için ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. 08.10.2015 tarihinde alınan karar, 13.10.2015 tarihinde ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra-i işleme konulduğunu, icra işlem safhasında taraflarınca gerek borçlu/davacı, gerekse de diğer borçlular hakkında icra-i işlemler yapıldığını, Borçlu/ davacı tarafından, sayın mahkemede derdest edilen Menfi tespit davası iyi niyetten yoksun olduğu, zira davacı zaten halihazırda yetkilisi olduğu ve diğer borçlu olan şirketi için daha önce dava ikame etmiş olup işbu davaya cevaplarının da davacının ikrar beyanlarına yer verildiğini, davacı şimdi kendi adına da huzurdaki davayı ikame etmiş ancak işbu davası da diğer davası gibi kötü niyet amacıyla ikame edildiğini, davacının hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan kendi iradesi ile imzaladığı söz konusu haciz tutanaklarında, borçlu davacı taraf haciz baskısı olmadan borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu, borçlu davacıya ödeme emri 24/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, ödeme emrine karşı borçlu davacı tarafından hiçbir itiraz ileri sürülemediğini, bu dosyadan ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasından 08.10.2015 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınmış olmasına rağmen, ihtiyati haciz kararı sonrası hemen borçlu/davacı tarafa hacze gidilmemiş, gönderilen ödeme emri kesinleştikten sonra fiili haciz işlemine başlanıldığını, davacı ve yetkilisi olduğu şirketin adresine hem ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından hem de .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından farklı tarihlerde hacze gidildiğini, davacı haciz tutanaklarında defalarca borcu kabul ettiğini ve ödeyeceğini, şimdi asılsız iddialarda bulunarak borçtan yeni haberdar olduğunu beyan ederek kötü niyetli olduğu, davacı ... icra takibinin her aşamasında borçtan, borcun dayanağı olan çeklerden ve icra takibinden haberdar olduğunu, davacı borçlu ... 17.11.2015 tarihli haciz tutanağı ile borcu müşterek ve müteselsil kefil olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş ve haciz tutanağı bizzat kendisi tarafından imzalandığını, ortada ilam niteliğinde geçerli bir icra kefil sözleşmesi bulunmaktayken davacının aksini iddia etmesinin mümkün olmadığını, gerek çeklerdeki önceki ciranta ... ve gerekse de borçlu/davacının yetkilisi olduğu diğer davacı şirket ... ...’in çekleri ciro ederek verdiği diğer davalı ... Tic.ve San. Ltd.Şti., nin birbirleri ile ticari ilişkide olduğu, bu üç cirantanın birbirlerine çeklerle finansman oluşturduğu, çekteki ciro silsilesi gereği sırasıyla, ciranta ..., borçlu/davacının yetkilisi olduğu diğer davayı ... şirketi ve diğer davalı ... birbirleri ile ticari ilişki içerisindedirler ve birbirlerini dava konusu çeklerle kredilendirerek maddi menfaat temin etmişler, çekler ödenmeyince de birbirleri ile ters düşerek işbu davayı açıp borçlarından kurtulmak yoluna gitmeyi hedeflediklerini, müvekkili firmanın hak ve alacağı iyi niyetli hamil olması sebebiyle ortada olup, borçlu davacının derdest ettiği davanın kötü niyetli olduğu, borçlu/davacı yasal itiraz süresinde borca itiraz etmediği gibi, haciz tutanağında borcu kabul etmiş, talep olmamasına rağmen kendi hür iradesi ile borçlu/davacı ... borca şahsen kefil olduğunu, keza diğer borçlu/davacı firma ile diğer davalı arasında ticari ilişki olduğu ve dava konusu çeklerin diğer davalının ticari kayıtlarına işlendiği ekte sunduğumuz Muavin Defter kaydı ile de sübuta erdiğini, işbu sebeplerle borçlu davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, müvekkili firmanın iyi niyetli hamil olması dava konusu çeklerin ticari ilişkiden dolayı müvekkili firmaya geçtiğinin ticari kayıtlar ile sabit olması sebeplerinden borçlu/davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, müvekkili firmaya karşı derdest edilen huzurda ki davanın, kötü niyetli olarak dermeyan edildiğinin dosya kapsamı ile zuhur etmiş olması karşısında, kötü niyetli borçlu davacının % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davacı tarafın sunmuş olduğu ihtiyati tedbir talepli dilekçesi, ihtiyati tedbir talebini haklı gösterecek hiçbir delil içermemesi, soyut ve üstünkörü beyanlardan oluşması, yaklaşık İspat Kuralının davacı tarafça ifa edilememiş olması, dava dışı firma ile davacının arasındaki hukuki ve cezai ihtilafın sonuçlarından kayden davalı müvekkilin sorumlu tutulmaya çalışılmasının hakkaniyet ilkelerine ve mülkiyet hakkına açıkça aykırı olması sebeplerinden davacı tarafça istenen usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir kararı isteminin reddine, davacının taleplerini asla kabul etmemekle birlikte huzurdaki davada teminat miktarının tamamlanması amacıyla kesin süre verilmesine, eksik teminat tamamlanmadığı takdirde davanın usulden reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin borçlular davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ...ne usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen davaya cevap vermemiş olduğu görülmüştür.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, ... A.Ş.de firma yetkilisi olarak çalıştığını, davalı ... firması ile ilgili çeklerde kendisinden önceki ciranta olan ... aleyhine şikayette bulunulmuş olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Srş. No. ve ... Srş No.lu dosyaları nezdinde soruşturmalar açıldığını, her iki icra dosyasına konu iki çekteki alacaklılar, borçlular ve de ciro zinciri birbirinin aynısı olduğunu, iki adet çeke, şirkete ait olmayan bir kaşenin üzerine yine şirket yetkilisine ait olmayan bir imzanın atıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... A.Ş. adına taraflarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/... E. Numaralı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edildiğini, ancak taraflarının davayı takip etmemesi nedeniyle HMK m.150/1-5 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına' karar verildiğini, ilgili dosyanın 28.03.2023 tarihinde taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleştiğini, işbu dosyanın kesinleşmesi akabinde taraflarınca yeniden müvekkilinin yetkilisi olduğu ... A.Ş. adına menfi tespit talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Numaralı dosyası ikame edildiğini ve dosyanın derdest olduğunu, işbu dosya ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Numaralı dosyasının ivedilikle birleştirilmesini, davalı tarafça müvekkilinin malvarlığı üzerine haciz tatbik edildiğinden ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
... CBS'nin ... ve ... soruşturma, ... CBS'nin 2015/... esas,... CBS'nin 2016/... soruşturma, .... ATM'nin 2016/... esas sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
... ve ... Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak, davacı ve davalılar yönünden 2014 - 2015 - 2016 yıllarına ait BA ve BS formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
... Ticaret Sicil Müdne müzekkere yazılarak davacı şirket yönünden 2014- 2015- 2016 yıllarına ait yetkililerini gösterir tüm bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, yazı cevaplarının Mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
.... ATMnin ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
.... ATM ' nin ... Değişik iş sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
.... ATM'nin ... Değişik İş sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
... ... CBS' ... soruşturma sayılı dosyasında bulunan çek aslının imza incelemesine esas Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyası içerisinde bulunun çek aslının imza incelemesine esas olacağından celbine karar verilmiş olup, çek aslının Mahkememiz kasasına alındığı görülmüştür. (Kasa No ...)
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, Mahkememizin 31/03/2023 ve 05/02/2025 tarihli ara kararları ile ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 10/01/2024 tarihli ara kararı gereğince, dosyanın imza incelemesi için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi' ne gönderilmesine karar verilmiş olup,
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi' nin 16/10/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çeklerde 3. ciroda ... A.Ş. kaşe izi üzerinde atılı imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı ve davalı vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
GEREKÇE
Asıl dava ve birleşen dava uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı icra dosyasında ve bu icra dosyasına konu çek nedeniyle ve .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı icra dosyasında ve bu icra dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava konusunun davacı firma adına ve birleşen dosyada davacı firma yetkilisi adına atılan imzaların geçerli olmadığı iddiası ile dava konusu çek yönünden açılan icra takibinde borçlu olmadığı yönünde iddiasının olduğu anlaşıldı.
Davacı ve birleşen davacı tarafın imzaya itiraz neticesinde itirazları değerlendirmek üzere, imza itiraz edilen firma yetkilisi vve birleşen davada davacı asilin bildirilen kurumlardan yeteri kadar imza örnekleri alınmış olup, imza örnekleri mukayese amaçlı Adli Tıp Kurumuna bahse konu çek ile gönderilmiş olup, yapılan teknik inceleme neticesinde imzanın davacı firma yetkilisi ve birleşen davada davacı asile ait olmadığı , imzalar arasında belirgin farkların bulunduğu yönünde rapor dosyaya eklenmiş olup, alınan raporun denetime elverişli ve inceleme yönünden aykırılık tespit edilmediğinden davalı tarafından İstanbul Üniversitesinden rapor alınma talebinin reddi ile mevcut rapor ve dosyadaki tüm deliller ile davacı iddiasını ispatladığı kabul edilerek, asıl dava ve birleşen dava yönünden imzaların geçerliliği saptanamadığı gerekçesi ile davaların kabulüne karar verilmiş olup , kötüniyet tazminat talebi yönünden kıymetli evrak niteliğindeki çek ile takip başlatıldığından kötüniyet tazminat taleplerinin oluşmadığı kanaatiyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2024/... sayılı dosyasından arabulucuya 4.700.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 07/04/2025 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
Asıl Dava Yönünden
1-Davacının davasının KABULÜ İLE davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü' nün .../ .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı tarafan borcu olmadığının tespitine ve takibin iptaline,
2-Davalı aleyhine İİK md. 72/5 uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-İİK md. 72/5 uyarınca takibin derhal durduğunun tespitine,
Birleşen Dava Yönünden
1-Davacının davasının KABULÜ İLE, davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü' nün .../ .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı tarafın borcu olmadığının tespitine ve takibin iptaline,
2-Davalı aleyhine İİK md. 72/5 uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-İİK md. 72/5 uyarınca takibin derhal durduğunun tespitine,
ASIL DAVA
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 9.327,71.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.331,93.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.995,78-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
2-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3-Davacılar tarafından yapılan; 179,90.-TL Başvuru Harcı, 2.331,93.-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.500,00.-TL Bilirkişi ücreti, 1.689,25.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.701,08.-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştikten sonra ve talep halinde iadesine,
BİRLEŞEN DAVA
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 9.327,71.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.331,93.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.995,78.-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan; 615,40.-TL Başvuru Harcı, 2.331,93.-TL Peşin/nisbi Harcı, 15,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.962,33.-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştikten sonra ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır