T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/218 Esas
KARAR NO :2025/358
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/04/2023
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2018 yılından başlayarak davalı şirkete istenilen tekstil ürünleri ürettiğini, davalının ilk zamanlarda teslim edilen ürünlerin bedelini süresinde ödediğini, ancak son dönemlerde aksatmaya başladığını, müvekkili şirketin davalıya üretmiş olduğu tekstil ürünleri için ödenmeyen cari hesaptan kaynaklanan 258.978,08 TL'nin ödenmesi için .... Noterliğinin 08 Nisan 2022 tarih ve ... yevmiyesi ile ihtar çekildiğini, davalı için üretilen 741 adet ceketin alınarak bedelinin ödenmesini istediğinde davalı yan ödeme de zorluk yaşadığından ödemeyi yapıp üretilen 741 adet ceketi almaması üzerine müvekkili şirket tarafından .... Noterliğinin 27 Nisan 2022 tarih ve ... yevmiyesi ile cari hesabın kapatılarak teslime hazır 741 adet ceketin teslim alınarak 129.167,49 TL bedelinin ödenmesinin ihtaren istendiğini, davalı tarafın bakiye fatura bedelini ödemediği gibi, 741 adet ceketin kendilerinden onay alınmaksızın akde aykırı üretildiği iddiası ile teslim alınmayacağının ihtaren müvekkiline bildirildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen; 25/03/2022 tarihli 64.319,49 TL'lik fatura alacağının bakiyesi 34.319, 49 TL alacak için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile işleme konan 34.319, 49 TL alacağa davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20 den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası örneği, .... Noterliğinin 08 Nisan 2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname örneği, .... Noterliğinin 27 Nisan 2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname örneği, .... Noterliğinin 10 Mayıs 2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname örneği, .... Noterliğinin 13 Mayıs 2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname örneği, .... Noterliğinin 24 Mayıs 2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname örneği ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneğinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 06/12/2023 tarihli celsesinde tanık dinlenilmesine karar verilmiş olup,
Davacı tanığı ...'nın "Ben davacı şirketin muhasebe ve finans sorumlusuyum, davalı şirketi ile 5-6 yıldır aktif olarak çalışmaktayız, davalı şirketle aramızda ödeme planı vardı ve davalı şirket bu ödeme planına uygun olarak zamanında ödemelerini yapardı, ancak son zamanlarda ödemelerinde gecikme yaşanmaya başladı, son durumda da ürünlere ilişkin ödemelerini yapmayınca davalı şirkete ihtar çekmek zorunda kaldık, çünkü davalının ödeme yapmaması bizi de finansal olarak zor duruma düşürdü, bir kaç ihtardan sonra davalı şirket ürünlerde problem olduğunu söyleyerek ödeme yapmayacağını bildirdi, durum bundan ibarettir, ayrıca ...'in kontrolcüsü vardır, kesim, dikim, ütü olmak üzere bütün aşamalarda ürünleri kontrol eder, kontrolcüsü ...'dır, ürünlerde bir sıkıntı olması durumunda bantlar durdurdular, hata düzeltilir, davalı şirketle daha öncesinde yanlış ürüne ilişkin bir sorum yaşamamıştık." şeklinde,
Davacı tanığı ...'ın "Ben davacı şirkette kalite - kontrol şefi olarak çalışıyorum, davalının talebi üzerine dava konusu ceketler üretime geldi, ürünler dikildikten sonra davalı şirketin kontrol sorumlusu ... tarafından kontrol edildikten sonra ütü ve paketleme işlemi yapıldı, ardından poşetlendi ve teslime hazır hale getirildi, ürünlerin kalite kontrolü ... tarafından yapıldı, onay vermesi üzerine paketlendi, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ayrıca davalı şirketle daha öncesinde böyle bir problem yaşamadık." şeklinde,
Davacı tanığı ...'ın "Ben davacı şirketin imalat sorumlusuyum, davalı şirketle 3-5 senedir çalışmaktayız, davaya konu 700 küsur ceketin üretimi noktasında davalı şirketten talep aldık, söz konusu ceketlere ilişkin takibi davalı şirketin sorumlusu ... yapmaktaydı, bir ürün dikileceğinde ürün yapıldıktan sonra davalının sorumlusunun okey vermesi üzerine üretime devam edilir, söz konusu ceketlerde de örnek ceket dikilip davalı şirketin sorumlusu ...'nın okey vermesi üzerine üretim yapıldı, bütün işlemler bittikten sonra yükleme aşamasına gelindi, ürünlerin yüklenmesi için kamyon dahil şirketin önüne geldi, ancak davalı ödeme yapmadığı için malı yüklemedik, biz 15 gün de bir davalıdan nakit ödeme alırdık, ancak davalının son zamanlarda ödemeleri 2-3 aylara kadar gecikmeye başladı, bu nedenle bu sorunlar yaşandı, daha öncesinde davalı ile böyle bir sorun yaşamadık,
Davalı vekilinin sorusu üzerine tanık beyanında; numune ürün okeylenmeden diğer ürünlerin dikimine başlanmaz, davalı sorumlusu ...'nın ürünleri okeylemesi üzerine üretime başladık, ödeme problemleri yaşayınca davalıya çektiğimiz ihtarlar sonrasında davalı tarafın sorumlusu tarafımıza ürünlerin okeylenmediğine ilişkin evrakı gönderdiğini söyledi, ancak bizim tarafımıza öyle bir evrak gönderilmemiştir." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Mahkememizin 06/12/2023 tarihli celsesinin 06/12/2023 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 28/05/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacının, davalı aleyhine .... İcra müdürlüğünün 202/... esas sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte dava konusu yaptığı 25.03.2022 tarihli 67.836,96 faturadan bakiye 34.319,49 TL alacağının davalı tarafından bilinebilir ve davalının cari hesabında bu miktar borçlu olduğunun kayıtlı olduğu gibi bu miktarın da davacının cari hesabından ayıp nedeniyle mahsup ettiklerini ikrar ettiği, ancak bu mallar/üretimler üzerinde ayıplı olduklarına ilişkin inceleme yapılmadığından davalının mahsup ettiği ürünlerin ayıplı olduklarına dair ispat yükü altında olacağı,
Davalının ayıp iddiasını ispat edemediği hakkında karar ittihazı halinde de, davacının, davalıdan icra takibi nedeniyle 34.319,49 TL alacaklı olabileceği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz işletilmesi gerekeceği,
94.848,00 TL tutarlı alacak ile ilgili yapılan teknik incelemede; Tüm ürünlerin tekrar kalite kontrolden geçirerek ütü hatası gibi düzeltilebilir hatalarının düzeltilip 1. ve 2. Kalite olarak ayrılabileceği, 1. Kalite ürünlerin mağazalara sevk edilebileceği diğer 2. Kalite ürünlerin %20 indirim ile alınarak outlet mağazalarda satışının yapılabileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 08/07/2024 tarihli ara kararı uyarınca taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 16/12/2024 tarihli ek raporunda kök raporda varılan kanaatlerinde bir değişiklik olmadığına ilişkin ek rapor tanzim ettikleri görülmüştür.
Mahkememizin 15/01/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince davaya konu 94.848,00 TL tutarlı alacak talebine ilişkin olarak tekstil mühendisi bilirkişi tarafından tüm ürünlerin tekrar kalite kontrolden geçirilerek ütü hatası gibi düzeltilebilir hataların düzeltilip 1. ve 2. Kalite olarak ayrılabileceğinin belirtildiği, ancak raporda 1. Kalite ve 2. Kalite ürün sayısı belirtilmediğinden , ürünlerin hangilerinin 1. Kalite, hangilerinin 2. Kalite olduğunun tüm ürünler incelenerek belirlenmesi ve tespit edilen duruma göre hesaplama yapılması istenmiş olup, tekstil mühendisi bilirkişinin pasif olması ve görevlendirme yapılamaması nedeniyle Tekstil Mühendisi ...'in görevlendirilmesine karar verilmiş olup, SMMM ...ve ... tarafından hazırlanan 19/04/2025 tarihli raporda sonuç ve özet olarak;
"Davacının, davalı aleyhine .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte dava konusu yaptığı 25.03.2022 tarihli 67.836,96 faturadan bakiye 34.319,49 TL alacağının davalı tarafından bilinebilir ve davalının cari hesabında bu miktar borçlu olduğunun kayıtlı olduğu gibi bu miktarın da davacının cari hesabından ayıp nedeniyle mahsup ettiklerini beyan etmiş olmalarına rağmen bu ürünlerin ayıplı olmadıkları ve bedelinin davacıya ödenmesi gerekeceği,
Davacının 34.319,49 TL alacağına takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerekeceği,
98.848,00 TL alacak talebi yönünden, önceki raporlarımızda “... İkinci kalite ürünlerin ise %20 indirim ile alınarak Outlet mağazalarda satılabileceği, 1. Ve 2. Kalite ürün adet ayırımı /toplam tutarı yapılamadığı, Ancak toplam tutardan %20 indirim yapıldığında 94.848,00 x %20 = 18.969,60 TL indirim uygulanırsa 741 adet ürünün davalıya tesliminden sonra davacının 75.878,40 TL alacaklı olduğunun...” söyleneceği hakkında değerlendirme yapıldığı,
Ek rapor kapsamında teknik olarak yeniden yapılan ayıp incelemesinde malların mevcut durumları itibarıyla kontrol edilerek, üzerinde dikim işçilik, kumaş/malzeme kaynaklı hata/ayıp barındırmadığı, ütü/işçilik kaynaklı giderilebilir hatalar tespit edildiği ve indirim oranının ise mahkemenin takdirinde olduğu"na ilişkin görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi ve alacak talebine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine 34.319,49 TL bakiye fatura bedeli üzerinden takip başlatıldığı, borçlu vekilinin 23/05/2022 tarihli dilekçesi ile borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
28/05/2024 tarihli kök rapor ile 16/12/2024 tarihli ek raporda tekstil mühendisi tarafından düzenlenen raporun net ve açık tespitler içermediği, tüm ürünlerin tekrar kalite kontrolden geçirilerek ütü hatası gibi düzeltilebilir hataların düzeltilip 1. ve 2. Kalite olarak ayrılabileceğinin belirtildiği, ancak raporda 1. Kalite ve 2. Kalite ürün sayısının belirtilmediği gibi ürünlerin hangilerinin, hangi sebepten kaynaklı olarak 1. Kalite, hangilerinin 2. Kalite olduğunun tespit edilmediği, bu haliyle raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, dinlenen tanık beyanları, toplanan tüm deliller ve 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhine .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte dava konusu yaptığı 25.03.2022 tarihli 67.836,96 faturadan bakiye 34.319,49 TL alacağının davalının cari hesabında bu miktar borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davalı bu miktarı davacının cari hesabından ayıp nedeniyle mahsup ettiğini beyan etmişse de davalının bu ürünlerin ayıplı olduğunu ispatla yükümlü olduğu, ancak davalının buna ilişkin dosya kapsamına somut bir delil ve belge sunmadığı, dolayısıyla bu ürünlerin bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davalının iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiş;
Alacak talebi yönünden ise, tekstil mühendisi bilirkişi ... tarafından yapılan incelemede davaya konu ürünlerin mevcut durumları itibarıyla üzerinde dikim, işçilik, kumaş/malzeme kaynaklı hata/ayıp barındırmadığı, ütü/işçilik kaynaklı giderilebilir hatalar tespit edildiği hususu 19/04/2025 tarihli rapor ile sabit olup, ürünlerin 2022 yılında üretildiği göz önünde bulundurulduğunda ütü/işçilik kaynaklı hataların bulunmasının makul olduğu, bu hataların giderilmesinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafın ispatlanamadığı anlaşılmakla; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 34.319,49 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki 6.863,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacak talebi yönünden ise; 94.848,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2022/... sayılı dosyasından arabulucuya 1.560,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 34.319,49 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki 6.863,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alacak talebi yönünden ise; 94.848,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.823,43-TL karar harcından, peşin yatırılan 1.863,49-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.959,94-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 13.554,24-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
179,90 TL BAŞVURMA HARCI 1.863,49 TL PEŞİN HARÇ
1.863,49 TL PEŞİN HARÇ + 6.959,94 TL EKSİK HARÇ
25,60 TL VEKALET HARCI 8.823,43 TL KARAR VE İLAM HARCI
485,25 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 11.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
13.554,24 TL TOPLAM