T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/249 Esas
KARAR NO: 2024/588
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 19/04/2023
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan zayi belgesi verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde deprem meydana geldiği, davacı şirketin ... Mahallesi ... Caddesi No: .../... adresinde yer alan şubesinin büyük hasar görerek yıkıldığı, depremden sonra müvekkili şirket tarafından .../... şubesindeki resmi evrakların tespiti için araştırma yapıldığı ve tespiti yapılabilen halen çalışan ve işten ayrılmış olan ... siciline, ... siciline, ... siciline kayıtlı olup hepsi .../... şubesinde tutulan toplam ... çalışana ait personel özlük dosyalarının zayi olduğunun anlaşıldığını, davacı ... A.Ş.'ye ait dava dilekçesi ekinde liste olarak sunulan ... Mahallesi ... Caddesi No: .../... adresinde yer alan .../... şubesi nezdinde tutulan halen çalışan veya işten ayrılmış olan toplam ... personelin iş sağlığı güvenliğine ilişkin belgeler, zimmet ve diğer tutanakları, kişisel verilere ilişkin mevzuat kapsamında alınan onama ve aydınlatmaları, zimmet formları, puantaj kayıtları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları, sözleşmeleri dahil tüm özlük dosyalarının zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesinin verilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacı şirket hakkında herhangi bir vergi incelemesi veya soruşturması olmadığının bildirildiği görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin gönderildiği görülmüştür.
... SGK'ya yazılan müzekkereye ve ... SGK'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Davacı şirketin sicil kayıtlarının dosyaya eklendiği görülmüştür.
... SGK İl Müdürlüğüne ve ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 08/05/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince başka türlü temini mümkün olmayan ve saklanması zorunlu olan, davacının zayi talebine konu tüm özlük dosyalarının belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 17/09/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1-) Davacı ... A.Ş.'ne ait ..., ... ve ... şubesinde toplam ... kişinin çalıştığının kabul edilmesi gerektiği,
ÇALIŞTIĞI YER
KİŞİ SAYISI
...
6
...
12
...
386
TOPLAM
...
2-) Davacıya ait ... Mahallesi ... Caddesi No:... ... adresinde yer alan ... ... şubesi işyerinin deprem sebebiyle YIKIK olarak ... tarafından veri girişi yapıldığı,
3-) ... nin sayın Mahkeme adına gönderdikleri yazı ekinde var olan listelere göre ..., ... ve ... çalışanlar listesinin doğru ve gerçeği yansıttığının kabul edilmesinin gerektiği,
4-) Dava dosyasında mevcut olan Sayın Mahkeme adına düzenlenen ... 03.05.2023 tarih ... nolu yazısında " Davacı ... A.Ş. (VN: ...) ile ilgili: Bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde ilgili firmaya ait herhangi bir vergi incelemesi ya da soruşturması olmadığı görülmüş olup," yazılı olduğunun görüldüğü,
5-) İşçi özlük dosyasına ilişkin düzenlemeler 4857 s. İş Kanunu'nda uygulama alanı bulmuş; ilgili kanunun 75.maddesinde işverene, işçiye ait bilgi ve belgelerin yer aldığı bir özlük dosyası muhafaza yükümlülüğü getirmistir. Özlük dosyasında ne tür bilgi ve belgelerin yer alacağı konusunda bir düzenleme olmamakla beraber; işveren gerek İş Kanunu gerekse diğer mevzuat gereklilikleri doğrultusunda özlük dosyasında düzenlemek zorunda olduğu her türlü bilgi ve belgeyi tutmakla yükümlü olup aynı zamanda bu dosyayı işçiyle iş ilişkisi devam ettiği süre boyunda güncellemesi gerektiği,
6-) Her ne kadar, defter, kayıt ve belgelerin saklama süresi VUK'da 5 yıl olarak belirlense de, diğer mevzuatlarda (Türk Ticaret Kanununda ve Sosyal Sigortalar Kanununda) 10 yıllık saklama süresi öngörüldüğünden dava konusu yapılan personel (çalışanlara ait) tüm özlük dosyalarının (iş sağlığı güvenliğine ilişkin belgeler, zimmet ve diğer tutanakları, kişisel verilere ilişkin mevzuat kapsamında alınan onama ve aydınlatmaları, zimmet formları, puantaj kayıtları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları, sözleşmeleri dahil) 10 yıllık süre ile saklanması gerektiği,
Davanın 08.02.2023 tarihli ... sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine istinaden (06.04.2023- 19.04.2023) 15 günlük yasal sürede açıldığı, yukarıda arz ve izah edildiği üzere, çalışanlara ait özlük dosyalarının zayi olduğuna ilişkin kuvvetli emarelerin bulunduğu, bu nedenle yukarıda dökümü yapılan davacının ... şube çalışanlarına ait (personel) tüm özlük dosyalarının (iş sağlığı güvenliğine ilişkin belgeler, zimmet ve diğer tutanakları, kişisel verilere ilişkin mevzuat kapsamında alınan onama ve aydınlatmaları, zimmet formları, puantaj kayıtları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları, sözleşmeleri dahil) deprem nedeniyle zayi olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; davacı şirketin .../... şubesinde tutulan, halen çalışan ve işten ayrılmış olan toplam ... personelinin iş sağlığı güvenliğine ilişkin belgeler, zimmet ve diğer tutanakları ile kişisel verilere ilişkin mevzuat kapsamında alınan onam ve aydınlatmaları, zimmet formları, puantaj kayıtları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları, sözleşmeleri dahil tüm özlük dosyalarının zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Belgelerin saklanması ve saklama süresi başlıklı TTK'nun 82. maddesinde tacir tarafından saklanması zorunlu olan defterler ve belgelere ilişkin hangi koşullarda zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir alel veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir zıyaa öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
TTK'nun 82. maddesine göre, her tacir; ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıftandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.
TTK'nun 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. (Yargıtay 11. HD. 08.12.2014 tarih, 2014/12543-19170 E. K.)
Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir. (YHGK. 16.03.2016 tarih. 2014/827 Esas, 2016/311 Karar)
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre ise, işveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır. Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve İcra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. 75. maddeye göre, İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır. Ayrı Kanun'un 92.maddesine göre, teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
Benzer bir düzenleme 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu'nun “Prim belgeleri ve işyeri kayıtları" başlıklı 86. maddesinde yer almakta olup, bu hükümde de işyeri defter, kayıl ve belgelerin ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tastiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek konusunda zorunluluk öngörülmüştür.
Somut olayda, davacı şirketin .../... şubesinde mevcut duruma göre tespiti yapılabilen halen çalışan ve işten ayrılmış olan toplam ... personelin özlük dosyaları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları vd. kayıtlarının ülkemizde meydana gelen 6 Şubat 2023 tarihli büyük deprem nedeniyle zayi olduğu ileri sürülerek zayi belgesi verilmesi talep edilmiş olup, işverenlere çalıştırdıkları işçilerle ilgili belge ve kayıtların saklanması konusunda yükümlülükler getirilmiş, bu kayıt ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi halinde idari yaptırımlar öngörülmekle; TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmediğinden diğer yerlerden temin edilemeyecek ve saklanması zorunlu olanlar gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile tespit ettirilmesi gerektiğinden mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacıya ait ... Mahallesi ... Caddesi No: ... ... adresinde yer alan ... ... şubesi işyerinin deprem sebebiyle YIKIK olarak ... tarafından veri girişi yapıldığı, ... nin gönderdikleri listelere göre ..., ... ve ... çalışanlar listesinin doğru ve gerçeği yansıttığının kabulünün gerektiği, ... 03.05.2023 tarih ... nolu yazısında " Davacı ... A.Ş. (VN: ...) ile ilgili bilgisayar kayıtlarının tetkikinde ilgili firmaya ait herhangi bir vergi incelemesi ya da soruşturması olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... Anonim Şirketi'nin ..., ... ve ... şubesinde toplam ... personelin çalıştığı, davacıya ait ... mahallesi, ... caddesi, No: , .../... adresinde yer alan şube işyerinin depremde yıkılması sebebiyle davacının ... şube çalışanına ait tüm özlük dosyalarının (iş sağlığı güvenliğine ilişkin belgeler, zimmet ve diğer tutanakları, kişisel verilere ilişkin mevzuat kapsamında alınan onama ve aydınlatmaları, zimmet formları, puantaj kayıtları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları, sözleşmeleri dahil) deprem nedeniyle davacının iradesi dışında zayi olduğu, davacının bu defter ve belgeler ile ilgili dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
Davacı ... Anonim Şirketi'nin ..., ... ve ... şubesinde toplam ... personelin çalıştığı, davacıya ait ... mahallesi, ... caddesi, No:42, .../... adresinde yer alan şube işyerinin depremde yıkılması sebebiyle davacının ... şube çalışanına ait tüm özlük dosyalarının (iş sağlığı güvenliğine ilişkin belgeler, zimmet ve diğer tutanakları, kişisel verilere ilişkin mevzuat kapsamında alınan onama ve aydınlatmaları, zimmet formları, puantaj kayıtları, bordroları, işe giriş çıkış bildirgeleri, yıllık izin kayıtları, sözleşmeleri dahil) deprem nedeniyle ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcından, peşin yatırılan 179,90-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 247,70-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/10/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza