T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/276 Esas
KARAR NO: 2024/45
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/05/2023
KARAR TARİHİ: 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kimya sektöründe ticari faaliyet gerçekleştirdiğini, davalı şirketin de inşaat sektöründe ticari faaliyet gösterdiğini, işbu ticari faaliyet çerçevesinde taraflar arasındaki cari hesaba dayalı olarak sözleşmesel ilişki meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete ticari emtia satıldığını ve teslim edilmiş olmasına rağmen, davalı şirket tarafından emtianın bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili şirketin, davalı şirketten olan dava konusu alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle duran takibi harekete geçirebilmek için huzurda görülen itirazın iptali davasını açma zaruretinin hâsıl olduğunu, müvekkili şirketin, davalı taraftan olan dava konusu alacağı cari hesap ekstresi, fatura, usulüne uygun tutulduğunu, ticari defter ve diğer kayıtlar ile sabit olduğunu, taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi gerçekleştiğini, ancak sonuç alınamadığını, müvekkilinin, dava konusu alacağının likit olduğunu, davalı, sırf zaman kazanmak için kötü niyetli olarak dava konusu likit alacağa itiraz ettiğini, bu sebeple davalının, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, Arz edilen ve resen gözetilecek sebeplere binaen; Davanın kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi eklenmesine, davalının, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
... 7. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Tarafların ticaret sicil kayıtları incelenmiştir.
Tarafların sunmuş oldukları delil dilekçeleri incelenmiştir.
14/11/2023 tarihinde S.M.M.M bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, satış sözleşmesine dayalı fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. Aşamalarda davalı taraf, satılan malların ayıplı olduğunu öne sürse de, davaya cevap verilmediği ve ayıp iddiasının HMK md. 141 kapsamında savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu kanaatiyle ayıp iddiası mahkememizce dikkate alınmamıştır. Ayıp iddiası dışında davalı taraf, davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve satılan malların ücretinin ödenmediğini kabul etmiştir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, denetime elverişli 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, tarafların ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerine göre 10.589,41 EURO alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise, 94,67 EURO alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari kayıtları arasındaki fark davalı tarafından düzenlenen iade faturalarından kaynaklanmaktadır. Davalı taraf, satın alınan ürünlerin ayıplı olması sebebiyle iade faturaları düzenlemiştir. Somut olayda faturaların 8 günlük süre içinde iade edilmemesi, ticari ve hukuki ilişkinin davalı tarafından kabul edilmesi gözetilerek, ayıp iddiasının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davalının süresinde cevap dilekçesi sunmaması ile sonradan öne sürülen ayıp iddiasının HMK md. 141 uyarınca usule uygun olmaması sebebiyle davalının düzenlediği iade faturalarının içeriğinin ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla tarafların ticari kayıtlarına göre davacının 10.589,41 EURO alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebine ilişkin yapılan incelemede; faturalarda kesin vade tarihinin olmadığı görülmüştür. Davacı alacaklının, davalı borçluyu takip öncesi usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır. Bu sebeple davacı alacaklının takipteki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 10.589,41 EURO’luk kısmının iptaline; takibin 10.589,41 EURO asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesi ile devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 23.788,07-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.610,39-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.177,68-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 54.235,55-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.205,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 2.610,39-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.790,29TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 268,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.268,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.238,19-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.091,54-TL lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 28,46-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, davacı için kesin davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır