T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/285 Esas
KARAR NO: 2024/44
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ: 09/05/2023
KARAR TARİHİ: 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine taraflarınca ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan takibin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını, davalı yan tarafından icra takibine itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, yapılan itiraza 04/01/2023 tarihinde muttali olunduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu, taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığı için anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalı yanın ödeme emrine itirazında müvekkili şirkete karşı herhangi bir borcu olmadığını, bu yüzden borcun tamamına ve fer-ilerine itiraz ettiğini bu borcu kabul etmediğini belirttiğini, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirkete faturası kesilen ürünler satıldığını ve teslim edildiğini, davalı tarafın faturalara karşı yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı firmanın ürünleri almasına rağmen bugüne kadar tüm ihtarlara ve icra takibine karşın bakiye borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili ile davalı yan arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, mal satım ilişkisinden müvekkili şirketin davalı yandan 9.896,.10 USD alacaklı olduğunun görüldüğünü, borçlunun faturalarda gözüktüğü üzere aldığı mal kadar borcu bulunduğunu, borçlu itirazda bulunurken borçlu olmadığına dair, borçlu olmadığına delalet teşkil eden herhangi bir belge icra dairesine sunamadığını, borçlu tarafın ödemeden kaçmak için asılsız ve hakkaniyete aykırı itirazda bulunduğunu, itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini , davalı-borçlu şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu şirketin fatura alacağından kaynaklanan borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, davalı borçlu şirketin itirazının iptali ile takibin devamını talep ettiklerini, sonuç itibariyle: açıklanan nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin tüm alacak, talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla, Davalı/borçlunun itirazının iptaline, ... 4.- İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında takibinin devamına, davalı borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz etmiş olması sebebiyle takip miktarının %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'in 2021 yılı Haziran - Eylül ayları arasındaki BA/BS formlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... vergi numaralı ...ŞİRKETİ'nin 2021 yılı Haziran - Eylül ayları arasındaki BA/BS formlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik numaralı ...'in Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik numaralı ...'in Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik numaralı ...'in Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... 4. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak .. esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
13/11/2023 tarihinde S.M.M.M. Bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı borçlunun takipte yaptığı itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu, usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için mahkememizce usulüne uygun olarak ihtarat yapılmasına rağmen davalı borçlu taraf ticari kayıtlarını mahkememize sunmamıştır. Dolayısıyla ticari kayıtların ibrazından vazgeçmiş sayılmıştır. Davacının incelenen ticari kayıtlarına göre, ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu anlaşılmıştır. Denetime elverişli 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan 8.853,11 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacının düzenlemiş olduğu faturalar ile davalı ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve mal satışını ispat ettiği; aksini gösteren bir delilin veya iddianın davalı tarafından öne sürülmediği gözetilerek davacının 8.853,11 USD alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Alacağın dayanağı faturaların incelenmesinde kesin bir vade tarihinin bulunmadığı, takip öncesi davalının usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili her ne kadar TTK md. 1530 uyarınca faiz hesabı yapılması gerektiğini iddia etse de, düzenlenen faturaların davalıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmadığından, takip öncesi davacı alacaklının faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne ve şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 8.853,11 USD’lik kısmının iptaline; takibin 8.853,11 USD asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 18.276,58-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.233,63-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 16.042,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 42.133,01-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 2.233,63-TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 2.413,53TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 260,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.260,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.811,47-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.791,17-TL lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 328,83-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, davacı için kesin, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar kısa kararda kararın davacı için kesin, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere olduğu belirtmiş ise de, karar tarihindeki USD efektif satış kuruna göre ret miktarı üzerinden hesap yapıldığında kanun yolunun tespitinde hesaplama hatası yapıldığı, davacının da istinaf yoluna başvurma hakkının bulunduğu anlaşılmış olup; kararın kanun yoluna ilişkin “Dair, davacı için kesin, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.” kısmının, “Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.” şeklinde tashihine karar verildi.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır