T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/397 Esas
KARAR NO :2025/337
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ:22/06/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olan, davalı ... firmasının maliki olduğu ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin içinde yolcu konumunda bulunduğu otobüse çarpması sonucu davacıların yaralanması ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, dava öncesi davalı sigorta şirketine 07/04/2023 tarihinde yazılı başvuru yapılmış olmasına karşın herhangi bir tazminat ödenmediğini, davacının kaza tarihinde aylık gelirinin 20.000,00 TL olduğunu, eğitim durumu, tecrübesi ve geliri ile ilgili belgelerin dosyaya sunulacağını belirterek, 10/07/2019 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 100,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL bakıcı giderleri, 10,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.120,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; başvuru dilekçesinde bahsi geçen 10/07/2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 29/05/2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 390.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, hesaplamanın 1,65 teknik faizle yapılmasını, SGK tarafından davacılara bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değerlerinin ve ödenen geçici iş göremezlik ödemelerinin sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, genel şartlar dahilinde teminat dışı olarak kabul edilmesi gerektiğini, temerrütten söz edilemeyeceğini ve dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı araç sürücüsü ve işleten vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, SGK tarafından davacıya yapılan herhangi bir ödeme mevcut ise tespitinin gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, plaka kayıtları, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği, tedavi kayıtları, hasar dosyası örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
... Polis Merkezi Amirliğinin 05/07/2023 tarihli cevabı ile; davacının bekar ve üniversite mezunu olduğu, yazılım mühendisi olan davacının aylık gelirinin 7-8 bin TL ortalamada olduğu, kira ödemediği, üzerine kayıtlı mal varlığının ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin bulunmadığının 05/07/2023 tarihli tutanakla kayıt altına alındığı görülmüştür.
SGK Hizmet Dökümü tetkikinden; davacının 10/07/2019 kaza tarihinde geliri bulunmadığı, 28/08/2012-02/09/2021 tarihleri arasında prime esas kazancının bulunmadığı, gelir elde ettiği dönemde de asgari ücret düzeyinde olduğu görülmüştür.
SGK - İstanbul ... Sosyal güvenlik Merkezinin 24/10/2023 tarihli müzekkere cevabında; davacının kaza tarihinde aktif çalışmasının bulunmaması nedeni ile herhangi bir ödeme ve başvurunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Kusur yönünden yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05/02/2024 tarihli raporu ile;
"Davalı sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
Sürücü ...’in kusursuz olduğu" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür
Maluliyet yönünden yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin 29/07/2024-... karar nolu raporu ile;
"...’ün 10/07/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
I.Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 2.3’e göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 3 (yüzdeüç) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizce 11/12/2024 tarihli ara karar ile aktüer incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 01/01/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 6.062,70 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği,
% 3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 347.700,55 TL olduğu, davalıların işbu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketi yönünden azami limit 390.000,00 TL teminat limiti içinde bulunduğu,
Sürekli ve Geçici Bakıcı Giderleri zararının bulunmadığının ATK raporunda belirtildiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 29/01/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince SGK tarafından karşılanmayan, belgelendirilen ve belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin hesaplanması için doktor bilirkişiye dosyanın tevdi ile rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi 23/02/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"... Hastanesi tarafından tahsil edilen 68,00 TL,
Diğer tedavi giderleri 315,00 TL
Yol giderleri 270,56 TL olmak üzere toplam 653,56 TL tutarında harcaması bulunduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile 10/07/2019 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 100,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL bakıcı giderleri, 10,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.120,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuşsa da; aktüer raporu sonrasında sunduğu 01/03/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile; 347.700,55-TL Kalıcı İş Göremezlik, 6.062,70-TL Geçici İş Göremezlik, 653,56 TL tedavi gideri, 10,00 TL tedavi gideri olmak üzere maddi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin poliçe limitleriyle kapsamında), 150.000,00-TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalılar ... Limited Şirketi ile ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Sigorta Poliçesi; 10/07/2019 kaza tarihini kapsar, ... plakalı davalı ... ... San Tic. Limited Şirketi adına kayıtlı (2006 model ... marka ... tipi, kamyonet / ticari) aracın 29/05/2019-2020 vadeli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin — kişi başı 390,000,00 TL olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden sonra geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, davalı sigorta şirketine yazılı başvurunun 07/04/2023 tarihinde kayıt altına alındığı, davacı maluliyetini gösterir sağlık kurulu raporunun bulunmadığı ve herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 vd. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
İhtilaf, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi, bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller, kusur raporu, maluliyet raporu, bilirkişi raporu, aktüer bilirkişi raporu, tedavi giderlerine ilişkin doktor raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 10.07.2019 günü saat 21:35 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken bölünmüş ... Caddesinin ilk yön bölümünü geçerek orta adaya geldiğinde idaresindeki kamyonetin hakimiyetini kaybederek kamyonetin ön kısımları ile önce orta refüjdeki bordür taşına daha sonra da bölünmüş ... Caddesi üzerinde ... merkez istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün sol yan kısımlarına çarpması sonucu ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan davacı ...'ün yaralanması ile neticelenen dava konusu olayın meydana geldiği, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmakla; kusur yönünden ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış kusur raporunda "Davalı sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in kusursuz olduğu" yönünde rapor tanzim edildiği, maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin aldırılan raporda; "Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı" yönünde rapor tanzim edildiği görülmekle; davacının uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının tespiti için mahkememizce dosya aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce de hükme esas alınan, bilimsel, denetime açık 01/01/2025 tarihli rapordan da anlaşıldığı üzere,
"3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 6.062,70 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği,
% 3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 347.700,55 TL olduğu, davalıların işbu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketi yönünden azami limit 390.000,00 TL teminat limiti içinde bulunduğu,
Sürekli ve geçici bakıcı giderleri zararının bulunmadığı" yönünde rapor tanzim edildiği, yine SGK tarafından karşılanmayan, belgelendirilen ve belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin hesaplanması için doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 23/02/2025 tarihli raporunda "... Hastanesi tarafından tahsil edilen 68,00 TL, diğer tedavi giderleri 315,00 TL, yol giderleri 270,56 TL olmak üzere toplam 653,56 TL" tedavi gideri yapıldığı bilirkişi raporu ile sabit olup, davacının 01/03/2025 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda ve açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6.062,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 347.700,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 653,56 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 22/06/2023, davalı ... Limited Şirketi ile davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10/07/2019'dan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda davacı uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Buna göre manevi tazminatın miktarının tayini hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyuan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatının miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23/06/2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değiltir. Burada amaçlanan sadece ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla; caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu somut olay, anılan yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu olayda yolcu konumunda bulunan davacı ...'ün kusursuz olması, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olması, davaya konu kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kazanın davacı üzerinde yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/07/2019'dan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Limited Şirketi ile davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, tespit edilecek tazminattan kaza sırasında davacının emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Davacının emniyet kemeri takmadığına dair dosya kapsamında yapılan somut bir tespit bulunmadığı gibi bu hususta davalı tarafından sunulan somut bir delil veya belge de bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
HUAK 18/A-11. fıkrası ;"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.200,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davalılar aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-6.062,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 347.700,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 653,56 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 22/06/2023, davalı ... Limited Şirketi ile davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10/07/2019'dan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına),
2-Bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine,
3-75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/07/2019'dan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Limited Şirketi ile davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24.210,21 TL karar ve ilam harcından, peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 6.556,16 TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 17.654,05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25 TL karar ve ilam harcının davalı ... Limited Şirketi ile davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 26.342,66 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (ret ve kabul oranına göre davalılar ... Limited Şirketi ile ...'in 22.425,41 TL'den sorumlu olması kaydıyla)
8-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan 38,40 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 5,72 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Limited Şirketi'ne verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Maddi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 56.706,69 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Maddi tazminat talebi yönünden; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve davalı ... Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ile ... Limited Şirketi'ne verilmesine,
12-Manevi tazminat talebi yönünden; Davacı vekil ile temsil edildiğinden kabul olunan manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Limited Şirketi ile davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Manevi tazminat talebi yönünden; davalı ... Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Limited Şirketi'ne verilmesine,
14-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
15-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Limited Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI (MADDİ TAZMİNAT)
179,90 TL BAŞVURMA HARCI 516,16 TL PEŞİN HARÇ
516,16 TL PEŞİN HARÇ 6.040,00 TL TAMAMLAMA HARCI
25,60 TL VEKALET HARCI +17.654,05 TL EKSİK HARÇ
10.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 24.210,21 TL KARAR VE İLAM HARCI
2.331,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
6.040,00 TL TAMAMLAMA HARCI
+7.250,00 TL ATK RAPOR ÜCRETLERİ
26.342,66 TL TOPLAM