T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/417 Esas
KARAR NO :2025/338
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/07/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı-borçlu firma arasında uzun yıllardır devam eden alım - satıma dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin 2016 yılından beri davalı - borçlu şirketin pek çok şubelerine Türkiye genelinde düzenli olarak seramik - keramik ürünler sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalı-borçlu şirket; 2020 yılından bu yana müvekkili firmanın ürünleri teslim ettiği halde ödemelerini geciktirdiğini, çoğunun borcunu da ödemediğini, davalı-borçlunun 10.02.2021 tarihinde müvekkili şirkete 31.12.2020 tarihi itibariyle borç mutabakat mektubu imzaladığını, borç mutabakat mektubuna duyulan güven ile müvekkili şirketin davalı ile ticari ilişkiye devam ettiğini ve irsaliye tarihli 14.04.2021 de davalı-borçluya 116.703,18-TL'lik mal teslim edildiğini ve faturalandırıldığını, davalı-borçlu aleyhinde 21.02.2023 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, davalının 23.02.2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini ve takip durduğunu beyanla; borçlunun borca itirazının iptali ile takibin ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden işleyecek faizi ile devamına, borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, arabuluculuk sürecindeki vekalet ücreti ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ürün bedellerinin vadeli ödenmesini öngören sözleşmenin imzalanması hususunda anlaştıklarını, tarafların, üzerinde anlaşma sağladığı vadeli sözleşmeye göre, ödemenin, vadeli şekilde gerçekleştirileceğini, buna göre, ay içinde satılan ürünlerin ödemesinin, satıldığı ayın son günü vade kabul edilerek bu tarihten 30 gün sonra, fakat sadece satılan ürünlerin ödemesi yapıldığını, davalı müvekkili tarafından yapılan ödeme, ürünün satılmasına bağlı olduğunu, davalı müvekkili tarafından, yalnızca satılan ürünlerin ödemesinin yapıldığını, satılmayan ürünlerin bedelinin ödemesinin ise yapılmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödenecek tutarın sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağının taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davalı müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını beyanla; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
17.03.2023 tarihli arabuluculuk son tutanak örneği, 2016-2021 yılları arası bilumum irsaliyeli fatura örneği, 10.02.2021 tarihli borç mutabakat mektubu ve 14.04.2021 irsaliye tarihli fatura örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görülmüştür.
Mahkememizin 12/01/2024 tarihli ara kararı ile davacının ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu mahal mahkemesi olan Menemen Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) talimat yazıldığı, bilirkişi 11/03/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle 2020 yılına devreden cari hesap bakiyesi bulunmadığı,
Dava konusu edilen ticari işlemlerin 31.01.2020/21.02.2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu,
21.02.2023 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 242.380,29 TL tutarında alacağının bulunduğu" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 02/05/2024 tarihli ara kararı ile taraf vekillerinin talimat bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 29/05/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"21.02.2023 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 242.380,29 TL tutarında alacağının bulunduğu" yönünde ek rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 02/10/2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince davalı tarafın davaya konu ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek 01/11/2024 günü saat:10.30'da mahkememiz kaleminde SMMM bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verildiği, bilirkişi ücretinin davacı vekili tarafından yatırıldığı, ancak davalı vekiline usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı tarafın inceleme gün ve saatinde mazeretsiz olarak hazır bulunmadığından incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ... tarafından borçlu ...aleyhine 440.317,96 TL borç mutabakatına ilişkin bakiye alacak 116.703,18 TL faiz, 17.064,24 TL faiz olmak üzere toplam 574.085,38 TL üzerinden takip başlatıldığı, borçlu vekilinin 23/02/2023 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında borç hep mutabakat mektubundan kaynaklı alacağın davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan talimat bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın 2020-2021 yıllarında kullanılan ticari defterlerinin noter tasdikli olduğu, davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden mutabakat mektubunun ekinde herhangi bir cari hesap ekstresi bulunmadığı, mutabakat mektubunun bu hali ile denetime elverişli olmadığı, mutabakat mektubunun muhasebe kayıtları esas alınarak düzenlenen bir belge olduğu, tek başına ispat kabiliyetinin bulunmadığı, belli bir tarihteki borç miktarının gösteren mutabakat mektubunun muhasebe kayıtları ile mutabık olmasının gerektiği, mutabakat mektubunda belirtilen alacak miktarının 480.317,96 TL olmasına rağmen, davacı şirketin muhasebe kayıtlarına göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten olan alacağının 242.380,29 TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 01.01.2020/16.08.2021 tarihleri arasında düzenlenen satış faturaları toplamının 409.380,29 TL olduğu, düzenlenen faturalar karşılığında davalı şirket tarafından banka aracılığı ile yapılan ödemeler toplamının 167.000,00 TL olduğu, davacının muhasebe kayıtlarına göre 31.12.2021 tarihi itibariyle oluşan cari hesap bakiyesinin 242.380.29 TL olduğu talimat bilirkişi raporu ve ek raporu ile sabittir.
Davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş olup; davacı taraf alacağını tahsil etmek için davalı tarafa takip tarihine kadar herhangi bir ihtarname göndermemiştir. Diğer yandan süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmamaktadır. Davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge de sunmamış olduğu, somut olayda davacı tarafın takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmış olup, itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olmakla (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/3125 Esas 2018/6553 Karar ve İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2018/604 Esas 2020/217 Karar sayılı emsal kararları) taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davasında kısmen haklı olduğu, davalının takibe ve borca itirazının kısmen haksız olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 242.380,29 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gereği yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı, tarafların arabuluculuk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan bedelin ret ve kabul oranına göre taraflar aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 242.380,29 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gereği yasal faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.556,99-TL karar ve ilam harcıdan, peşin yatırılan 6.933,52-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 9.623,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul olunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 38.780,85-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 53.072,81-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 10.897,62-TL yargılama giderinin 4.601,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 76,80-TLyargılama giderinin 44,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.317,27 TL'sinin davalıdan, 1.802,73 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
269,80 TL BAŞVURMA HARCI 6.933,52 TL PEŞİN HARÇ
6.933,52 TL PEŞİN HARÇ + 9.623,47 TL EKSİK HARÇ
76,80 TL VEKALET HARCI 16.556,99 TL KARAR VE İLAM HARCI
617,50 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 3.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
10.897,62 TL TOPLAM