T.C
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/472 Esas
KARAR NO:2025/387
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:02/08/2023
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2021 tarihinde ... üzerinde sağ şeritte (sürücüsünün uyuması için) park halinde bulunan... plakalı aracın frenlerinin boşalması sonucunda ...Sokak üzerinden hareket ederek ... Sokak kesişimine geldiği esnada sağ şeritte bulunan kaldırıma çıkarak aydınlatma direğine çarparak devam ettiğini, müvekkili şirket nezdinde Ticari/Sınai İşletme Sigortası ile sigortalı ...Üniversitesi ‘ne ait çelik kafesli çitlere çarparak hareketine devam ettiğini, üniversiteye ait olan havalandırma sistemlerine çarparak hareketinin sona erdiğini, Tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kazada 1 adet aydınlatma direği tamamı hasar gördüğünü, ayrıca kaldırım üzerinde bulunan 1 adet çöp konteynırı ve ...Üniversitesine ait çelik çit bariyer ile havalandırma sistemi hasar aldığını, Meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, Tespit edilen zararın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, Taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, Zarar neticesinde ödenen tazminatın ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle davalının haksız ve mesnetsiz itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığını ve bu tür sözleşmelerin TTK hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğunu, somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle alacağa ticari faiz uygulanmasını talep ettiklerini, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, huzurdaki davanın devam ettiği süreçte davalının malvarlığını azaltma ve elden çıkarma olasılığının yüksek olduğunu, bu durumda müvekkilinin dava sonuçlansa da alacağına kavuşamayacağını, bu nedenle ileride doğacak telafisi güç durumların ortaya çıkacağını, bu sebeplerle mahkemece gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, hasarın meydana gelmesi ile alacağın muaccel hale geldiğini, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 330.579,18-TL üzerinden devamı ile 10/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER:
... Sigorta A.ş'ye müzekkere yazılarak ... hasar, ... rücu ve ... hukuk numaralı hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Sigorta A.ş'ye müzekkere yazılarak 11.09.2021 tarihinde... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle sigorta şirketi nezdinde bulunan hasar/rücu dosyası(sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, fatura, servis tutanakları, fotoğraf, kamera görüntüleri, mobese kaydı, olaya ilişkin tutanak, ifade, beyan dilekçe ve benzeri belgeler, ceza dosyasına konu karakol, savcılık, mahkeme dosya evrakları, ödemeye ilişkin ödeme belgesi, dekont, makbuz, ibraname ve benzeri belgeler, sigortalı ve sigorta şirket kayıtları)'nı mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davaya konu kaza nedeniyle... plakalı araca ait 11/09/2021 tarihini de kapsar şekilde tescil-ruhsat bilgilerinin çıkarılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
24/09/2024 tarihinde bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Heyetimizce; yukarıda ayrıntılı olarak yapılan inceleme ve teknik değerlendirme sonucunda; “Dava konusu olayda davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğu ve davacının dava dışı sigortalısına Genel Şartlarla çelişmeyen ve olay tarihinde geçerli ve yürürlükte olan poliçe kapsamında, görevlendirmiş olduğu bağımsız eksper tarafından yerinde yapılan inceleme ile düzenlenen rapor dahilinde sorumluluğunu yerine getirildiği ve sigortalısının ödemiş olduğu miktar kadar haklarına halef olduğu” Kanaatinin Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda; 6102 Sayılı TTK. Md.1472 naz ndan sigorta şirketine halef sıfatını kazandıracağı, mevzuatımızda, “düzenlenen poliçenin bağlı olduğu genel ve/veya poliçede kararlaştırılmış olan özel şartlarla çelişmeyen” hasar/zarar için (ya da poliçenin bağlı olduğu genel şartlara ya da poliçenin özel şartlarına göre sigortacının tazmin mükellefiyeti altında olduğu türde) tazminat ödeme yükümlülüğü getiren düzenlemeler halinde tazminat ödemesi yapılması sonrası, ödemiş olduğu miktar kadar ve ödeme tarihinden yaren işleyecek faizi ile birlikte sigortacının üçüncü kişilere rücu hakkı doğacağı, sigortacının halefiyet ilkesinden istifade edebileceği kanaati ile;
Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından davalı... plakalı araç maliki ... ' dan başlatılan dava konusu iptali talep edilen .... İcra Dairesi... e. sayılı dosyası ile 17/05/2022 tarihinde 318.258,65 TL asıl alacak (yukarıda yapılan ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda rücuen talep edilebilecek bakiye tutar) + 12.320,53 TL 10/12/2021 ödeme tarihinden 16/05/2022 takip tarihine kadar işlemiş % 9 yasal faizi ile birlikte toplam 330.579,18 TL” yi talep edebileceği hesaplanmış olup, işbu raporda verilen görev çerçevesinde görüş verildiği, elbette hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı, dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen kazada ödediği sigorta tazminatının rücunu talep etmektedir. Dolayısıyla davacının aktif husumeti halefiyet ilkesine dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Davacı, dava dışı sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin belgeleri dosyaya ibraz ettiğinden halefiyet ilkesi gereği işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğunu ispatlamıştır.
Dava konusu kaza 11/09/2021 tarihinde davalı... plakalı aracın davacı sigortalısına ait çelik bariyer aydınlatma direği ve çöp konteynırına çarpması sonucunda meydana gelmiştir.
Kazadaki kusur durumunun tespiti için hazırlanan bilirkişi raporunda davalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu, kusur oranlarının somut olayın meydana gelişi ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu kanaatine varılmakla beraber davacının ödediği tazminatın ve hesapta yer alan işlemiş faiz tutarının kadri maruf olduğu da bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Kanun ilgili hükümleri gereğince kabulü kanaatine mahkememizce varılmış olup, alacağın davanın başından itibaren likit olduğu ekspertiz raporları ve diğer belgelerle ispatlandığından icra inkar tazminat talebinin de kabulü gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE,
-.... İcra Müdürlüğü' nün... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 318.258,65.-TL asıl alacak, 12.320,53.-TL işlemiş faiz yönünden toplam 330.579,18.-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte takibin devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (66.115,83.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İcra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 22.581,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.992,57-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.589,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 52.893,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 3.992,57-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 196,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.458,92TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır