T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/522 Esas
KARAR NO: 2024/546
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; borçlu/davalı şirket aleyhine müvekkili şirket'in alacağının tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve bahsi geçen icra takibine borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiği, itiraz sonucunda takip durdurulmuş olduğundan, yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını ikame etme zaruriyeti hasıl olduğu, borçlu/davalı şirket itirazında kötü niyetli olduğu, borçlunun yaptığı yetki itirazının geçerli olabilmesi için İİK'da açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, yetkili icra dairesinin neresi olduğunun, yetki itirazında açıkça belirtilmesi gerekir. Borçlu, işbu davanın açılmasına sebebiyet veren ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyasına yetki itirazında bulunmuşsa da, itirazında herhangi bir yetkili icra dairesi göstermediği, bu sebeple, borçlunun tüm itirazları gibi yetki itirazının da dikkate alınmamasını ve haklı davamızın kabulünü talep ettikleri, açıklanan nedenler ile, öncelikle Borçlu/Davalı'nın yetki itirazının dikkate alınmayarak, Müvekkil Şirket'in ifa (para borcu) alacaklısı olduğundan, Müvekkili Şirket'in yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Müvekkil Şirket ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. aynı çatı altında yer alan ve aynı faaliyet alanına sahip olmakla, davalı ile de imzalanan Sözleşme'de her ne kadar dava dışı diğer şirket ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış ise de işbu davada davacı müvekkil şirket de söz konusu leşme ile davalıyla olan ticari faaliyetini devam ettirmiş, Müvekkil Şirket tarafından işbu Sözleşmenin bir gereği olarak davalı şirkete ürün sevkiyatı yapılmış ve karşılığında icra takibine konu faturalar düzenlendiği, Müvekkili Şirket ile aynı adreste olan ve faaliyet alanları da aynı olan ... Limited Şirketi ile borçlu/davalı şirket arasında 18.01.2021 tarihli Ticari İşbirliği Sözleşmesi imzalandığı, müvekkil şirket ile aynı adreste yer alan diğer şirket olan ... Ltd. Şti. ile davalı arasında sözleşme akdedildiğinden, aynı Davalı şirket ile Müvekkil arasında halihazırda bir güven ilişkisi bulunduğundan, yeni bir sözleşme yapma gereği duyulmamış ve üzerinden ticari ilişki devam ettirildiği, söz konusu sözleşmeye istinaden Borçlu/Davalı Şirket'e muhtelif ilaç ve tıbbi takvi) satılmış olup, Borçlu/Davalı Şirket'e teslim edilmiş bu ürünlere yönelik faturalar düzenlendiği konusu ürünler ve faturalar Davalı Şirket'e teslim olmasına rağmen, Borçlu/Davalı Şirket ilgili fatura bedelleri ve işlemiş faizler kötü niyetli olarak Müvekkil Şirket'e ödenmediğini, müvekkili şirketin iyi niyetli tüm talep ve çabalarına rağmen işbu tutarlar hiçbir şekilde ödenmemiş olup işbu alacağın tahsili için 155.160,84 TL takip çıkışlı icra takibi başlatıldığı, Borçlu/Davalı Şirket tarafından ödenmeyen ve işbu davaya konu olan faturalar, Sözleşme kapsamında Borçlu/Davalı Şirket'in satın almakla yükümlü olduğu ürünlere ait faturalar olduğunu, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiği, ilgili ürünlerin teslimine dair sevk irsaliyelerinin de Mahkemeye sunulduğu, Borçlu/Davalı Şirket tarafından öne sürülen, işbu faturaların Borçlu/Davalı Şirket'e ulaşmadığı iddiasının da gerçeğe aykırı olduğu aşikardıı Borçlu/Davalı Şirket bu iddiayı ortaya atmakla, bir nevi teslim aldığı ürünlerin faturasının olmadığını iddia ettiği, E-Fatura mükellefi olan Müvekkil şirketin ürünleri teslim edip fatura kesmemiş olması ve Sözleşme gereği 1 yıldır ticari ilişki içinde bulunduğu Borçlu/Davalı Şirket'in faturalar olmadan ürünleri teslim alması ihtimal dahilinde olmadığını, tüm bunların yanı sıra varlığına itiraz edilen faturaların kesildiği ve faturalardaki ürünlerin teslim edildiği tarihlerde Borçlu/Davalı Şirket ile Müvekkil Şirket arasındaki ticari ilişki devam etmekte, borçlu/davalı şirket vadesi gelmiş başka faturaların (aynı bilgilerle kesilmiş) ödemesini Müvekkil Şirket'e yapmakta, müvekkil şirket'ten ürün teslim almakta ve hiçbir şekilde kendisine teslim edilen faturalara itiraz etmediği, bu durum, Müvekkil Şirket'in tutmuş olduğu ekstre kayıtlarında da açıkça görülmekte olduğunu, faturaların kesilmesinin üzerinden neredeyse bir yıl gibi bir zaman geçmişken davalı şirketin faturalara itiraz ediyor olmasının ancak kötü niyetle ilgili olduğunu, borçlu/davalı şirket'in usulsüz tebligat yapıldığına dair itirazı da mesnetsiz olup, işbu iddianın uyuşmazlığa konu olan alacağın ödenmemesi için öne sürülmüş olduğu, zira ödeme emri, faturaların kesildiği adrese tebliğ edildiği, Borçlu/Davalı Şirket'in yetkilisi tarafından teslim alınmış tebligat usulüne uygun ve geçerli olup; Davalı/Borçlu'nun bu “yöndeki itirazı da haksız ve mesnetsiz olduğu, borçlu/davalı Şirket'in öne sürdüğü takas def'inin bu şartlar altında hiçbir karşılığı bulunmadığını beyan eder; itirazın bu husus yönünden de reddini talep ettikleri, işbu davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olarak Dava Şartı Arabuluculuk Kurumu'na da başvurulmuş olup, yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucu borçlu/davalı Şirket ile uzlaşmaya varılamamış ve anlaşmama tutanağı düzenlendiği, açıklanın tüm bu nedenler ile davalı şirketin .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyasına yaptığı kötü niyetli ve haksız itirazının iptalini ve borç miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini mevzuat ve emsal içtihat kararları doğrultusunda Sayın Mahkemenizden talep ettikleri, haklı davalarının kabulü ile davalı şirketin .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine konu borcun, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve tüm fer'ileri ile birlikte davalı şirket'ten tahsiline, haksız ve kötü niyetli borca itiraz sonucunda, alacağa geç kavuşulmasına neden olan davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket'e yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline karşı başlattığı .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosya kapsamındaki itirazın iptalini talep ettikleri, bununla birlikte, söz konusu icra takibi temelsiz ve hukuka aykırı olduğundan işbu davanın reddi gerektiği, ilgili icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri, usule aykırı düzenlendiği, ilgili ödeme emrinde dosya esas numarası yer almadığı, dolayısıyla ödeme emrinin hangi merci tarafından gönderildiği, muhtevası belirsiz olduğu, nitekim bu husus ödeme emrinde itirazlarımızda ileri sürüldüğü, bu itibarla icra dairesi tarafından usulüne uygun yeni bir tebliğ edilmesi gerekirken bu yapılmamış ve hukuka aykırılık düzeltilmediği, bu itibarla ilgili takibin içermesi gereken zorunlu kanuni muhtevayı içermemesi sebebiyle geçersiz sayılması gerektiği, nitekim ödeme emri müvekkilinin yasal adresine yapılmadığını, bu sebeple tebligatın usulsüz olduğunu, süresinde icra müdürlüğüne itiraz edildiğini, zira ilgili icra emrinde, Müvekkilin iş merkezinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olduğunu belirterek ilgili takibin KKTC'de yapılması gerektiği hususu vurgulanmış ve yetki itirazı öne sürüldüğü, dolayısıyla itirazlarının da KKTC icra dairelerinin yetkili olduğu açıkça ifade edilmesine rağmen, yetki itirazı aleyhine açılan işbu davanın reddedilmesinin gerektiğini, itirazın iptali davası İcra İflas Kanunu (İİK) m. 67/(1) gereği, ilgili itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmasının gerektiğini, bununla birlikte itirazın davacı tarafından öğrenilmesinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığı bu itibarla işbu davanın reddinin gerektiğini, davacının dava ekinde sunduğu arabuluculuk tutanakları incelendiğinde, Davacının başvurusunun itirazın iptali dava konusu içermediği görüldüğü, bu itibarla ilgili arabuluculuk görüşmesi işbu dava konusunu kapsamamaktadır ve arabuluculuk koşulu sağlanmadığından işbu davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiği, davacı dava konusu takibin ekine bir kısım fatura koyarak ilgili bedellerin tahsilini talep ettiği, bununla birlikte ilgili faturalar okunaksızdır ve içerikleri anlaşılamadığı, bu itibarla ilgili alacak iddiasının neye istinaden ileri sürüldüğü de anlaşılamadığı, davacı takip konusu faturaları, taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olarak düzenlememiş ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı tarafından takip dayanağı faturalara ilişkin Müvekkile yapılan ilk tebligat, ilgili icra takibi ile (takip ekinde) yapılmıştır ve Müvekkil kanuni süresi olan 8 gün içinde ilgili fatura içeriğine (takibe itiraz dilekçesi kapsamında) itiraz ettiğini, faturada yer alan ürünlere ilişkin bilgiler ve bedellerin yanlış olduğunu, bu itibarla içeriği ihtilaflı faturalara dayanarak Müvekkil aleyhine takip yapılamaz ve işbu davanın reddi gerektiği, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, müvekkilinin ilgili şirketin yer aldığı şirketler grubundan daha fazla alacağı vardır ve bu alacak ayrı bir davaya konu edildiği, nitekim davacının yer aldığı şirketler topluluğunun grup şirketlerinden ... Limited Şirketi ile Şirketimiz davalıktır ve Davacı olarak taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan dava, sözleşmenin süresinden önce fesih sebebiyle tazminat ve portföy tazminatı talebi ile açılmıştır ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2022/... Esas ile derdest olduğunu, müvekkilinin davacının dahil olduğu şirket topluluğundan daha çok alacağı vardır ve Müvekkil takas defisinde bulunduğu, dolayısıyla, bir an için işbu dava kapsamında ileri sürülen alacak iddiasının kabul edildiği bir ihtimalde dahi Müvekkilin takas defisini dikkate alarak değerlendirme yapmak gerektiği, tüm bu açıklanan nedenler ile, işbu haksız davanın reddine, işbu dava ve onun konusu takip haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK m. 67 gereği işbu dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin, tüm arabuluculuk süreci giderleri ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere, Davacı Şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasının Mahkeme dosyamız arasında alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin 05/12/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişinin 05/04/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"1.İncelenen davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2021 ve 2022 defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2. Davacı şirketin dava ve icra takibine konu ettiği 4 (dört) adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle davalı ... Limited'den 144.842,05 TL fatura alacağının bulunduğu,
Davacı şirketin dava konusu fatura içeriği ürünleri ... A.Ş. Aracılığıyla davalı yana gönderdiği sevk irsaliyeleri üzerinden tespit ex ir. Bu nedenle dava konusu fatura içeriği ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine dair kanaate varılmıştır.
3.Davalı şirketin icra takip tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, Davacı yanın 144.842,05 TL asıl alacağı için icra takip tarihi olan 23.05.2022 tarihinden itibaren yıllık 9615,75 oranında avans faiz talep edebileceği,
4.Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebligat çıkartıldığı, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini dosyaya sundukları görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, tarafların ticari ilişkilerine dayalı fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkememizce dosya arasına alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile ticari defter ve kayıtları incelendiğinde,
Davacı tarafın dosyaya ticari defterlerini sunduğu, davalı tarafın ise sunmadığı görülmekle beraber, ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu tespit edildiği dolayısıyla sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı taraf ile ticari ilişkilerinin mevcut olduğu, işlemlere göre cari hesap incelemesi yapıldığında 2021 ve 2022 yıllarında alacak ve borçların ayrı ayrı deftere kayıt işleminin yapıldığı tespit edilmiş olup , davalı tarafın mevcut bilgi ve belgelere dayanılarak bu faturalara itiraz etmediği görüldüğü, alacağın davacı tarafın defter ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin var olduğu kanaatine varıldığı, sevk irsaliyeleri incelendiğinde ise söz konusu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, yasal süre içerisinde faturalara ilişkin herhangi bir itirazın mevcut olmadığı tespit edilmiş olmakla beraber, taraflar arsındaki ticari ilişki neticesinde kesilen faturalar ve defter kayıtları incelendiğinde davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğu ispatlanmış olup, davanın kabulü ile birlikte,
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebildiği, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilebileceği göz önüne alınarak,
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerektiği şartı alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir bir tutar olacağı dikkate alındığında , dosya konusu alacağın dava başından beri likit olduğu ve diğer şartları da taşıdığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile birlikte aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya Numarası 2022/ ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan Kadriye ... ekte sunulan 3.120.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 14/01/2023 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı ve davalı aleyhine ara buluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
2-.... İcra Müdürlüğü' nün 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 144.842,05.-TL' lik kısmının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa 23/05/2022 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
3-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (28.968,41.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İcra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 9.894,16.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.873,96.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.020,20.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 23.175,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.318,79.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 269,85.-TL Başvuru Harcı, 1.873,96.-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.143,81.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00.-TL Bilirkişi ücreti, 190,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.690,00.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.444,60.-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 2.912,51-TL'sinin davalıdan, 207,49.-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır