T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/525 Esas
KARAR NO: 2024/602
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2023
KARAR TARİHİ: 07/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Limited Şirketinin müşterilerine ..., ihracat, ithalat, gümrük ve lojistik sektörlerinde hizmet sağlamakta olup güvenilir iş ve acente ağı ile birleşen bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin Davalı ...Ltd. Şti'ne yük taşınması, depolanması, ithalatı ve ihracatı gibi hususlarda çeşitli hizmetler sağlamış ve bu kapsamda davalı adına birtakım faturalar düzenlediğini, buna karşılık yapılan işler karşılığı düzenlenen faturalara davalı tarafından hiçbir itiraz ileri sürülmemiş olmakla birlikte ödemeler sürekli geciktirilmiş ve tüm fatura bedelleri işbu dilekçemiz tarihi itibariyle ödenmediğini, davalı şirket yetkilisi mail yazışmalarında borcun ödeneceğini taahhüt ettiğini, hatta bunun dışında yazılı olarak da ödeme taahhüdünde bulunmuş olmakla birlikte maalesef ki tüm fatura bedelleri davalı şirket tarafından halihazırda ödenmemiş durumda olduğunu, icra takibine dayanak olan faturalar Müvekkil Şirket tarafından davalıya gönderildiğini, davalı tarafından işbu faturalara karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, TTK'nın.21/2 maddesinde “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiş olup bu madde kapsamında icra takibine konu fatura içerikleri davalı tarafından kabul edildiğini, kaldı ki işbu dilekçe ekinde mahkemeye sunulan e-mail yazışmaları ve ödeme taahhüdünden açıkça anlaşılacağı üzere davalı tarafın icra takibine konu fatura içeriklerini ve alacak tutarlarını kabul etmiş durumda olduğunu, haklı alacağının tahsili talebiyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatılmış ancak davalı/borçlu tarafından öncesinde borcun varlığı kabul edilmiş olmasına rağmen hiçbir gerekçe olmaksızın icra takibine itiraz edildiğini, dilekçe ekinde yer verilen e-mail yazışmaları ve bizzat borçlu tarafça düzenlenen ödeme belgeleriyle davalı tarafın alacaklarıma herhangi bir itirazının olmadığı açık olduğu somut olayda davalı tarafından ödeme yapmaktan imtina edilmesi ve icra takibine itiraz edilmesi kendilerinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, gerekli görülmesi halinde ticari defterler üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda da Müvekkil Şirketin icra takibine konu alacaklarının ödenmediğini ve davalı tarafın icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğu bir kez daha ispatlanmış olacağını, açıklanan nedenlerle davalının icra takibine itirazının haksız olduğu açık olduğunu, bununla birlikte icra takibine konu alacakların likit olduğu hususunda da bir şüphe bulunmadığını, bu kapsamda borçlu aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli kanuni şartlar somut olayda gerçekleşmiş olup, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, borçlunun itirazı üzerine huzurdaki davanın açılması öncesinde dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, Bu nedenle huzurdaki itirazın iptali davasını açma zaruretnin doğduğunu, icra takibine konu edilen alacakların vadesi geçmiş olduğu halde davalı tarafından ödenmediğini, bununla birlikte Davalı tarafın e-mail yazışmalarında sürekli ödeme yapacağını belirterek Müvekkili oyalaması ve ödeme taahhüdüyle de sabit olduğu üzere borcun kabul edilmiş olmasına rağmen ödeme yapmaktan imtina edilmesi Borçlunun mal kaçırma ihtimalinin olduğunu gösterdiğini bildirip, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla;Davalı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E.dosyası kapsamında yapılmış haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini, davalı aleyhine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, müvekkilinin icra takibine konu alacakların tahsilinin garanti altına alınabilmesi amacıyla, karşı tarafa ait her türlü menkul ve gayrimenkul malları, 3. kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsizi olduğunu, faturalarda mükerrer faiz işlemeleri yapılmış yüklemesi yapılmayan malların faturası kesilip ödeme talep edilip müvekkili zor durumda bırakıldığını, kesilen faturalara ilişkin iadeler mevcut olup ihtar ile iade edilen noter ihtarlarının ekte olduğunu, mahkemece ... Noterliğinden celp edilebileceğini, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın haksız olduğunu, davanın reddini talep ettiğini bildirip, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, faturaya dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak, taraflar arasındaki taşıma işinden kaynaklanan faturalara dayanmaktadır. Toplamda 11 adet fatura takibe konu edilmiştir. Davalı taraf takip konusu faturalardan 6.930,03 TL’lik vade farkı faturasını, 883,20 USD’lik no Show fee faturasını ve 6.770,00 TL’lik navlun bedeli faturasını iade ettiğini belirterek borçlu olmadığını savunmuştur.
29/03/2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının yükümlendiği taşıma işini gereği gibi yerine getirdiği, takip konusu faturalara konu işin tamamlandığı ve davacının taşıma ücretlerine hak kazandığı anlaşılmıştır. Davalı taraf iade ettiği navlun faturasına ilişkin Noter ihtarında yüklemenin zamanında yapılmadığını iddia etmiş ise de, dosya kapsamında bulunan konşimento ve diğer bilgi belgelerden taşıma işinde gecikme yaşanmadığı, davacının sözleşmeye aykırı davranmadığı anlaşılmıştır. Davacının sözleşmeye aykırı davrandığını gösteren bir delil davalı tarafından dosyaya ibraz edilmemiştir. İade edilen no Show faturasına ilişkin olarak, davacının dava dışı firmaya no show bedeli ödediği ve kesilen faturaların yapılan iş ile uyumlu olduğunun bilirkişi tarafından tespiti gözetildiğinde davacının davalıdan alacaklı olduğu değerlendirilmiştir. Vade farkı ve işlemiş faize ilişkin 06/09/2024 tarihli ek raporda yapılan hesaplama sonucu takip konusu faturaların yerinde olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı borçlu tarafından iade edilen vade farkı faturası sebebiyle de davacının alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama sonucunda netice itibariyle davacının davalıdan 7.613,50 USD ve 18.558,92 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Raporun denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Davalı borçlu ise, ne kök rapora ne de ek rapora karşı beyanda bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; taraflar arasındaki taşıma işinde, davacının edimlerini gereği gibi yerine getirdiği, ücrete hak kazandığı ve kesilen vade farkı ve işlemiş faiz faturalarının doğru hesaplandığı kanaatiyle, davalı borçlunun takipteki itirazının yerinde olmadığı, davacı alacaklıya takip bedeli kadar borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturaya dayanması, tüm faturaların borçluya gönderilmesi ve defterlerinde kayıtlı olması gözetilerek alacağın likit olduğu kanaatiyle %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne,
-.... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin 7.613,50 USD ve 18.558,92 TL üzerinden, yabancı para alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca ve TL cinsi alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanarak devamına,
2-43.615,36 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 19.081,80-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.705,46-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 16.376,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 2.705,46-TL Peşin/nisbi Harcı, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 701,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.676,81TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 44.694,58 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸