T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/534 Esas
KARAR NO:2025/734
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:06/09/2023
KARAR TARİHİ:30/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin davacı müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğu; Türkiye’den Hollanda’ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 38 Palet Alüminyum ... emtiası ... nolu navlun faturasına istinaden ... nolu CMR kapsamında ... / ... / ... plakalı araç ile davalı taşıyıcının sorumluluğu altında parsiyel taşıma işlemine konu edilmiş olduğu ve fakat emtiaların alıcıya varışını müteakip yapılan kontrollerinde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR belgesi üzerine hasarlı teslime ilişkin şerh düşüldüğü; işbu hasar sebebiyle davalı tarafın CMR, TTK ve TBK hükümleri gereğince sorumluluğunun olacağı; Zira davalı taşıyıcının emtiaları sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir şekilde; yüke ilişkin hiçbir çekince içermeyen temiz taşıma senedi ile teslim almış olmasına rağmen emtiaların davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığı/zayi olduğu; dava konusu emtialarda meydana gelen hasara/zayiata istinaden müvekkil şirket tarafından poliçe teminatı kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 295,05-EURO tazminat bedeli ödendiği; bahse konu ödeme sebebiyle müvekkilinin TTK m. 1472 uyarınca halefiyet hakkının doğduğu; arz ve izah edilen bu nedenlerle; davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli tüm itirazlarının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesi; davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesi; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu taşımaya ilişkin malın alıcıya teslim edildiği tarih itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan işbu davanın reddinin gerektiği; müvekkil şirket tarafından dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin talebiyle taşımacılık hizmeti verildiği; dosyaya sunulan CMR belgesinden görüleceği üzere, müvekkil şirket taşımacılık hizmetinden kaynaklanan sorumluluğunu tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği; müvekkil şirketin ... plakalı özmal aracı ve ... sefer sayısı ile yapıldığı, taşıma konusu emtianın süresinde, tam ve eksiksiz bir şekilde alıcısına teslim edildiği, nitekim taşıma konusu emtianın alıcı tarafça CMR belgesine hasara ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt işlenmeksizin teslim alındığı; taşıma senedinin, her iki tarafın da taşıma sözleşmesinin akdi ve içeriği hakkındaki iddialarında dayanabilecekleri bir ispat belgesi niteliğinde olduğu ve dilekçeleri ekinde dosyaya sunulan CMR belgesinden görüleceği üzere, taşıma işleminin ... plakalı araç ile yapıldığı, 38 kap alüminyum profilin 15.11.2021 tarihinde alıcı tarafından hasarsız olarak teslim alındığı ve hasara ilişkin CMR belgesinde herhangi bir ihtirazi kaydın düşülmediği; teslim alındığı ve hasara ilişkin CMR belgesinde herhangi bir ihtirazi kaydın düşülmediği; böylelikle, müvekkil şirketin taşıma işlemini süresinde, tam ve eksiksiz bir biçimde gerçekleştirdiği, malı alıcıya hasarsız şekilde teslim ettiği, bu hususta hasara ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı ispat niteliğindeki CMR belgesi ile kanıtlandığı; bu hususun aksini ispat yükümlülüğü artık alıcının halefi olan davacı sigorta şirketinde olduğu ve fakat aksini ispat edebilecek nitelikte herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı; TTK m. 889 gereğince eşyanın hasara uğramış olduğu açıkça görülüyor ise, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar hasarı bildirmek zorunda olduğu; aksi takdirde taşıyıcının eşyayı sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğinin varsayıldığını; ilgili maddenin ikinci fıkrasında da, hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminin üzerinden yedi gün geçtiği takdirde bildirilmemesi halinde de karinenin geçerli olacağının düzenlendiği; davacı tarafından da dosyaya sunulmuş olan ve müvekkil şirkete gönderilen ihtarnamenin 30.11.2021 tarihli olduğu ve fakat yine davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan CMR belgesinden görüleceği üzere taşınan emtia 15.11.2021 tarihinde alıcı tarafından teslim alındığı; dolayısıyla gönderen veya gönderilen dava dışı şirketler, hasara ilişkin bildirimi süresi içinde yapmadığından müvekkil şirketin emtiayı sözleşmeye uygun olarak taşıdığı karine teşkil edeceği; kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen hasarın var olduğun ihtimalinde dahi hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete yüklenebilecek biri kusurun bulunmadığı; Nitekim gerek CMK m. 17 gerekse TTK m. 878 hükümlerinde sayılan hallerde taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceğinin düzenlenmiş olduğunu; diğer taraftan yine kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin CMK hükümlerine göre sınırlı sorumluluk hakkının bulunduğu; izah edilen sebepler doğrultusunda; davacının mesnetsiz ve hukuka aykırı taleplerle açmış olduğu davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
27/05/2024 tarihinde Mahkememizce Sigorta alanında uzman bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
01/02/2025 tarihinde Mahkememizce Sigorta alanında uzman bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
05/09/2025 tarihinde Mahkememizce Taşıma alanında uzman ve Makine Mühendisi bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketinin ödediği sigorta tazminatının kusurlu olduğunu iddia ettiği davalı tarafa rücu talebine ilişkin başlattığı icra takibinde itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/...-2076 E. ve 2020/... K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu icra dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı ile dava dışı sigortalı arasında Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında Türkiye-Hollanda arasında karayolu ile taşıma sözleşmesi akdedilmiştir. Bu taşıma sırasında taşınan emtiaların hasar aldığı iddiası ile davacı sigortalısına 16/03/2022 tarihinde 295,05 EURO ödeme yapmıştır.
Davalı her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da ödeme tarihi ile takip tarihi gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Taşıma işinin niteliğine göre olayda CMR mevzuatının uygulanması gerekmektedir. CMR mar. 17’ye göre “Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.” Davalı taraf teslim tutanağında hasar kaydının yer almadığını savunmuş, ancak teslim tutanağının tercüme evraklarında hasar kaydının bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, yapılan ödemenin hasarla uyumlu olduğu, teslim belgesinde hasar kaydının bulunduğu ve davacının rücu hakkının doğduğu tespit edilmiştir. 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş, CMR mevzuatına göre asıl alacağa yıllık %5 faiz işletilmesine hükmedilmiştir. İcra inkâr tazminatı talebinin, alacağın likit olmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 295,05 EURO asıl alacak üzerinden asıl alacağa CMR md. 27 uyarınca yıllık %5 faiz işletilmek suretiyle devamına,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 984,97-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 715,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 33.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 165,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 33.704,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 14.419,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/10/2025
Katip ...
Hakim ...