T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/535 Esas
KARAR NO :2025/416
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:07/09/2023
KARAR TARİHİ:16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; borçlu aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından vekili aracılığı ile yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edildiğini, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının dayanağı H/... Seri Nolu 12.05.2022 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 23.05.2022 son ödeme tarihli 1.790,57 TL. bedelli fatura düzenlendiğini, iş bu dosya açısından , kesin delil niteliğindeki kaçak zapt tutanakları, zabıttaki tespitlerin somut olarak destekleyen endekslerin yaklaşık ispat koşullarını sağlamadığını, bu davalı tarafından kullanılan kaçak elektrik sebebiyle takip yapıldığını, hukuka uygun olarak faiz ve kdv talebimiz söz konusu olduğunu, davalı –borçlunun icra takibinde talep edilen borcun ferilerine ilişkin itirazları da haksız olduğunu, iş bu takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan kaçak elektrik faturasını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %30,00 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte takibin devamına karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
...Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı ...' ın ticaret sicilde tacir kaydının bulunup bulunmadığının sorulması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davalı ...' ın esnaf kaydının olup olmadığı, var ise bu kayıtlara ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, davalı ...' ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığının sorulması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...'a müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava konusu ... Hesap numaralı, ( ... T.C. NO: ... )'na ait abonelik dosyası, elektrik kullanım faturaları ve tüm bilgi ve belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Dava konusu kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenen adres olan, ... Mah., 7. Sok., No:6 ... ... / İSTANBUL adresinde, 12/05/2022 tarihinde kimin faaliyette bulunduğunun araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak, Dava konusu kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenen adres olan, ... Mah., 7. Sok., No:6 ... ... / İSTANBUL adresinde, 12/05/2022 tarihinde kimin faaliyette bulunduğunun araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememiz 16/07/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı İbrahim Demirkaya dinlenilmiştir.
Mahkememizce 04/09/2024 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen faturaya dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı taraf, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Davacının takip talebinde borcun sebebi “... numaralı sözleşme için” şeklinde açıklanmıştır. Takip talebine fatura veya kaçak kullanım tutanağı eklenmemiştir. İşbu itirazın iptali dava dilekçesinin ekine ise fatura ve kaçak kullanım tespit tutanağı eklenmiş ve faturanın düzenlenmesinin sebebi sözleşmesiz şekilde elektrik kullanımı olduğu açıklanmıştır. Dava dilekçesine eklenen kaçak tespit tutanağında sözleşme numarası yer almadığı, sözleşmesiz kaçak kullanım mevcut olduğundan sözleşme numarası ile işlem yapılması davacı şirketten beklenemeyeceği, ancak fatura düzenlenirken verilen ve belirtilen numaranın ... olduğu görülmüştür. Takip dosyası ve işbu itirazın iptali dosyasına ibraz edilen belgelerden borcun sebebinin uyumlu olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere itirazın iptali davaları takip ile bağlı davalardır. Davacı alacaklı, iddiasını genel hükümlere göre ispat etme imkânına sahipse de takip talebinde belirttiği borcun sebebi ile bağlıdır. Bu hususta Yargıtay 3. HD’nin 2024/935 Esas ve 2024/2653 Karar sayılı ilamında “Dava dosyasının incelenmesinde; davalının mülkiyeti kendisine ait olan aracın otoyol ücreti ödemeksizin ihlalli geçişi nedeniyle davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğu, açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun cevap dilekçesinde "...takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde takibe dayanak sebebin bildirilmediğini..." ifade ettiği, 2004 sayılı Kanun'un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtildiği, bu anlamda borcun sebebinin gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamı ve Dairemizin 15.01.2024 tarihli ve 2023/5182 E., 2024/170 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.” şeklinde karar verilmiştir. Yine Yargıtay HGK’nun 2019/(19)11-718 Esas ve 2022/274 Karar sayılı içtihadında “Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın icra takibine bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2021 tarihli ve 2017/(19)11-3086 E., 2021/1272 K. ve 17.09.2019 tarihli ve 2017/(19)11-824 E., 2019/885 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle ve bahsedilen içtihatlar uyarınca, davacı alacaklının takip talebinde borcun sebebi olarak belirttiği sözleşme numarası ile işbu dava dilekçesinin ekinde sunduğu tutanak ve faturada yer alan bilgilerin örtüşmemesi ile itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olması ve borcun sebebinin davada değiştirilemeyecek olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 345,55-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ...
Hakim ...