T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/538 Esas
KARAR NO :2025/112
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:08/09/2023
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı (borçlu) şirket hakkında, .... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı dosya numarası ile açmış oldukları icra takibine 24.07.2023 tarihinde davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmuş olsa da işbu başvurudan da sonuç alınamadığını, ... ... Limited Şirketi ile müvekkili arasında 20.07.2022 tarihinde “... ...” sözleşmesi adı altında “mevcut ... altyapısı, önyüzleri ve entegrasyon arayüzlerinin fonksiyon ve performans iyileştirmeleri uygulanarak yeni bir altyapı olarak geliştirilmesi için ... tarafından ...’a verilecek danışmanlık, analiz, uygulama geliştirme, kurulum hizmetlerine sağlanacak garanti dönemi ve sonrasında bakım anlaşmasına ilişkin kayıt ve koşulları” kapsayan bir sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında; yerine getirilecek hizmetler için 4 eşit taksit halinde ve her bir taksit 16.250 $ + KDV olacak şekilde toplam 65.000 $ + KDV olacak şekilde bir ücret belirlemesi yapıldığını, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin 11.08.2022 tarihinde 290.316,00 TL (Dolar Karşılığı: 16.250 $ + KDV), 20.10.2022 tarihinde 297.561,88 TL (Dolar Karşılığı: 16.250 $ + KDV), 16.12.2022 tarihinde 20.891,00 TL (Dolar Karşılığı: 950 $ + KDV) ve 10.03.2023 tarihinde 152.760,25 TL (Dolar Karşılığı: 8.125 $ + KDV) şeklinde olduğunu, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yerine getirilmesi gereken ödemelerin sözleşmede belirlenen süre içerisinde gerçekleştirildiğini, bu hususların, gerek işbu sözleşmenin “Mali Konular” başlıklı 10. maddesinde gerekse de ödemeleri gösterir banka dekontları ve faturalar çerçevesinde sabit olduğunu, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, buna karşın ... ... Limited Şirketi ya da devir alan ... ... Anonim Şirketi tarafından sözleşmede yerine getirileceği taahhüt edilen hiçbir işlemin yerine getirilmediği gibi bu taahhütlerin yerine getirilmesi adına herhangi bir adım da atılmadığını, müvekkili tarafından birçok kez ... ... Limited Şirketi’ne ve devralan ... ... Anonim Şirketi bildirilmeye çalışıldığı halde; müvekkili şirket karşısında herhangi bir muhatap bulamadığından bahisle de bir sonuca ulaşamadığını, taraflar arasında yer alan... Proje Sözleşmesi’nin 4.4 maddesi uyarınca, dokümanın kabul edildiği tarihten itibaren projenin bitişinin maksimum 14 hafta olarak planlandığını, davalı yanca bu süreye riayet edilmediği gibi ortada kullanıma hazır bir projenin de bulunmadığını, bu hususta davalı yanca herhangi bir girişimde de bulunulmadığını, yapılan bu devir işleminin ... ... Anonim Şirketi tarafından 26.04.2023 tarihli mail ile taraflarına bildirilmiş olsa da müvekkili tarafından anılan sözleşmede belirtilen hak ve yükümlülüklerin devrine ilişkin yazılı bir onay verilmemiş olup, bu devir sonucunda sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi adına yine herhangi bir muhatabın da müvekkili tarafından bulunamadığını, tüm bu hususların ve eksiklikliklerin davalı şirketçe giderilmesine yönelik taleplerinin, göndermiş oldukları .... Noterliği' nin ... yevmiye nolu 08.05.2023 tarihli ihtarnamesi ile sabit olduğunu, sözleşme kapsamında verilen 30 günlük sürede eksikliklerin giderilmemesi halinde sözleşmeyi feshedecekleri hususunun da işbu ihtarnamede belirtildiğini, ... ... Limited Şirketi’nin infisah ettiğinin de davalı yanca belirtilmiş olup bu aykırılık bu aşamada giderilemeyeceğine göre bu husus dahi sözleşmenin tek taraflı feshini haklı kıldığını, hisse devir işlemleri nedeniyle birleşme sağlandığından sözleşmenin tekil olarak devrinin söz konusu olmadığı iddia edilmişse de; yapılan işlemlerin bu anlama da geldiği izahtan vareste olup bu iddianın da haksız ve mesnetsiz olduğunu, belirtmiş oldukları sözleşmeye aykırılıkların davalı şirketçe giderilmesi ve davalının üzerine düşen yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi adına, taraflarından davalı şirkete ihtarnameler gönderilmiş olsa da 30 günlük süre zarfında bu aykırılıkların yerine getirilmediğini, anılan bu aykırılıkların davalı tarafça açık bir şekilde bilindiği de malum olup gerek sözleşmede belirtilen kesin süreye açık bir şekilde riayet edilmediği, gerekse de sözleşmede belirtilen devir yasağının ihlal edildiği hususları da birlikte değerlendirildiğinden 20.07.2022 tarihli “... ...” sözleşmesinin taraflarından devamını gerektirecek haklı bir sebep de kalmadığını, bu hususun .... Noterliği' nin ... yevmiye nolu 23.06.2023 tarihli ihtarnamesi ile de davalı yana bildirildiğini, müvekkilinin davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, alacağın faturalarda gösterilen bedellerin iadesine yönelik olduğu göz önüne alındığında likit olduğundan bahisle müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmolunmasını gerektiğinin de Yargıtay kararları ile sabit olduğunu beyanlarla haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olan itirazın iptali ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun itirazının kötü niyetli olmasından dolayı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;itirazın iptali davalarında yetkili mahkeme tayin edilirken, özel bir düzenleme mevcut olmadığından genel hükümlere göre hareket edilmesi gerektiğini, davalı şirketin yerleşim yerinin Kocaeli/Gebze olduğundan, yetkili mahkemenin Gebze Mahkemeleri, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde HMK 10. Maddesi uyarınca da yetkili mahkemenin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunduklarını, davacının haksız olarak açtığı davada alacak taleplerinin zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı defi kapsamında mahkemece değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından davacının ihtiyaçları doğrultusunda yeni bir altyapı geliştirilecek olup müvekkili şirket tarafından “analiz, proje tanım ve dokümantasyon ve proje yönetimi”, “yazılım geliştirme, entegrasyon testleri” ve “eğitim, test, canlıya alış çalışmaları” hizmetleri verileceği yönünde davacının ve davalının mutabık kaldığını, davacının bir aracılık firması olup kendi üyesi olan araçlara takılan araç kimlik üniteleri ile bu araçların ne zaman nerede ve ne kadar alım yaptığı bilgisine sistem üzerinden erişilmesini ve müşterilerinin /üyelerinin istedikleri araçlara gün, saat, tarih aralığı, litre veya TL limiti atayabilmelerini, anlık olarak araçların yakıt alımını açma veya kapama gibi işlemleri kendi uygulaması üzerinden yapabilecekleri bir iş modeli ile çalıştığını, öncelikle davacının proje tamamlanma süresinin 14 hafta olduğu ve bu süreye uyulmadığı iddiasının hatalı olup sözleşme kapsamında etaplandırılmış takvimin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından 20.7.2022 tarihli “... ...” sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerin eksiksiz şekilde gereği gibi yerine getirilmiş olup şayet -varsa- bir gecikme olması durumu tamamen davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak sürekli yeni talepler dile getirmesi ve kendi kusurlu eylemi olarak müvekkili ile işbirliği yapmayıp kendisinin sunması gereken bilgi belgeleri sunmaması, bilgilerde hata olması ve hatta müvekkilince tamamlanan işleri kendi ortamında test etmemesi sebeplerinden kaynaklandığını, müvekkillerinin tamamen iyi niyetli olarak ve davacı tarafın kusuru ile yazılım ve sözleşme süresinin gecikeceğini öngördüklerinden inisiyatif alarak hala net bir kapsam olmaması ve sözleşmeye aykırı olarak karşı tarafın sürekli yeni taleplerle gelerek sistem dokümantasyonlarını onaylamamasına rağmen çalışmalara başladığını, süreç devamında da davacının benzer kötü niyetli ve sözleşmeye aykırı eylemlerini gerçekleştirmeye devam etmiş olup ilk e-postanın bile davacının eylemlerini açıkça ortaya koyduğunu, yeni taleplere ek olarak süreç boyunca sürekli yeni talepler gelmeye devam ettiğini, davacının kendi kusurlu eylemi sebebiyle de yazılım aşamasında gecikmeler yaşandığını, hali hazırda kullanılan yazılım üzerinden geliştirme yapıldığından bağlantı servisleri oluşturan ara yazılımlar bulunmakta olup bunların müvekkiline erişime açılması, Sunucu Bilgileri RDP ve sgl bilgileri ile IP bilgileri gibi bilgilerinin iletilmesi gibi müvekkilinin erişimin sağlanması için davacının çalışması gereken hususlar bulunmakta olduğunu, davacının bu yükümlülüklerini de aksattığını ve süreçte gecikmeye yine kendisinin sebebiyet verdiğini, davacı tarafından kendi kusurlu eylemi ile müvekkilinin sisteme giriş yapamamasından kaynaklı gecikmelere ek olarak davacının hala bir dokümantasyonu onaylamadığını ve yazılım geliştirmeye başlanmış olan bu sürece halen yeni talepler ve istekler ile gelmeye devam ettiğini, yeni taleplere ek olarak davacının yine kusurlu eylemi sebebiyle de sürecin gecikmesine sebep olduğunu, müvekkilinin yazılımı yaptığı ve tamamladığı bölümleri hala davacının kendi bünyesinde test etmediğini ve bu sebeple proje tamamlanma süresinin de geciktiğinin açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğinin bir diğer örneğinin ise 6 Mart 2023 tarihinde dashboard görsellerinin sunulduğu maillerin davacı tarafa iletilmesi olduğunu, müvekkilinin kendisine ait yükümlülüklerini ifa ettiğini ve hazır bir yazılım ortaya çıkarttığının açık olduğunu, etaplandırılmış takvim bulunması sebebiyle sözleşme süresinin 14 hafta olmadığını, dokümantasyonunun davacı tarafından onaylanması ile yazılıma başlanacak olsa da davacının kötü niyetli olarak bu dokümantasyonu onaylamadığını ve müvekkilinin iyi niyetli olarak onaylanan bir dokümantasyon olmadan sürekli yeni talepler dile getirilmesine rağmen yazılım çalışmalarına başladığını, bu sebeple de hayatın olağan akışı gereği sözleşme terminin uzamasıyla birlikte ayrıca davacının kendisine yüklenen edimleri de ifa etmediğini ve müvekkilinin yazılım çalışmaları esnasında girmesi gereken ara yazılımlara davacıdan kaynaklı sebeplerle erişim sağlayamadığını, erişimde davacının hatalara sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkili tarafından canlıya geçmeye hazır olan projenin davacı tarafından test edilmesi de gerekmekte olduğunu fakat davacının bu iç testleri yapmaması sebebiyle yazılımın canlıya alınamadığını ve bu gecikmeye de davacının sebebiyet verdiğini, tüm bu sebeplerle müvekkilinin vermiş olduğu hizmet karşılığı hakkedişleri bulunduğundan ilgili ödenen tutarların istenemeyeceğini aksine müvekkili şirkete eksik ödenen bedeller yönünden müvekkilinin alacaklı konumda olduğunu ve işbu tutarlara ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuğunu, şirket devri ve infisahı durumunun sözleşmenin 3. Kişiye devri niteliğinde olmadığını ve hali hazırda sözleşme imzasında ilgili proje ile kim ilgileniyor ise yine aynı kişilerin bu yazılım işinde çalışıyor olmaları sebebiyle sözleşme devri yasağı kapsamında da bir inceleme yapılamayacağından açılan davanın haksız olduğu açık olup zararlarına ilişkin dava açma haklarını da saklı tutarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, Davacı ... ... Şirketi tarafından davalı ... ... Anonim Şirketi aleyhine 41.746,00 USD tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
07/06/2024 tarihinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında " ... aracılık şirketinde 6 senedir çalışmaktayım, kurmak istediğimiz sistemi ben kullanıyorum, bu sebepten dolayı dava konusu olayı bilirim, sözleşme konusu ATS (araç tanıma sistemi) sistemi kurulması, bütün bayi ve müşterilerin olduğu sistemin kurulumu istendi, ... şirketi ile toplantılar yapıldı, uzun bir süreç sürdü, yaklaşık 9 ay sürdü, toplantılarda ne istediğimizi detaylı olarak anlattık, teknik yazılım eksiklikleri mevcuttu, eksikliklerin bir kısmı tamamlanmaya çalışılsa da sistem test aşamasında kaldı ve eksiklikler giderilmedi, şu an elimizde çalışılabilecek bir sistem bulunmamaktadır, bizden kaynaklı herhangi bir gecikme gerçekleşmedi, sözleşmeye ek olarak başka bir talepte bulunmadık, biz hali hazırda kullandığımız sistemi örnek olarak davalı şirkete verdik, buna örnek olarak yapılsın talebinde bulunduk, toplam 4 fatura kesilecekti, biz ilk 2 faturanın tamamını, 3. Faturanın ise, elimizde tamamlanan veya ilerleme kaydedilen her hangi bir iş olmadığı için yarısını ödedik, daha sonra ... şirketinin olmadığını öğrendik, diğer şirketi tanımıyorduk, birleştirme süreci tarafımıza sadece mail ile bildirildi, mail içeriğini net hatırlamıyorum fakat artık ... ile değil diğer birleşen şirket ile çalışmaya devam edileceğini bize ilettiler, yapılan işlerdeki eksiklikleri mail yoluyla ve toplantılarda dile getirdik, iç testi biz yapmadık, kimin yaptığı hakkında bilgim yoktur, birleşme ile alakalı sürecin devam etmesi için şirkete her hangi bir toplantı talebi hakkında bilgim yoktur..." yönünde,
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben 2019 - 2023 yılları arasında beri ... firmasında çalıştığımdan dolayı dava konusunu bilirim, davacı ve dava arasında yapılan proje sözleşmesi hakkında her hangi bir bilgim bulunmamaktadır, şirkette bayi açılışları ve akaryakıt satışları ile ilgileniyordum, bize bir test kullanıcısı verildi, yaptığımız kontrollerde yeterli olmadığını tespit ettik, eksiklikler davalı tarafa mail yoluyla ve toplantı sırasında bildirildi fakat eksiklikler giderilmedi, bitmiş hali bize teslim edilmedi, sistemi hiç kullanmadık, sadece test sistemini girip kontrol ettik, eksiklikler bildirildiğinde yapılacağı söylendi fakat tamamlanmadan birleşmeye dair mail geldi, mail içeriğini bilmiyorum, ödemeler konusunda herhangi bir bilgim bulunmamaktadır, birleşme konusunu bilmediğimiz için birleşmenin aksaklık meydana getirip getirmediği hakkında bilgim yoktur, sözleşme dışında herhangi bir talebimiz olmadı, biz hali hazırda kullandığımız yazılımı kullanıcı adı ve şifresi ile davalı şirkete bildirerek talep ettiğimiz yazılımın kullandığımız yazılım ile benzer olması gerektiğini ve eklemek istediğimiz hususları iş başlamadan aşamaların en başında davalı şirkete bildirdik, sonrasında taleplerimizde farklılık olmadı, sadece işin tamamlanmasını istedik, yeni sistem ile mevcut kullandığımız sistem arasında karşılaştırma yaparak testleri gerçekleştirdim, mevcut kullandığımız sistemde olup, davalı şirketten talep ettiğimiz sistemde olmayan birden fazla eksiklik tespit ettim ve bunlar ana sistemi etkileyecek eksikliklerdir, test süreçleri bize teslim edecekleri tarihte değil daha uzun bir tarihte başlatıldı..." yönünde,
Davacı Tanığı ... beyanında; " Ben 2018 yılından beri davacı şirkette çalışmaktayım, taraflar arasındaki toplantıları organize eden kişi ben olduğumdan dolayı dava konusunu bilirim, taraflar arasında yapılan proje sözleşmesi hakkında bilgim bulunmamaktadır, biz kullandığımız yazılımı geliştirmek için davalı şirkete başvuruda bulunduk, ben sözleşmenin başlarındaki aşamalara hakim değilim, toplantılarda portalda gerçekleşen eksiklikler konuşuldu, müşterilerimize kullanım kolaylığı sağlamak için taleplerimiz vardı, bu talepler gerçekleşmedi, bu taleplerin neden gerçekleşmediği hakkında bilgim bulunmamaktadır, talep ettiğimiz yazılım tamamlanmadı, biz halen eski yazılımımızı kullanmaya devam ediyoruz, talep ettiğimiz yazılım bize teslim edilmedi, davalı taraftan teste yönelik demolar şirkete gönderildi fakat testleri kimin yaptığını veya ne zaman yapıldığını bilmiyorum..." şeklinde,
Davalı Tanığı ... beyanında; " Ben ... şirketinde 7 yıldır çalışmaktayım, bu sebeple dava konusu olayı bilirim, şirketimiz ... şirketini satın aldığından dolayı bilmekteyim, sözleşme benden önce imzalanmış ama konuyu biliyorum, yapıya dahil olduğumda analiz toplantıları devam ediyordu, biz test aşamalarını tamamlayıp Nisan 2023 yılında davacı şirkete test yapabilmesi için gerekli yazılımı teslim ettik, davacı ile yaptığımız her toplantıda sürekli yeni taleplerde bulundular, bu talepler sözleşmenin başındaki taleplerden farklı taleplerdi, bu talepler bizim teslim sürecimizi uzattı, test aşamasını teslim ettiğimizde artık yazılımı müşteriye açma kısmı kalmıştı fakat davacı taraf faz 2 ve faz 3 maddelerinin ehemmiyetini belirtti, biz de bunun yazılım canlıya çıktıktan sonra yapılabileceğini belirttik, verdiğimiz testte bize göre hiçbir eksiklik yoktu, test aşamasından sonra kullanıcı hataları görüldüğü davacı tarafından bize iletildi, biz bunları düzelttik ve geri teslim ettik, bizim veri almamız için davacı şirketin bizimle servis paylaşması gerekiyordu, bu paylaşımlar gecikmeli olarak bize yapıldığı için teslim süreci uzadı, yine davacıdan beklediğimiz eksiklikler olduğu için gecikmeler oldu, tarihini tam hatırlamamakla birlikte şirketin devir bilgileri bütün müşterilere davacı dahil olmak üzere iletildi, sonrasında da görüşmeler yapıldı, şirketin iç işleyişi aynı şekilde devam ettiği için birleşmeden kaynaklı aksaklık meydana gelmedi, aksine kaynak arttırımı yapılmış oldu, birleşmeden önce veya sonra davacı şirketten projenin devamı hakkında onay alınıp alınmadığını bilmiyorum, toplantılara ... adına projeye hakim olmak adına katıldım, ben davacı şirketin toplantılara ... adına katıldığım hakkında bilgisi olup olmadığını bilmiyorum, kavramsal dokuman onayı almadığımız için proje resmi olarak başlamadı ve süreç bu şekilde uzadı, davacı şirketin talepleri yeni bir proje yapılacak nitelikte geniş ve ayrıntılı taleplerdi..." şeklinde,
Davalı Tanığı ... beyanında "Ben ... firmasında 2019 yılından beri çalışmaktayım, bu şirket ... ile birleştiğinden dolayı dava konusu hakkında bilgim vardır, ben sözleşme konusunda bilgim bulunmamakla birlikte proje yöneticisi olduğumdan yazılım konusunu bilmekteyim, proje bize geldiğinde analizlerini yapıp ekran görüntüleri ve tasarımları davacı şirket ile paylaşıldı, her toplantıda yeni yeni talepler ve istekleri oldu, bu talepler sözleşmeden farklı taleplerdi, müşteriye test için vereceğimizi sunucu bize geç teslim edildi, entegrasyon servisleri verilmedi, verildikten sonra destekler geç verildi, en son yapılan toplantıda da biz canlıya çıkmayı beklerken davacının faz 2 olarak adlandırdığımız talepleri olmadan canlıya çıkmayacağını beyan etmesi üzerine biz bu isteklerin gerçekleşmesi için süre istedik, çünkü bu istekler yeni geliştirmeyi gerektiren ilaveler içeriyordu, davacı taraf süre vermeyip proje sonlandırmak istedi, şirketlerin birleşmesinden kaynaklanan yada davalı şirketten kaynaklanan herhangi bir gecikme veya aksaklık yoktur, aynı süreçte başka firmalar ile de aynı anlaşmaları yaptık, o anlaşmalarda herhangi bir gecikme olmadı, canlıya geçmesi gereken projenin test aşamasında davacı şirketin sebebini bilmediğim gecikmeler oldu, gecikme davacı tarafın iç işleyişinden kaynaklıydı, verdiğimiz test projesini test etmekte geciktiler, biz bu süreçte bekledik, davacının ek talepleri yeni bir proje oluşturacak ayrıntılı talepler idi..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
21/03/2024 tarihli celsede ... ... Ltd. Şti. ile davacı arasında münakit... Projesi Sözleşmesi kapsamında davalı şirketin üzerine düşen edimleri tam, zamanında ve gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, sözleşmeye aykırılığın ve gecikmelerin hangi taraftan sadır olunduğu, davacı tarafça talep olunabilecek alacak miktarının tespiti hususunda rapor aldırılmasına karar verilmiş, Mali Müşavir ..., Sektör Uzmanı ... İle Sözleşmeler Alanında Uzman ... Tarafından Düzenlenen heyet raporunda neticeten;
6) SONUÇ VE KAANAT;
Dosya mevcudu, davacı ve ... ... Ltd. Şti.'nin 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri, davalı şirketin 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, teknik ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
6.1 İncelenen davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ai defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
6.2 Türkiye Sicil Gazetesinin 18/04/2023 sayılı sayfasında 10814 sayılı sayfasında görüldüğü üzere, davalı ... ... A.Ş. İle ... ... Ltd. Şti'nin birleştiği tespit edilmiş olup, her iki şirketin de ticari defterleri ve kayıtları incelenmiştir.
İncelenen ... ... Ltd. Şti.'ye ait 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve ... Ltd. Şti.'nin 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri uygun tutmasından dolayı ... Bilgi Teknoloji defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
6.3 Davacı şirketin 13.07.2023 tarihli icra takibinde davalı yandan ... ... Ltd. Şti.'ye gönderdiği 41.746,00 USD (761.530,09 TL) tutarındaki ödemenin iadesini talep ettiği,
Davacı ... Aracılık ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin sözleşmeye istinaden tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 13.07.2023 tarihi itibariyle ... ... Ltd. Şti.'ye 150.000,00 TL borcunun bulunduğu,
... Teknolojileri Ltd. Şti.'nin sözleşmeye istinaden düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 13.07.2023 tarihi itibariyle davacı ... Aracılık ve Danışmanlık Ltd. Şti.'den 150.000,00 TL alacağının bulunduğu,
6.4. Teknik / yazılım alanı yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmelerde dosyaya sunulu sözleşme ve ekleri, taraflar arasında geçen e-mail yazışmalarının içerikleri ve her iki tarafın bilgisayar / sistem kayıtlarına dayanan incelemeler esas alındığı, buna göre;
64.1 Sunum dosyasında geçen gereksinimlerin / isterlerin çoğunluğu Faz-l aşamasında değerlendirildiği, bu aşamada değerlendirilen fonksiyonel yapılar için geliştirme / gerçekleştirim / kodlama süreçleri tamamlandığı ve son kullanıcı test aşamasına gelindiği ilgili uygulama arayüzü ve kaynak kodları üzerinde yapılan incelemeler ile sabit olduğu,
6.4.2 Davalı yanın gönderdiği 17/04/2023 tarihli RE: YENİ CARİ konulu e-mailde, yapılan görüşmeler doğrultusunda TTS projesinin Faz-I olarak adlandırılan fonksiyonları test sistemine yüklendiği ve test edilmeye hazır olduğu, servislerin hazır olduğu bildirildiği, mevcut ... altyapısında geliştirilmesi planlanan entegrasyonların ve ek geliştirme taleplerinin de Faz-2 kapsamında değerlendirildiği gözlendiği, ancak sözleşmenin feshi nedeniyle bu aşamaya geçilemediği,
6.4.3 Sözleşmenin feshi tarihi itibariyle sözleşme konusu yazılım geliştirme, uyarlama, canlıya geçiş, lisanslı yazılım kurulum, konfigürasyon, entegrasyon ve veri aktarım hizmetleri süreçlerinin tam ve eksiksiz teslime hazır bir şekilde tamamlanamadığı, sözleşmede proje zamanı sistemin geliştirilmesi ve uygulamaya alınması için öngörülen toplam süre sistem dokümanının kabul edildiği tarihten itibaren maksimum 14 hafta olarak planlandığı, ancak sistem dokümanının kabulüne ilişkin bir somut veriye rastlanılmadığından proje zamanının başlangıç tarihi hakkında bir değerlendirmeye gidilemediği, bu bağlamda sözleşmede süre aşımının mevcudiyeti yönünden teknik bir değerlendirmede yapılamadığı,
6.4.4 Somut olayda davacı şirketin sözleşmeye aykırılık ve gecikmelerin davalıdan kaynaklandığını ileri sürdüğü, ancak davalı şirket de sürecin davacı tarafın sürekli değişen talepleri nedeniyle uzadığını savunduğu, e-mail yazışmalarının analizi taraflar arasında yaşanan bu anlaşmazlıkların, sürecin karşılıklı iletişim eksiklikleri ve koordinasyon sorunları nedeniyle karmaşık bir hale geldiğini gösterdiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin sunulmuştur.
26/09/2024 tarihli celsede, dava, cevap, dosyada mevcut deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiş, Bilirkişi Doç. Dr. Murat Oruç, bilgisayar yazılım mühendisi ... ile teknik bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen heyet raporunda neticeten;
"Sözleşmenin 4.4. maddesinde belirtilen 14 haftalık sürenin, sistemin tamamlanmasını değil, yazılım geliştirme etabının tamamlanması için belirlenen süreyi ifade ettiği, Tüm etapların tamamlanması ve projenin teslimi için sözleşmede öngörülen azami sürenin 25 hafta olduğu,
-Sistem tasarım dokümanının onayına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle, yazılım geliştirme etabının başlama tarihi, dolayısıyla projenin nihai teslim tarihi hakkında bir değerlendirme yapılamayacağı,
- Davacı tarafin, proje kapsamı belgesinde ve sistem tasarım dokümanında yer alan arayüz ve fonksiyonlara ilişkin bir eksiklik itirazında bulunmadığı ve etapların tamamlanmasına bağlı olarak oluşturulan ödeme planına sadık kalarak sistem tasarım dokümanını zımnen onayladığı,
- Buna rağmen, davacının proje kapsamı belgesinde ve sistem tasarım dokümanında yer almayan ek fonksiyon talepleri nedeniyle tarafların yazılımın işlevleri ve kapsamı hakkında uzlaşamadıkları ve sistem tasarım dokümanının finalize edilmesinde gecikme yaşandığı,
- Proje zaman planındaki gecikmenin, taraflardan yalnızca birine atfedilecek bir kusur olamayacağı, zira sözleşmenin 3. maddesi uyarınca sistem tasarım dokümanının, tarafların uzmanlarından oluşacak ortak bir çalışma grubunca hazırlanması gerektiği,
- Davalı tarafın yazılım geliştirme etabını tamamladığı ve test etabına başlanması için gerekli bilgileri davacı tarafa ilettiği, ancak davacı tarafın test etabına başlamadığı, dolayısıyla test raporu hazırlanmadan yazılımın hangi modül/fonksiyonlarının eksik/hatalı olduğunun anlaşılamayacağı, bu nedenle davacının “kullanılabilir bir sistem geliştirilemediği” iddiasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı,
- Halli gereken uyuşmazlık konusunun, davalı tarafından sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğü yerine getirip getirmediği, bu noktada davacının sözleşmeyi geriye etkili olarak feshi ile ödediği bedelin iadesini talep etme hakkının bulunup bulunmadığının” tespiti noktasında toplandığı,
-Heyetimize tevdi edilen dosya münderecatından davacının, davalının üstlendiği edim yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile sözleşmeyi geriye etkili olacak şekilde feshettiğini ileri sürdüğünün müşahede edildiği, ancak heyetimiz teknik üyelerince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde dosyaya sunulan sözleşme ve ekleri, taraflar arasında geçen e-posta yazışmalarının içerikleri, tanık ifadeleri ve tarafların bilgisayar/sistem kayıtlarına dayanan önceki bilirkişi raporunda yer verilen ekran görüntüleri, davalı şirketin yazılım geliştirme etabını tamamladığını, yazılıma giriş için gerekli arayüzleri geliştirdiğini ve son kullanıcı test aşaması için gerekli bilgileri 17 Nisan 2023 tarihinde davacı tarafa ilettiğini gösterdiği,
- Bilirkişinin teknik incelemesinden ve tanık ifadelerinden ise sunucu ve erişim ayarlarına ilişkin hataların giderildiği ve nihai olarak sisteme giriş yapılabildiğinin anlaşıldığı, sinin ve ekibinin şirket birleşmesi sonrasında projedeki görevlerine devam ediyor olmaları nedeniyle proje yönetimi açısından teknik anlamda bir olumsuzluğa neden olmayacağı,
- Bu yönü ile nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davalının edim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ifade edilebileceği, nitekim yine evvelce ifade edildiği üzere sistem tasarım dokümanının (dolayısıyla geliştirilen yazılımın) sınırlarını, tarafların sözleşmeyle mutabık oldukları proje kapsamı belgesi belirlemektedir ve davacının, proje kapsamı belgesinde yer almasına rağmen sistem tasarım dokümanında bulunmadığı gerekçesiyle bir arayüz, rapor, fonksiyon veya tasarım hakkında herhangi bir itirazının bulunmadığı, bu nedenle, dosyaya sunulan ödeme belgeleri de dikkate alındığında, davacının, sistem tasarım dokümanını zımnen onayladığını söylemenin mümkün olabileceği, hâl böyle olunca davacının ödediği bedelin iadesini talep etmesinin mümkün olup olmadığının takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu,
Şayet Muhterem Mahkemece davalının edim yükümlülüğünü yerine getirdiği ve bu edimin davacı tarafından kabul edildiği kanaatinde olunması durumunda davacının sözleşmeden dönmesinin ve dolayısıyla bedelin iadesini talep etmesinin mümkün olmadığının; buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması bir başka ifade ile davalının edim yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatinde olunması durumunda davacının sözleşmeden dönmesinin haklı sebebe dayanacağından davacının bedelin iadesini talep etmesinin mümkün olabileceğinin ifade edilebileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Her ne kadar davalı vekilince, davalı şirketin yerleşim yerinin Kocaeli/Gebze olduğundan, yetkili mahkemenin Gebze Mahkemeleri olduğundan ayrıca mahkemenin aksi kanaatte olması halinde HMK 10. maddesi uyarınca da yetkili mahkemenin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunduğu görülmüş ise de; yapılan yetki itirazının dava konusu sözleşmenin 12.1. madde ve fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; sözleşmenin akdedildiği tarihte dahi BK md. 147 uyarınca zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazın da reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; ... ... Ltd. Şti. ile davacı arasında münakit... Projesi Sözleşmesi kapsamında davalı şirketin üzerine düşen edimleri tam, zamanında ve gereği gibi yerine getirilip getirmediği, sözleşmeye aykırılığın ve gecikmelerin hangi taraftan sadır olunduğu, davacı tarafça talep olunabilecek alacak miktarının tespiti hususunda toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya içeriğine göre; açılan davanın, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 41.746,00 USD tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, davacı tarafın iddia ve talebinin, davalının üstlenmiş olduğu işleri geç ve ayıplı yaptığı dolayısıyla yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, ödenen bedelin iade edilmesi gerektiği yönündedir.
Taraflar arasındaki 20.07.2022 tarihili sözleşmeyle... Projesi sözleşmesi adı altında mevcut ... altyapısı, önyüzleri ve entegrasyon arayüzlerinin fonksiyon ve performans iyileştirmeleri uygulanarak yeni bir altyapı olarak geliştirilmesi için ... tarafından ...'a verilecek danışmanlık, analiz, uygulama geliştirme, kurulum hizmetlerine sağlanacak garanti dönemi ve sonrasında bakım işini davalı tarafın belirli bir ücret karşılığında, bağımsız olarak üstlendiğinden taraflar arasındaki sözleşme, istisna sözleşmesidir (TBK. m. 470). Davacı taraf, davalının üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi zamanında yerine getirmediğini iddia etmekte, ödediği bedeli talep etmektedir. İstisna sözleşmesinde ayıplı ifa halinde iş sahibinin haklarını düzenleyen TBK. m. 475 hükmüne göre: “Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde Ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz”. Açıkça anlaşıldığı üzere TBK. m. 475 hükmü, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanma imkanı olan iş sahibine sözleşmeden dönme, ücretin indirilmesi, eserin tamiri ve tazminat talebi haklarını sağlamaktadır. Davacının doğan zararlar nedeniyle genel hükümlere göre de tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
Bu haliyle davacının, davalının üstlendiği edim yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile sözleşmeyi geriye etkili olacak şekilde feshettiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Ancak alanında uzman teknik bilirkişilerden alınıp özü itibariyle birbirini doğrulayıp tamamlaması nedeniyle içeriklerine itibar edilen bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde, sözleşmenin 4.4. maddesinde belirtilen 14 haftalık sürenin, sistemin tamamlanmasını değil, yazılım geliştirme etabının tamamlanması için belirlenen süreyi ifade ettiği, tüm etapların tamamlanması ve projenin teslimi için sözleşmede öngörülen azami sürenin 25 hafta olduğu, sistem tasarım dokümanının onayına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle, yazılım geliştirme etabının başlama tarihi, dolayısıyla projenin nihai teslim tarihi hakkında bir değerlendirme yapılamayacağı, davacı tarafın, proje kapsamı belgesinde ve sistem tasarım dokümanında yer alan arayüz ve fonksiyonlara ilişkin bir eksiklik itirazında bulunmadığı ve etapların tamamlanmasına bağlı olarak oluşturulan ödeme planına sadık kalarak sistem tasarım dokümanını zımnen onayladığı, buna rağmen, davacının proje kapsamı belgesinde ve sistem tasarım dokümanında yer almayan ek fonksiyon talepleri nedeniyle tarafların yazılımın işlevleri ve kapsamı hakkında uzlaşamadıkları ve sistem tasarım dokümanının finalize edilmesinde gecikme yaşandığı, proje zaman planındaki gecikmenin, taraflardan yalnızca birine atfedilecek bir kusur olamayacağı, zira sözleşmenin 3. maddesi uyarınca sistem tasarım dokümanının, tarafların uzmanlarından oluşacak ortak bir çalışma grubunca hazırlanması gerektiği, davalı tarafın yazılım geliştirme etabını tamamladığı ve test etabına başlanması için gerekli bilgileri davacı tarafa ilettiği, ancak davacı tarafın test etabına başlamadığı, dolayısıyla test raporu hazırlanmadan yazılımın hangi modül/fonksiyonlarının eksik/hatalı olduğunun anlaşılamayacağı, bu nedenle davacının kullanılabilir bir sistem geliştirilemediği iddiasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, çözümü gereken uyuşmazlık konusunun, davalı tarafından sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğü yerine getirip getirmediği, bu noktada davacının sözleşmeyi geriye etkili olarak feshi ile ödediği bedelin iadesini talep etme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplandığı, dosya kapsamından davacının, davalının üstlendiği edim yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile sözleşmeyi geriye etkili olacak şekilde feshettiğini ileri sürdüğünün müşahede edildiği, ancak heyet teknik üyelerince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde dosyaya sunulan sözleşme ve ekleri, taraflar arasında geçen e-posta yazışmalarının içerikleri, tanık ifadeleri ve tarafların bilgisayar/sistem kayıtlarına dayanan önceki bilirkişi raporunda yer verilen ekran görüntüleri, davalı şirketin yazılım geliştirme etabını tamamladığını, yazılıma giriş için gerekli arayüzleri geliştirdiğini ve son kullanıcı test aşaması için gerekli bilgileri 17 Nisan 2023 tarihinde davacı tarafa ilettiğini gösterdiği, bilirkişinin teknik incelemesinden ve tanık ifadelerinden ise sunucu ve erişim ayarlarına ilişkin hataların giderildiği ve nihai olarak sisteme giriş yapılabildiğinin anlaşıldığı, proje yöneticisinin ve ekibinin şirket birleşmesi sonrasında projedeki görevlerine devam ediyor olmaları nedeniyle, şirket birleşmesinin proje yönetimi açısından teknik anlamda bir olumsuzluğa neden olmayacağı, bu haliyle davalının edim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ifade edilebileceği, nitekim sistem tasarım dokümanının (dolayısıyla geliştirilen yazılımın) sınırlarını, tarafların sözleşmeyle mutabık oldukları proje kapsamı belgesinin belirlelediği ve davacının, proje kapsamı belgesinde yer almasına rağmen sistem tasarım dokümanında bulunmadığı gerekçesiyle bir arayüz, rapor, fonksiyon veya tasarım hakkında herhangi bir itirazının bulunmadığı, bu nedenle, dosyaya sunulan ödeme belgeleri de dikkate alındığında davacının, sistem tasarım dokümanını zımnen onayladığı anlaşılmakla davacının ödediği bedelin iadesini talep etmesi şartları oluşmamakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak... Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... tarafından kesilen 3.120,00.-TL ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 18.678,44.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 18.063,04.-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 165.124,33.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (kısa kararda maddi hata yapılmıştır) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır