T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/552 Esas
KARAR NO :2025/355
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/04/2023
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete taşınmaz gösterme hizmeti verdiğini, davalı gösterdiği taşınmazın davalıca satın alınması sonrasında ücretini ödemediğini, taşınmaz gösterme belgesinin mevcut olduğunu, bu belgenin taşınmaz simsarlığı sözleşmesi yerine geçeceğini, davalının bu belge kapsamında taşınmaz bedelinin %3 ‘ünü KDV’si ile birlikte ödemeyi taahhüt ettiğini, söz konusu borca ilişkin takip başlatıldığını fakat davalının borca haksız şekilde itiraz ettiğini savunarak itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesi kapsamında yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, simsar ile alıcı arasında yazılı olarak yetkilendirme sözleşmesinin yapılması gerektiğini, böyle bir sözleşmenin bulunmadığını, söz konusu taşınmaz satış bedelinin emsal değerlerden daha yüksek verilmesi nedeniyle davacının gösterdiği taşınmazı satın almadığını, taşınmazın ... aracılığı ile satın alındığını, sözleşmenin geçerli olmadığını ayrıca davacının sözleşmeye uygun şekilde anlaşma ortamı sağlamadığını, söz konusu taşınmazın ... aracılığı ile 13 milyon bedeli ile satın alındığını, taşınmaz sahipleri tarafından davacının yetkilendirilmediğini, asıl yetki sahibinin ... olduğunu, davacının asli unsurları olmayan bir sözleşme ile hak talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih, 2023/...-... E.-K. Sayılı kararıyla yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Tevzi Bürosu'na dosyanın gönderildiği, Tevzi Bürosunca mahkememize tevzi olunduğu ve mahkememizin 2023/552 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Mahkememizin 19/12/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tarafların ticari kayıtları, dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle; Mali Müşavir, Sektör bilirkişi, nitelikli hesaplama alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişilerin 30/07/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"5.1 Davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. ikümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.3 Dava konusu ... İlçesi, ... Mevkii, 670 Ada, 6 parsel'de bulunan taşınmaza ait Tapu Senedinde İşlem Bedelinin 13.000.000,00 TL olduğu,
Davalı şirketin dava konusu ... İlçesi, ... Mevki, 670 Ada, 6 parsel'de bulunan taşınmaz ile igili olarak ... Bankasından 13.000.000,00 TL kredi kullandığı ve davalı şirketin kullandığı krediyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı,
Murat Keskin'in dava konusu ... İlçesi, ... Mevkii, 670 Ada, 6 parsel'de bulunan taşınmazın komisyon bedeli ile ilgili olarak ...'nun ... BANK A.Ş. Hesabına 03.09.2021 tarihinde 100.000,00 TL, 03.09.2021 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL para transferi yaptığı,
5.4. Davacının yer gösterme tutanağı dışında sözleşmenin kurulmasına yönelik faaliyetinin tespit edilemediği, davacının bu yönde bir ispat faamliyetine girişmediği,
5.5. Aracılığın üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilmesi ve buna ücret ödendiğinin tespit edilebildiği ve ödenen ücretin piyasa şartlarına uygun olduğu,
5.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 22/10/2024 tarihli celsesinin 1 numarala ara kararı gereğince ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişilerin 05/11/2024 tarihli raporlarında sonuç ve özet olarak,
"Dosya mevcudu, kök rapor, davacı şirket vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, teknik ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
4.1 Kök raporda sunulan görüşlerde bir değişiklik bulunmadığı,
4.2 Ancak bu görüşlere dayanak yapılan davalı ile üçüncü kişi arasındaki simsarlık sözleşmesi ve banka dekontlarının değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olması sebebiyle ihtimalli değerlendirme yapıldığında, Sayın Mahkeme sunulan sözleşme ve banka dekontlarının “sonradan düzenlenen”, “gerçek durumu göstermeyen” ve “muvazaalı olarak yaratıldığı” kabul edilebilecek belgeler olduğu kanaatine varırsa, davacının davalıdan 390.000 TL komisyon alacağı bulunduğunun benimsenebileceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, tarafların raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi. İtirazın iptali ile davacı tarafından davalı tarafa verilen taşınmaz gösterme hizmetinin ödenmediği iddiası ile talebi bulunmakta olup, davalı ile yapılan anlaşma ile davacı tarafta bulunan taşınmaz gösterme belgesinin simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğu bahisle alacak talebi olduğu anlaşıldı.
Dosyaya sunulan tüm belgeler neticesinde dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosyaya alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda taşınmaz gösterme belgesi ve davacı ile davalı arasında yapılan para transferleri birlikte değerlendirilmiş olup, yapılan ödemelerin simsarlık sözleşmesi ile illiyet bağının olmadığı değerlendirilmiş olup, mahkememizce yapılan inceleme ile simsarlık sözleşmesinin kurucu unsurlarının taraflar arasında yapılan sözleşme ve yapılan ödemelerle gerçekleşmemiş olduğu, davacı tarafın ödemeleri ile ve davacının simsarlık sözleşmesi kapsamında aynı taşınmaza ilişkin dava dışı kişilere ödeme yaptığı tespit edildiği alınan bilirkişi raporu ve mevcut deliller neticesinde açıklanan sebepler neticesinde davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2022/155877 sayılı dosyasından arabulucuya 3.120.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 11/01/2023 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.687,99.-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 76.000,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır