T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/590 Esas
KARAR NO:2023/843
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:29/09/2023
KARAR TARİHİ:21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı asiller vermiş oldukları dava dilekçesinde özetle; hissedarı oldukları terkin edilen ve ihyasını talep ettikleri “ ....” isimli şirketin...' ne ... ticaret sicil numarası ile tescil edildiğini, şirketinin adresinin, Beyoğlu- İstanbul'da olduğunu, söz konusu şirketin, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince, sermaya artırımı yapılmaması nedeniyle münfesih alarak re'sen terkin edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet, tasfiye işlemleri garektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin yetkilisi adına imza sirkülerini alıp ilgili ticaret odasına sunmak ve şirket adına kayıtlı aracı yediemin otoparkında bulunan aracı teslim almak amacıyla ivedi olarak şirketin ihyası kararını talep ettiklerini, yine 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen geçici madde 7 hükmü gereğince silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebildiğini, re'sen terkin olunan “...Ltd Şti” ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; mahkemeye açılan işbu davanın beş yıllık süre dolduktan sonra açılmış olduğunu, ... Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve ... Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ... Müdürlüğünün, ...’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, müvekkili ... Müdürlüğünün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve ... Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili ... Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasının incelendiğini, resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri ... Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil ... Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini,... Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili ... Müdürlüğü'nün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, son bir husus olarak da, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak dava dilekçesinde bahsedilen aracın tasfiyesiyle sınırlı olarak dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketin, anılan araç kapsamında (ve dava dilekçesinde açıklanan işlemler kapsamında) ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen ticaret sicil kayıtlarından terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabının dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Somut olayda; İhyası istenen şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Beyoğlu/ İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 Sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Şirkete ait bir malvarlığının bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.
Somut olayda, ihyası talep olunan ... Şirketi'nin' nin sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin 6103 sayılı Kanun' un 20. Maddesi gereğince sermayesini artırmadığından sicil kaydının 6102 sayılı TTK' nun Geçici 7. Maddesi gereğince 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. Bu halde otoparkta bulunan şirkete ait aracı teslim almak amacında olan davacıların hukuki menfaatleri olduğu kanaatine varılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye ... Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta şirketin, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce sicilden terkin edildiği ancak şirket ve temsilcisine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı ve gelen sicil dosyasında da bu yönde bir belgenin olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan terkin işlemi, şekil açısından hukuka uygun olmadığı ve geçici 7. madde kapsamında kabul edilemeyeceğinden, 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanması mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği, kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alınarak, bu sebeble davacının davasının, ... Şirketi adına kayıtlı aracı yediemin otoparkından teslim almak işlemiyle sınırlı olmak üzere kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Terkin işlemi TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Her ne kadar mahkememizce kısa kararda tasfiye memuru olarak...' ın atanmasına karar verilmiş ise de; gerekçeli karar yazım aşamasında davacılar vekilince sunulan 26.12.2023 tarihli dilekçe uyarınca dosya üzerinde yapılan incelemede; mahkememizce tasfiye memuru olarak...'ın ticaret sicil kayıtlarında münferiden yetkili ve dolayısıyla hayatta gözükmesine rağmen 04.01.2020 tarihinde vefat ettiği mirasçılık belgesinden anlaşılmakla kararın istinaf incelemesi yapılmaksızın kesinleşmesi tehlikesine karşılık resen tashihi yoluna gidilerek yerine ... TC kimlik numaralı ...' ın tayini yoluna gidilmiştir. Ancak mahkememizce dosyadan el çekildiğinden ticaret sicil kayıtlarında ortak/yetkili gözükmediği için hakkında aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilen davacı ... açısından değerlendirme yapılmamıştır.
Her ne kadar davalı ... Sicil Müdürlüğünün resen terkin işlemini usulune uygun yapmadığı tespit olunmuş ise de; dava yediemin otoparkında bulunan araç için açılmış olup davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacı ...'ın Ticaret Sicil kayıtlarında şirket ortağı yahut yetkilisi sıfatı bulunmadığından adı geçen açısından davanın aktif hususmet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Diğer davacı tarafından açılan davanın kabulü ile;
...'nün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen ... adına kayıtlı aracı yediemin otoparkından teslim almak işlemiyle sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Tasfiye memuru olarak ... TC kimlik numaralı ...' ın atanmasına,
3-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına,
4-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına,
5-Harç peşin alınmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıld.21/12/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar kısa kararda tasfiye memuru olarak... seçilmesine karar verilmiş ise de; davacı vekilince sunulan 26/12/2023 tarihli dilekçe doğrultusunda ve UYAP üzerinden yapılan incelemede ... cevabi yazısında yetkili olarak bildirilen...'ın ölüm kaydının bulunduğu anlaşıldığından 21/12/2023 tarihli karar duruşmasında verilen 2 nolu " Tasfiye Memuru olarak...'ın atanmasına" ilişkin kararın " Tasfiye memuru olarak ... TC kimlik numaralı ...' ın atanmasına" şeklinde tashihine oy birliğiyle karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır