T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/606 Esas
KARAR NO: 2023/840
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 06/10/2023
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından, dava dışı ... KUYUMCULUK...işletmesi hasım gösterilerek İstanbul ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacının anılan işletme nezdinde 03.08.1994 - 01.10.1996 tarihleri arasında hizmet verdiğinin tespit ve tescili talepli hizmet tespiti davası açıldığını, İstanbul ... İş Mahkemesi tarafından yapılan araştırmada, ...Kuyumculuk ...işletmesinin sicil kaydının kapatıldığının anlaşıldığını, kendilerine ihya davası ikame etme açısından süre ve yetki verildiğini, davacının, İstanbul 20.İş Mahkemesi nezdinde açmış olduğu davanın neticelendirilebilmesi ve ... Kuyumculuk ...işletmesinin davada taraf ehliyetine sahip olabilmesi için işletmenin ihya edilmesi gerektiğini beyan ederek; ... Kuyumculuk ... (mersis:...) işletmesinin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası (ek tasfiyesi) talep edilen gerçek kişi ticari işletmesinin, gerçek kişi olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını, tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkin de söz konusu olmadığını, ... nezdinde... ticaret sicil numarasıyla kayıtlı bulunan dava konusu ... Kuyumculuk...unvanlı tacirin sicil kayıtları incelendiğinde; yalnızca 1993 tarihli kuruluş kaydının ve 2001 tarihli terkin kaydının bulunduğunun saptandığını, buna göre, gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmadığını, ticaret sicili kaydı talebe istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin, ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığını, gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmadığını, ticaret sicili kaydı talebe istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin, ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek ...ticaret sicili numaralı ...Kuyumculuk Metin Sözer unvanlı ticari işletmenin ihyası / ek tasfiyesi bakımından davacının hukuki yararı bulunmadığından talebin reddine, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde İstanbul ... İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının 07/09/2023 tarihli ara kararının bir suretini sunmuş olduğu, ara kararda davacının ..., davalıların Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve ...Kuyumculuk ...olduğu, davalı ... Kuyumculuk ...e gönderilen davetiyenin bila tebliğ iade döndüğü, İTO'ya yazılan müzekkere ile şirketin sicil kaydının kapatıldığının anlaşıldığının, davacı vekiline davalı şirketin ihyası hususunda görevli ve yetkili asliye ticaret mahkemesinde ihya davası açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verildiği anlaşıldı.
...'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, verilen cevapta ...Kuyumculuk ...'in en son sicil kaydının gönderilmiş olduğu, kayıtların tetkikinde ...sicil numarası ile kayıtlı iken firmanın ticareti terk ettiği 26/02/2001 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının kapatıldığı bilgisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.
TTK hükümleri uyarınca ortaklar kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Bu tip davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, aleyhine yargılama giderine hükmedilemez. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır. Karar tescil ve ilan edilir. Şirket ihyası, hangi konuda talepte bulunulmuşsa o olayla sınırlı olmak üzere yapılır. Yapılacak işlem kalmadıktan sonra şirket tekrar terkin edilir. Bu nedenle infazda tereddüt oluşturmamak için hüküm fıkrasında hangi konuda ihya kararı verildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Taraf ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nın 50. maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki TMK'nın 8. maddesinde düzenlenen medeni haklardan yararlanma (hâk) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Davacının, gerçek kişi ise sağ olması, tüzel kişi ise tüzel kişiliğinin bulunması taraf ehliyetiyle ilgili olup, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarındandır. Dava şartlarının varlığının yargılamanın her aşamasında aranması gerekir. HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere ticaret ortaklıklarının tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişinin, tüzel kişiliğinin sona ermesi durumunda taraf ehliyeti de son bulur.
TTK'nın 547. maddesi ve geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesi söz konusu olan tacir gerçek kişi tacir değil, ticaret şirketleridir. Yani, ihya talebi sadece ticaret şirketleri ve kooperatifler hakkında istenebilir. Çünkü, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin taraf ehliyeti sona erer. Hukuki yararı bulunanlar, şirketin sicil kaydının ihyasını talep edebilirler. Gerçek kişi tacirler ise, ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır. Gerçek kişi tacirin ticaret sicilinden işletme kaydını ve dolayısıyla tacir kaydını terkin ettirmiş olması, gerçek kişi tacirin taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağından, gerçek kişi tacirin ticaret kaydının ihyası talep edilemez. Gerçek kişi tacirle ilgili olarak TTK'nın 547 ve geçici 7. maddelerinde, ticari işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmemiştir. Gerçek kişi tacir için ihya talebinde bulunulamayacağından, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından HMK'nın 114/1-h ve 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Mahkeme ara kararı gereğince ihya davası açıldığından davalı vekili lehine vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının hukuki menfaat yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine,
2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Mahkeme ara kararı gereğince ihya davası açıldığından davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır