T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/615 Esas
KARAR NO: 2024/40
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2023
KARAR TARİHİ: 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili... A.Ş. www. ... .com adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, müvekkili şirketin, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetlerin satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere de www. ... .com adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, müvekkili şirketin, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www. ... .com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin www. ... .com internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişlerin, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığı ile ödendiğini, söz konusu müşterilerden Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında ayıp, cayma hakkı vb. kaynaklanan iade talepleri iade sürecinde direkt sistem üyesi satıcının hesabına onay için gelmekte olduğunu, üye satıcının müşterilerden gelen iade talebini onaylaması üzerine, müvekkili şirketin müşterilere bedelleri iade edilecek şekilde sistem üzerinden gerçekleştiğini, yasal iade sürecinde müşterilere yapılan iade miktarları ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere fatura düzenlenerek her bir satıcının cari hesabına işlendiğini, davalı ... ile Müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “...Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini(Ek-1: ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi). müvekkili şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www. ... .com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı ve davacı müvekkili şirket arasındaki işbu ticari ilişki gereği davalının, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan toplam 23.913,57-TL (Ek-2: cari hesap ekstresi) (faiz ve masraflar hariç) borcu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından borcun tahsili için T.C. İstanbul ...İcra Dairesi... Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve gönderilen ödeme emri davalıya 25/11/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 01/12/2021 tarihinde genel ifadelerle herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin, ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmaksızın borcun var olmadığı iddiasıyla müvekkili Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle itiraz edildiğini, itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının müvekkili şirket’e 23.913,57- TL borcu bulunduğu ticari defter, muhasabe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgeler ile sabit olduğunu, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar müvekkili Şirket’e davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, mahkeme nezdinde cari hesap ve müvekkili şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılacak bir bilirkişi/bilirkişi heyeti incelemesi neticesinde davalının müvekkili şirket’e 23.913,57-TL borcu bulunduğunu ve davalının itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu somut hale geleceğini, davalı tarafından borca yönelik yapılan haksız itiraz sebebiyle takibin durduğunu, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, davalının görüşmeye katılmaması sebebiyle 04/10/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandırıldığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının müvekkili Şirket’e faiz ve masraflar hariç takipte kesinleşen miktar olan 23.913,57-TL borcu bulunduğu hususu ticari defter, muhasabe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesi ile sabit hale geleceğini, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar müvekkili şirket’e davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafından T.C. İstanbul ... İcra Dairesi...Esas Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle alacağın konusunun tüketici uyuşmazlığı kapsamında kalması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığını, aksine , davacı elektronik pazar yeri sağlayıcısı olarak hizmet verdiği dönemde tahsil edilen kazancı müvekkili davalıdan daha önce tahsil eden ve kendi komisyonunu düştükten sonra kalan bakiyeyi müvekkili davalıya ödeyen konumda olduğunu, dava dilekçesinin sayfa tebliğinde eksiklik bulunması sebebiyle alacağın asıl sebebini UYAP kaydının yapılmasından sonra öğreneceklerini ve ek cevap dilekçesini dava dilekçesinin tam olarak tebliğ alınması üzerine mahkemeye ibraz edeceklerini belirterek ek süre talep ettiklerini, ancak , davacının dava konusunun tüketici hukuku'nun konusuna girdiği kanaatinde olduğundan uyuşmazlığın çözümü için görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, müvekkili davalı ile davacı arasındaki cari hesaba ilişkin zamanaşımı süresi dolduğunu, gerek icra takibi gerekse itirazın iptali davası süresinde ikame edilmediğini, dolayısıyla zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden de itirazlarının bulunduğunu, haksız davanın reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına , davacı aleyhine %40 tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini , taraflarına ayrıntılı cevap dilekçesi ve delillerini sunmak üzere ek süre verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul ... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Davacı tarafa arabuluculuk tutanak aslını sunması için süre verilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK md. 5/A hükmü “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A/2 maddesi “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklindedir. Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının aslının ya da onaylı bir örneğinin dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. Ancak başvuru yapılmadığının anlaşılması halinde süre verilmesine gerek yoktur.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde arabuluculuk tutanağının fotokopisini sunduğu, tutanağın ıslak imzalı olarak düzenlendiği anlaşılmıştır Kanun maddesine uygun olarak arabuluculuk tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini kesin süre içinde sunması için davacı vekiline tensip zaptı ile süre verilmesine rağmen, ara kararın gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür. Yapılan kesin süre ihtaratının usule uygun olduğu ve tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle dava şartı arabuluculuk tutanağının aslının ya da onaylı bir örneğinin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın arabuluculuk son tutanağının aslının ya da onaylı bir örneğinin sunulmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 8.950,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır